27 Nisan 2016 Çarşamba

Koningsdag 2016

Hollanda'da yaşamaya başladığımızda ilk farkettiğim şeylerden biri insanların keyiflerine düşkünlüğü idi. Evlerini ve bahçelerini özenle dekore ediyorlar (aslında bununla ilgili bir yazı yazmalıyım, Hollanda'daki kadar iyi dekore edilmiş evler başka hiçbir yerde görmedim), eğlenceleri layıkıyla kutluyorlar, güneşi bulduklarında hemen kapı önlerinde oturup güneşleniyorlar ve gerçekten keyif için yatırım yapıyorlar (keyif için gerekli eşyaları almaktan kaçınmıyorlar falan). Ulusal olarak kutladıkları bir gün var ki eğlencenin dibine vuruyorlar diyebilirim. O da 27 Nisan tarihindeki Koningsdag ( Kingsday) , yani Türkçesi Kral günü.

Hollanda'nın kralı var biliyorsunuz. İşte bu gün kralımızın doğum günü tüm ülkeden sevinçle kutlanıyor 😀 ( detaylı bilgi isteyenler buraya ) Aslında gördüğüm kadarıyla kral kimsenin umrunda değil ama bu eğlence ruhu şahane. Bugün resmi tatil ve çoğu mağazalar kapalı oluyor. Kutlanma şekli ise epey ilginç. Herkes baştan aşağı turuncu giyiniyor, abartılı aksesuarlar takıyor ve herkes pazar kuruyor.

Evet, herkes tezgah açıp satış yapıyor. Evinde satmak istediği ne varsa, giysiler, eşyalar, kitap/cd/plaklar, çocuk eşyaları ve oyuncakları çok ucuza satılıyor. Tabi herkes fiyatını kendi belirliyor ama kabaca bir piyasa oluşmuş durumda. Çocuk kıyafetleri parça başına ortalama 0.5-1eu arası, oyuncaklar 10 centen oyuncağa göre 2-3 euroyu bulan fiyatlarda satılabiliyor. 


Genelde sabahtan akşama kadar açık oluyor tezgahlar ama birçok kişi öğlen toplayıp eğlenceye gidiyor. Kralın alay geçidi, müzik, dans gösterileri, ayaküstü satış yapılan yiyecek/içecek standları, kişisel performan gösterileri, aklınıza ne gelirse..


Biz ilk kez 2014 yılındakine bilmeden katılmıştık. Olağan alışveriş için çıktığımızda heryere kurulmuş tezgahları görünce coşmuş, epey de güzel şeyler almıştık. Bir yıl sonra artık olayı biliyor olduğumdan, günler öncesinden beklemeye koyuldum. O zaman daha 3 aylık olan oğlumu slinge bağlayıp, kızımı da pusete atarak kasabamızın pazaryerine gittim tek başıma. Eşim resmi tatil olmasına rağmen çalışmayı seçmişti ve o kadar çok şey almıştım ki bebek arabası doldu taştı eve zar zor gelmiştim.

Bu yıl ise kızım artık ilkokula başladığı için, bahar tatili başlamadan önceki son gün 22 Nisan'da okulda kralgünü kutlamasına katıldı. O gün okulda birçok oyunlar düzenlenmiş, danslar edilmiş ve ikramlarda bulunulmuş. Tabi ki tüm çocuklar da turuncu giymişti.


Bu yılki kral günü için ise oldukça heyecanlıydım. Özellikle almak istediğim bazı şeyleri bu güne saklıyordum belki bulurum diye. Ancak birkaç gündür acayip olan hava durumu bugün de benzer olacaktı.

Sabah saatlerinde 3-4 saatliğine yağış yom gözüküyordu. Gerçekten uzunca bir süre yağdıktan sonra durmuş güneş açmıştı ve yakınlarda da bulut gözükmeyişindem cesaret alarak çocukları hazırlayıp pazarın kurulacağı parka gittim bisikletle. Eşim yine çalışıyordu.

Yolda hava gayet iyiydi ama parka vardığımızda yine dolu başladı, saçağa sığındık. İnsanlar yine vardı ama geçen senenin yanına yaklaşılmazdı. Kızımın istediği iki küçük parça şeyi alıp, biraz oyalanıp geri döndük. Hava buz gibiydi, çocukları bisikletin kapalı parçasına koydum, ben yağmur altında bacaklarım ağrıya sızlaya geri döndüm. Arka araba çok ağır olduğundan sürüş epey zahmetli oldu, bir de sanırım lastikleri gözden geçirmem gerekiyor, sönmüş olmalılar.

Öyle yoruldum ki, neredeyse gittiğime pişman oldum ama bir yandan da mutluydum çünkü üç haftadır kayıp olan çok sevdiğim yağmurluğumu buldum. Kızımın doğumgününü bu parktaki mekanda yapmıştık ve ben askıda unutmuşum. Orda unuttuğumdan tam emin olmamakla birlikte içsesim bulacağımı söylüyordu ve bingo. 

Eve gelip oğlanın öğle uykusu ve yemek faslından sonra hava bu sefer açmış görünüyordu ve akıllanmayan ben, bacaklarımın ağrısına rağmen çocukları yeniden hazırladım, bu kez komşu kasabaya gittik otobüsle. Evet burada daha yoğun kutlamalar vardı, pekçok da tezgah açılmıştı ama gönlümüze göre bulamadık. Bir mağazadan birkaç ihtiyacımızı alıp, çocukları da eğleyip iş çıkışında bizi almaya gelen eşimle geri döndük. Çocuklar pek lafımı dinlemedi bugün, bol bol ağladılar, fakat hem onlara hem de bana bu gezi iyi geldi :) Bacaklarımın ağrısı geçti ve çocuklar da erkenden uyudu. 

Belki bir sonraki kral gününde biz de tezgah açarız kim bilir?



6 yorum:

  1. Güzel bir yazı olmuş. Doğrusu benim böyle özel bir günden hiç haberim yoktu. Yani sizin blogunuzdan ilk defa öğrendim.

    Hollanda'da yaşayan insanların yaşam tarzına gelince de belki de en iyisini onlar yapıyor. Anı yaşamak en güzeli.

    YanıtlaSil
  2. Kral gününü bilmiyordum. Yeni bir şey öğrendim :)

    YanıtlaSil
  3. Ne tatlılar, eğlenmeye vakit ayırmaları ne güzel bir şey...
    yağmurluğunu bulmana da sevindim :)

    YanıtlaSil
  4. İnsanların kutlayacak günleri var. Ah depresyonunu aşamayan Türkiye.

    Cok hoş şeyler bunlar :)

    YanıtlaSil
  5. Sayende yeni bişey daha öğrendim.. Seni ve çocuklarını bisiklet üstüne görmeyi çok isterdim ayrıca :)

    YanıtlaSil
  6. Ay bayıldım ben bu kral gününe ya... Bir kez daha özendim şimdi yurt dışında yaşamaya. Ben olsam ben de kara sular inene kadar gezerdim deli gibi:) Süpersin.

    YanıtlaSil