Knitting etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Knitting etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Mayıs 2010 Çarşamba

Bu Aralar...

Mayıs 12, 2010 18 Comments

Merhabalar... Hala eski performansıma dönmüş değilim, zira dönüp dönmemek konusunda da kararsızım yazdığım gibi. Bu arada yaptıklarımı blogumda paylaşmayınca, aslında ne de çok hatıranın unutulup gittiğini farkına varıyor insan, geçmişe baktıkça iyi ki paylaşmışım, ne çok şey yapmışım diye düşünülüyor.

Bu aralar kocacığımla ayrılık öncesi maksimum zaman geçirme konusunda çabalıyoruz. Geçen yazımda tahmini bir süre vermiştim, şimdi neredeyse kesinleşti, 10 gün kadar sonra gidecek.

Bu arada Paşanın annesi olan ablam yeni evine taşınma telaşında. Daha önce de yazmıştım, evinin dekorasyonu için özenle çalıştık, ben de bu arada bazı şeyler hazırlıyorum. Yukarıdaki resimde görülen resimler beyaz çerçeve içinde tablo olacaklar.  Yazılı olan mutfağa, EAT WELL LIVE WELL yazdım ki ablam sağlıklı lezzetli yemekler hazırlaması gerektiğini unutmasın :)

Diğeri de antre için ya da salonun bir köşesine uygulanacak olan dinlenme köşesi için, daha karar vermedim.


Bundan başka beyaz ağırlıklı döşenmiş mutfağına biraz renk katmak amacıyla resimdeki yastık kılıflarından örüyorum, kimisi de aynı renklerde ve çiçekli olacak. Bunlar mutfak sandalyelerinin oturma kısımlarına ince bir minder ile uygulanacak.

Daha birçok şey yapmıştım ama baktım ki fotoğraf makinesinin hafızasından aktarmış kocacım, evdeki bilgisayarda yani. Onları da daha sonra paylaşırım.

Tamamen hobi olarak başladığım blog tasarımı işim haline geldi sanki, kendime şaşıyorum. Ama çok seviyorum tasarlamayı. Sırada yeni tasarımlarım var yapılacak ve heyecanlandırıyor beni. Bazıları tanıdığınız bloglar olacak bakalım görünce şaşıracak mısınız.


Son yaptığım tema Deniz'in Mutfağı, öyle şeker ve ferah oldu ki. Deniz renkli bir arkaplan uyguladım. Biraz farklı bir tasarım oldu bu.  Banner, arkaplan, yukarı ve aşağı doğru görülen çerçeveli beyaz alanların tasarımı bana ait. yandaki kız resmi ve cupcake resimleri hazır, Hoş bir kombinasyon oldu. Sitesi burada.




Bir önceki yazımda link verdiğim ama resimlerini koymadığım bundan önceki iki blog tasarımı da  şöyle, 3prenses'in teması


ve Finlandiya'da  Fizik Doktorasını yapan (meslektaşım) Hintli Ananda'nın blogu.

Şimdilik benden bu kadar, tekrar görüşmek üzere, yorum yazmıyorum ama ara sıra sizleri ziyaret ediyorum. Sevgilerimle..

29 Mayıs 2009 Cuma

Fırfırlı Etol

Mayıs 29, 2009 43 Comments
Günaydın herkese, bu etolü çok önce örüp bitirmiştim ancak resimlemeye ve paylaşmaya fırsat olmamıştı. Zira resimdeki model olan yeğenim hemen alıp giymeye başladı.
Dün hanfendi benim yanıma gelince bahçede fotoğrafladım kendisini. Makjayı olmadığı için yüzünü bulanıklaştırdık.
Bu etolü önce tığ ile örüp sonra fırfırlarını şişle ördüm, bitince de ütüledim. Önüne de parlak tokadan düğme yaptım. O kadar havalı duruyor ki kursta arkadaşları "Çakma Paris" diye isim takmış.
Gerçekten çok değişik olduğu için dün yolda birisi ne üzerindeki ne kadar güzel dedi. Ee kim ördü tabi hamarat GeCe teyzesi.

Bugün ayrıca İstanbul'un fethi dolayısıyla bu uğurda canlarını feda eden ve emek veren herkese teşekkürler. Dünyanın en güzel şehrinde yaşıyorsak onlara çok şey borçluyuz.

Bir diğer konu da ayrıca bu günün Paşa'nın anne ve babasının evlenme yıldönümü olması. Nice güzel yıllar diliyorum kendilerine buradan. 

15 Şubat 2009 Pazar

Gel Gel Kampanyaya Gel

Şubat 15, 2009 43 Comments
Blogumda kampanya yapıyorum efem. Yorum yazanlar arasından yapılan çekilişle örgülerimden hediye olarak gönderiyorum. Daha çok yazın şansınızı arttırın :)
Bu babetler İstanbul'dan Selma Hanım'a gidiyor. İyi günlerde kullanmasını diliyorum.
İşin aslı çekiliş falan olmasa da hayalimde hep böyle birşey var. Başka bir zaman için neden olmasın diye düşünüyorum. Ancak bu babetleri Selma hanım çekilişle kazanmadı. Yeni yıl babetlerimi yayınladığım zaman kendisi çok beğenmiş ve örmemi rica etmişti. Parası neyse vermeye razıydı. Bu kadar içten yazması ve ona parayla değil hediye olarak öreceğimi söylediğim zamanki sevinci hemen harekete geçirdi beni. Bir hafta dolmadan bitirdim ama neden bu güne kadar sürdü diyeceksiniz.

Bilek kısmını çok dar yapmışım, tekrar sökmek gerektiği zaman hevesim kaçıyor. Haftalar geçti bir sürü iş bitirdim, bu kalmıştı. Neyse ki bugün bitirdim ve kendisine kargo ile göndereceğim.

Herhalde verdiğim sözü tutmayan biri olduğumu düşünmüştür. Ancak umarım görünce sevinir ve de beğenir.

Kampanya fikrini hala düşünüyorum, zira elimdeki örgü oyuncaklar zamanla birikiyor. Çok yorum yazın şansınızı arttırın hehe :))))

13 Şubat 2009 Cuma

Örgü çizme ve Blog Ödülü

Şubat 13, 2009 31 Comments
Geçenlerde bir tekini bitirip gösterdiğim çizme nihayet bitti. Aslında söylediğim gibi çok çabuk oluyordu ancak yünüm bitince ve aldığım yerde kalmamış olunca, bir süre yeniden gelmesini beklemek zorunda kaldım. Toplamda 2,5 kadar yün gitti (100 gr lıklardan).Kendisine hediye edeceğim yeğenime de dün akşam verdim ve onun üzerinde görüntüledim. Aslında aklımda harika pozlar vardı, sokakta gün ışığında ancak yetişemedi. Çünkü düğmeleri dikerken farkettim ki birini ters dikmişim. Düğme kısmı bacağın içinde kalmıştı. Söküp tekrar dikmek zaman aldı ve hava da zaten çoktan karardı. (İşten geldikten sonra havanın kararmasına biraz daha vardı) Yeğenimin de gecikme üzerine giyinip süslenecek modellik yapacak hevesi kalmadı.
Siyah düğme mi resimdeki bakır düğme mi diksek diye düşündük bunlara karar kıldık, çok daha gösterişli oldu.Örgüyü 6 nolu şişle (ipi iki kat yaparak ) ördüm. Benim ayakkabımın modeline göre 11 ilmekle başladım belli bir miktar arttırdım. Daha sonra şekildeki gibi devam ettim. Aşağıda görülen 1 nolu parça bütün halinde örüldü. Ayakkabı burnundan başlayıp gitgide arttırdım sonra bileğe gelince sağ ve soldan eşit miktarda kestim ortada bir miktar bıraktım. Daha sonra ortadakine devam ederken yanlardan ilmek çıkarıp arttırdım. Bacak kalınlığı kadar arttırılacak. Ancak arttırmaları eşit yapmadım çünkü dikiş kısmının bacağin iç tarafına gelmesini istedim.
Bir de 2 no ile gösterilen dikdötrgen parça ördüm. Bu kısım ise ayakkabının arka topuk kısmını oluşturuyor. Resmini çizmeye çalıştım ama bilmem anlaşılıyor mu?Daha sonra da ayakkabının lastik kısmının hemen kenarından diktim.
embir, ufuk dünyası, çocukça fikirler beni "bloğunu seviyorum" ödülüne layık görmüşler. Her birine teşekkürlerimi ve sevgilerimi gönderiyorum. Bu blog ödülünü paylaşmak için 7 kişiyi seçmem gerekiyormuş. Ancak sanırım neredeyse herkes bu ödülü aldı. Klasikleşmiş gibi olacak ancak ben de takip listelerimdeki kişilere gönderiyorum çünkü takip ettiklerim= okumayı sevdiklerim = her gün muhakkak okuduklarım.

7 Şubat 2009 Cumartesi

Paten Çetesi'ne Giriş Anahtarı

Şubat 07, 2009 29 Comments
10marifette Embir'in bulup yayınladığı gümüş patenler hepimizin çok hoşuna gitmişti. Herkes yapmak istediği için de yapanlar bir paten çetesi oluşturacaklardı. Bir çok kişi ördü denedi. Üç boyutlu olarak ilk Nedret Abla, çeteye girdi. Benim de çok hoşuma gitmişti hemen ördüm. Ancak bir resmini çekip de yayınlayamamıştım. Bu sabah patenime modellik yaptırdım bol bol.
Benimki gerçekten gümüş oldu, daha da süslenebilirdi ama uğraşmadım. Ben anahtarlık olarak kullanacağım zira, Annekaz'da yine gördüğüm bir anahtarlıktan da esinlendim.

Sadece süs amaçlı değil, anahtarlar içine konabiliyor, böylelikle masaya anahtarlığı fırlattığınızda çizilme, çatlama vs ihtimaller ortadan kalkıyor.

1 Şubat 2009 Pazar

Ta Taaaaa

Şubat 01, 2009 41 Comments
10 marifette eski bir ayakkabıyı yenileyip bot yaptıklarını görünce ben de hazırlarda gördüğüm örgü çizme yapmaya heveslendim. Ancak şu an yaptığım düşündüğüm değil, denemek için yaptığım model.

Asıl yapacağım topuklu ayakkabıyı saç örgülü örülmüş bir modelle çizme haline getirip kurdelalarla süslemek. İnşallah onu da yapınca yayınlarım. Ancak şimdiki deneme amaçlı yapıldı ve gerçekten iyi bir geri dönüşüm oldu.

Bu örgüyü çok kısa sürede bitirdim gelgelelim, dikmek zaman aldı. Nubuk ayakkabı olduğu için dikerim sanıyordum ancak iğne işlemiyor. Yabancı sitede matkapla delmişlerdi, ben öyle yapmak istemiyordum. Ben de lastik kısmında yer alan dikişlerden ve lastikten dikerek birleştirdim.

Nası yapsam diye düşünürken bir kızın ayağında yaptığımın aynısını gördüm, siyah lastik örülmüş ve yanında iki tane kocaman düğme vardı. Düğme yerini de yaptım ama daha alıp dikemedim.

Şu an bir tanesi bitmiş durumda ikincisini de yaptıktan sonra daha şık sunumlarla ve yapım aşamalarıyla fotoğraflayacağım. Nasıl bir şekil ördüğümü de şema olarak göstereceğim.

Ayakkabının eski hali atmaya kıyamıyor ama giymiyordum da, şimdi ise yeğenime hediye edeceğim zira o da çok beğendi. Üstelik şimdi çok moda.


Bu da piyasada olan, ben bunun siyahını görmüştüm. Benim ördüğüm de büzüldüğünde aynı böyle duruyor.

15 Ocak 2009 Perşembe

Doğal Kendir İpi'nden Nihale

Ocak 15, 2009 21 Comments
Bir ay önceydi sanırım, Bauhaus'a gittiğimizde halatların olduğu bölümde böyle bir yumak vardı. Hemen arabaya attım ben bunla bişey yaparım diye. Yapılacak şeylerden ona sıra gelmemişti tabiki, ne yapacağımı da düşünmemiştim.

Geçenlerde açtığım Tarifsiz Bir Gece bloğu için her akşam yaptığım yemeklerin resimlerini çekmekteyim. Elimdeki aksesurların, örtülerin yokluğundan mıdır yoksa sıkıldığımdn mıdır bilemem, gözüm hep mutfak eşyalarında. Her gün ufak tefek birşeyler alıyorum. Fon için örtüler küçük kaseler vs.


Ancak bir iki gezdikten sonra gönlüme yatan örtüler bulamayınca ben de kendim yapmaya karar verdim. İlk olarak da bu kendir ipi aklıma geldi. Örtülerin, tutacakların doğal görünümlü, el işlemeli sıcak görünümlü şeyler olmasını arzuluyorum.

Bu ipten de nihale gibi kullanmak üzere yuvarlak bir şey ördüm. Aslında daha büyütüp amerikan servisi yapacaktım ama yuvarlak hoşuma gitmedi onu dikdörtgen yapsam daha iyi olacak. Bu yüzden bir noktada kestim. Normal sık iğne tekniği ile döne döne oluşturdum. Çok sert olduğu için düzgün olmadı ama doğalı da bu bence.
Resim çekmek için peçeteyi bağladığım da bile ne kadar hoş durdu. Siz ne dersiniz?

14 Ocak 2009 Çarşamba

Ördüğüm Pelerin Bitti

Ocak 14, 2009 33 Comments
Geçenlerde bahsettiğim pelerin dün bitti. Akşam annemlerde olmam nedeniyle yeğenime ulaştı ve mankenlik yaptılar. Aslında küçük için örmüştüm ama biraz büyük olmuş :p Sanırım ikisi de giyebilecek. Mankenlerimiz, yukarıda Virgo ablamın küçük kızı prenses, aşağıdaki de büyük kızı Beatnik.

Genel yapılışına dair bir şemayı aşağıya çizdim. 1 ve 2 numaralı gösterilen iki dikdörtgen parça ördüm. Kullandığım şiş 4 no idi ve ilmek sayıları 1 nolu parça için 80 ilmek, 2 nolu parça için 50 ilmek. 1 nolu parçayı genişliğinin yarısı kadar yükseklikte ördüm, ikinciyi de genişliğinin 3 katı kadar. Esneyebilmesi için lastik örgüsü veya haroşa yapmam gerekiyordu, ben haroşa yaptım. Parçaları diktikten sonra uçlarına tığ ile birkaç sıra geçip fırfır oluşturdum. Şapkaya bir büyük ponpon ve öndeki dikiş yerine 3 küçük ponpon yapıp tamamladım.
Yukarıdaki şemada tırtıklı yerler dikilecek bölümleri gösteriyor. Ben önce 2 nolu parçayı birleştirdim sonra sivri kısım tam önüne gelecek şekilde ayarlayıp şapkayı birleştirdim. İsterseniz ucu hafif yanda da durabilir.
Sıcacık tutuyor ve çok da havalı duruyor. Daha farklı süslemelerle zenginleştirilebilir.

11 Ocak 2009 Pazar

Vazgeçilmeyen Dantel

Ocak 11, 2009 19 Comments

Ortaokul ve lise yıllarında uzun yaz tatillerinde annem "boş boş oturmayın dantel örün çeyizinize" derdi. O zamanlar istemeye istemeye başlar ama sonra hoşumuza gider elimizden bırakamazdık. Annem de her türlü elişini bilmesine ve çok becerikli olmasına rağmen terzi olduğu için bize çeyiz yapacak vakti olmuyordu. Biz de üç kızkardeş olarak hepimiz kendimiz yaptık dantellerimizi. Tabi düğün yaklaşacağı zamanlarda birbirimize de yardım ettik.

Üç kız kardeş içinde en küçük olan ben zamanın daha modern dekorasyon anlayışına sahip olması nedeniyle en az dantale sahibim. Ki yine benim her bir takımdan en az birtane var. Diğerlerini düşünün artık. Evimde daha çok spor dekorasyon hakim olduğu için fazla kullanmıyorum. Ama ilerde hayalini kurduğum vintage dekorlu bir evim olursa kullanacağım bende.

Resimdeki oda takımını sanıyorum lise 2 nin yazında yapmıştım. Genelde her türlü örneği gördüğümüz için bu bana değişik gelmişti. Hala da başkasında görmüş değilim bu deseni. Parçalar ve masa için geniş bir örtü olarak örmüştüm. Yaz tatilinde dayımın kızı ile oturup yarışarak örmüştük bunu.

Annem ve ablalarım benim dantel örüş biçimimi pek beğenmezler. Çünkü tığı alışılmışın dışında daha farklı tutuyorum ve bir türlü değiştiremedim. Dolayısıyla biraz daha gevşek oluyor ve herbir birbirinden farklı oluyor motiflerin. Yine de bir araya gelince hoş duruyor. Resimdeki dantelin kenar oyası ise doğaçlama orjinal deseninde farklı bir oya mevcuttu. Bu oya biçimini çok seviyorum ama. Eskiden ördüğüm bir hırkanın yakasını da böyle yapmıştım ve şimdi yeğenime ördüğüm pelerinin de uçlarına bundan yapıyorum.

9 Ocak 2009 Cuma

Pelerinim

Ocak 09, 2009 31 Comments
Bu pelerini kayınvalidem bana hediye olarak örmüştü. Haftalar geçti resmini koyamadım. Ce kendi resmimi yayınlamamı istemediği için ablama modellik yaptırdım.

Bu aksesuar o kadar hoşuma gitti ki sürekli giyiyorum. Yarım olmasına rağmen sıcacık tutuyor ve şapkasındaki büyük ponponu çok hoş duruyor. Paşa'nın annesi olan ablam (resimdeki odur) , büyük yeğenim voodoo bird, küçük yeğenim prenses hepsi şişti. Sırayla hepsine öreceğim. Prensesinki bitmek üzere yakında aşamalarıyla yayınlayacağım.

Yapılışı ise çok basit. Uzun bir atkı gibi dikdörtgen bir parça örüyorsunuz, sonra şapka için bir kare birleştirip süslüyorsunuz.

28 Aralık 2008 Pazar

Yeni Yıl Babetlerim Bittiiiii

Aralık 28, 2008 38 Comments


Bu yazımda yapmayı planladığım babetlerden bahsetmiştim. Nihayet bitti. Aslında bir kaç ufak işi daha kaldı, resimden de anlaşılacaktır. Bir ayağın püskülleri eksik. Bu babet şekli ve tasarımı ile tamamen kendi uydurmam, esinlendiğim birşeyler oldu tabi. Annekaz da böyle bir babet görmüştüm ama beyaz kısmı çorap gibi örgü idi. O zamanlardan daha kalbime işlemişti.

Tamamını tığ ile ördüm. Ama kırmızı altı kısım şişle örülse daha çabuk bitebilir böyle uzun sürdü. Ancak bir o kadar da sağlam oldu, dışarda bile giyilse paralanmaz.

Önce uzun bir zincir çekip etrafına sık iğne yapmaya başladım. Burdaki zincirin uzunluğunu şöyle ayarladım. Ayağımın tam ortasına uzunlamasına koyunca yanlardan örmem gereken miktar (atıyorum 3 cm ise) boyu da örüldüğünde yukardan ve aşağıdan 3 cm eklendiğinde ayağımın uzunluğu olmalı. Yani ayağıöım toplam uzunluğundan 6 cm eksik bir zincirle başladım. Etrafını dolandıkça oval bir şekil aldı bu arada dönme yerlerinde büzgü yapmayacak kadar arttırdım. Sonra arttırmayı bırakıp biraz da büzerek kayık gibi olmasını sağladım ve topuk kısmı istediğim yere gelinceye kadar devam ettim. Daha sonra ön kısmını biraz üzerine döndürmek için ileri geri azaltarak ördüm ve kırmızı bölüm bitti.

Fileli çorap kısmını ise iki parçada yapyım. Önce üçgen şeklinde bir file ördüm onu ayağın üst kısmına gelen yere diktim. Diktikten sonra bilek etrafından kırmızı kısmı da birleştirerek döne döne yukarı çıktım. Bağcığını zincir çekerek yaptım, uçlarına ponpon yapacaktım ama üşendim. Püskül yaptım. Kırmızı kurdela da güzel olur diye düşünüyorum.

Model olarak yeğenimi kullandım yani benim ayaklarım değil ama aynı numarayız.

Bir tarifle yazımı bitireyim benim çok sevdiğim, özellikle kahvaltılara yakıştırdığım lor peynirli biber kızartması. Biberi doğrayıp kızarttıktan sonra başka bir tavaya alıp (fazla yağlı olmasın diye) lor peyniri ekleyip bir iki çevirin, peynir ısınsın yeter. Afiyetle yiyin. Bence biber ve lor peyniri birbirine lezzet olarak çok yakışıyor, biber kızartması sevmeyen Ce bu tariften sonra yemeğe başladı.

2 Aralık 2008 Salı

Kalbimin İncisi

Aralık 02, 2008 15 Comments

Dün yazdığım yazıdaki 2*170 soru bitti. Geriye kaldı diğerleri. Bugün de bir kısmı bitecek, kolaylık dileyen yorumlarınız için teşekkürler.

Bilmiyorum Bir Yastıkta'yı ne kadar takip ediyorsunuz. Çok içime sindi ve çok güzel yazılar yayınlandı. Gerçi benim çıraklar iş yoğunluğundan şikayet ediyorlar ya neyse. Yazıları 3 farklı kişi giriyor. Yazıların stilinden farklılıklar anlaşılıyor zaten. Benim bilgiç, eğitsel yazılarım, arkadaşımın yazar uslubündeki yazıları, ablamın şen şakrak yazıları. Neyse efendim aklım hep düğün nikah mevzularında. Ben de şu siteye konulacak birşeyler yapayım diye düşünüyordum nikah şekeri örneği olarak.

Dün onca işlerimin yanı sıra canımı sıkan bazı şeyler oldu (şimdi iyi hissediyorum merak etmeyin) . Canım sıkıldığında birşeyler örmek beni rahatlatır. Zaten Ce de telefonda yemek yapma sipariş veririz deyince oh ne güzel gider gitmez oturdum örgüme. Aslında birkaç yarım örgüm var ama yukarda yaptığım süsün görüntüsü şak diye gözümün önüne geldi yolda. Eve gimeden önce tuhafiyeye uğradım eksiklerimi aldım ve yaptım.

Size nasıl oluyor bilmiyorum ama şu ilham perisi bende şöyle çalışıyor. Yıllardır böyle ve çözemedim neden böyle. Bir şey yapcaksam onun görüntüsünün tamamının bitmiş halini zihnimde görüyorum. Eğer aynısını yaparsam çok güzel oluyor, yok birşeyler eksikse asla düzelmiyor. Örgüler, süsleme, ev dekorasyonu, her türlü tasarımda bu böyle. Annem bu yüzden benden çok çekmiştir. Terzilik yaptığı yıllarda dikeceği kıyafetlerin görüntüleri kumaşı görür görmez zihnimde canlanırdı. Her bir ayrıntıda olmadı şöyle yap diye kadıcağızı uğraştırırdım. Sadece kendi kıyafetlerimiz olsa iyi, müşterilerininkini de. Annem derdi boşver uğraştırma beni, ki çoğunlukla müşterilerin benimki kadar istekleri olmuyordu.

Buna benzer bişey evlenmeden önce evimizi dekore ederken oldu. Mutfağı komple yeniden yaptıracağız ve benim zihnime kırmızı bir mutfak görüntüsü geliyor sürekli. Olamaz diyorum çünkü mutfak hem küçük hem de küçük pencereli, karanlık olur boğar falan. Aylarca hep başka renklere baktım araştırdım. Ama içime sinen birşey olmamıştı. Sonra bir mutfak tasarım mağazasına gittik. Ben kararsızım adam farklı renkler gösteriyor, önerilerde bulunuyor birden benim gördüğüm kırmızıyı gösterdi. Ne çok parlak, ne çok kırmızı harika bir kırmızıydı. Tamam bu dedim ve şimdi mutfağım kırmızı. Ne boğucu ne karannlık, çok güzel oldu.

Nerden nereye, işte akşam bu kalp şeklindeki süsün görüntüsünü gördüm. Aynısı oldu yaptığım. Nikah şekeri örneği olarak tasarladım ama kendime peçetelik yapıcam birkaç tane daha örüp. Sonradan aklıma geldi ki örgü yerine kırmızı bir polarla daha kolay ve hızlı şekilde nikah şekerleri olabilir.

Bu örgünün sonunda hem rahatladım hem de çok hoşuma gitti. İnsanın hobileri olması güzel şey.

25 Kasım 2008 Salı

Bebekler İçin Kirazlı Atkı Şapka Takımı

Kasım 25, 2008 32 Comments

Bu yazımda bahsettiğim atkı bere takımını nihayet hafta sonu bitirdim. Aslında çoktan bitmişti ama süslemeleri kalmıştı. Herşeyi ören ben, ponponlar konusunda beceriksizim. Aslında ponpndan olması gereken kirazları onca denemeden sonra yapamayınca (daha doğrusu istediğim gibi görünmedi bir türlü gözüme, sanırım kullandığım ipin ince oluşundan, kirpi gibi oldular) bende başka çare yok öreyim bari dedim.

Atkının ucuna diktiğim kirazların saplarından ve yapraklarından her iki tarafta da gözükmesi için fazladan ördüm ve iki yönde de tutturdum. Toplamda atkı için sekiz top, ve sekiz çift sap ördüm.


Şimdi hediye edilecek bir bebek aranıyor :)

28 Ekim 2008 Salı

Tavşi

Ekim 28, 2008 17 Comments







Geçenlerde bahsettiğim tüylü amigurumi nihayet bitti. Aslında neredeyse bitmişti ama bacakları için ipim kalmamıştı. Tekrar yüncüye gitmek zaman aldı ve bugün bacakları da tamamlayarak bitirdim.

Amigurumi yaparken genelde kafamda canlandırıyorum, sonra onu tamamen keyfi şekilde (şablonsuz şekilsiz) örüyorum. Bunca amigurumiden sonra daha geliştiğimi farkediyorum.

Bazen yaptığım bir hayvanın çok iyi bilsek bile ayrıntılarına gerçekten dikkat etmediğimizi farkediyorum örerken. Mesela ağız, ayak vs. Bu tavşanın ağzını şekillendiriken gerçek tavşan resimlerine baktım. Mümkün olduğunca benzetmeye çalıştım zira çizgi şeklinde bir ağız insan görünümlü bir hayvan izlenimi uyandırıyor.



Kulakları iki parça şeklinde örüp birleştirdim, yine bacaklar da iki parça. Ağzın üst tarafı yaprak şeklinde iki parça ve alt kısmı da üçgen şeklinde bir parçadan oluşuyor. Dikerken dişleri altta kalacak şekilde birleştirdim. Burun ve göz ayrıntılarını işleyerek yaptım. Bıyıklarını da bir ambalaj kağıdını kestim. Aaa birde sepet ve havuçlar ördüm ki tavşimiz aç kalmasın :)

Çok sevimli oldu gerçekten. Siz ne dersiniz?

9 Eylül 2008 Salı

Salyangoz Sally'nin Arkadaşları

Eylül 09, 2008 6 Comments
Bizim Sally yalnızlıktan çok sıkılıyordu. Sonra kendisine yeni arkadaşlar edindi. İşte Sally'nin arkadaşları. Cally, Tally, Bally.



Dört kafadar bir araya gelince... Dönmedolaba binmeye karar verdiler.


Şimdi dönüp duruyorlar...

Bu oyuncağı çocuk odalarına ya da beşik başlıklarına süs olarak düşündüm.. İki çubuğun ucuna kurdelalarla salyagozları bağladım, biraz da süsledim. Şimdilik resimlerini çekmek için kapıya astım, hediye edilecek bir bebiş bulununca hemen verilecek.