17 Eylül 2017 Pazar

Çıtır Anne

22:32:00 11 Comments
Geçenlerde Kahve Hanım'cım bir yazısında bahsetmişti. 34 yaşın ikinci çocuk için geç olduğunu düşünenler varmış. Ben dedim 36 yaşında ikinci çocuğu doğurdum ama ilkinden daha çıtır anneydim :) Tabi bu biraz mecazi oldu, kendimi hiç çıtır bulmuyorum ama anlatmak istediğim daha enerjik, daha formda ve zinde hissetmemdi.

İlk hamileliğim günün çoğunu oturarak geçirdiğim 9 yıllık iş hayatının sonrasında geldi. İşe gitmiyordum, ev işlerimi yapıyor, dışarda dolaşıyor o zamanki düşünceme göre gayet aktif bir hamilelik geçiriyordum. Hatta doğuma birkaç gün kala camları bile silmiştim (sonradan ikincide de aynı olay oldu nedense). Fazla kilo almadım ama zaten baştan biraz fazlam vardı. Fakat işimin olmadığı her zaman yatabiliyor, internette uzun uzun araştırma yapıyor yani yan gelip yatıyordum (sonradan ikinciyle kıyaslayınca tabi). İlk anneliği 33 yaşında tattım. Yirmili yaşlarda iken 30lu yaşlar çok yaşlı gelirdi ama gerçekten hiç de öyle hissetmiyordum.

Sonra tabi bebekli hayat....

Az uyku, bütün gün aktif oyun, hizmet, gezme. Bebek taşıma, hoplatma sebebiyle gelişen kaslar, çocuk için sağlıklı yemekler pişirmekle gelen sağlıklı yaşam ve en önemlilerinden biri çocuğun eve getirdiği mutluluktan doğan bir yaşam enerjisi... Sonuçta anne olduktan iki yıl sonra eskisinden daha sağlıklı, hareketli ve formdaydım.

Sonra ikinci hamilelik. Birincinin yanına yaklaşamayacağım kadar hareketli geçti. Sabahtan akşama hiç oturmuyordum ve ilk trimesterda dahi gündüz bastıran uyku hallerini geçiştirmem gerekiyordu. (Elbette vücut uyku istiyorsa uyumak lazım ama 2 yaşındaki kızıma göz kulak olacak kimse olmadığından hiç uyuyamadım). 9 ay boyunca yine aktif çocuk bakımının ardından yine benzer kilolarla geçen hamilelik ve sonrası. 

Şimdi 38 yaşında ve iki çocuk annesi olarak anne olmadan hemen önceki halimden daha çıtır anneyim. Neden? Çünkü artık iki çocuğu aynı anda taşıyabilen kol kaslarım var, günde en az 10bin adım yürüyen bacaklarım. İki çocuğun sevgisiyle tavan yapmış oksitoksin hormonum, onlara baktıkça ettiğim şükürlerden evimizi kuşatan huzurum. Evet şu yaşımda, belki de hayatımın en genç olduğum çağındayım.

Kıssadan hisse, herkesin dediği gibi takvim yaşı değil beden yaşı önemlidir ve çocuklu hayat insanı gençleştirir ☺️

13 Eylül 2017 Çarşamba

Etkin Velilik Dönemi

10:47:00 2 Comments
Dün instagramda paylaştığım yazıyı biraz daha zenginleştirerek yeniden yazmak istiyorum. Helocum 2. sınıfta olmasına rağmen geçen yıl 'sabah bırak öğlen al, bu arada çocuklarla ve velilerle kaynaş ama okulun görevlerine katılama' şeklinde geçmişti. Çünkü oğlum ufaktı, öğlen uyuyordu, yanımda götürsem durmuyordu, bırakacak kimsem olmuyordu ve tabi ben Hollandaca bilmiyor(d)um. Velilerle ingilizce anlaşıyorum ama çocuklarla birebir iletişimde zayıfım. Bu yüzden doğrudan çocuklarla etkileşmeli görevlerde yer almadım.



Hollanda'da ilkokullar sabah 8-8,30 gibi başlayıp öğleden sonra 2,5-3 e kadar devam ediyor. Farklı okullardan duyduğum kadarıyla öğle yemeği saatinde kimi okullarda çocuklar eve gidiyor, kimisinde öğretmen yemeğini yerken çocukları gözetecek biri tutuluyor (gönüllü birine para toplayıp vs). Bizim okulda ise her öğlen bir veli çocuklara gözetmenlik yapıyor. Kapıda bir liste var, herkes orayı gönlünce dolduruyor hangi gün gelebilirse.

Ben geçen yıl #novadunya nın öğle uykusu sebebiyle ve bir de Hollandaca bilmediğim için hiç katılmadım, bu yıl ilk defa dün şansımı denemek istedim.

Pek de zor geçmedi çünkü zaten çocuklar kuralları iyi biliyor, güzel oynuyorlarmış. Hatta kocaman bahçe içinde görünmez sınırlarla büyüklerin ve küçüklerin bölümlerini ayırmışlar, kimse diğer bölüme geçmiyor. Böylelikle büyüklerin hızlı ve vahşi oyunları ufakları etkilemiyor. Dolayısıyla kendi kendilerine güzel güzel oynuyorlar. Arada ayakkabı bağcığı bağlatan oldu, düşeni kaldırdım vs. Fakat bu iş en çok #novadunya ya yaradı. Dün çok eğlenince bu sabah yeniden istedi ve Allah gönlüne göre verdi. Bugünün görevli annesinin son anda işi çıkınca görevi biz aldık.

Geçen sene de takip ettiğim için biliyorum sınıfın whatsapp grubunda böyle talepler olduğunda herkes kim ne kadar görev almış/almamış saymadan yardıma koşuyor. Okulla ilgili diğer herşeyde böyle. Zira bit kontrolü, oyuncakların yıkanması, sınıfın temizlenmesi gibi bir sürü görev oluyor sene boyunca. İşte bu birliktelik ruhunu çok seviyorum, sonuçta herşey çocuklar için 🙏🏼





12 Eylül 2017 Salı

2017. Yaz

19:49:00 0 Comments
Hollanda'ya dönüşümüzün üzerinden 10 gün, okulların açılmasının ardından 1 hafta geçti ve ben hala 2017 yazına dair notlarımı yazamadım. Üstelik bugün itibariyle sabah 11 derecede okula gidip, gün boyu da maksimum 14 dereceyi görünce artık bizim için yaz dönemi bitmiş oldu. Bu akşam yorganlara da geçtik şimdi kış gelebilir :))

Yaz bitip de çocuklar normal rutinlerine dönünce, birden bire farkediliyor ki ne kadar büyümüşler, ne çok şey öğrenmişler, ne kadar olgunlaşmışlar. Bugünlerde hergün hayretle buna tanık oluyorum ve şükrediyorum. Artık evimizde 5,5 yaşında bir genç kız ve 2yaş 8 aylık bir delikanlı var. Ve tabi 90 yasindaki inatlari. Inatcilar bir degil iki olunca evlere senlik oluyor tabi ki:))

Bu yaz bizim icin bir ilk yasandi ve ilk defa ablalarim bize kalmaya geldiler. Aylar suren uzun pasaport-vize macerasindan sonra kizimin okul tatilinin baslamasindan bir hafta once gelip bir ay kadar kaldilar. Iki ablam ikiser cocuklari ve birinin damadi olmak uzere, 7 misafirimiz vardi. Biz de 4 kisi olunca ilk 10 gun 11 kisi bir evde geri kalan zamanda ise ikisi dondugu icin 9 kisi bir evde yasamis olduk. Cocuklar icin essiz bir deneyimdi, benim icin ise keyif. Onlara gore kadar yogun bir program yaptik ki, biraz alismakta zorlandilar :p Istanbul rehavetinden sonra buradaki aktif hayat biraz yorucu geldi, biz de bir gun gezmeli bir gun evde dinlenmeli seklinde ayarlamaya calistik. Bir suru yere gittik ve en ilginclerinden biri, kac yildir amsterdam'da yasiyor olmamiza ragmen hep yaz o tarihte turkiyede olmamiz nedeniyle Amsterdam Gay Pride' a katilmamiz oldu. Gercekten onlar icin de buyuk sansti. Tam o tarihte buradaydilar.



Cocuklar tabi ki iyi kotu aliskanliklar edindi, birazcik siveler degisti. Nidalari ooov seklinde olan Novacim cumlelerin sonuna bee getirmeye basladi (bir araya gelince biraz trakya agzina kayiyoruz), oyunda kaybettikleri zaman 'kendimi tebrik ediyorum' demeyi ogrendiler birseye kizdiklarinda 'hani bana dondurma verecektin hani hani' diye cikisir oldular :)) Bir arada altalta ustuste, bol oyunlu bol kavgali guzel gunler gecirdiler.

Biz de turkiye tatilimizi onlarin donuslerine denk getirmeye calistik. Ayni ucakla, cocuklarla beraber dondum, esim bir hafta kadar sonra geldi, o gelince bir haftalik Mugla- Dalyan tatili yaptik, ardindan yine Istanbul, biraz orda ziyaret gezme alisveris derken gunler cabucak gecti. Aslinda gecen sene kaldigimiz 6 haftaya gore 3 hafta oldukca kisaydi ama Helocum doydugunu ve okulunu ozledigini soyledi. Sanirim oncesinde de gorusmus olmanin etkisi vardi. Zaten 3 hafta icinde o kadar cok sey yaptik ki, gunler yogun gectiginde 1 gun insana 1 hafta gibi uzun geliyor.

Velhasil kurkcu dukkanina geri donduk. Ozlemisiz evimizi ve serinligi. O ne sicakti oyle. Sanirim bizim bunyelerimiz buranin iklimine alistigindan fazla sicaklarda duramiyoruz. Elbette orda surekli yasasak daha farkli cozumlerimiz olurdu veya bizim de dengelerimiz degisirdi. Boyle gitgel durumlarda hersey sasiyor.

Tabi akil da sasiyor. O kadar cok sey degismis oluyor ki her gidisimizde sasiyoruz. Cevre, gundem, insanlar, davranislar, fiyatlar... Eskiden 1 tl ye oje alirdik simdi en az 4-5 tl. Diyeceksiniz ki ojeye gelene kadar ne zamlar var ne fiyatlar... Evet hepsinin farkindayim ama oje fiyati bizim tatilimizin gundemine bomba gibi dustu.

Oglum ojelere merak saldi. Aslinda ben pek surmem, ablasi iste biraz heveslenmis birkac cocuk boyu ojeye sahip olmustu. o surerken isterdi ve ben de esirgemezdim cunku henuz hayir erkekler surmez demek icin cok erken ve dogrusu ilerde de der miyim onu da bilmiyorum. Neyse konu bu degil, oglum bir avm de bir mavi oje begendi fiyati da tam 12.99 tl. Almam icin yerlere yatiyor zirliyor agliyor, 5 tl olan baska bir tondakini teklif ediyorum hayir illa o ton olacak ve alacak. Almadim (sonra almadigim icin kafami taslara vurdum ya neyse) o gunu bana zehir etti. Bazen bir anlik oluyor krizleri oyle sandim degilmis. Ve dondukten 1 hafta sonra ayni ojeyi burada kendi buldu ve aldi.  Onune gelen seyi boyuyor, sadece tirnak degil, kagit araba vs...

Iste bu da ojesi uyurken de onunla uyuyor.



Neyse ne anlatacaktim nereye geldim. Evet yogun ve guzel bir yazin ardindan yeni kazanimlarimizla yeni aylara yeni krizlere yeni sendromlara haziriz efendim. Daha sik gorusmek dilegiyle.

5 Eylül 2017 Salı

Yeniden Başlayalım

00:08:00 2 Comments
Okul sürecine girmiş çoğu anne baba için yılbaşı okulun açıldığı gündür :) Özellikle hollandada tüm senenin planı okulun başlaması ile birlikte yapıldığı için daha da yoğun hissediyoruz bunu. Okulla birlikte başlayacak okul dışı etkinliklere kayıt (sonra yer kalmıyor), tatil haftalarının planlanması (özellikle çalışan anne babalar için önemli-izinlerini ayarlıyorlar) gibi. Biz de bugün okulların açılmasıyla işte bu havaya girdik.

Helocum bu yıl ikinci sınıfta okuyacak, hala anaokulu kıvamında aşırı yoğun olmayacak ama Türkiye'deki anaokulları gibi de değil. Hollanda'da 4 yaşında ilkokula başlayan çocuk ilk iki yıl bol oyunlu ama temel derslerin konularından çoğunlukla uygulamalı bilgiler öğreniyor, harfleri öğreniyor, yazmaya giriş yapıyor ve tabi ki sosyalleşiyor. Okul adabını, bireysel ve grup çalışmasını, kişisel becerilerini arttırıyor. Üçüncü sınıfa geldiklerinde ise okuma yazmaya ağırlık başlıyor. Okuma yazma öğrenme yaşı Türkiye'deki ile aynı oluyor ama ilk okulun toplam 8 yılını tamamladığında burdaki çocuk 12 yaşında oluyor. Dolayısıyla orada ilköğretim daha uzun.

Nova'cım da geçtiğimiz Şubat ayında başladığı oyun okuluna devam edecek, gün sayısı daha da artacak (henüz mektubu gelmedi bekliyoruz) ve ben bir okuldan bir okula savrulup duracağım :)) Ah tabi etkinlikleri de unutmamak lazım, şu sıralar tüm sezonluk aktiviteleri netleştirme aşamasındayız, Helo geçen sezon olduğu gibi piyano, ritmik jimnastik ve yüzmeye devam edeceği kesinleşti. Belki ara sıra ekstralar olabilir. Oğlum için ise arayışlarımız sürüyor.

Ben de onlardan heveslenerek kafamda planlar yapıp duruyorum, düzenli spor salonu mu olsun, bir dil kursu da şart aslında, e tabi fizik de çalışmak istiyorum, şöyle gönüllü bir iş de yapsam fena olmazdı, ehliyet işini sonlandırmam lazım ki eğer onu halledersem seçeneklerim çoğalacak, bloğa daha sık yazsam, bir hobimi ciddiye alıp ilerletsem... Diyeceksiniz ki hangi ara yapacaksın bunları, gerçekten şu an bile hiç boş vaktim yok ama isteyince oluyor illa ki bir yol bulunuyor.

O zaman sezon başlasın 🎉