23 Haziran 2011 Perşembe

Pasaklı GeCe

Eskiden, sanki çok önceymiş gibi geliyor ama değil, geçen kıştan önce işte, bendeniz temizlik hastası olabilecek kadar titiz bir bağyandım. Şimdi odamın halini görünce kendime şaşıyorum.

Ablam ile benim (o benden de titizdir), temizlik konusunda bazı takıntılarımız olurdu. Mesela mutfakta yer alan baharatlık ve diğer benzeri eşyalarda hiç yağ izi olmayacak, ocak ve lavabolar pırıl pırıl olacak, parkelerde su damlası izi bile olmayacak vs. Mesela bir misafirliğe gideriz, ev temizlenmiştir, güne hazırdır ama o kişi temiz mi değil mi anlamanın yolları vardı, işte ocağın yanları, lavabonun kıyı köşeleri vs. Hiç unutmam temizliğine gıpta ettiğimiz birini ziyaretten sonra evde konuşuyoruz.

Ablam diyor : her yeri kontrol ettim, her yer pırıl pırıl, üstelik çalışıyor, ne zaman yapıyor bu işleri, bravo.

Ben diyorum: vardır bir açığı gözden kaçırmışsındır,

Ablam: Yok kızım yok, çamaşır makinasının deterjan gözü bile pırıl pırıl, hiç sabun artığı yok

Ben : dumur

Hakikatten o olaydan sonra çamaşır makinamın gözüne baktım ıyy, güya temizim, leş gibiydi. Ondan sonra birkaç yıkamada bir çıkarıp onu da yıkamıştım.

Şimdi ise...
Şu andaki odanın halini bildiriyorum: Salondaki vitrinde raflar isim yazacak kadar tozlu, iki tane tekli koltuktan birinin üzerinde 3 tişört ve çoraplar, diğerinin üzerinde hiç uyumlu olmayan farklı ebatlarda üstüste 3 yastık, sehpanın üzerinde kitap iki laptop, mendil, gözlük, kalem ve yığınla toz, yine salonda yattığımız için yatak olan koltuk açık, üzerinde pikeler ve yastıklar, köşedeki masanın üzeerinde 5-6 tane parfüm deodorant şişesi, kağıtlar, güneş gözlüğü, notlar, bozuk paralar.. (hiç yer yok yani), yerlerde arada uçuşan toz topakları... Iyy kendimden iğrendim.

Şimdi biliyorum eşimde kızacak bunları yazdım diye, ama söylemek istediğim başka bişey aslında.

O kadar titiz olunca da olmayınca da değişen bir şey yokmuş, her iki hali de yaşamış biri olarak (bu duruma alışabileceğimi düşünmezdim ama belli bir eşiği geçince alışılıyor), ne temizlik, ne eşyalar ne düzen tertip bizim huzurumuzun sebebi değil. Her şey iç dünyamızda ve bakış açımızda bitiyor. Sevdiklerinin yanındaysan, yaşadığın yerden, hayatından memnunsan, başkaları için değil kendin için yaşıyorsan bütün bu haller sadece ayrıntı. Eğer sizin de temizlik yada düzen, başka bir takıntınız varsa, bence bunların altındaki sebep farklı.

Bu yüzden bu sebebi bulup, çözmenizi tavsiye ediyorum, çünkü hayat böyle çok daha rahatmış.

Not: Bütün bu dağınıklıktan bahsedince, hijyenden ödün verdiğimin düşünülmesini istemem, sağlıkla ilgili olduğundan ikimizde bu konuda dikkatliyiz. Demek istediğim sağlığı doğrudan etkilemeyecek şeyler, birazcık tozun dağınıklığın kimseye zararı yok, çocukluğum sokaklarda geçtiği için bir yere kadar "kirlenmek güzeldir" diyorum :)

14 yorum:

  1. Helal diyorum ,önünde saygı ile eğiliyorum :))
    Sabah öğle akşam ev toplayan ,iki dakika masada sohbet edecekken boşları bulaşık makinasına yerleştirmekle uğraşan insanlara uyuzum :)) Yahu bırakın da anın tadını çıkaralım .
    Dağınıklıkdan ölen duydunuz mu siz ...
    Not : Annem duymasın ;)

    YanıtlaSil
  2. Temizlik ve hijyen manyağı biri olarak halinizi çok iyi anladım:))
    Evet herşeyin altında sebepler yatıyor bencede.
    Mesela birşeye taktığımız zaman, altında geçmişte yatan bir sorun olduğunu düşünüyorum.Temizliği insanların huylarıyla veya yakıştıramadığımız hareketleriyle özdeşleştirirsek,belki de hayatımızdan,aklımızdan onları silmek içindir yapılanlar.Diyelim çok küfür eden birisine karşı öfkenizi belli edememişsinizdir ,ve temizlikle onu yenebileceğinizi,yok edeceğinizi sanmışınızdır gibi.Bu sadece herhangi bir örnek.
    Aslında mutluluğun tamamı ne temizlikte, ne de başka şeyde.Herşeyden biraz yeterince olmalı mutlaka.Gerisi de insanların diline,hareketine ve yaşayış kültürüne bağlı.
    Ayrıca altındaki sebeplere bağlı olarak yaptıklarımız ve takıntılarımız da bir başkasını deli edebiliyor.Yani yaşam, zincirleme zarar verme mekanizması olarak böyle gelişiyor sanırım:))
    Evet kirlenmek güzeldir,temizlikte güzeldir.Ama dozunda:))

    YanıtlaSil
  3. Al benden de o kadar GeCecim,olsun varsın...
    Bende çocuk olduktan saldım biraz.

    YanıtlaSil
  4. zaman zaman birçok kişinin evi anlattığınız şekle dönüşebiliyor demek ki..düzenli ve temiz olmak güzel fakat kendi adıma, ara sıra ev işlerini boşverdiğim de olmuyor değil... zaten temizliğe aşırı takıntılı olup, çocuklara ayrılması gereken vakitte halı köpükleyen,her hafta camları parlatan insanları oldum olası hiç anlayamıyorum...
    her şeyin fazlası zarar:)
    sevgiler..

    YanıtlaSil
  5. Bırak Allah aşkına, hizmetçilik ruhumuza işlemiş. Bırak dağınık kalsın. Aşırı titizlik obsesyondur:)))

    YanıtlaSil
  6. tozlar kiyilarda köselerde biriktikçe süpürmesi daha zevkli oluyor :) misal ben, ütü yapmayi biraktigimdan beri çok mutluyum, hiç ihtiyaç yokmus meger, gömlek de giymedigimiz için sorun yok. önemli olan dedigin gibi iç huzur, iç dünyanin düzenli olmasi ;)

    YanıtlaSil
  7. Eyvah ya...deterjan çekmecem vallahi kötüymüş siz gelmeden temizlerim ama:)))benim annem de toz bezlerini ütüleyip saten bohçada tutan bir zihniyet ama şükürler olsun ki benzemedim kendisine, :))))

    YanıtlaSil
  8. bunları yazmak cesaret ister bravo senden aldığım gazla.holdeki abajurlarımıntozundan bahsedebilirim.
    hatta şu mimleri uyduranlar böyle kimin evi daha kirli mimi yaparlar belki :)

    YanıtlaSil
  9. Sevgili Ge Ce,
    seni tanıyışım klozet kapağının üstüne ördüğün hoş bir örtüyü on marifette paylaşman ile olmuştu.
    Onu da çok sevmiştim bu yazını da sevdim.
    Huzurun yerindeyse gerisini at omuzunun üstnden arkaya.

    YanıtlaSil
  10. Katılıyorum. Çok güzel bir yazı olmuş...

    YanıtlaSil
  11. Benim de en gıcık olduğum insan tipidir bu başkasının evine gidince oranın temizliğini kontrol edenler. Çok titizsen başkasının evinde rahat edemiyosan hiç gitme kardeşim. Herkesin temizliği kendine. Ben evimi temizlerim bi yere gittiğimde de hiiiç gözüme batmaz kirliymiş temizmiş.

    YanıtlaSil
  12. Çok samimi bir yazı olmuş,mütebessim oldum okurken ve kendimden bir şeyler de buldum.(Titizlikten azcık pasaklılığa geçmiş biri olarak.Ama çocuk olunca çok zor gerçekten,ya dinleneceğim ya da temizlik yapacağım;ben dinlenmeyi seçiyorum)

    YanıtlaSil
  13. nasıl korktum anlatamam. :)) paşa bize geleceği zaman aylar öncesinden haber versin ki bende dip köşe temizlik yapayım. çamaşır makinesi gözüne bakmak haa yuh artık oralara kadar da mı bakıyormuş. :)) iyi güldüm ama...

    YanıtlaSil
  14. :) sabahleyin çalan kapıya uyandım, yarı gözüm kapalı yataktan fırladım ve söylediğim ilk cümle "odanın haline bak!?" tabi ki kapıda misafir olma korkusu mu vardı artık ne vardı bilmiyorum.. yoksa kardeşimle paylaştığım odam 7/24 o halde,alışığım..:)

    YanıtlaSil