26 Kasım 2012 Pazartesi

Helo Ne Yer Ne İçer


Geçenlerde twitterda yukardaki konu mevzu bahis olmuştu. Yazsam mı yazmasam mı diye kararsız kaldım ama hem kendime de hatırlatma olması açısından yazmaya karar verdim. Yine uzun bir yazı olacak bilginize.
Kızım şu an 8 ay 3 günlük. 5 ay dolduğundan beri ek gıda alıyoruz. Genelde günlük beslenmesi şöyle oluyor:

Sabah kahvaltısı: yumurta sarısı, peynir, ekmek, tereyağ ve kendim yaptığım şekersiz elma marmelatını lokma lokma veriyorum, kendi içtiğim anne çayından da veriyorum arada. Bebek çayı aldım ama pek tüketmedik.
Öğleden önce pirinçli veya tahıllı mama (bunları pek yemiyor nedense ya acıkmıyor ya sevmiyor)
Öğlen çorba, 
Akşamüstü meyve
Akşam yemek (genelde sebze yemeği bazen makarna ve etli bişeyler de oluyor) 

Yoğurdu ayrıca vermiyorum zaman kalmıyor. Ama mutlaka her gün yemeklerin yanında kaşıkla bazen de ayran olarak veriyorum. Bazen meyvelerini yoğurtla karıştırıyorum. 

Ek gıdaya geçtikte sonra sanırım ilk 10-15 gün sadece ona özel haşlanmış sebze ve çorbalar yaptım. Sonrasında hep ortak yemeğe geçtik. Fakat bunun öncesinde bizim nasıl beslendiğimizi özetlemem lazım.

- Eşim de ben de sağlıklı ve dengeli beslenme konusunda dikkat ediyoruz. Aşırı tutucu değiliz ama soframızda her besin türü bulunur. Hatta eşim birkaç gün üst üste et ve ya hamur işi ürünlerinden yesek "bu haftanın geri kalanında sebze yiyelim" der beni uyarır. Genelde en az bir öğün et yemeği, bir öğün kıymalı sebzeli yemek (toplamda 2 kez kırmızı et), 1 kez tavuk (gündüz işte çok yediğinden pek tavuk yapmıyorum bu aralar), 1 kez balık, 1 kez bakliyat ve hepsinin yanına sebze ya da salata ve neredeyse her gün çorba olur yemeklerimizde. Bazen sadece sebze yemeği ve çorba da olur. Sebzenin her çeşidini yeriz, kereviz brokoli gibi ayırımlar hiç yapmayız.

- Ben tuzsuz ve şekersiz yaşama pek sıcak bakmıyorum. Ebette her yerde bangır bangır yemeyin diyor ama abartmadığın sürece faydalı olduğuna inanıyorum. Yemeklerime genede tuz koyarım (4-5 tabaklık yemeğe silme bir tatlı kaşığı kadar) ve yerken ilave etme ihtiyacı duymayız. Tuzu pişme sırasında attığımda yemeğin asidini alıyor gibi geliyor bana. Sebze yemeklerine bir küp şeker kadar şeker atarım ki otumsu tadını alsın. Tuzu deniz tuzu, şekeri de cane sugar denen rafine edilmemiş şeker (kahverengi şeker ile aynı mı emin değilim) kullanıyorum. 

- Üniversitede çok sevdiğim bir hocam vardı. 67 yaşında emekli olduğunda, güreşçi gibi yapılı bir vücuda sahipti (hala da öyle) ve Heybeliada'nın etrafını 2 saatte yüzmesiyle ünlüdür bizim camiada. Oğlu doktor ve kendisi de sağlıklı yaşam konusunda dikkat eden biri olarak, o da tuzun vücuda gerektiğini söylerdi. Tuzsuz yaşamın bazı zararlarından da bahsederdi. Çayını da şekerli içerdi benim gibi. Ben de daima şekerli içerim (günde 1 kez) ama genelde gün içinde hiç tatlı krizim olmaz. Biraz da meyve yerim bana yeter. Aldığım bu şekerin bana yettiğini düşünüyorum.

- Eşim ise hiç şeker kullanmaz her türlü içeceğine bal katar. Ben tatlarını değiştirdiği için sevmiyorum.

- Soğanlı yemekleri yaparken çok soğan kullanmam. Genelde 1 orta boy soğan yetiyor bize. Salça yerine domates püresi kullanıyorum. Yağ ise yıllardır sadece sızma zeytin yağı ve çok abartmam. Evde ayçiçek yağı da bulunur ama nadiren kullanırım. Yemeklik sebzeleri ve malzemeleri mümkün olduğunca doğal ürünler almaya çalışıyorum ama burada ne kadar bulabilirsem artık çok da takıntılı değilim.

- Yemeklerde acı veya aşırı baharat kullanmayız. Tabi bazı yemekler kekik, karabiber istiyor ama karabiberi yerken tabağımıza döküyoruz. Diğer baharatları (kekik, nane, kimyon gibi) pişerken koyuyorum ama fazla abartmıyorum. Baharatların bebeklere de faydalı olacağını düşünüyorum.

- Bizim eve beyaz ekmek girmez. Genelde tahıllı ekmek alırız. Kızıma da ayrıca almadım hiç bizim ekmeğimizden veriyorum.

Böyle olunca yediğimiz her yemekten kızıma vermeye başladık. Şu ana kadar bir rahatsızlık yaşamadı. Bir kaç başlıkla yazacak olursam şöyle. (Bütün yemeklerde bahsettiğim miktarda tuz oluyor)

Çorbalar: Genelde çorbalarımda yoğurt olur, varsa mayaladığım yoğurttan kalanları çorbaya koyuyorum yoksa normal yoğurt.

Sebze çorbası: Patates, havuç, pirinç, zeytin yağı ile yapılan çorba. İçine bazen kereviz ve soğan da giriyor. Haşlayıp blenderdan geçirdikten sonra, yoğurt ve unu (pirinç yoksa unu katıyorum) karıştırıp ilave edip kaynatıyorum. 

Sebzeli tavuk çorbası: patates, havuç, kereviz, soğan hepsi az zeytinyağı ile haşlanıp blenderdan geçiriyor yine un ve yoğurt ekliyorum.

Düğün çorbası: Bir parça et yada kıyma (2-3 kuşbaşı büyüklüğü), soğan ve sarımsak haşlanıyor yine un ve yoğurt ile pişiyor.

Domates çorbası: Bir miktar unu yağda kavurup rende domatesleri de ilave edip kavuruyorum. Su ve yoğurt ekleyip pişiriyorum. Bir de bol nane :)

Yayla çorbası: Pirinçleri suda haşlayıp, yoğurt ve yağda kavrulmuş nane ilavesiyle pişiriyorum.

Brokoli çorbası: Brokoli, havuç, patates, soğan haşlanıp blenderdan geçirip yine yoğurt ve un ilavesiyle pişiriyorum.

Ayran aşı çorbası: Geçenlerde aklıma geldi yaptım. Genelde buğday ve nohut ile yapılıyormuş ama evde buğday yoktu, yeşil mercimek ve nohut ile yaptım. Genelde bakliyatlarımı haşlar buzdolabına koyarım. Haşlanmış nohudum vardı. Yeşil mercimekler ile bir daha pişirdim. Sonra tabağıma yiyeceğimiz kadar alıp ayran ve nane ekleyerek yedik. Çok pratikmiş, Helo da sevdi.

Balkabağı çorbası: Kabak, soğan, patates ve havuçla yine yoğurtlu ve unlu.

Mercimek çorbası: Patates, havuç, soğan ilavesiyle haşlıyorum. Blenderdan geçirdikten sonra, yağda kavrulmuş domates püresi ve nane ile bira daha pişiriyorum.

Daha başka çorba tariflerim de var elbet ama kızıma yaptıklarım bunlar. Genelde hepsine sebze atıyorum ki vitamin açısından zengin olsun.

Yemekler:

Bezelye (patates ve havuçlu)

Taze fasülye (patatesli), 

Brüksel lahanası ( bol havuçlu)

Kabak yemeği : Sğanı kavurup domates sosunu ilave ettikten sonra doğranmış 1 kabak ve 1 patatesi su ekleyerek pişmeye bırakıyorum. İçine 1 fincan kadar pirinç ve dereotu da atıyorum. Ezerek veriyorum çok seviyor.

Ispanak: İki şekilde yapıyorum. Biri soğanlı salçalı normal yemek şeklinde ama içinde mutlaka tatlı mısır var, diğeri de ıspanaklı pilav. Onun için ıspanakları önce kavurup blenderdan geçiyorum, pirinci ve tatlı mısırı ilave edip yeşil sarı bir pilav yapıyorum, çok güzel oluyor.

Patates: Patates bir çok yemekte oluyor zaten. Birkaç kere haşlayıp yoğurtla da verdim. Ben patates kızartmasının fırında yapıyorum. Patatesleri dilimleyip, az yağ ile ovduktan sonra yağlı kağıt üzerinde fırında pişiriyorum. Böyle patatesleri Dila kendi yiyiyor. Dişlerini de kaşıyarak ısıra ısıra yer :)

Patlıcan: Genelde kıymalı musakka şeklinde tüketiyoruz. İçinde patates de oluyor. Kızıma çatalla ezip veriyorum.

Biber: Genelde kıymalı biber dolması yapıp içinden veriyorum.

Kereviz: Şu ana kadar yemek olarak vermedim, çorbalara koydum ama biz yemeğini seviyoruz o da yer herhalde.

Karnıbahar: Bazen kıymalı bazen kıymasız yapıyorum, ezip veriyorum. 

Havuç: Havucu ayrıca haşlayıp falan vermedim. Bir kez haşladıktan sonra hafifçe yağda kızarttım yoğurtla vereyim dedim sevmedi. Hazır kavanoz mamalarından da yemiyor genelde çok havuçlu oluyorlar. Ama diğer yemeklerin içindeki havucu yiyiyor.

Pırasa: Henüz yemeğini yapmadım ama dün pırasalı peynirli poğaça yapmıştım, bayıla bayıla yedi.

Bakliyatların da neredeyse hepsinden veriyorum. Nohut, kuru fasülye, yeşil mercimek, bulgur hepsinden yedi. Genelde ezerek veriyorum.

Bunlar dışında makarna, pilav, poğaça börek gibi hamur işleri de yer. Son birkaç gündür marketten aldığım krakerden veriyorum (balık kraker gibi bişey) kıtır kıtır yiyiyor. Kraker tarifi aldım kendim yapacağım ama daha fırsatım olmadı.

Kendi kendine yemek yemeyi seviyor. Ekmek, makarna, poğaça, kraker gibi şeyleri ona bırakıyorum yemesi için. İlk seferlerde boğazına kaçacak gibi olmuştu birkaç kez ama şimdi alıştı. Dengeli şekilde koparıp iyice çiğniyor (maşallah)

Son bir kaç haftadır diş sebebiyle yediği miktarlar azaldı. Ama anne sütü almaya devam ediyor. Gündüz 3 yada 4 kez uyur ve uyumadan önce mutlaka emer. Yine aynı şekilde gece yatmadan önce ve sabah kalkınca bir de gece iki kez kalkıp anne sütü alır. Fakat ben yine de evde devam sütü bulunduruyorum. Bazen inadı tutup emmeyince biberon ile devam sütü veriyorum. Her gün olmuyor bu tabi ve verdiğim zaman da günde maksimum bir kere oluyor. Bir de özellikle dışarı çıkarken yanımıza bir yiyecek (artık sırada hangisi varsa, sebze, çorba yada meyve) ve bir de mutlaka biberon ile devam sütü alıyorum. Yemek istemezse diye. Özellikle bebek arabası ile dolaşırken dönüşte uyuya kalıyor ve uyumadan önce süt içmesi için biberonun hazır olması iyi oluyor. Yolda biberonunu emerken insanlar kızımı çok sevimli buluyor :)

Sanırım bitti :) Yemeklerde unuttuklarım olabilir belki şu an emin olamıyorum.

Sevgiler

Sonradan İlave: Yazıda yazdığım tuzsuz ve şekersiz yaşama inanmıyorum sözünü biraz açıklamam lazım, günlerdir acaba kendimi duyarsız bir anne gibi mi lanse ettim diye düşünüyorum. Kızıma pek tabi ki şekerli ve tuzlu şeyler vermiyorum. Sadece o kadar katı değilim. Ancak bizim eve beyaz ekmek girmediği gibi marketten alınan abur cuburlar (çikolata, bisküviler, kekler, cipsler,..) ve pastaneden alınan pastalar tatlılar da girmez. Çok nadiren alırız ayda yılda bir. En son ne zaman çikolata yediğimi hatırlamıyorum mesela. Galiba kızım bir aylıkken idi (7 ay önce). Genelde tatlıları evde yaparım ve sütlü tatlı olur çoğunlukla (onları da sütten dolayı kızıma vermiyorum) ve çok seyrek yapıyorum (15 günde bir gibi). Eve aldığımız meyvesuları yüzde yüz meyve suyu olur, aldığımız reçeller de şekersiz organik reçeller. Kola gazoz gibi şeyler hiç içmem, ancak dışarda bazen mecbur kalıyorum içecek seçeneği az oluyor. Dediğim gibi benim şeker ve tuzla ilişkim sadece yemeğe ve çaya koyduklarımdan ibarettir. Ancak zaman zaman öğün gibi olmasa da kızıma tattırıyorum. Mesela yazın dondurma tattırdım, arada tuzlu peynir de veriyorum öyle işte. Tamamen hayatımızdan çıkarmadık ama kaçınıyoruz desem daha doğru olur, tamamen çıkarmanın da günümüz şartlarında çok kolay olmayacağına inanıyorum. Umarım anlatabilmişimdir.

7 yorum:

  1. Çok teşekkür ederim. Ben eline yiyecek birşeyler verme kısmında çok korkuyorum. Dişlerini kaşıması için pırasa kereviz sapı verdim.Dilaya da maşallah .

    YanıtlaSil
  2. ÇOK FAYDALI BİLGİLER BUNLAR :)HENÜZ ANNE DEĞİLİM AMA NEDENSE ÇOK İLGİMİ ÇEKTİ :)BENDE BU ARA SÜTLÜ TATLILARA TAKILDIM FENA HALDE.BALKABAĞI PÜRELİ BİR TATLI HAZIRLADIM MESELA BUGÜN.BENDE SAYFAMA BEKLERİM.MUHABBETLE.

    incininfincani.blogspot.com

    YanıtlaSil
  3. küçük bebeği olan anneler için çok faydalı olmuş yazınız, eminim sıkılmadan okurlar, kolay gelsin sizlere.

    YanıtlaSil
  4. Oh maasallah kizima koca kiz bizim yediklerimizden yiyiyor bebek degil artik annesi :) guzel yazi iyi oldu bizede bizim kiz da yesin bunlari ablasina yetissin :)
    Nesra

    YanıtlaSil
  5. çok faydalı bir yazı olmuş keşke benim de ek besin verme dönemim gelse bir an önce kaşıkla besleyesim var:)

    YanıtlaSil
  6. Eline sağlık annesi, minik hanıma da afiyet, bal, şeker olsun:)

    YanıtlaSil
  7. ben senin blogu takip etmeye basladigimdan beri ne cok sey ogrendim sayende :) ozellikle serce parmaginizla yemekleri tatttiridgini soyleyince aynisini denemistim :) son zamanlarda annem cok baski yapiyor adam gibi besle bu cocugu diye , uzerine bu yazi super oldu hemen bir iki tarif denedim bile meegr cocugum ispanak tatsiz tuzsuz diye yemiyormus :)

    YanıtlaSil