13 Kasım 2014 Perşembe

Nasıl Olursa Olsun Annemin Elinden Olsun

Hamileliklerimin ikisinde de aşerme olayını  neredeyse hiç yaşamadım. Aşermenin bilimsel açıklamasına göre, eğer vücutta ihtiyaç duyulan vitamin, mineral vs ne olursa, beyin bunu farkeder ve ilgili yiyecekleri talep edermiş. Yani aşermek bu açıdan bakınca gayet olumlu bir şey; vücudunun düzgün çalıştığı anlamına geliyor. İhtiyaçlar saptanıyor ve giderilmesi için böyle bir arzu doğuyor, şahane. 

Aslında muhtemelen hamile olmadığımızda da çalışıyor bu mekanizma. Fakat herhalde vücudumuzun sinyallerini fazla dinlemiyor ya da günün telaşesinden uyarıları zamanla köreltiyoruz. Ancak benim çok iyi emin olduğum bir şey var ki hastayken bunun ayrımına vardığımı biliyorum. Hastayken canımız bazı şeyleri ister bazılarını istemez ya, muhtemelen o zaman düzgün ve güçlü bir şekilde çalışıyor veya algılarımız açılıyor.

Bir de iştahsız çocuk anneleri bunu sıkça tecrübe eder. Carlos Gonzales der ki, çocuk neye ne kadar ihtiyacı olduğunu bilir, gerektiğinde talep eder hiç zorlamayın. Demek ki daha doğuştan gelen yaşamsal bir güdü bu.

Bu durumda aşermiyor oluşumun açıklaması vücudumun ihtiyaç duyduklarını yeteri kadar alıyor olmam. Gerek kullandığım(ız) haplarla gerek hamilelikte sağlıklı beslenme kurallarıyla dengeyi tutturmuşuz demek ki. Ancak yine de bu kadar kontrollü olmanın beni rahatsız eden bir yanı var. Acaba aşerseydik de canımızın çekmesi geçene kadar yeseydik daha mı dengeli olurdu?

Hangisi daha iyi tartışmasını bir yana bırakacak olursam, ben bu aralar başka bir türde aşerme yaşıyorum. Geçtiğimiz bayramlarda da oldu aynısı. Aşure ayı nedeniyle hergün birkaç posta aşure fotoğrafı görmekten, canım aşure çekiyor ama herhangi birini değil. Fotoğrafları gördüğümde aklıma gelen annemin aşuresinin tadı. Bayramlarda da annemin cevizli baklavasını aşerdim. Sonuçta burda da bulabilirim o tatlıları ama canım onları istemiyor, illa ki o alıştığım tat, annemin elinin lezzeti olacak.

Sanırım bu durum bedensel değil de duygusal aşerme oluyor :(


6 yorum:

  1. Aynı şeyi ben de pişi(hamur kızartması) canım isteyince yaşadım. Evde yapabilirim aslında basit birşey ama ille annem yapsın çocukluğuma gideyim hatıralara:)

    YanıtlaSil
  2. konuyla ilgisi olmayan baska bir sey yazmak istiyorum...hamilelikte dr. kontrolünde ebe nin bakmasi falan diyorsunuz ve her seferinde ultrasonla bakilmiyormus diyorsunuz anlamadim ..sigortanizdanmi kaynaklaniyor acaba..ben almanyada böyle birseyle karsilasmadim , herseferinde dr umuz ultrasonda bakip resimlerini Verdi ve diger tahlillerimi yapti, son ay daha sik gitmistik , son iki hafta nerdeyse gün asiri gittik ....ki hamileligim , Seker testim ve kontrollerim cok iyi olmasina ragmen ..saglik konusunda almanya , avrupada en iyisi ...
    saglikla kucaginiza alin ins.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Slovakyada da her ay usg kontrolü vardı hollandada her ay olmuyor. Sadece başta ortada ve sonlarda. Diğer kontrollerde ebeler elle ve sadece kalp atışlarını dinledikleri bir cihazla kontrol ediyorlar. Bu sigortayla ilgili değil herkes böyle

      Sil
    2. Eminim riskli durumlarda daha sıkı takipler yapılıyordur ama genelde hamilelik ve doğum konusunda olabildiğince doğallıktan yanalar

      Sil
  3. tesekkürler cevabiniz icin ...ama hamilelikte ebe degil Dr . kontrol etmeli , yeri geliyor ona bile güvenilmezken .9 ay gibi uzun bir sürede 3 sefer anlamak zor ..Allah sizin ve diger hamilelerin yardimcisi olsun hayirlisiyla kucaginiza alin

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doktorlarda kontrol ediyor ama burdaki ebeler bir nevi doktor ayarında eğitimleri biraz daha ileri düzeyde, istanbuldaki doktorum profesor ve hollandada uzmanlığını almış, ben yıllardır turkiyedeki ebeleri hollandadakiler gibi yetiştirmek için uğraşıyorum dedi. Burda öyle ebe yok onlar muhtesem dedi. Her konuda güvenebilirsin falan. Yani bizim düşündüğümüz ebelerden daha farklılar

      Sil