25 Nisan 2017 Salı

Hollanda'da Lale Tarlaları




Hollanda'ya ilk kez giden herkes gibi biz de geldiğimiz yılın ilk lale mevsiminde Keukenhof'a gitmiştik. Elbette muhteşem bir yer herkes görmeli ancak diğer yıllarda zaten bir kere gitmiş olduğumuz için pek de ucuz olmayan giriş ücretini vermek istemedik. Onun yerine geldiğimizden beri hep istediğim ama yanından hızlıca geçmekten öte göremediğim uçsuz bucaksız Lale tarlalarına gitmekti hedefim. Bu yıl eşimden doğumgünü hediyesi olarak bunu istedim, beni Lale tarlasına götür yeter 😀

Gittiğimizde henüz laleler açmamıştı ama sümbül ve Nergis tarlaları için tam zamanıydı (Nisanın ilk haftası), daha sonra 22 Nisan'dan sonraki bir hafta için tarlalarda Lale festivali olduğunu öğrendik. Demek ki şuan açmış olmalılar ve sümbül tarlalarını gördükten (ve kokusunda sarhoş olduktan) sonra mutlaka yeniden geleceğiz diye karar verdik.

Gittiğimiz bölge bizim evimize yarım saat uzaklıktaki Keukenhof'un civarındaki tarlalar bölgesi. Bu tarlalar Lisse (bizim gittiğimiz), Hillegom ve Noordwijkerhout bölgelerine yayılmış. Bunlardan başka Hollanda'nın kuzeyinde de lale tarlaları bölgesi var. Bunlar ve diğer çiçek tarlaları/festivalleri hakkında kesin bilgileri bu Web sitesinde bulabilirsiniz. 

 
Bir çok Türk gibi Hollanda'nın lalelerinin meşhur olmasına kızıyordum. Gelmişler bizim lalelerimizi almışlar, dünyaya bizim diyorlar. Oysa Lale'nin kökeni Anadolu'dur, Osmanlı zamanında Avrupa'ya gitmiştir. Üstelik adını bile doğru almamışlar, bir adam bir köylü kadının başörtüsündeki lale oyalarının ne olduğunu sormuş, o da anlamamış tülbent demiş, adamcağız da dilinin döndüğünce laleye tulip adını vermiş peh...

 

Fakat Keukenhof'daki müzeyi görünce fikrim değişmiş ve yaşadığım yıllar boyunca da adamlara şapka çıkarır hale gelmiştim. Lale Hollanda'nın olmayı hakediyor, bu kadar ilgi olur, bu kadar ileri görüşlülük bu kadar çalışkanlık olur pes!



Bir kere kökenini inkar etmiyorlar, müzede Osmanlılar'dan alındığı yazıyor, ayrıca neler yaptıkları da. Lale aslında dağların çiçeğiymiş Anadolu'da. Soğuğu sever dağlarda açarmış. Akıllı insanın hali başka tabi. İklimi dolayısıyla tarımın pek mümkün olmadığı memleketi tarım devi haline getirmişler. Bu iklimde ne yetişir, lale. Hem de nasıl güzel yetişir. Yetmemiş yüzlerce yeni tür yaratmışlar, festivaller düzenlemiş, tüm dünyaya lale soğanı ihraç eder hale gelmişler. Bu gri ülkeyi lalelerle renklendirmişler. 

 

Ülkemizde de son 15 yıldır falan bolca ekiliyor laleler, özellikle İstambul'da cadde süslemelerini, Gülhane parkını ve Emirgan korusunu defalarca gezdim. Üstelik şuan da Lale mevsiminde istanbulda'yım fakat itiraf etmeliyim ki Hollanda laleleri daha güzel. 

Bir kere İstanbul sıcağında, ekzosunda dumanında çok kısa ömürleri, 15 gün zor dayanır toprağında olduğu halde fakat Hollanda'da daha uzundur bu süre. Tabi İstsnbul'da Hollanda'daki kadar yoğun değil çevre süslemelerinde kullanılan lale, genelde papatya ve diğer çiçeklerle destekliyorlar. Tabi bu girişimden de memnunum ama ne yazık ki Hollanda laleleri, daha canlı, daha parlak görünüyorlar. 

 

Eğer Lale mevsiminde Hollanda'ya gelirseniz mutlaka tarlaları da gezin. Dümdüz bir ülke olduğu için ufka kadar uzanan yüzlerce tarlanın rengarenk çiçekler açtığını hayal edin. Öyle bir manzara ki akıllara durgunluk veriyor. Üstelik hiç ücret ödemeden gezebiliyorsunuz tarlaların arasında. Bazı bölgelerde bisiklet kiralayıp onunla da gezmek mümkün. Fakat koparmak yasak. Bazı tarlalar, yanıbaşına hazırlanmış buketler ve kumbara koymuştur. Oraya çiçekçilerdeki Buket fiyatlarına göre oldukça az bir para atıp Lale alabilirsiniz.

Lale fotoları eşliğinde başka bir yazıyla yeniden görüşmek üzere. 

Google görsellerde tulip fields Holland  yazıp bir de oradan seyreyleyin.

8 yorum:

  1. Park bahçelerde kullanılan laleleri nedense sevemedim gitti. Doğal durmuyor. Saksıda yetiştireyim dedim. Sizinde dediğiniz gibi ömrü uzun değil.
    Ama sümbül öylemi mini mini mis gibi :) Çok severim sümbülleri.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Laleler burda vazoda bile 15 gün dayanıyor dılarda daha uzun. Saksıdaki lale tek olunca hoş durmuyor ama onlarca bir arada olunca çok güzel görünüyor bahçelerde öyle hollandada

      Sil
  2. Geçen gün bir blogda görmüştüm bizde de kocaman bir lale tarlası vardı ama bak bunuyorum artık kimde gördüğümü hatırlayamadım.

    Biz ancak lale soğanları çaldırıp ender olanlarını yok edelim. Belki Hollanda almasa bizse kalmazdı bile lale.

    Fotoğraflarınıza bayıldım, sümbülü daha çok severim, mis kokusu buraya kadar geldi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya vardır tabi sonuçta o ekilenler ihraç edilmiyorsa bir yerde yetişiyor neresi ben de merak ettim.

      Sil
  3. Yıllar evvel (bebeler portakalda vitaminken) Amsterdam'dan lale soğanı ve tohumu almıştım. Şu souvenir shop lardan hem de ucuza. Ki Türkiye'deki eş dosttan da sakın alma tutmuyor uyarılarına karşın. Bahçeye ekiverdim (hiç de anlamam o işlerden öyle attım Bi avuç, gömdüm falan :P) ay bir güzel tuttu!!! Hiç bir bakım yapmıyorum öyle kendi Halinde her sene açıyor 7-8 tane! Uzun süre de kalıyor. Yalnız siyah diye aldıklarımın çoğu kırmızı çıktı :D 2-3 tane de siyah var ama. Demek dediğin gibi soğuk memleket seviyor! Türkiye'de tutmaması bu yüzden.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bak onlar her yıl yavruluyor toprağın içinde ve çoğalıyorlar. Bir kaç yıl sonra sayıları ikiye üçe katlanabilir. Hiç derdi olmayan bir çiçek aslında bahçede benim de var her yıl mevsiminde çıkıyorlar

      Sil
  4. Fotoğraflar çok tatlı. Uzun uzun inceledim <3

    Tulip hikayesini bilmiyordum jsahdajg : ))

    YanıtlaSil