18 Ocak 2012 Çarşamba

Kitap Tavsiyesi: Çocuklarda Beden Dili

Daha hamileliğimin başlarında sevgili Zozi'nin gönderdiği paketten çımıştı Samy Molcho'nun kitabı. Okuduklarım arasında bunu öyle çok sevdim ve faydalı buldum ki, kitaptan bazı kısımları alıntılamak istedim. Hamile arkadaşıma tavsiye ettim o da alıp okudu, eşim de okuduğunda çok yararlı buldu.

Kitap 4 çocuk yetiştirmiş bir babanın gözlemlerine dayanarak yazılmış. Bir metot kitabı gibi değil de daha samimi, resimlerle örneklendiği için kolay anlaşılır, okuması zevkli bir kitap. Tabi çok kalın olmadığı için tüm beden dili ifadeleri için bir açıklama sunmuyor, daha çok okuyanda bir öngörü-bilinç oluşturuyor diyebiliriz. Kitabı okuduktan sonra gözlemlediğimde, çevrede çocuklara çok yalnış davranıldığını, tepkilerinin yanlış yorumlandığını farkettim. Diğer yandan kitapta sadece çocuğun beden dilini anlamak değil, anne-babanın beden dilinin nasıl olması gerektiğine dair fikirler sunuyor.

Kitapta doğum öncesi, bebeklik, çocukluk (okul öncesi ve sonrası) dönemlerine ait ipuçları var. Buraya alacaklarım daha çok bebeklik dönemlerinden yazılar olacak.

Çocuklar işittiklerine değil, gördüklerine tepki verirler. Çocuklar için anne babanın beden dili, konuşmalarından çok daha etkili ve anlamlıdır. Bebekler ve küçük çocuklar, anne babalarından kendi beden dillerini anlamalarını beklerler. Anne baba onu anlamayı başaramadığında, çocuk gereksinimlerini ve duygularını açıkça ifade ettiğini, ancak anne babasının onları dikkate almak istemediğini düşünür.

Ne kadar hazin değil mi? Oysa anne babalar her zaman en iyisi için çırpınıyor. Mesela bir örnek

İlgili anne bebeğine biberonu verir, bebek de annesine minnetle bakar, biberonu emer. Bebek birden minicik ayağını kaldırıverir ve adeta fren yapar. Anne bu harekete dikkat etmez. Bebek küçük elini biberonu tutan annesinin eline koyar ve azıcık iter. Anne bebek ona dokunduğu için sevinir ve gülümser ama bebeğin ifade etmek istediği şeyi anlamamıştır. Çocuk öksürmeye başlar.Biberondan fazla süt geldiği için süt boğazına kaçmıştır. Anne ise buraya kadar çocuğun söylemek istediğini anlamamıştır.

Anne karnında sallanmaya alışkın olan bebek doğduktan sonra bu sallantısız ve dünyayı yatay pozisyonda algılamaya zorlanır.
Bebek birisi tarafından sallanmadığı takdirde paniğe kapılabilir. Panik olmuştur. Birşeyler yolunda gitmiyor duygusu hakimdir. Bu durumda annenin ona yaşadığını ve sağlıklı olduğunu göstermesi gerekir. Bu sebeple sallamak onu rahatlatır.Sallanma hareketi bildik bir sinyaldir, bebek artık "sakin olabilirim,gözlerimi kapatabilir uyuyabilirim, annem beni sallıyor, herşey yolunda" diye düşünür.

Ancak kitapta sallanmanın ritminin doğru olmasına da vurgu yapılıyor. Ritm annenin normal yürüyüşündeki ritm ile aynı olmalı, aksi halde daha çok panik yaratabilir.

Sallanma ritminden başka, bebek anne karnında iken annenin kalp atışlarının ritmine de alışkın hale geliyormuş. Doğduğunda ise bunun yerini tutması için ninni söylemek öneriliyor.

Doğumdan sonra bebeklerin uzaydan gelmiş gibi olduklarını görüyorum. Onlar için hala her şey büyük bir "ben"dir. Henüz ben ve ben olmayan arasındaki ayrımı yapamaz. Bir yenidoğanın sırt üstü yattığını, henüz kımıldamadığını fakat gözünün önünde birşeylerin belirdiğini varsayalım, bir el, bir yüz. Henüz bebek gözünün önünde beliren bu elin kendi eli mi, yoksa yabancı bir el mi olduğunu ayırt edemez. Gördüğü, hissettiği herşey "büyük ben"e aittir.

Büyük ben evresinin farkında olmak şu açıdan önemli imiş. Bebek dışardan ve içerden gelen hoş olmayan uyaranları (soğuk,sıcak, açlık,gaz vs) topluca benden geldiğini sandığı için bunları ayırt edemiyor ve panikliyor.

Süt çocuğu her rahatsızlandığında bağırır ve bağırdığında bir cevap alır. Süt çocuğu bağırma ve cevap alma arasındaki ilişkiyi anladığında, cevap almak için bağıracaktır.

Bebek, sinyal vermenin olumlu bir geri dönüşümü olduğunu anlar. Bağırıyorum ve açlığım gideriliyor, korkmama gerek yok.

Burada iki faktör önemlidir, eğer anne onu rahatlatacak bir tepki vermeden önce uzun süre bağırtıyorsa, bu süt çocuğu için şu anlama gelir; bir cevap alabilmek için uzun ve yüksek sesle bağırmalıyım....

...Bunu bilirsek ve bu nedenle bebeği daha ağlamaya başlamadan ve ilk rahatsızlık belirtilerinde emzirirsek, bebeğe ufak kıpırtı ve seslerle de iletişim kurabileceğini göstermiş oluruz. Çok fazla ağlamasına gerek kalmaz. Eğer bebeği ağlatırsanız, fazla sesli olmayan kıpırtıların yetersiz olduğunu düşünüp ağlamaya alışacaktır.

Kitapta çok güzel daha birçok konu var ancak yazı oldukça uzuyor. Bu yüzden dikkat çekici son bir örneği daha ekleyip bitirsem iyi olacak. Kitapta soğuk eller sendromu olarak dile getirilmiş olan iki farklı istenmeyen durumda çocuğun tepkisini anlamaya yönelik bir örnek.

Örneğin anne ellerinin soğuk olduğunun farkında değildir ama her alt değiştirdiğinde bu soğuk eller bebek için yeni bir şoktur. Bu durumda süt çocuğu iki farklı şekilde tepki verebilir. Ya annesi ona yaklaştığı her seferde ağlamaya başlar ve anne bunun sebebini bir türlü anlayamaz, ya da süt çocuğu ağlamaya korkar, çünkü eğer ağlarsa o soğuk ellerin kendisine dokunacağını bilir. Bebek için hangisi daha kötüdür? Islak popo ile kalmak mı, yoksa soğuk elleri hissetmek mi?

6 yorum:

  1. gerçekten de çok güzel bilgiler varmış, bende hamileliğimde kitap okuduğumda şöyle böyle yapıcam diyordum.Ama öyle anlar geliyorki ne kitaptakiler hatırlıyorsun nede başka birşey :))

    YanıtlaSil
  2. Her çocuk kendi kitabını yazıyor Gece'cim;)
    Ama yine de her türlü bilgiyi okumakta fayda var tabii ki...

    YanıtlaSil
  3. Ne kadar guzel bilgiler verioyr bu kitap. Gerci hepsini ben dergilerde okumustum, ilk hamileligimdende tanidik geliyor hepsi ama tekrar hatirlamak cok iyi geldi ablacim, sagolasin ..

    YanıtlaSil
  4. Merhaba güzel anne, önce Cem'in doğum gününü kutluyoruz ,sana da mutlu ,rahat günler diliyoruz.Bu kitap çok faydalı bilgiler içeriyormuş yeni anneler için,arasıra yaz da herkes istifade etsin canım.Sevgiyle öpüyorum....

    YanıtlaSil
  5. ne kadar güzel anlatmış aslında bazılarını içgüdüyle yapıyoruz ama bilinçli de değilmişiz harika bir kitap:) etrafta boşa yaygara yapan insanlara da anlatmalı bunları sadece annenin okuması yeterli olmuyor:)

    YanıtlaSil
  6. Cancağazım,

    beğenmen beni mutlu etti...

    sevgıyle kal her daim...

    YanıtlaSil