12 Ağustos 2013 Pazartesi

Lavanta


Hollanda'da tuttuğumuz evin bahçeli olduğunu yazmıştım. Ön ve arka bahçemiz var. Genelde taş döşeli ama ön bahçede tüm kenarlar ve arka bahçede üç köşe ekili alanlara sahip. Ön bahçede ise, çiçekleri açmadığı için ilk görüşte lavanta olduğunu anlamadığım, sonra bir gün yapraklarına dokununca farkettiğim lavanta öbeği ise favorilerimden.

Bu zamana kadar lavantayı canlı halde gördüğümü hatırlamıyorum. Ya kurusunu yada fotoğraflarını görmüştüm. Belki küçükken babannemin bahçesinde varmıştır emin değilim şimdi. Fakat burada o kadar yaygın ki, yol kenarlarında hani yeşillik alanlar olur ya, orada bile kocaman öbekler halinde görmek mümkün.

Lavanta çiçeğine sahip olmanın sevincini atlattıktan sonra, hayallerimi, toplayıp kurutmak, minik keseler hazırlayıp saklamak gibi pek country faaliyetler süslemeye başladı. Çiçekleri açınca ilk heves biraz topladım. Görünürde çiçeğim çok büyük olmamasına rağmen epey bir lavanta toplamış oldum bu zamana kadar. 

Lavantalar ne zaman toplanmalı kurutulmalı gibi konularda hiç fikrim yoktu. İnternette baktığımda renkler en koyu olduğunda toplansın şeklinde ufak bir bilgi kırıntısından başka da birşey yoktu. Şimdi çiçeklenme zamanının bitmeye başladığı bu günlerde, tomurcuktan çiçeğe ve sonra kuruma haline tüm aşamaları gördüğüm için edindiğim fikirleri yazayım.

- Lavantalar ilk çiçeklendiğinde bir sap üzerinde çok sayıda minik tomurcuk oluyor. Bu halde epey bir süre kalıyor. Kokusu gayet yerinde. Ben bu aşamada bir miktar toplamıştım. Genelde kuru halde gördüğüm lavantalar hep tomurcuk şeklinde olduğu için ben de bu aşamada toplanıyor zannettim. Aşağıdaki resim ilk topladığım kısmın kurumuş hali.

- Daha sonra bu tomurcuklar çiçek açmaya başladı, minik minik şahane çiçekler. Bu sırada beni bir panik aldı. Normalde güller ve diğer çiçekler çiçek açtıktan bir süre sonra dökülür. Ya bunlar da dökülürse ortada sadece sap kalırsa diye aceleyle çiçekli çiçeksiz çoğunu topladım. Bunlar da kurudu ve şuan çiçek açmış olanlar kuruyunca yine tohum gibi minik hale geldi.

-Fakat hala bir sürü vardı. Bir dönem çiçeklerle fazla ilgilenecek zaman bulamadığımdan artık dökülürse dökülsün topladıklarım yeter diyordum. Dün geri kalanların da çoğunu topladım (hala biraz var), çiçek açma dönemleri bitti, rengi hala mor ama dalında kurumaya başladılar ve çok şükür ki dökülmediler, meğer dökülmüyormuş. Bu  son toplama sırasında sapları elimle çok rahat kopardım (öncekilerde makasla kesiyordum, tek tek epey uğraştırıyordu) ve kokusu bence şuan maksimum durumda ve yine çiçekler tomurcuk şeklini almışlar aynı kurularda olduğu gibi. Aşağıdaki resim de dün topladıklarım

Bu süreçte anladım ki aslında bu son aşamada topladıklarım doğru zamandaydı. Hem kolay toplandı hem de çiçek açtığı dönemde bol bol arılara hizmet etti.

Rengin koyulaşması kısmına gelince, resimlerde de görülüyor benim lavantalarımda iki renk çiçek oldu. Arkadakiler sanıyorum daha az güneş aldığı için açık renkliydi ama kokusu yerinde. Belki de iki ayrı kök var emin değilim ama baktığımda tek kök gibi duruyordu. İkisi de aynı zamanda tomurcuklanıp açtılar. Bu durumda  koyu renk toplama zamanı için kriter değil demek ki.

Şimdi istanbula gidince kaneviçe için malzemeleri tedarik edip aşağıdaki gibi lavanta keseleri yapmayı hayal ediyorum.
Sevgiler

5 yorum:

  1. yeni tuttugunuz evde çok hos sürprizler bunlar :)

    YanıtlaSil
  2. Ay süpersin gerçekten, yaratacılık dedikleri bu olsa gerek:))

    YanıtlaSil
  3. çok fazla lavanta varsa, çok fazla arı da vardır diye hayal ettim. Çalıştığım iş yerinde de lavantaların olduğu yerde çok fazla arı dolaşıyor=)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet arılar baya var ama genelde hep dışarıdalar çok fazla çiçek var çünkü her yerde. Kızım oldukça ufakken arılarla tanıştı ve bal yaptıklarını öğrendi bu yüzden :)

      Sil
  4. Ben de ilk kez Avrupa seyahatimiz sırasında yol kenarlarındaki tarlalarda, mola yerlerindeki parklarda gördüm lavantayı. Ben de hem görüntü olarak hem de kokusu nu sevdiğim için çok mutlu olmuştum. Çok şanslısınız...

    YanıtlaSil