8 Aralık 2014 Pazartesi

Hollanda'da Hamilelik

Uzun zamandır bu konuda detaylı bir bilgi içeren yazı hazırlamak istiyordum. Artık neredeyse hamileliğimin çoğunu bitirdiğim için, tecrübelerimi de içeren bir yazı yazabilirim.

Hollanda'da sağlık sistemi aile hekimine dayanıyor. Oturduğunuz yere en yakın merkeze kayıt oluyor, buradaki pratisyen doktorlardan birini aile doktorunuz olarak seçiyorsunuz. Bundan sonra herhangi bir rahatsızlığınızda önce o doktoru ziyaret etmeniz gerekiyor ardından gerekirse o sizi hastanelere sevkediyor.

Hamile olduğunuzu farkettiğinizde ise önce aile hekiminize gitme şartı yok. Civarınızda bulunan midwife (ebe) merkezlerinden birine telefon ederek doğrudan başvuru yapabiliyorsunuz. Çoğunda birden fazla (bizimkinde 5) ebe çalışıyor ve dönüşümlü olarak her kontrolde hepsiyle sırayla tanışıyorsunuz. Doğum sırasında bunlardan biri ile çalışacaksınız çünkü.

Evinize yakın birden fazla merkez olabilir. Hangisindeki ebeler daha iyidir, hangisini seçmeliyim gibi konuları varsa çevrenizdeki annelere danışarak, yoksa neredeyse hepsinin kendine ait olan web sitelerini okuyarak karar verebilirsiniz. Coğrafik olarak bu merkezleri arayıp listeleyeceğiniz şöyle bir site var. http://zoekverloskundige.knov.nl/ Midwife'ın Hollandacası verloskundige imiş. verloskundigepraktijk yazarak aratabilirsiniz.

Hollanda'da hamilelik boyunca ve doğum sırasında midwife gözetiminde oluyorsunuz. Bir sorununuz olmadığı sürece hiç doktorlarla muhatap olunmuyor. Bunu blogumda yazdığımda veya çevremde paylaştığımda, çoğu kişi doktor kontrolünde olmamayı olumsuz bir durum olarak algıladı/algılıyor. Fakat mantık şu: hastaneler ve doktorlar hasta insanlar içindir ve hamileler hasta değildir. Hamilelik bir hastalık değil, hayatın bir parçasıdır. Elbette risk grubundaki hamileler (önceden düşük yapmış olanlar, diabet hastaları, çoğul gebelik gibi durumlarda olanlar) en başından itibaren doktor gözetiminde oluyorlar. Ancak düşük risk grubundakiler ihtiyaç ortaya çıkmadıkça hiç doktora görünmüyor, ve benim gibi ilk doğumu sezeryan olanlar da, hamileliğinin son iki ayına kadar midwife, sonra doktor gözetiminde oluyorlar.

Midwife'ların Türkiyede'ki ebelere göre biraz daha tecrübeli olduklarını belirtmek lazım. Belki ülkemizde de ebelere yeteri kadar hak ve fırsat verilse belki buradaki gebelerle aynı derecede bir güven duyardık onlara da. Bu ülkede, daha önce çocuk gelişimi takip sistemine duyduğum şaşkınlıkla karışık hayranlığı, hamilelik için de (ve daha sonra yazacağım post-natal dönem için) duydum. Öyle ki a'dan z'ye olası tüm durumlar için çok iyi bir rehber hazırlamışlar, her durum için neler yapılmalı iyi biliyorlar ve en önemlisi bu hizmeti ülke genelinde herkese ulaştırabiliyorlar. Dolayısıyla sınırları tüm olasılıkları çok iyi belirlenmiş bir bilginin tüm ebelere eşit derecede öğretildiğini düşünürseniz, aslında doktorlara minimum iş düşecektir. Sanırım ülkemizde her ebe aynı beceri ve bilgiye sahip olamıyor. Yine buradaki ebeler, normal bir doktordan çok daha fazla sayıda doğum tecrübesi edinmiş oluyor. Daha önce bir yazımda yazdığım gibi, buranın sağlık sistemini bilen ve burdaki ebelerle çalışmış olan İstanbul'daki doktorum; Türkiye'deki ebelerle burdakilerin arasında çok fark olduğunu, bunlara güvenebileceğimi ve kişisel olarak birlikte çalıştığı ebeleri Hollanda'daki ebeler gibi eğitmeye çalıştığını söylemişti. Yani Hollanda'da hamile kalırsanız, ebelere güvenebilirsiniz.

İlk başvuru:
Size yakın merkezle irtibata geçtikten sonra, genelde 8-12 haftalara tekabül eden bir tarihte ilk görüşme yapılıyor. Bu ilk görüşmede bilgileriniz kayıt altına alınıyor ve bir usg uzmanı tarafından (bizim merkezde ebe değil başka bir bayandı, muhtemelen doktor değil sadece bu konuda uzmanlığı olan biri) kesenin varlığı gözleniyor.

Hamile olduğunuz usg ile doğrulandıktan sonra birkaç gün sonrası için ilk midwife randevusu veriliyor. Bu görüşmeye eşiniz de katılsa iyi olabilir. Detaylı bir soru cevap ile genetik geçmişiniz, sağlık durumunuz, planlı gebelik mi değil mi meselesine kadar sorgulanıyor. Bu görüşmede ayrıca kan örnekleri alınıyor tansiyon şeker ölçülüyor. Hamile kalınan kilo soruluyor ama özel bir takip yapılmıyor (en azından bende öyle oldu).

Kontroller (midwife)
Bundan sonra yaklaşık 30. haftaya kadar aylık, daha sonra da sıklaşan midwife kontrolleri olacak. 12. haftada ikili test, 20. haftada ileri düzey usg (detaylı tarama testi) ve 32-34 hafta civarı yapılan son usg  dışında ultrason kontrolü yapılmıyor. Tabi risk oluşmadığı sürece. Eğer bebeğin normalden küçük olduğu farkedilirse, gebede beklenmeyen kanama varsa, veya el muaynesinde bebek farkedilmiyorsa usg ile kontrol edilir. Bunun dışında rutin kontroller, ebenin genel psikolojik durumumuzu sorması ile başlıyor, tansiyon ve belli aralıklarla demir, şeker ve diğer kan ölçümleri ile devam ediyor, ardından sedyeye yatırarak bebeği elle muayne etmesi ve sesi dışarı veren bir alet ile kalp atışlarını dinletmesi ile sonlanıyor. Görüşme sırasında her türlü sorularımızı yanıtlıyor ve tavsiyelerde bulunuyor. Tahlillerimde herhangi bir vitamin demir eksikliği çıkmadığı için belki de bana bir hap önerisinde bulunulmadı. Ben hamile olduğumu ilk öğrendiğimde hamilelik multivitamin+dha kapsüllerinden kullanmaya başlamıştım, ona onay vermişti o kadar. Ayrıca demir veya başka takviyelerde hiç bulunmadım.

Tüm kontroller boyunca sadece karından muayne edildiğini, doğuma kadar hiç vajinal muayne yapılmadığını da ekleyeyim. Burada vajinal doğum yapmış bir arkadaşımla konuştuğumda, o da aynısını söyledi. Vajinal kontrollerde incelenen kısımların, incelenmesi gerekli midir, yoksa usg kontrollerinde mi ona bakıyorlar, doğrusu hiç fikrim yok. Başka bir ülkede yaşadığım ilk gebeliğimde neredeyse her kontrolde elle vajinal muayne de yapılıyordu.

Bu zamana kadar beş ebenin hepsiyle görüştük ve hepsini çok ilgili ve sıcakkanlı bulduğumu da söylemeliyim. Dil bilmediğimiz için ingilizce iletişim kurduk ve hepsi ingilizceyi mükemmel konuşuyorlar.

Bütün kontrollerde 2,5 yaşındaki kızım hep yanımızdaydı. Hem bekleme salonunda hem ebenin odasında bulunan oyun alanında vakit geçirdi, ebeler ona karşı da gayet iyi davrandılar.

Hamileliğin başında size verilen bir kitapçığınız oluyor ve tüm test sonuçları, mektuplar, bilgileriniz içinde kayıtlı bulunuyor. Ayrıca hamilelikle ilgili aklınıza gelebilecek her konuyu yalın şekilde ele alan kılavuz broşür ve kitapçıklar da yer alıyor içinde. Bu kitapçıklardan biri şu:
https://www.groeigids.nl/assets/uploads/files/examples/en/zwanger.pdf
İnternet ortamında bulduğum benzer başka bir diğeri de bu:
http://www.ziekenhuisamstelland.nl/uploads/2012/08/folder-pregnant.pdf

Eğer gebelik süresince acil durumlar yaşanırsa ve aklımıza takılan sorular olursa ilk arayacağımız yer bu ebe merkezi oluyor. Doğum başladığında da ilk onlara haber veriyoruz.

Özellikle ilk gebelikte anne adaylarının kafasına takılan daha çok konu olabiliyor veya bebeği sık sık görmek isteyebiliyor. Ben de ilk gebeliğimde böyleydim. Şimdiki hamileliğimde hem süreci bildiğim için hem de o zamanki kadar evhamlı olmadığım için sık sık usg'ye girmemek ve bebeğin sadece elle kontrol edilmesi beni rahatsız etmedi. Ebeler bebeğin gelişimini iyi biliyorlar ve eliyle yoklayıp, bebek normal boyutlarda, gelişimi iyi gidiyor dediğinde (kaç gr kaç cm olduğunu bilmesem bile) bu benim için yeterli oldu. Birkaç kere karnımı mezura ile ölçüp boyunu da söylediler. 

Kontroller (doktor)
İlk doğumum sezeryan olduğu için son dönemlerde takibim doktor tarafından yapılacak. Daha önce bir hastane seçip ebelere bildirdik. Biz seçimi yaparken hastanenin konumuna, imkanlarına (özel doğum odaları, bebek bakım ünitesi vs) göre karar verdik. Seçtiğimiz hastanede (Sint Lucas Andreas) ayrıca diğer dillerde de çeviri hizmeti veriliyormuş. Doğum sırasında yanınızda bir türkçe bilen bir personel talep edebiliyorsunuz biz de olması iyi olur diye belirttik.

Hastaneden randevu alma işini ebeler sizin için yapıyor. Biz doktorla tanışma amaçlı bir görüşmeyi 28. haftada yaptık. Burda bilgilerim kayıt altına alındı, yine elle genel bir muayne yaptı ve doğum tercihim hakkında konuştuk.

Daha önce ebe ile görüşmelerimizde, önceki doğumun neden sezeryan olduğu, sezeryanın şekli (dikey-yatay) ve iyileşme süreci hakkında konuşmuştuk ve kayıt altına alınmıştı. Bildiğim kadarıyla eğer doğumlar arasında yeteri kadar zaman geçmişse (hollandadaki dr.lar için bu zamanın ne kadar olduğunu bilmiyorum-sonradan doktoruma sordum bir yıl dedi) ve yatay kesik ise sezeryandan sonra vajinal doğum mümkün. Nitekim doktorum da beni vajinal doğum için ikna etmeye çalıştı. Normalinin ve sağlıklısının bu olduğunu vs. söyledi. O zamanlar kararsız olduğum için bir sonraki görüşmede kararımı bildirmek üzere ayrıldık.

O görüşmeden sonra bir daha görüşmediğimiz için (on gün sonra olacak) doktor kontrollerinin seyri konusunda şimdilik fazla ayrıntı yazamayacağım. Doğum zamanına kadar yaşadığım tecrübeleri, ileride bu yazıyı yeniden güncelleyip ekleyebilirim.

Buraya kadar hamilelik sürecini yazdım. Hollanda'da doğum ve doğum sonrası sürecini de bir sonraki yazıda yazacağım.


13 yorum:

  1. Anca bu kadar guzel ve net anlatilirdiii. Eger ulkenin adini yazmamiş olsaydin hemen bilirdim hollandadan bahsettigini :))) az kaldi insallah,,rabbim kolaylikla kucagina almak nasip etsin. Keske normal dogum yapabilsen.

    YanıtlaSil
  2. Fransada da ters giden bir durum olmadikca dogumu ebeler gerceklestiriyorlar. Doktor hastaneden cikmadan gelip dogumun hakkinda sorular soruyor. Buradaki ebelerde cok ilgili ve bilgililer. Burada 3 defa dogum yaptim asik suratli birine rastlamadim. Sanki dogum servisindeki herkes sinirlerini aldirmis gibiydiler :))) Temizlikciler bile carsaflari degistirirken birbirleriyle sakalasiyorlardi :)))) Ne iciyonuzda boyke oluyonuz bu neyin kafasi demeyi cok isterdim :))))

    YanıtlaSil
  3. Çok güzel ve detaylı bir yazı olmuş :) Ebeler dediğin gibi keşke burada da daha ön planda olsa, her kontrolde ultrasonla bakılmasa yani gereksiz müdahaleler olmasa ve doğum doğal seyrinde yaşansa keşke :)

    YanıtlaSil
  4. merhaba,
    Yeni uygulama basladi. 36. haftadan sonra bebegin pozisyonunu kontrol icin bir usg daha var. Toplam 4 olmali ebeye ya da doktora sorun isterseniz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet benim yazımda da toplam 4 tane ilk randevu kısmında bir sonraki kontroller kısmında 3 adet yazdım ama benimkini 34,5 haftaya yazdılar. Herhalde aynı şeyden bahsediyoruz. Başka bir arkadaşın 32-33 de olmuş

      Sil
  5. çok güzel bir yazı olmuş birşey merak ettim orada da ilk doğum sezeryanse 2.sini 38.haftada alalım falan diyorlar mı yoksa doğumun işaretinin gelmesini mi bekliyorlar sezeryan dahi olsa benimde ilk doğumum sezeryan 2.sinide sezeryan de olsa vakti geldiinde olmasını istiyorum ama doktorum yanaşmıyor planlı doğum istiyor bende bilemiyorum ne yapsam kararsız kaldım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dogrusu daha o konusmayi yapmadigim icin ne diyeceklerini tam bilemiyorum. Ancak sezeryandan bile kacindiklari icin sonucta sezeryan yapsalar bile bekleyeceklerini dusunuyorum. Tabi bir terslik olmadigi surece

      Sil
  6. Gebe olduğunuzu bildirmeniz ve kontrollerinizi yaptırmanız zorunlu mu? Hiç kontrole gitmezseniz size bir yaptırımları var mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu konuyu tam bilmiyorum ama bildirilmediği sürece haberdar olmazlar herhalde. Fakat tabi ki doğum da dahil herseyi sessiz sedasız yapmayacaksanız. İlla ki bir dönem hastaneye gitmek gerekecektir. Diğer yandan aile hekimliğinden 6 ayda bir smear testi için davet alınıyor. Onun için gidince elbet farkedilir, tabi gitmezseniz de neden gelmediniz diye telf edebilirler

      Sil
    2. Bunu şu yüzden sordum. Bizde gebe aile hekimine gitmezse hiçbir yaptırım yok. Ama aile hekimi kendi hastasının gebe olup olmadığını 6 ayda bir sorgulamak zorunda. Ve eğer gebesini ilk 14 hafta içinde tesbit etmezse ceza olarak maaşından para kesiliyor.

      Sil
  7. Bizde de farklı olarak şu anda ebeler ile aile hekimleri aynı yerde çalışıyorlar ve aynı takipleri yapmak zorundalar. Fakat gebeler mutlaka hastanelerde takiplerini yaptırdıkları için buradaki takipler çoğu yerde usulen yapılıyor. Oysa söylediğiniz tüm takip kriterleri bizde de geçerli. Ebelerimiz bebek kalp sesi de dinliyor, kan tahlillerini de yapıyor, her defasında kilo ve tansiyon takibi de yapıyor ve sorunlu durumlarda hastaneye gitmeyi öneriyorlar. Ama maalesef gebeler de pek fazla ebelere güvenmiyorlar sanırım. Mutlaka Kadın doğum Uzmanı kontrolünde olmak istiyorlar. O zaman da bizim yaptıklarımız onlara yük geliyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğru anne adaylarımız güven duysa onlar da belki işini hakkıyla yapabilirler. Genelde hafife alınıyorlar. Ülkemizdeki ebelerin tecrübe ve bilgilerinin ne derecede iyi olduğunu hiç bilmiyorum. Ebe okullarının müfredatına bakmak lazım. Yazıda bahsettiğim doktor kıyaslama yaparken hollandadakilerin usg kullanmayı bildiklerini (ve tabi yorumlamayı) bizimkilerin bilmediğini söylemişti. Ne derece doğru bilmiyorum

      Sil
  8. Bu doğru. Bizde yalnızca radyologlar bu işi yapıyor. Ya da kadın doğumcular kendi hastalarına bakıyorlar.

    YanıtlaSil