23 Nisan 2014 Çarşamba

25. Ay Mektubu. Anne Burda Yer Var

Çilek kokulu kızım;

Mecazi değil gerçekten her daim çilek kokuyorsun artık. En sevdiğin meyve raflarda yerini aldığından beri her gün yiyorsun çünkü. Hatta havaalanında kuyrukta beklerken, arkamızdaki bir amca da sen çilek mi yedin, çilek kokuyor burası demişti sana.

Yaklaşık kırk gün önce başlayan ayrı yatakta uyuma dönemin devam ediyor. Tatilde kaldığımız yerlerde de bazen beraber bazen ayrı uyuduk. Ancak çoğunlukla yanında beni istemedin. Ananenin ikimize tahsis ettiği koskoca karyolada bile yatarken yer yok diye beni az kovmadın. Hatta bir gece ananen benim bir bacağım ve kolum aşağıya sarkmış, kenarda yattığımı görünce şaşırmıştı :)

Ancak son zamanlarda biraz daha ılımlı olmaya başladın. Zaten uykuya dalana kadar hep yanında oluyordum ama uzak duruyor veya sandalyede bekliyordum. Önce sana sarılmamı istedin, kolumu beline sarıp uyutmamı. Daha sonra sırtını kaşımamı, dışardan değil içerden olmak kaydıyla :) 


Odandaki yatağın epey büyük olmasına rağmen, yanına uzandığımda sıkıştığını iddia ettiğin için çoğunlukla yanında minik sandalyen üzerinde oturuyordum. Bir gün, "anneee, bak burda yer var" dedin ki baban çok iyi bilir bu gayet anormal bir durumdur. Çünkü genelde anne yer yok diye çıkışırdın. Böyle çağırdığını duyunca şaşkın ve mest olmuş bir halde yanına uzandım.

Şimdi her gece yanında istiyorsun. Önce kitap okuyoruz, biraz kuduruyoruz, sırtını kaşıyorum, bazen süt içince karnın ağrıyor(muş) karnına masaj yapıp başını okşuyorum (böyle yapmamı sen söylüyorsun) ve kimi zaman on dakka kimi zaman bir saat yatağında uyumanı bekliyorum.

Uzun sürdüğü zaman bazen tahammülüm azalıyor ama hiç şikayet edemem. Beni yanında istemen, sarılıp koklaşmalarımız öyle güzel ki, doya doya öpüyorum ben de seni...

Bu gün ayrıca çok özel bir gün. Senin ve tüm çocukların, Çocuk Bayramın kutlu olsun bitanem.

Annen
Amsterdam

21 Nisan 2014 Pazartesi

Bir Yastıkta Instagram'da

Bir Yastıkta blogumu duymayan kalmadı herhalde, uzun zamandır pek düzenli güncelleyemiyordum.


Onun için Instagram hesabı açmıştım bir ay kadar önce, bir miktar gönderi yaptım, tatile gidince ara vermek zorunda kalmıştım ama şimdi yeniden paylaşıyor ve blogda da yazıyorum.

İç açıcı paylaşımlarım devam edecek. Takip etmek isteyenler blogdan ve instagramdan ulaşabilir.

Web: http://biryastikta.org
Instagram : @biryastikta

19 Nisan 2014 Cumartesi

2 Yaş Dr Kontrolü

Helo'nun bu zamana kadar olan dr kontrolleri çok da düzenli gelişemedi. 1 yaşına kadar slovakyadaydık, yaşlı bir bayan doktoru vardı fakat görüşmelerimiz hem ingilizceye hakim olmamasından hem de bizim fazla soru sormamamızdan dolayı çok uzun ve detaylı değildi. Tabi bu kıyaslamayı okuduğum bloglara ve türkiyedeki arkadaşlarımdan duyduklarıma göre yapıyorum. Benim için çoğunlukla yeterliydi ve bir çok konuda kendim de araştırdığım için çok sorum kalmazdı. O doktor hem fiziksel gelişimini hem de motor becerilerinin gelişimini takip ediyordu.

Arada istanbul ziyaretlerimizde iken gittiğimiz bir doktoru daha oldu. Ona daha çok şey danıştım ama çoğunlukla motor becerileri ile ilgili pek inceleme yapmazdı.

Bir yaşından sonra hollandaya taşınınca dr ziyaretleri de seyrekleştiği için fazla kontrol edilmedi, bir 1,5 yaş ve bir de geçen gün gittiğimiz 2 yaş kontrolleri oldu. Tabi bu arada birkaç kez istanbula gittiğimizden her gidişimizde hasta olduğu için orada gitmiştik.

Neyse, geçen gün gittiğimiz kontrolde olanları yazmak istedim. Muhtemelen normal seyri budur ama bizim başımıza ilk kez gelince hoşuma gitti doğrusu. 

Önce hemşire boy ve kilosunu ölçüyor, Helocum öyle iri bir bebek değil ama boyu uzunmuş. 90cm ve 11.150gr çıktı. Boyu %75 kilosu %25 persentillerde ama 1,5 yaş kontrolündeki değerlerle kıyaslayınca gelişim oranı iyiymiş. Diğer yandan kilo persentilini dikkate almıyorum ben çünkü %50 eğrisi için doğum kilosu 3,200gr. Kızım bu değerden 500gr az doğduğu için şimdiki kilosuna 500gr eklersem %50 değerine yaklaşıyor. Sonuçta kendi doğum kilosu için ortalama kiloda, bu da yeterli.

Dr'un odasına girince önce benim kucağıma oturttu ve masada ona bazı aktiviteler yaptırdı. Tahta küpleri üst üstte dizdirdi, kare, üçgen, yuvarlak ve dikdörtgen şekilleri uygun deliklerden kutuya atmasını ve bir oyuncak bebeğin eli, gözü vs her yerini sorup onları göstermesini istedi. Gözlerine baktı, göğsünü dinledi, beslenme şekilleri, konuşma becerisi hakkında bilgi aldı, tavsiye verdi. Haftaya okula başlayacağı için biraz bu konuda konuştuk, yabancı dil konusunda kısa zamanda çözeceğini söyledi ve ilk defa hiç ağlamadığı bir dr ziyareti gerçekleştirmiş olduk.

Sizin iki yaş kontrollerinde böyle incelemeler yapılıyor mu meraktayım.

Sevgiler

18 Nisan 2014 Cuma

THY ile Amsterdam Uçuşumuz Bir Harikaydı

Bu güne kadar sayısız kere THY ile uçtuk ancak geçen hafta yaptığımız son uçuş bir harikaydı. Unutmadan yazmalıyım.

O gün her işimin çok rahat geçeceği daha Atatürk Havaalanında iken belli oldu. Feci uzunluktaki THY tüm uçuşlar check-in kuyruğuna girdikten birkaç dakika sonra bir görevli yanıma gelip çocuklu aileler için başka bir kontuar olduğunu söyledi ve oraya gitmemize yardım etti. Önümüzde tek bir aike vardı, sıra hemen bize geldi ve biletimizi aldık.

Pasaport kontrolünde de Türk vatandaşları kuyruğu fazla uzun değildi, çabucak geçtik ve uçağın kalkacağı kapıya geldik.

Kapı biraz farklıydı. A-B-C-D ve private şeklinde beş girişi bulunuyordu. Sonra anons yapıldı ve herkesin biletlerinde yazan (anonsa kadar farketmemiştim) grupta sıraya geçilmesi istendi. Çocuklu olduğum için beni business class ile birlikte private kapısına çağırdılar ve ilk önce biz bindik.

Bomboş uçağa koridorda hiç beklemeden binmek bir harikaydı doğrusu. Genelde kızım bu bekleyişte hep huysuzlanırdı çünkü.

Yerleştikten sonra diğer yolcuların biniş şekline dikkat ettim. Kaç koltuk var bilmiyorum ama diyelim ki 40 sıra olsun. Önce gelenler kuyruk kısmı son sıraydı. Sonra ortadakiler ve en baştakiler şeklinde devam etti. Yani insanlar sondan başa doğru uçağa alınmıştı ve bu yüzden neredeyse hiç bekleme yaşanmadı. Daha kısa sürede yerleşme işi bitmişti.

Aslında çok basit ama faydalı olan bu fikri neden daha önce düşünmemişler hayret. Umarım bundan sonra tüm uçuşlarda böyle olur.

Herhalde biniş sırasında hiç stres yaşamadığı için kızım daha uçak kalkmadan uyudu ve son yarım saatte uyandı. Evet tamam uyku saati gelmişti ama genelde bu güne kadarki tüm uçuşları uyku saatine denk getirdiğimiz halde 3,5 saat boyunca hiç uyumadığı çok uçuş yaşamıştık.

17 Nisan 2014 Perşembe

Çocuğunun Her İstediğini Yapan Bir Annenin Sosyo-Psikolojik Analizi :)

Günlerimiz iki yaş çılgınlığının orta şiddetteki vakaları ile geçip gidiyor. Aşırı uç krizler de oluyor zaman zaman ama  fazla değil. Bunda benim tavrım da etkili olabilir tabi...

Uzmanlar diyor ki bu dönemde çocuk dünyayı ve kendi yeteneklerini keşfedecek, sınırları esnetin ama tamamen de kaldırmayın. Sonra tepenize çıkar :) Şaka bir yana sınırların varlığı ona güven verecekmiş.

Hal böyle olunca her istediğine evet demiyoruz sevgili anneler. Tamamen yasak olanlar bir yana, aman alışmasın diye konulan " hayır"lar konusunda ben biraz gevşeğim sanıyorum.

Bizim Helocan bir süredir taktak (süpriz yumurta) sevdasına tutuldu. Youtube'da videolar bile var, süpriz yumurtaları açıyorlar, çıkan oyuncakları gösteriyorlar. Her gün bir yumurta satın almak istiyor. Tabi ki hep almamamız lazım ama...

Mesela bu gün sabah kalkar kalkmaz başladı. Anne barkete gidelim taktak alalım diye. Daha açılmadı ayağına yatıp bir süre oyaladım. Tabi bu talebini bir kere söyleyip vazgeçiyor zannetmeyin, en az bi otuz tekrarı var.

Sonraki savurma cümlesi, her gün alamayız. Parayı biriktirelim büyük oyuncak alalım. Tamaaam diyor da hala aklı taktakta. Sonra defalarca yine sorar ve asla unutmaz. Şimdi uyku zamanı, yok baban gelincd gideriz, hadi şunu yapalım bıdı bıdı bıdı.

En sonunda akşam üstü markete gidince, gitmeden önce sayıkladığı başka bir oyuncağı almaya niyet ettim. Yeter ki taktak olmasın diye. Yolda başladı yine taktak alalım? , ben de saf anne tuzağına düştüm. Ya yumurta ya oyuncak birini seç. Anne ben oyuncak isteyeye (istemiyo) taktak alalım.!!! Sonunda aldık, gün içinde en az iki yüz kere söylemiştir. Kavuşunca çok mutlu oldu olmasına da eve gelince kocadan azarı yedik her istediğini yapıyormuşum diye :/

Ben de dedim ki sen tabi iki üç saat mücadele ediyorsun gel de tüm gün diren bakalım. #direnanne

Gerçekten yolda, orda burda çocuğun parmağında oynattığu bir anne görürseniz 

A) ya bu anne yapmadığında başına gelecekleri çok iyi biliyordur ve buna dayanacak gücü yoktur
B) ya da o gün için artık daha fazla direnecek gücü kalmamıştır.

Lütfen anlayış gösteriniz, cıks cıkslarınızı ağzınızın içinde tutunuz :)

Dipnot: o kadar da kukla değilim gerçekten, yeri geliyor yerlere yatıp ağlamasına göz yumuyorum yapmamak için.

Dipnot 2. Hani çocuğa seçenek sunun diyorlar ya, o yöntem bu durumlarda işe yaramıyormuş 

LinkWithin

Blog Widget by LinkWithin

i made it GeCe