8 Ekim 2014 Çarşamba

2. Gebelik Günlüğüm: 24. Hafta

İstanbul'dan geleli 2,5 hafta oldu ama bize 2,5 ay gibi geliyor. Geldiğimizden beri her gün bir görüşme, bir aktivite, üstüne bir de hastalık nasıl öyle uzun geldi ki. Bu hafta da pek bir yoğun geçti, neler yapmıştık şu an kafamı pek toparlayamıyorum bile, aklıma gelenleri yazayım.

Hamileliğimle ilgili en önemli gelişme belki de gebelik şekeri testinin sonucu oldu bu hafta. Helo'ya hamileliğimde slovakyada bu testi yaptırdığımızda hemen sonucu vermişlerdi. Burda 5 gün sonra gebelik merkezine bildiricez, sizi onlar arayacak dediler.Haberin gelmesi de 8 günü buldu. Bekle bekle meraktan çatladım. Tabi bunun bir sebebi de araya bayram girip de bütün gün ağzımı sulandıran tatlı fotoları görmekten olabilir :) Ancaak kendimi tuttum ve yemedim. Ya şekerim varsa ya birşey olursa diye... Neyse ki sonucum iyi çıktı, şeker yokmuş oh bee.

Geçen hafta yazımda bahsettiğim siparişim geldikten sonra biraz daha havaya girmeye başladık sanki. Kızım minik kıyafetleri görüp inceledi, fazla kıskançlık belirtisi göstermedi ama ben yine de onun da bebekken bir sürü kıyafeti olduğunu söyledim. Merak etti ve hemen göstermemi istedi. Böylece hiç planlarımda yokken çatı katından eski kıyafetlerini çıkardık, o inceler ve giymeye çalışırken ben unisex olanları (ilk aylara ait olanların çoğu öyleymiş) ayırdım. Böylece ne zaman yapsam diye düşğndüğüm iş bir anda aradan çıkmış oldu. Fakat çoğu sararmış ve lekelenmişti. Bir kısmını yıkayıp temizlenecek mi diye görmek istedim ve çok şükür temizlendi. Çok sevindim tabiii. Aşağıda öncesi ve sonrası fotoları gözüküyor. 



Bu denemenin ardından diğer yıkamadıklarımı da yıkayıp, elimde kalacakları ve eksikleri listeleyeceğim. İhtiyaçlarımızı yavaş yavaş almaya başlasak iyi olacak. Helo'da aşırı alışveriş yapmamıştım şimdi de gerektiği kadar olacak kısmetse.

Bu hafta bir diğer değişiklik de duygularımda oldu. Ne kadar istesem de karnımdaki bebeğe samimi laflar söyleyen, sevgisini yoğun gösteren annelerden olamıyorum. Helo'da da öyleydi. Her ikisini de çok istememe rağmen içimde coşkun duygular taşımıyordum ve bunu ne zaman düşünsem suçluluk hissederim. Bu hafta bu zincir kırıldı. Bunda kızımın etkisi büyük. Gün içinde sık sık bebeği hatırlıyor, gelip seviyor, onunla neler yapacaklarını anlatmamı istiyor. Ben de hayallere dalıyorum tabi... Gün içinde bu kadar yoğun düşününce, Nova'yı da çok sevdiğimi derinden hissetmeye başladım ve ona da belli etmeye çalışıyorum artık :)

Bazen gerçekten zaman çabucak geçsin ve kollarıma alayım istiyorum. Bir keresinde bunu Helo'ya da söyledim. Çabucak büyüsün de çıksın artık dediğimde "hayır anne olmaz yavaş yavaş büyüyecek" dedi bilmiş bilmiş :) Peki öyle olsun bakalım.

Sağlıkla büyü ve seni çok seven ailene gel Novacım. 

4 yorum:

  1. Sağlıcakla kucağına alman dileğimle. Ben de sevgisini sözcüklere dökebilen, dışa vurabilen, mıncır mıncır annelerden olamıyorum. Ama küçükler zaten kopararak alıyorlar bunu senden. nasıl sevdiriyorlar kendilerini bir bilsen. Bİzim büyük fena kıskanıyor kardeşini ama.

    YanıtlaSil
  2. Bende tam tersine çok çoşkun duygular taşırım hep çok meraklı ve heyecanlıyımdır herkesin bir yapısı var tabii.öyle güzel yazılar yazıyorsunuz ki hepsi çocuklarınıza bir armağan olacak bende hep tutmak istiyorum ama yapamıyorm ama yavaş yavaş başlayacağım insan yazdıkça öğreniyor

    YanıtlaSil
  3. Saglikla kucaginiza alin insallah.Evlat cok tatli birsey ve tarif edilemez.Siz ikinciye yasiyorsunuz.Yaziyoruz ama anlatamiyoruz.En iyi yazarda anlatamaz yada evladina tam olarak duygularini ifade edemez. Ben okurken cocuklariniza olan duygularinizi cok iyi hissettim ama :) Sevgiler

    YanıtlaSil
  4. biz ne yapıcaz bakalım..kıskançlık elbet olacak tabi.Allah kolaylık versin hepimize.bir ara benim de kıyafetleri ayırmam lazım.ben de yettiği kadar kıyafet alanlardanım.en iyisi...
    daha hareketlerini hissedemediğimden olsa gerek kendimi hamile gibi hissetmiyorum hala...ama duygusallık had safhada:))

    YanıtlaSil