24 Mayıs 2015 Pazar

38. Ay Mektubu: Oyuna Hiç Doyulur mu?


Canpârem;

Bu ay İstanbul'da oluşumuz nedeniyle çok oyunlu, çok neşeli geçiyor. Daha epey buradayız umarım çok güzel anılar biriktirmiş olarak döneceğiz. Kuzenin Ege ile her gün sabahtan akşama kadar berabersiniz. Sürekli birbirinizi isteseniz de, ayrılamasanız da, bazen bol kavgalı geçmiyor da değil. Paylaşamadığınız oyuncaklar yüzünden evi inim inim inleten çığlıkların tek zararı kardeşine oluyor. Garibim bu hengamede ne uyuyabiliyor ne de sakin kalabiliyor. Tabi diğer yandan uyanık olduğunda sizin oyununuza katılmak için can atıyor.

Gelirken sana birsürü kıyafet getirdim ve şu ana kadar neredeyse hiçbirini giymedin. Hediye gelen birkaç tişört, Ege'nin küçülen birkaç kıyafeti dışında hiç birşey giymek istemiyorsun. Hepsinin erkek kıyafeti olduğunu söylememe gerek yok herhalde. Tek tesellim bu erkek kıyafetlerinin kardeşine kalacak olması :)

Bu ay fiziksel becerilerin Ege'nin her yaptığını yapmak istemen yüzünden epey arttı. E o senden bir yaş büyük, haliyle daha tehlikeli hareketler yapıyor ama sen ondan geri kalmıyorsun tabi. Yüksek koltuktan atlama, koltuk üzerinden yere eğilip takla atma, koltuğun yüksek arka tarafından atlayıp yere inme ve çıkma, parkta duvara tırmanma gibi çok tehlikeli işler peşindeydin. 

Bu ay ayrıca babanla bizi çok şaşırtan bazı soruların oldu. Sanırım erkendi bu sorular için, bize öyle geldi. İlki "anne Eren nasıl geldi" idi. Doktor çıkardı geldi deyince; "hayıır karnına nasıl geldi onu soruyorum" dedin. Çok hazırlıksız yakalanmıştım, ben de Allah verdi dedim. Sonra da Allah'ı anlatmamı istedin tabi.

Bu güne kadar günlük konuşmaların içinde Allah kelimesi geçse de sana özellikle anlatmadım. Ne dua etmeyi anlattım, ne günah-sevap sözcüklerini kullandım, ne de meleklerden falan bahsettim. Senin sormanı bekliyordum ve şimdi anne Allah'ı oku diyorsun bana. Okumuyorum kızım anlatıyorum desem de her seferinde yine oku kelimesini kullanıyorsun çok ilginç. Ben de anlatıyorum. O'nun korkulacak birşey değil de sevilecek birşey olduğunu söylüyorum sana ve bir de nasıl dua edeceğimizi öğrettim tabi. İşin biraz suyunu çıkarsak da istediğin herbir oyuncak için tek tek dua ediyoruz. Ve şimdilik diyebilirim ki bu konulardan bahsettikten sonra çok mutlu görünüyorsun.

Seni çok seviyorum, Allah da tüm çocuklarını çok seviyor, onları korumak için meleklerini gönderiyor.

Annen
İstanbul


1 yorum:

  1. Ağaç yaşken eğilir diye boşuna demiyorlar.bizim ogretecegimiz hersey onların hayatlarını sekillendirecek. Ve de dolayisi ile bizim hayatımızı etkileyecek. Sorulara hazırlık lı olmaliyiz

    YanıtlaSil