19 Ağustos 2013 Pazartesi

Benim Kızım Büyümüş !

Bu gün öğle saatlerinde başlayan İstanbul'a uçuş maceramız başarıyla sona erdi ve kesinlikle kızımın günlüğünde yer almayı hakediyor. Yol boyunca o kadar çok kez büyümüş benim kızım diye içimden geçirdim ki.

Uçağımız Amsterdam saatiyle 14.30 da idi. Bu sabah 7.30 civarı kalktığı için 12-13 arası uykusu gelecekti ve geldi. Daha evde uyku belirtileri başlamıştı. Havaalanına giderken arabada uyursa yandım diye düşünüp dua ediyordum. Bir önceki uçuşumuzda yine Helo ile yalnız uçmuştuk bu sefer olduğu gibi, fakat hafızamdan silmek isteyeceğim kadar zor bir uçuştu. Bu yüzden bu sefer için daha günler öncesinden tedirgindim zaten. 

Arabada uyumaması için özel bir çaba sarfetmedim ama biraz dikkatini dağıttım. Neyse ki uyumadı. Havaalanında uyursa uçağın kapısında nasıl onu alırım, bir yandan pusetini nasıl kaparım diye evham bastı. Yine özel bir çaba sarfetmedim ama çok şükür insanlar ve ortam dikkatini  dağıttı ve boarding kısmına sağ salim vardık. Ha bir de bunun öncesinde pasaport kontrolünde polis bizi alıkoydu. Kız sessiz ama patlamaya hazır bir bomba iken inşallah çok sürmez dedim ve neyse ki çok uzamadı. Helonun pasaportunda süresi dolmamış bir slovakya vizesi var geçen seferden kalma. Hollanda oturumumuz var ikisi bir arada olmamalı normalde. Bir şeylere baktılar sonra saldılar. Polis odasında beklerken hep filmlerden sahneler geldi aklıma. Odadaki bir kaç kişi kaçakçılar vs ise, bize bişey yaparlarsa dın dın dın....

Ok dediklerinde koşa koşa kaçtım oradan. Kapı önü bekleme odasına girerken yapılan güvenlik kontrolünde ise önümüzde bir gurbetçi türk aile vardı. Te allahım yarabbim iki gürbüz delikanlı altın zincirlerini, kemerlerini, ceplerindeki bissürü şeyi boşalt boşalt bitiremediler, Helo kucağımda, bayıldı bayılacak ne yer vermek ne acele etmek var.

Bu tip yerlerden mümkün olduğunca hızlı geçmek için hep önceden ona uygun giyinirim ve hazırlanırım. Ben üzerimden hiç bir şey çıkarmadan ve sıfır biple geçtim kucağımda bebekle. Havaalanında bir daha hiç görmeyeceğin kişilere havanı atsan nolucak atmasan nolucak.

Boarding de beklerken iyice bayıldı. Kucağıma yatmıyor, arabasına yatmıyor, kafasını olmadık yerlere koyuyor ve en sonunda çareyi yerde buldu. Kaldırıyorum kalkmıyor. Hep görürdüm yabancı çocuklar yerlerde, bizimki de onlara benzedi :)

Bekle allah bekle kapı açılmaz, son 15 dakika açıldı, hemen gittik, uçak koridorunda da ufak bir sinir krizi atlattıktan sonra yerimize yerleştik. Bebekli hayattan sonra o kadar hızlandım ki diğer herkes çok uyuşuk geliyor ve tahammül edemiyorum bu yavaşlıklarına. Ağır ağır bagaj yerleştirenler, koltuğuna karar veremeyenler pööf.

Yazı bitmek bilmiyor ama daha uçmadık bile. Neyse bundan sonrası kısa. Bindiğimizde ayılıp bayılan bebe gitti yerine geldi bir enerji küpü. Önce tv nin kumandası ile oynadı, sonra hemen arkamızdaki bebekle oynama çalışmaları. Kol koyma yerlerine tırmanıp arkaya gitmeler, masanın üzerinde zıplamalar. Şansımıza yanımıza kimse vermemişler üç koltuğa yayıldık. Yemek geldi ayakta yemek yedi. Sonra bari poposu üzerinde dursun diye bir program açtım tvden. Böyle sakin durabildiği zamanlar uykusunun geldiğini farkediyor, bir baktım uyumuş. 1,5 saat kadar uyudu. Uçuşun son yarım saatinde uyandı. Toplam uçuş 3,5 saatti yani biner binmez uyumayıp iki saat daha oyalanmıştı.

Uyandığında son yarım saat kalmıştı ve genelde alçalma olduğu için artık bağlı halde oturmaktan sıkılmaya başlamıştı ancak tabletle bir süre oyaladım. Yanıma tabletten hariç birkaç favori kitabını ve ufak oyuncaklar almıştım. Neredeyse hiç kullanmamış olduk.

İnince ise yine şansımız yaver gitti, hızlıca pasaport kontrolünden geçtik, bavulumuz hemen geldi, trafik yoktu ve kolayca anane evine ulaştık.

Tüm bu süre boyunca gerçekten bir çok anda sözümü anladı ve dinledi, daha uyumluydu ve hiç ağlamadı. Hatta kalkış anında kraker yemek istediği için emziği reddetti ve çok şükür hiç etkilenmedi. Benim kızım artık büyümüş galiba. Darısı diğer uçuşların başına :)


18 yorum:

  1. Ayy büyümüş harbiden, darısı çok daha uyumlu yolculuklara inşallah:))
    Ya bu arada, genelde bebekli, pusetli yolcuları falan her zaman önden alırlardı uçağa, kalkmış mı o uygulama? O mıyır mıyır, ağırlıktan içleri geçmiş insanlara bende acayip uyuz olurum,"bir hareket et, bir kıpırda la,aloooo"diye böğüresim gelir hep, hiç böğürmedim şimdiye kadar, orası ayrı:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kimi zaman önden akıyorlar bebekleri de malesef insanlar doluşunca pek olmuyor ve çok duyarsızlar genelde. Ben de senin gibi içimden neler neler söylerken dışarı ilerler misiniz çıkıyor sadece :(

      Sil
  2. Ay hadi maşallah darısı bizim başımıza işallahhhhhhhh!!! 3 saat değil mi ya gözüm daha da korktu sen 3,5 yazınca. Ve hoşgeldiniz! Ben çocuk öncesinde de şimdi de uyuşuk insana hiç tahammül edemem bu arada

    YanıtlaSil
  3. Bebekle yalnız yolculuk stresini çok iyi bilirim. Mayısta kızım 18 aylıkken Istanbul-Los Angeles arası 13 saat yanız geleceğiz diye TR tatilimin son yarısını resmen stres içinde geçirdim. Nitekim birkaç masa üstünde zıplama, hoplama ve uçak içinde birkaç koşturma dışında çok aşırı zor olmadı. Tablet sağolsun bizim de yardımımıza koşmuştu. Ama yine de bir daha olsa yapar mıyım, emin değilim. Büyüdükçe daha bir cadılaşıyor benimki sanki...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bravo doğrusu o kadar uzun seyahate ben yalnız basıma hiç cesaret edemezdim

      Sil
  4. maşallah kuzuya.. şimdi biraz sakinleşme yaşı.. gözünü korkutmayım ama 2 yaş sonrası var daha :)

    YanıtlaSil
  5. Ohhh şükür sorunsuz geçmiş.
    Kuzu yerlere serilmiş ama olacak o kadar.
    BU arada uyuşuk insana hele ki umursamaz uyuşuklara bende gıcık olurum
    Keşke görüşsek ya :)

    YanıtlaSil
  6. ayyy,o yatışa kurban olurum yaaa,çok tatlı maşallahh,sevgiler

    www.minikmini.blogspot.com

    YanıtlaSil
  7. Heh heh büyümüş büyümüş maşallah, hoş geldiniz:))

    YanıtlaSil
  8. Hoşgeldiniz canım. Uçuşlar sürprizli hep zaten.. Bazen sakin bazense çıldırış :)) rahat geçmesine sevindim. Güzel zaman olsun Helo baby'i öp benim için bol bol..

    YanıtlaSil
  9. çok tatlı yatıyor bizimki de boyle..... kafayı yere koymak istiyor uykusu gelince neresi olduğu önemli değil :)

    YanıtlaSil
  10. oy maşallah canım.
    bu arada hoşgeldiniz :D

    YanıtlaSil
  11. Ay son zamanlarda bu konuda korkutucu öyle çok blog yazısı okudum ki.. Geçen hafta şubat için deli cesaretiyle planlayıp kesinleştirdiğimiz 14 saatlik uçuş içeren tatil gözümde büyümeye başlamıştı.. Bu yazı içime sular serpti.. Türkiyede iyi tatiller ve eğlenceler, ne kadar kalacaksınız?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir aya yakın kalacağız ama amsterdam dönüşü hariç iki uçuş daha olacak bakalım onlarda nasıl olacak

      Sil
    2. İyi olacak hem de çok iyi ;) Biz de eylül 7-29 arası TC'deyiz, ilk hafta İzmir'de, sonrasında Bursa'da olacağız.. Çakışsak ne güzel olur ama minikler çok minik sanırım bu tip çılgın ayarlamalar için.. Keyfini çıkartın!

      Sil
    3. 13ünde dönüyoruz son hafta da tatide olacağız raslaşamayız sanırım :( Aman benim kızım büyümüş de ananeleri ziyarete mi gelirmiş maşallah

      Sil
    4. :) Uçakta Helo gibi uslu olsun inşallaaaaah! :)

      Sil