1 Haziran 2011 Çarşamba

Mevlidin Ardından


Merhabalar...
Öyle sıkkınım ki bu aralar ne yüzüm gülüyor, ne de kalbimin sancısı diniyor. Geçen hafta geçirdiğim hastalıktan sonra yavaş yavaş toparlanmaya başlamıştım ki, hafta sonu yaptığımız bebek mevlidindeki yorgunluklar sebebiyle vücudum yeniden kırıldı. Yine her şey aceleye geldi ama bebek şekerlerimizi ve hediyelerimizi yetiştirdik.

Misafirlere verilmek üzere, kitap ayıraçları hazırladık. Özellikle Kur'an ve dua kitaplarında kullanılması amacıyla içinde besmelenin yazdığı klasik bir tasarım düşündüm. Altına da bebeğin adı ve doğum tarihi. Simli ipten de bağlayarak tamamladım. Özellikle mevlit için kullanacağımızdan böyle bir tasarım daha uygundu bana kalırsa, zaten mevlitteki misafirlerin çoğu orta yaşın üzerinde oluyorlar.

İki haftadan fazla süredir evime gelmeyince, bu pazartesiden itibaren evime gidip yalnız kalmaya başladım. İşlerimdeki belirsizlikten, eşime olan hasretimden içimdeki sıkıntı öyle büyüyor ki, genelde mantıklı biri olmama  ve kendime ettiğim telkinlerle normal halde yaşayabilmeme rağmen artık bunlar da fayda etmiyor. Dün akşam geç saatlere kadar uyuyamadım, kafamda bin bir düşünceler, huzursuzluklar hayatımda hiç bir anlam kalmamış gibi hissediyorum.

Eşimle ayrılığımızın 1 yılını tamamladık ve sadece 4 ayında beraberdik. Bu düşünce bile gözlerimden yaşlar fışkırmasına sebep... Bir yanda bitmek bilmeyen işlerimi herşeyin canı cehenneme deyip arkamda bırakıp gitmek düşüncesi, diğer yanda biraz daha sabret elbet bir ışık yanacak düşüncesi. Biliyorum sağlığım yerinde şükretmeli ve sabretmeliyim. Ama aslında itiraf etmek gerekirse ruh sağlığımdaki bu bozukluğun ona da etki etmeye başladığını hissediyorum yavaş yavaş. Hayatım öyle çekilmez hal aldı ki, bunu söylediğime inanamıyorum ama çok sevdiğim ailemin yanında bile olmak beni kesmiyor artık. Sıkılmamın sebebi sadece eşimden ayrı olmak değil, işimdeki belirsizlikler, ne zaman kavuşacağımızdaki belirsizlikler, özlemlerim hayallerim, boşuna geçmiş hissine kapıldığım yıllarım..

Yarın ne olacak hiç bilmiyorum, ama gerçekten bilmiyorum. Her geçen gün umutsuzluğum artarken, tek dayanağım canım kocacım için kendime dikkat etmem gerektiği, ona söz vermiştim. Lütfen Allah'ım bitsin artık bu acı.

Sonradan ilave, yazıyı yazmamdan belki 15 dakka geçti ama kendimi inanılmaz rahatlamış hissediyorum, ben ki yazmanın rahatlattığına inanmazdım kendim için, ama oluyormuş, teşekkürler blogcum. Hadi şimdi çalışalımmm

11 yorum:

  1. inşaAllah herşey gönlünce ve en önemlisi hayırlısı olur. Ruh hali genel sağlık durumunuda inanılmaz etkiliyor. Bu yıl benimde yaşadığım olaylar psikolojik olarak beni çok etkilemişti bir süre sonra beden sağlığımda bozulmaya başladı hala tam toparlanamadım ama iyi olmak zorundayız sanırım. Sıkıntılarımızın yanında şükür etmemiz gerekenlerde çok..

    YanıtlaSil
  2. dönem dönem herkez yaşıyor bu sıkıntıları, inan belkide eşin yanında olsa başka şeyleri dert ediceksin.şükürler olsunki eşim ve oğlum ile hepbirlikte olsakta aynı sıkıntıları huzursuzlukları bende yaşıyorum bazen. o yüzden çok sıkma canını,sıkıldığın anlarda da yaz... yazmak çok güzel
    birazda sabır...
    bu arada ayraç fikri çok güzel

    YanıtlaSil
  3. GeCe'cim, sanki yazdiklarin beni anlatiyor. Ne bileyim, ben de ayni duygu ve düsünceler içersinde oldugumdan sanki ayni dertten muzdaripmisiz gibi hissettim bir anda (esinin uzakta olmasi disinda). Yazmak beni de rahatlatiyor, bu yüzden iyi de olsa kötü de olsa bloga yaziyorum, herkesin okumasini istemedigim seyleri baska yere yaziyorum ama yaziyorum ve bu beni de müthis rahatlatiyor. ama kötü seyleri yazarak onlari okuyup hatirlamak yerine, yaziyorum, beynimdeki yükü hafifletiyorum, sanki biri beni dinlemis gibi iyi hissediyorum ve bir süre sonra siliyorum ki unutayim, hatirladikça aci çekmeyeyim diye. yazmayi birakma. mevlüdünüz hayirli olsun! kocaman sevgilerimi yolluyorum.

    YanıtlaSil
  4. sıkıntını çok iyi anlıyoruz o yuzden yalnız kalıp bol bol dinlenmelisin bütün insanlar genelde buna ihtiyaç duyuyor...her gelecek ferahlığın başında mutlaka sıkıntı ve mutsuzluk vardır...bir gazetede okumuştum mutsuzluğun son durağı mutluluk mutluluğun son durağı mutsuzluktur...

    YanıtlaSil
  5. iç karartıcı bir durum olmuş yazdıkların lütfen moralini yüksek tut bilemem neler yaşanıyor ama ne olursa olsun hayat güzel iyi düşünelim iyiyi çekelim üstümüze en kısa zamanda herşey istediğin gibi olsun inşallah...

    YanıtlaSil
  6. mevlid çalışmalarınız çok şık, elinize sağlık. bebeğe sağlıklı uzun ömürler diliyorum.
    nedenini bilmediğim ayrılık durumunuz için lütfen iyi şeyler düşünün. sanırım bu dönem böyle geçiyor birçok kişi için. bu tarz sıkıntıla yaşamamama rağmen sanki bütün enerjim çekilmiş gibiyim. hiçbirşey yapmak gelmiyor içimden. umarım herşey çok kısa sürede düzelir ve tüm enerjinizle güzel neşeli yazılarınızla bizlerle olursunuz. sürekli herşey çok güzel olacak diye telkinde bulunun lütfen. eminim sonu öyle olur.
    sevgiyle ve sağlıkla kalın
    hoşçakalın

    YanıtlaSil
  7. GeCecim inan hepimiz zaman zaman böyle hissediyoruz.Sıkıntısı olmayan kim allahaşkına?Dediğin gibi sağlık en büyük servet ve mutluluk kaynağı gerisi boş.Hep üzüldüğümüzle kalıyoruz.

    YanıtlaSil
  8. Senin ne zorluklar yaşayıp, hepsini başarıyla atlattığına burada şahit olmadık mı? Kendini sıkma. Hayatı akışına bırak. Yine düzelecek herşey:) Sevgiler.

    YanıtlaSil
  9. ayraçlar seçkin ve kullanışlı olmuş.hasret için de sabır ve tevekkül ilacınız olsun

    YanıtlaSil
  10. dilerm en kisa surede esinle birbirinize kavusursunuz da bu durum sona erer ;) hakikaten ruhsal cokuntu cok etkiliyor fiziksel sagligi ama mumkun oldugunca basetmeye calismak lazim :)
    sevgiler

    YanıtlaSil
  11. ah canım arkadaşım ilk defa bu kadar çok karamsarlıklar ve sıkıntılar içinde olduğu düşünüyorum. Allah yardımcın olsun inşallah en kısa zamanda tüm bu belirsizliklerin son bulur. Ce' den ayrılmak zorunda kalmadan hayırlı işlerin olur.

    YanıtlaSil