6 Şubat 2019 Çarşamba

6/2 Anlamak Degil Kabul Etmek

Hayat cok karmasik. Ozellikle insan iliskilerinde olay daha karmasik bir hal aliyor. Her gun gordugumuz, hayatinin cogunda yaninda oldugumuz kisileri bile anlamakta zorluk cekiyoruz bazen. Evren her an akista, dolayisiyla icindeki bizler de akistayiz. Degisiyoruz, donusuyoruz, buyuyoruz, cogaliyoruz, artiyoruz. Her saniye bedenimize etki eden binlerce uyarana maruz kaliyoruz. Yetmiyor akilli beynimiz durmadan calisiyor. Noronlarin hizinda milyonlarca dusunce uretiyor. Kendi kendimize bile tum bu uyaranlari takip etmekte bile basarili degiliz. Kaldi ki insanlari anlamaktan bahsediyoruz. Anlamak mumkun degil. Tum acik yurekliligi ile anlatsa bile aynisini anlamak mumkun degil.

Hal boyle olunca, beni kimse anlamiyor ile baslayan, neden benim gibi duyarli degil seklinde gelisen dusunceler, baskasinin tepkisine neden boyle yapti diye baglanan karalar eksik olmuyor. Hepsi anlamsiz. Bence bize verilen akil bunlari anlamaya calismak icin verilmedi. Ne bileyim bilim icin sanat icin falan verildi. Baskalariyla olan iliskimiz icin de kalp verildi. Kalp en degerli organim benim. Beyin mi kalp mi deseler kalbi secerim. 

Kalp inancin, duygunun yuvasi. Ayni beynin dusuncenin yuvasi oldugu gibi. Insan iliskilerinde kafa yormak degil, inanmayi secmek ve birakmak gerek. Genelde iyi hisler aldiginiz biri mi karsinizdaki, o zaman buna guven, iyi niyetine inan ve birak. Arada olan ufak arizalar butunun parcasi degil. Hepimize olur, az uyumustur veya bir seye cani sikilmistir. Gecer. O anlarda cikan arizalar butunu bozmasin.

Eger karsinizdaki hep olumsuz hisler aldigin biri ise, biraz uzaklas. Mecbursun diyelim iliskiyi azalt ve oyle kabullen. Neden boyle diye sorma. O oyle sen boyle. O zaman is daha basit. Karmasiklastirmaya gerek yok.

Kabullenme basladiginda insan daha huzurlu oluyor. Bazen tatsiz bir olay yasanmis oluyor, keske olmasaydi dedigin. Ama olmus. Gerekeni yaptiysan kabullen ve birak. Olan ile olene care yok. Yasanan yasandi biten bitti.

Bunlari niye yazdim. Sahsen kimseyle bir problemim yok. Sadece ozellikle esimin bazi anlarindaki laflari (ki genelde cani sikkin oldugunda) bana batiyor. Bir an gozlerim bugulaniyor ama diyorum hayir dur. Iyi niyetinden emin oldugun kisiden suphe etme. 


Eskiden aralari iyi olan ama sonradan biraz uzaklasmis iki arkadasim var. Dun gece ruyalarimda onlarla ugrastim ve cok az uyudum. Ikisini de cok seviyorum ama cok mudahale etmedim bu zamana kadar. Cunku sadece ikisinin arasinda benim bilmedigim konular vardir diye dusundum. Var ya da yok bilemiyorum hala ama surasi bir gercek ki, bazen kisi kendi yasamis olsa bile kendine bile itiraf edemedigi gercekler olabiliyor. Degil ki bunlari bana anlatsin. Iste o zaman asil mesele kustugun kisiyle yuzlesmek degil, kendi icinle yuzlesmek oluyor. Oyle zor bir sey ki...

Tabi onlarin durumu icin olay bu mu degil mi bilmiyorum. Sadece tahmin. Cunku genel olarak biliyorum ki kirilganliklarin cogu sebebi yanlis anlasilmalar. Yanlis anlasilmalarin nedeni de kisisel suzgeclerimiz (buna koruma kalkanimiz da diyebiliriz). Bu suzgecleri sekillendirenler ise bizim inanclarimiz, gecmisimiz, karakterimiz, aliskanliklarimiz....vs Bu durumda yanlis anlasilmayi cozmek demek, suzgecleri gozden gecirmek demek (bir nevi iki kisinin koruma kalkanlarini carpistirmasi anlamina geliyor). 

Fakat kolaylastirmanin yolu ise cok basit. Kabul etmek. O oyle ben boyle. O zaman bitiyor.

4 yorum:

  1. Evlilik terapisinde de çok sık rastlanır bu soruna; iki kişi ayrı ayrı ele alındığında muhteşem insanlar ama bir araya gelince korkunçlar, ilişkinin dinamiği, kişiliklerin çatışmaları, bütünlenme sorunları.. oldukça ilginç bir alan tabii benim için :D Neyse. Asıl yazmak istediğim şu: yazın çok hoşuma gitti çünkü kalple düşünmek, akışa bırakıp kabullenmek konusu üzerinde ben de çok düşünüyorum. Fakat benim geldiğim nokta senden birazcık farklı: ben "kabullenmek"i "anlamanın bir yolu, aracı" olarak düşünüyorum. Çünkü bana göre, bir insanı anlamak mümkün! Belki %100 değil ama sana o an çok anlamsız gelen bir davranışını bir başka anda anlamak, gerek empati yeteneğin, gerek o insanla önceki deneyimlerin, gerek o insanın kendini açması ile mümkün ve %100 her ayrıntısını değil ama bütününü anlıyorsun insanların, zamanla. Benim işimde biraz daha mümkün belki ama mesela evlilikte, çocuğunla ilişkinde çok hissedersin "buna şu tepkiyi verecektir" ya da "bu tepkisi yanlıştı ama şu nedenle verdi" diyebilirsin. Bu işte "anlamak" bence. Kabul etmek ise şu; bir insanı sana ters, seni üzen, seni öfkelendiren yönleriyle birlikte ele alabilmek ama bu özellikler üzerinden değil, genele bakarak "değerlendirmek" yani onu bütüncül bir yaklaşımla düşünmek, kabul etmek. Eksisi, artısıyla. O nedenle ben "anlayamazsın, o zaman kabul et" yerine "kabul et ve o şekilde anla" diye düşünüyorum.. Ne dersin bu fikre? ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ceren aslında çok farklı şeyler söylemiyoruz. Anlamak imkansız değil ama çok zor yani ciddi emek ve zaman isteyen bir iş. Birinci derecede yakın Kişiler için bu zaman ve emeği harcamaya değer, ikinci derece yakınlar için de değer ama bu sürede herkes farklı yöne çoktan gitmiş olabilir, bağlar kopmuş olabilir. Bu yüzden doğrudan sonuca gitmek daha mantıklı geliyor bana. Sosyal ilişkilerimizde yaşadığımız kırgınlıklara kafa yormaktansa kabullenip affedip yola devam etmek daha kolay bence. Tabi kişi kendi kişisel gelişimi için insanları anlayıp kendini zenginleştirmek istiyorsa onu da yapabilir pekala.

      Sil
    2. Ah meslek hastalığı, ben herkesi anlamaya çalışıyorum :D Özel ilgim insan anlamaya çalışmak :D

      Sil
  2. mükemmel bir analiz olmuş..Teşekkürler

    YanıtlaSil