24 Ağustos 2014 Pazar

29. Ay Mektubu: En İyi Arkadaşım


Minik prensesim;

Artık son aylarda mektuplarını yazmakta zorlandığımı farkediyorum. O kadar çok şey yaşıyoruz ki birlikte, hangisi baskın seçmek zor oluyor.

Bu ay genel olarak tavırlarından bahsedeyim istedim. Artık dil bilginin epey gelişmesinden olsa gerek iletişimimiz çoğunlukla konuşmaya dayalı oluyor. Ağlamalı, çığlıklı süreçleri geride bıraktık. Elbette böyle anların da oluyor fakat o zamanlarda ya uykun gelmiştir ya karnın acıkmıştır. Tahammülün azalıyor olmalı. 

Genelde sana nedenleriyle açıkladığımda kabul ediyorsun. Böyle olunca çok uslu anne sözü dinleyen bir çocuk gibi görünüyorsun ancak elbette burda bir denge var. Yani sadece benim taleplerimi değil seninkileri de yapıyoruz gün içinde. Senin tercihlerine saygı duyulduğu için sen de uyumlu davranmayı öğreniyor olmalısın. Benden ve başkalarından bir şey isterken tutar mısın/ verir misin şeklinde konuşuyorsun. Çoğunlukla nazik ve sakinsin.

Yani artık seninle ana - kız arkadaşça takılma dönemimiz başladı. Beraber dışarı çıkıp sohbet ede ede alışveriş yapıyoruz, dondurmacıda oturup dondurma yiyoruz, restoranda yemek yiyoruz vs. Evde bazı basit işleri talimatlarımla düzgün şekilde yapabiliyorsun.

Bundan başka not etmem gereken şey de şarkıların. Uzun zamandır şarkı söylüyorsun ama galiba bu ay kadar yoğun değildi. Tüm gün boyunca durmadan şarkı söylüyorsun. Belli başlı şarkılar var söylediğin bir de kendi uydurdukların. Mesela bu sabah bugün hava çok güzel, akşam üstü de çocuklar hopluyor diye bir şarkı söylüyordun kendin uydurarak. Herhangi bir kelime için şarkı yazabiliyorsun. Bazen ben sana bir kelime veriyorum onunla uyduruyorsun. Bilinen şarkılardan ise wheels on the bus favorin. Bir de row row row your boat. Gerçekten oldukça düzgün ve herhangi bir hızda (bazen motor gibi bazen yavaş) söyleyebiliyorsun. İstanbul'a gelince burdakiler senin ingilizce şarkılarını yadırgadılar ilk başta ama şimdi alıştılar :) Ayrıca onlar da senin çok fazla konuştuğun konusunda hem fikir. Hiç susmuyor bu diyorlar :)

Şimdi olduğun gibi hep cıvıl cıvıl kal bitanem...

Annen
İstanbul

0 yıldız parladı. Sen de GeCe'yi aydınlat.: