30 Mayıs 2020 Cumartesi

AVM Aşermek?



Geçenlerde Türkiye’de uzun karantina döneminden sonra ilk defa  avm’ler açıldığında, basında yer alan insanların akın akın avm ye gidiş haberleri esefle kınanmıştı hatırlarsınız. İtiraf edeyim oraya gidenleri kınamayan bir tek ben olabilirim, çünkü canım avm çekiyor!!

Geçen gün yine arkadaşlarla sohbet ederken onlara da söyledim. Ben ki mecbur kalmadıkça avm’ye gitmeyen, oraya gitmek gibi bir arzuyu içinde hiç taşımayan ben, avm istiyorum. Tabi hollanda’da yaşadığım bölgede, civarımızdaki avm’lerin istanbuldakilerle alakası yok. Bir kere sayısı çok değil ve genelde çok katlı değil, hem açık havada hem kapalı alanda sıralanmış dükkanlar topluluğundan ibaret. Hele ordaki gibi bir kat yemek katı, içinde onlarca restoran seçeneği hiç yok.

Twitterda avm’ye gidenleri eleştiren biri, doğaya gitmek varken neden avm’ye gidersiniz tarzında bir şey yazmış. Evet türkiyede her yer yasak iken, yani doğaya da çıkamıyorken -hoş istanbulda özellikle ne kadar doğa kaldı- yasak kalktığında ben olsam ben de açık havaya gitmek isterdim. Fakat burda biz doğaya doyduk, artık farklı bir yer görmek istiyorum dermişim 😂

Yok tabi ki aslında sebep o değil. Şu anda avm’ye gittiğimi hayal edince kendimi “kırmızı halı üzerinde yürüyen bir ünlü edasıyla, avm kapısından içeri girdiğimi; şıkır şıkır parlayan ışıkların altında, cilalı pırıl pırıl zemin üzerinde, tık tık sesler çıkaran topuklularımla yürüyüp, çok şık bir kafeye oturduğumu; vip class müşteri edasıyla garsonun bana hizmet ettiğini; kahvemi içerken yumuşacık koltuğa gömüldüğümü; kahvem bittikten sonra almayı düşünmediğim kadar pahalı mağazaları gezip, kıyafetleri, çantaları falan denediğimi” görüyorum. Bütün bunlar beni prenses gibi hissettirecek ve ben biraz ruhumu pohpohlayıp geri döneceğim. 

Düşünün ki 2,5 aydır evdeyiz. Gündemin getirdiği endişeler bir yana, evde resmen köle durumuna düştüm. Bir çok kişi benimle aynı durumda olduğunu söylüyor. En son ne zaman biri bana hizmet etmişti? Hani biz evdeyiz diye, eskiden vakit bulamadığımız işleri yapacaktık ya, onlar geçtim standart işler bile yetişmiyor. Üstelik durmadan bir sürü şey yapıyorum, ev toplama, yemek, temizlik hiç bitmiyor. Bu süreçte biten tek şey var o da prensesliğim:(

Peki ben nasıl yine prenses gibi hissedeceğim, tabi ki avm ile. Avm’ler en sıradan insanın bile ruhunu okşuyor, geçici süreliğine de olsa başına tacını koyuyor. Bu yüzden yasak kalkar kalk az oraya koşanları maalesef çok iyi anlıyorum.



Dip not: Avm’lerin tabi ki sağlıklı olmadığını farkındayım. Ben de henüz hiç gitmedim. Neden gitmeye yönelik bir heves duyduğumun altında yatan sebebi anlamaya çalıştım sadece. 

Sağlıcakla kalın.




12 yorum:

  1. Ben de dün tam seninle aynı moddaydım ama şimdi gitsem o histen çok tedirginlik duyacağımdan pek işe yaramayacak gitmek . Sahi ya, biz nasıl 24 saatte eve yetişemiyoruz bir türlü.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. O tedirginlik olmadan önceki halini özlüyorum ben de. Yoksa şimdi ay elimi nereye sürdüm, ay buraya kimler oturmuştur oturamam derken nasıl kaçacağını bilemiyorsun😕

      Sil
  2. şu dipnotu yazma zorunluluğu :D insanın ironik tespit ortaya koyarken, neredeyse özür dilemesi.. ben de koca yazıda en çok oraya takıldım <3

    fakat çok iyi gözlem. avm'de herkes kendi biricik hissediyor ve biraz olsun egosunun üşüyen kemikleri ısınıyor. tüm sunumlar senin keyfin ve kahyasının bir anlık ilgisini çekmek için tasarlanmış. Türkiye'de varoşluk, fakirlik, eğitimsizlik- kısacası toplumun ötekileştirdiği kesim, bu nedenle dadandı avm'lere sanırım. can suyu buldu orda.

    benim de avm fobim var. neden bilmiyorum, elektrik yüklü yapısı yüzünden olabilir- baş ağrısı yapıyo bende ve mutsuz oluyorum (zaten alışveriş sevmem). ama şu anda bir hizmet görmeye nasıl muhtacım. en kısa zamanda sana nefis bir kahvecide, latte keyfi diliyorum.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. İstanbulda yaşarken bir ara avm lere gidince ben de benzer hissediyordum ama sebebi daha çok, bu avm ye gidince birden kendini birşey sanan insan profiliydi. Nezaketi yok sayan, kendinde her şeyi yapma hakkını gören, burnu havada insan tipleri. Resmen tiksinirdim.

      Sil
  3. Avm gezmeyi ben de seviyorum :)) “avm=çomarlık” etiketine de bi tarafımla gülüyorum. Avm ve alışveriş sevdiğimizi utana sıkıla söylemek zorunda bırakanlar utansın asjdjdjfj

    Mesela bir sayfiye yerinde tezgahtan inci boncuk bakmayı da çok seviyorum <3 o zaman “sahilde çıplak ayak yürüyüp dalgaları dinlemek yerine neden tezgah geziyorsun?” Denmiyor mesela!
    Çünkü ikisini de yapıyoruz. Çünkü oransal olarak tezgah gezmeye yarım saat ayırıp, bütün günü sahilde geçiriyoruz. Ayrıca tezgah gezmek ve lokal satıcıları desteklemek tatil kültürünün parçası!

    Aynı şekilde avm ve alışveriş de modern şehir hayatının bir parçası!

    Yine oransal olarak keyif aldığımız aktivitelerimizin %95i doğa, kültür, sosyalleşme, spor vs iken avm %5i bile değildir..

    Kaldı ki bir insanın en sevdiği ve yegane olayı avm bile olsa, kınayacak değilim :)

    Hayat kime nasıl yaşaması gerektiğini öğretmeyi görev bellemek ve yargı dağıtmak için çok kısa; ve değerli <3

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Valla yine çok doğru tespitler başakçım. Hatta bir dönem (tr tatili öncesi hediye alışverişi sebebiyle) üç gün üstüste avm ye gitmiştim de kendime gelmem haftalar sürmüştü. Fazlası da oluyor yani

      Sil
  4. Haftasonu oldu mu eşime bizi bir yerlere götür derdim o da nereye götüreyim diyince bilmem işte dışarısı olsun da neresi bilmiyorum tarzında cevap verirdim. Yani nereye gittiğimin bir önemi yok, evde olmayayım da. Çünkü evde olunca iş bitmiyor, sürekli ev dağılıyor, kirleniyor,acıkılıyor ve sürekli hepsine ben yetişmek zorundayım. Dışarıda ev işlerinden azade olduğum için dışarı çıkmak isterdim :)) Okuyunca aklıma geldi paylaşmak istedim

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Tabi çok iyi biliyorum ben de onu :( hele şimdi her günümüz haftasonu 😤

      Sil
  5. Artık buralarda AVM den başka bir yerde alışveriş şansı yok tüm mağazalar AVm lerde toplandı.Adım başı var zaten. Yemek katları dersen yahu biz ne kadar çok yiyip içen bir milletiz diyorum bazen, bir kat dolusu lokanta var:) Ben en çok hazır yemek önüme konsun özledim.Alışveriş yapmasam da olur dışarıda yemek yemeyi özledm.Bulaşıkları toplamak zorunluluğu olmayan herhangi bir yer olabilir..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Tabi tabi benim de yazıda asıl kastettiğim alışverişten çok hizmet almak. Birazcık da bize hizmet edilsin ya hu.

      Sil
  6. Yazının beni en net vuran ve empati kurduğum noktası evde resmen köle durumuna düştüm kısmı :) zira bir çok insan aynı hissiyatı paylaşıyor. Eşim bazen yoldan arayıp yemekte ne var diyor, insanın bir sinirine dokunmuyor değil :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Burda geçtiğimiz pazt restoranlar açıldı ve herkes akın etti (biz değil) ve ig de hep aynı mesaj, aylar sonra yemeğimin içeceğimi başka birinin vermesi ❤️ Şeklinde :))

      Sil