27 Ekim 2011 Perşembe

Doktorsuz GeBe ve İlk Kontroller

Slovakya'da geçirdiğim hamilelik bugünlerde düzenli bir kontrol altına alınmış olsa da ilk başlarda oldukça belirsizdi. O zamanlar o kadar çok panik yaptım ki Avrupanın ortasında ıssız adada kalmış gibi hissediyordum kendimi. Yine de sonradan "amaan eskiden doktor mu vardı annelerimiz nasıl doğurdu" demeye başladım ve kendimi rahatlattım. Hala da Türkiye'deki ve diğer ülkelerdeki farklılıkları hissettikçe önemli olanın doktorların yaklaşımı değil annenin huzuru olduğunu söylüyorum kendime. Diğer yandan burada çok sayıda hamile ve bıcır bıcır çocukları görünce içime bir ferahlık doğuyor, çünkü burada hamilelik ve doğum çok sıradan şeyler olarak görülüyor. Herhalde doktorlar da yeteri kadar tecrübelidir diyorum.

Şöyle ki hamile olduğumuzu öğrendiğim 5. haftadan itibaren doktor bulmaya çalıştık. Eşim kurstan ve iş yerinden arkadaşlarından doktor sordu. Ancak burda her doktor ingilizce bilmiyor, bilenlerden bazıları ise tatildeydi. Böylece malesef öğrenir öğrenmez doktora gidemedik. En sonunda Pastourova üniversite hastanesinden birini bulduk, Dr. Peter. Burada meğersem PhD ünvanı olan doktorlar ingilizce biliyormuş (sonradan öğreniyoruz). Neyse Peter bize bir randevu tarihi verdi. Bebeğimizin varlığını ilk olarak 7. haftanın sonlarına doğru ultrasonda görebildik. Bize kesenin var olduğunu gösterdi ve 3 gün sonrasına yine çağırdı. Bu sefer bebeğin canlı olup olmadığını söyleyecekmiş. İlk başta bu lafına sinir oldum, üstelik o haftalarda kalp atışı bile duyulabilirken neden kalbini dinlemedi de böyle demişti. Sonra gittiğimizde bebeğin büyüdüğünü teyit etmiş olduk tabi. Sadece kalp atışı değil gelişmesi de önemliydi elbette. Bu sefer kalp atışını da dinlettirdi. Bu iki muaynede de ne bir hamilelik kartım oluşmuş, ne bir öneri sohbetleri gelişmiş ne de bir hap önerilmişti. Sanki sahipsiz gibi hissediyordum. Türkiyedeki hamile arkadaşım 4. haftadan itibaren doktorunun özel ilgisine maruz kalmıştı bense...

Neyse Peter aslında gebelik takip doktoru değil, doğum uzmanıymış. Bize başka birini bulmuş, onun adres ve ismini verdi. 28. haftaya kadar beni onun takip edeceğini, sonrasında ona tekrar gelmemizi istedi. Ben de adamın günahını almışım boşu boşuna, onun işi olmamasına rağmen adamcık benim için diğer işlerinden zaman ayırmıştı.

Ertesi gün verilen adrese gittik. Burası özel bir klinikti. Bir orta yaşlı bayan tansiyonumu ölçtü bir kartı doldurdu ve kan örneği aldı. Ancak kadın tek kelime inglizce bilmiyor, başımdan aşağı kaynar sular indi ben napıcam diye. Yaptığı işleri de orada bekleyen diğer bir hastanın yardımıyla az buçuk yaptık. Sonra elimize 3 hafta sonrasına almak üzere bir sonuç kağıdı aldık, hepsi o kadar.

Nasıl şok olduğumu anlatamam. Bu kadın doktor mu, neden bişey demedi, muayne etmedi, bana kart vermediler, ne yapıcam ne edicem kimse bişey demedi.

Biz de kendimiz eczaneden hamilelik için haplardan istedik, tavsiye ettikleri bir multivitamin hapına başladım, sorularımı da internet araştırmalarımla gidermeye çalıştım. Meğersem ilk hamilelik ortaya çıktığında bir kan bir de idrar tahlili yapılırmış. Benim kanım bu ziyarette alınmıştı ancak idrar tahlilim sonraki randevumuz olan 3 hafta sonra olacağını görecektim. Bu tarihler yine Türkiyeye göre oldukça geç, orda daha ilk doktor kontrolünde yapılıyor.

Bir sonraki randevu 11. haftaların ortalarına geliyordu. Ancak bundan önce Dr. Peter' ı yine ziyaret ettik. Zira tam 10. haftanın bitip 11. e başladığımız zaman bir miktar kan buldum çamaşırımda. Günlerden Pazardı ve çok korkmuştuk. Hemen Peter'ı arayıp durumu anlattı eşim, o da eğer kan koyu renkse ertesi gün (Pazt) gelmemizi, açık renk ise vakit kaybetmeden acile gitmemizi söyledi.

Bu kısma biraz değinmek istiyorum. Çünkü bu konuda hiç bilgim yokmuş daha önceden ve bu yüzden çok stres olmuştum. 10-12 haftalarda bebeğin bulunduğu kese yer değiştiriyormuş. Başlarda kese rahmin alt kısımlarında bulunuyormuş (bu rahmin vücudumuzdaki yeri, yani mesanenin arkası, bu durum idrara sık çıkma eğilimi doğuruyor), daha sonra rahim yukarıya doğru büyüyor ve tam bu haftalarda kese de yukarı doğru yer değiştiriyormuş. İşte bu yer değiştirme sırasında rahim duvarlarından kan ve pıhtıları gelebiliyormuş. Bu kanamaların %90 ı normal iken %10 u düşük riski olabiliyormuş ve normali düşükten ayıran fark, kanamanın bir süre sonra durması ve sancısız olmasıymış. Sancı varsa hemen doktora gidilmeliymiş. Benim çok şükür sancım olmamıştı ve birkaç saat sonra tamamen durmuştu. (Birkaç saat boyunca da sürekli değil, aralıklı olarak 3-4 sefer gibi bozuk para büyüklüğündeki spotlardan oluşuyordu).

Neyse biz de pazartesi günü tekrar Peter'a gittik, bebeğin iyi olduğunu öğrenip rahatladık. Ancak o zamana kadar beklemek ölüm gibiydi, sürekli dua ediyordum. Muayne sonrasında Peter'a bize verdiği doktoru sorduk, dedik gittik ingilizce bilmeyen biri vardı doğru kişiyi mi önerdiniz bize diye? Yoo dedi o ingilizce biliyor, acaba konuştuğumuz kişi asistanı mıydı?

Ertesi gün de tahlil sonucu için bize verilen gündü. Ne olacağını hiç bilmiyorduk, sadece sonuçları alacağımızı sanıyorduk. Meğer başka bir bayan daha varmış ve evet o ingilizce bilen doktormuş (ismi Janka, Yanka diye okunuyor). Bu arada her iki doktorun da ingilizceyi şakır şakır konuştuklarını sanmayın, yeteri kadar biliyorlar ama öyle uzun uzun anlatacak kadar değil. Öncesinde idrar örneğimi de aldılar. Sonra doktorun muayne odasına girdik eşimle. Kan değerlerimin excellent olduğunu söyledi ve bana nihayet 11. haftada bir hamilelik takip kartı hazırladı ve verdi, bebeğimizi muayne etti ve yaklaşan ikili tarama testi için Kosice'de tek yer olan kliniğe gidip randevu almamızı, ardından sonuçları ona getirmemizi söyledi.

Bu zamana kadar kimse kilomu ölçmemişti o da ölçmedi bana sordu, ben de emin değildim ama kabaca bir değer verdik ve mutlu mesut ayrıldık. Evet sonunda benim de gebelik takip doktorum olmuştu, 11. haftada ama olsundu :)

5 yorum:

  1. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  2. saglikla kucaginiza alin ...bu arada bebegin kemik gelisimi icin gerekli folik asit de kullanmalisiniz ...sabirla beklemissiniz bir keresinde kizim gece kipirdamadigi icin acile gidip ultraschal da baktirmistik ...hamilelik cok güzel ama evhamli beni cok yormustu. ALLAH kolayliklar versin ...
    arzu

    YanıtlaSil
  3. sevgili arzu ilgine teşekkür ederim, ilk baştan beri folik asit alıyorum, multivitaminin içinde de günlük folik asit ihtiyacı var

    YanıtlaSil
  4. Hayirli olsun, insallah bebegini saglik bir sekilde kucagina alacagin gunleri gorursun. Bu arada doktor bulamama ve doktora gidememe konusunda yalniz degilsin. Yaklasik 3 senedir Avustraya'da yasiyorum ve buradaki saglik sistemi pek ilerlemis degil.6 haftalikken hamile oldugumu ogrendim ve aile doktorumdan bizi en uygun hastaneye yonlendirmesi icin bilgi edindik ama bebegimi ilk defa 2 gun once 15 haftalikken ultrasonda gordum.Ve artik beni de gebeligim boyunca takip edecek bir doktorum oldu.Inan bu zamana kadarda hamile oldugumun farkinda bile degildim.Ayni senin gibi herseyi Turkiye ile kiyasliyordum.Ayni derdi paylasiyoruz yani :)...

    YanıtlaSil
  5. ay canım ya senin de durumun benimkine benziyor, ilk gebelik ise (benim öyle) eğer daha endişeli oluyor anneler ama herşeyden önemlisi bebeğin sağlığı, eşim de ben de doktorların amaç değil araç olduğunu düşünüyoruz, evet faydaları var ama çok da bunları düşünüp endişelenmemek lazım

    YanıtlaSil