4 Şubat 2017 Cumartesi

56,57,58. Ay Mektupları

Önceden ayın 23'ü geldiğinde aklıma direkt sen geliyordun kızım, ne oldu da bu değişti, ben neden yazmayı bıraktım inan bilmiyorum.  Fakat en azından 60 ay boyunca yazmak istiyordum. Yani çok kalmadı aslında fakat belki de yine devam ederim bilmiyorum. Şimdi hatırladığım kadarıyla geçmiş mektupları yazacağım. Telefonumu da değiştirdiğim için geçmiş fotoğraf albümleri işe yaramadı bu sefer, iyi ki instagram var.

Kasım -56. Ay

Kasım ayı Hollanda'da iki aydan fazla sürecek olan festival aylarının başlangıcıdır. Artık sen de bilincinde olduğun için, kasım ayındaki Sint Maartin günü için çok heyecanlıydın. Bu günde çocuklar genelde kendi yaptıkları fenerlerle hava karardıktan sonra kapı kapı dolaşıp, bir şarkı eşliğinde şeker dilenirler :) O gün havanın feci soğuk olmasına rağmen (-2 dereceydi hatırlıyorum), bir saatten fazla dolaşıp bir torba şeker topladın. Ben peşinde dolaşırken soğuktan donmuş eve geldikten bir saat sonra bile hala ısınamamıştım. Sen ise gayet keyifliydin. 

 
Bu ay boyunca okul sonrası aktivitelerin ve haftasonu gittiğimiz (artık sona erdiği için gitmiyoruz) Düşle Yaşa atölyesi tam gaz devam etmişti. Hava da soğuduğu için kapalı oyun alanları ve arkadaş ziyaretleri de yaptık. Bugünlerde kardeşinin inatlarını yaşadığım için düşünüyorum da, gezme konusunda hiç sorun çıkarmadın. Gezmeyi hep sevdin ve çoğunlukla sen talep ettin. Hatta bugünlerde daha fazla etkinliğe gitmeyi talep ediyorsun ancak biraz boş vaktinin kalmasını tercih ediyorum.

Aralık -57. Ay

Aralık ayına damgasını vuran ve daha dün yeniden gidelim dediğin Maldivler seyahatimizdi. Orada nasıl özgür ve mutlu olduğun hala gözümün önünde. Her geçen gün kendinden emin tavırların artıyor ama bence orada bir sıçrama oldu. Bazen gerçekten hayret ediyorum, hayranlıkla seni izliyorum ve sonra sen ka.ka, pi.pi, po.po gibi ayıp kelimelerden oluşan uydurma şarkını söylüyorsun ve ardından klasik kikirdeyişini yapıyorsun ya, tamam diyorum zıpır geri döndü :) Böyle bir hanım hanımcık bir kuduruk hallerin arasında gidip gelirken hayatımın ne kadar renkli olduğunu tahmin edersin.

 
Kardeşinle olan ilişkin hep iyiydi ama o konuşmaya başlayıp da kendini daha iyi ifade ettikçe biraz daha güçlendi sanki. Artık beni işe karıştırmadan birlikte oynuyor, bir çok hain plan yapıyor, evin içinde koşuşup, kikirdeyip, bağrışıp duruyorsunuz. Arkadaşlarınla olan oyunlarında dahi hep oyun kurup kural koyan kişi olduğun için, kardeşinle oynarken kendine iyi bir kurban bulduğunu söylememe gerek yok herhalde. Sen şimdi şurda dur, şunu yap, oldu mu Eren, tamam mı? sesleri yankılandı evde. Kardeşin ise senin oyuncağın olmaktan gayet memnun kafasını sallayıp "damam" derken, ben de sizi gizlice izliyordum... İzlerken çok da normal bulmadığım Sam ve Stella çizgi filmindeki Stella'ya benzetenler oluyor seni (filmde stella kardeşini çok iyi idare eden, oyunlar bulan, güzel yönlendiren bir abla) ki ben de zaman zaman benzediğini düşünüyorum. Aranızın böyle iyi olduğunu gördükçe şükredip duruyorum.

Aralık ayında ayrıca Hollanda'nın gündeminde Sinter Klaas olur. Bir aya takın süreyle sürekli bu temada süslemeler, etkinlikler yapılır, hediyeler dağıtılır. Sen de bunlardan bol bol nasiplendin, her gittiğin yerden hediyeler edindin. Gerçekten bu dönemde Hollanda'da çocuk olmak çok güzeldir ve bu ayrıcalığı sen de hissettin.

Ocak-58.Ay

Aralık'ın son haftasını ve Ocak'ın ilk haftasını kapsayan okul tatili nedeniyle bol bol evdeydik bu ayında. Tabi ki yine kişisel gezmelerimiz oldu ama hava gerçekten çok soğuktu, dışarda fazla kalamadık. Doğrusu sen de ben de eskiden olduğu gibi saatlerce parklarda takılmamızı çok özledik. Tatilden sonra okul başladığında heyecanla gittin, hatta hasta olduğunda bile gitmek isteyecek kadar çok seviyorsun.

Bu ay tamamen kutlamalarla geçti diyebilirim. Okulda Kerst etkinlikleri ve yemeği, ardından yılbaşı, ardından  kardeşinin ve babanın doğumgünleri. Üstelik arkadaş çevremizde de doğum günü olan çok kişi vardı. Üç haftasonu ardarda (bir tanesinde hem cts hem pazar) toplam 4 doğumgünü partisine katıldık. Biri Eren'inkiydi tabiki. Böyle organizasyonlardan çok zevk alıyorsun. Gelen herkese vermek üzere el yapımı kartlar hazırladın, ufak hediyelikleri paketledik, alışverişe çıktık, süslemeler yaptık, yiyecekleri beraber hazırladık... Çok dolu dolu geçti çok eğlendin. 

 

Blogda hiç bahsettim mi hatırlamıyorum belki bir yıldan fazla zamandır atlara hayransın. Eski yazılarda söylemişimdir, bu Spiderman, ninja turtles ve ben10 sevginden daha uzun süren bir dönem oldu. Muhtemelen de kolay geçmeyecek. Şimdiden at sürme hayalleriyle yanıp tutuşuyorsun. At figürlü bir sürü eşyan var. Atların genelde kahverengi olanını seviyorsun ama unicorn'lara da özel bir ilgin var. Bu fotoğrafı kasabamızın çiftliğinde çekmiştim. Bu at orada hep var ama her zaman yakında olmuyor ve kendini sevdirmiyor. Yüzündeki ifadeden ne kadar mutlu olduğun belli oluyor.

Nice aylara Gül yüzlüm ❤️

Annen
Amsterdam

2 yorum:

  1. Yine çok tatlı olmuş mektuplar <3
    Kaka popo şarkıları, kikirdemeleri dönemine biz de girdik son 2 aydır :) ben erkeklere özgü birşey sanıyordum helocuğun da bunlara kikirdediğini okuyunca çok güldüm :)) çünkü bizde abi sürekli kaka popo pırt diyip hunharca gülerken kız kardeş "kaka hayır! Pırt böö!" Diyerek göz devirip kınıyor kendisini :)))
    Küçük kardeşlerin konuşmaya ve oyunlara dahil olmaya başladığı ilk dönemler çok özel gerçekten.. Mest oluyorum onları öyle gördükçe (tabi kavgaları itiş kakışları da beraberinde getiriyor birlikte oynamalar ama ne yaparsın o da kardeşliğin şanından :P)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok şiddetli olmadıkça karışmıyorum kavgalara fakat artık küçüğünün de dişi batmaya başladı :)

      Sil