25 Nisan 2014 Cuma

Helodünya Okulda

Zaman geçtikçe Cin Ali gibi Helo'nun serileri çoğalıyor :) Kütüphanede, oyun grubunda, gezmede... derken şimdi sıra okula geldi.

Konuya çok hakim değilim (eşim daha iyi takip ediyor) ama burada çocuklar iki yaşında oyun okuluna başlıyorlar. 2-4 yaş arası için olan bu okula göndermek zorunlu değil ancak herkes gönderiyor. Devlete bağlı, aylık ücretleri az olan bu okullara sabahtan öğlene kadar üç saat katılıyor çocuklar.


Okullara talep çok olduğu için kimi yerlerde doğar doğmaz listeye ekletiyormuşsun çocuğunu. Biz zaten Helo 14 aylıkken taşındığımız için (araya yaz tatili ve sigortaların hazırlık süreci falan da girince) 17-18 ay civarında yazılmış oldu. Eve sosyal hizmetlerden bir görevli gelmişti ve o zaman daha farklı bir isimle adlandırılan listeye yazılmıştı. Bu liste Dutch bilmeyen expat çocuklarının listesi ve haftada 4 gün gitmesi içindi.

İki yaşına bir ay kala haber geldi. Expat çocuklar için olan listede henüz sıra gelmemiş ama haftada bir gün ile başlayabilirmiş. Yine aynı yere gidecek ve aynı şeyleri yaşayacak ama okula girdiği liste adı ve aylık ücreti farklı oluyormuş. Şimdiki de çok değil ama expat listesi yok denecek kadar az fiyatlı. İsterseniz bekleyin isterseniz başlayın dediler. 

Anladığım kadarıyla okullar, kontenjanlar, çocukların gün sayısı semtlere göre değişkenlik gösteriyor. Eşimin hintli arkadaşının kızı iki günle başladı şimdilik hala öyle devam ediyor. 

Yani şimdi okullu oldu dediğim kızım haftada bir gün Cuma günleri gidecek ve artık ne zaman sıra gelirse dört güne çıkacak. Bir gün için mi bunca tantana diye düşünmeyin ne olur bizim durumumuz için olağanüstü bir adım bu :)

Biliyorsunuz kimse yok yanımızda, dolayısıyla doğduğundan beri sayılı birkaç seferden hariç benim yanımdan hiç ayrılmadı 25 ay boyunca. Ben olmadığımda ise babası vardı mutlaka. Anane, babanne, teyze gibi yakınları ile bile hiç yalnız kalmadı ve ilk defa bugün ne ben ne de babası olmadan, üstelik dilini anlamadığı bir ortamda, hiç tanımadığı insanlarla kalacaktı.


Geçtiğimiz çarşamba günü okula gidip tanıştık, neler yapacağımızı konuştuk. O zaman girer girmez sevdi, oyuncaklara daldı ve pek gelmek istemedi.


Dün anlattım. Yarın okula gidince ben yanında kalmayacağım, sonra seni alacağım. Bir şey istediğin zaman öğretmenlerine söyleyeceksin, onlar seni çok seviyor dedim. Biraz durgun dinledi ve konuyu irdelemedi (bazı konuşmalarda on kere soru sorar), doğrusu hoşlanmadığını zannettim. Neyse ki bu sabah giderken hevesli ve heyecanlıydı, paltosunu kapı dışındaki askıya asarken bir çocuğun elini tutup içeri girmiş bile bizi beklemeden. 

İçerde biraz oyalandık, diğer veliler de vardı, o oyuna daldı. Sonra yukarıdaki fotoğraftaki gibi sandalyeleri çektiler, hepsi oturdu bizimki hariç. Bir çeşit güne başlangıç şarkısı söyleyeceklerdi herhalde. Kapıdan çekmiştim bu fotoğrafı ve en son gördüğüm öğretmeni Helo'yu oturtmaya çalışıyordu 

Hiç ağlamadı, bana el salladı ve çıktım. Biraz duygulandım, yürüyüş yaptım. Sonra aklıma geçen gün istediği ama almadığım bir poşet dolusu sürpriz yumurtayı almak geldi. İlk gün hediyesi olarak almak üzere gittim. Eve geldim biraz ortalığı topladım ve tekrar okula onu almaya gittim.


İlk gün diye erken gelmemi söylemişlerdi. Gittiğimde bahçedeydiler. Çocuklar sıra olmuş, köpüklü su dolu bir leğende sırayla ellerini yıkıyorlardı (bizimkinin sırası geçmiş yıkamış) sonra meyve yiyeceklerdi.

Sabah gelirken herkes bir meyve ve çocuğun suluğunu kutuya koyuyor, öğretmenleri soyup dilimliyorlar ve istediği meyveden alıyor çocuklar. Helo apıl istedi ve biraz da üzüm yedi. Ayrıca kivi ve muz vardı.

Demin bahsettiğim eşimin arkadaşının kızına kurabiye veriyorlarmış, bizde meyve vermeleri hoşuma gitti. Bez değiştirmeleri gerekmemiş ama gerekirse hemen değiştiriyorlarmış bizimkiler, başka bir yer için belli bir saatte tüm çocukların yapsa da yapmasa da değiştirildiğini duymuştuk.

Ben geldiğimde eve gitmek istemediğini söyledi ve hemen masaya kuruldu, yarım saat onu bekledim. Masada yerken gayet rahattı, arkadaşlarıyla ve öğretmeniyle etkileşiyordu ve hatta o anda en çok konuşan oydu diyebilirim. Sonra dag (iyi günler) diyerek el sallayıp ayrıldık. Öğretmeni genelde çok iyi durduğunu, bir kere dışarı çıkmak istemediği için biraz ağladığını ( muhtemelen oyuncağı bırakmak istemedi, normalde de böyledir), müziği sevdiğini farkettiğini, bahçede iken dışardan gelen müzik sesinde hemen dans etmeye başladığını söyledi.

Yolda gelirken bana tüm yaptıklarını anlattı, ağladığını da söyledi, oynadığı oyuncakları saydı, dışarı çıktıklarını, ellerini yıkadığını, abilerle oynadığını...

Çok şükür fazla zorlanmadan geçirmiş olduk. 1,5 yaşından beri oyun gruplarına gitmemiz (bu gruplar anne katılımlı idi hiç yalnız kalmadı) sanıyorum farklı dilli bir ortamda kalabilmesi için yardımcı oldu. Bunu garipsemiyor ve kendini soyutlamıyor ortamlarda.

Şimdi iki haftalık bir ara varmış. Bu aradan önce başlamayı (sonra da başlayabilirdi) özellikle istemiştik çünkü eğer korkarsa bu sürede konuşarak alıştırabiliriz, severse de heyecanla beklemesini sağlayabiliriz diye düşünmüştük.

Çok uzun yazdım ama bizim için önemli bir dönüm noktası bu olay. İlk defa yalnız başına ve yabancı bir ortamda iki saat kaldı ve kim bilir neler yaptı, nasıl davrandı. (Çok merak ediyorum ). 

Canım kızım, umarım çok mutlu bir okul hayatın olur ve okulunu hep seversin. Yolun açık olsun...

18 yorum:

  1. ne güzel bir uygulama 2 yaş için.. güzel bir geçiş dönemi planlamışlar.. hep böyle sevgiyle, isteyerek devam eder inşallah..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çocuklar konusunda çok uzmanlar gerçekten her konuda böyle gördükçe hayret ediyorum ben de

      Sil
  2. Ooo, hayırlı olsun. İlk gün onların ardından bakmak nasıl tuhaf bir duygu değil mi? Hem ağlamasız bir geçişse rahatlama ve mutluluk hem hüzün..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sorma zaten gece hiç uyumadım gibi bişey

      Sil
  3. Canım benim hayırlı olsun ve hep böyle gitsin yanlız aklında bulunsun genellikle ilk hafta ilk bir kaç sefer çok hevesli olup sonra çözütürlar bunu aklında tut ama içini de ferah tut ;) Her ne olursa olsun ilk sefer için oldukça cesur ve harikaymış

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet tahmin ediyorum şimdi ilk olduğu için merak da var alışınca sıkılabilir ve bahaneler üretmeye baslayabilir. Ancak uzun zamandan beri okul okul diyip duruyordu şimdilik çok hevesli

      Sil
  4. canım benim de gözlerim doldu, gözümün önünde büyüdü, maşallah.
    okul hayatını hep sevsin inşallah.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yağmur ve damla da benim gözümün önünde büyüdü hatta anne bile değildim o zaman hey gidi zalim zaman

      Sil
  5. ay ne güzel.. darısı başımıza inşallah..ben 4 yaşına kadar kreşe vermeyi düşünmüyorum.benim kızım çok sosyal,ortamımız uygun olduğundan eski usül bizim gibi sokaklarda toprakla,çiçekle böcekle oynayarak büyüyor:)yazdıklarını okurken heyecanın buralara kadar geldi bana da geçti:))inşallah okul süreci başladığı gibi güzel geçer...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tesekkürler, sizin oyunlarınızı biz de çok seviyoruz. Ne yazık ki dil öğrenmesi için şimdiden baslsması lazımdı

      Sil
  6. Bence çok güzel yazmışsın hatta daha da uzun anlatabilirmişsin. Epey güzel oluyor mutlu bir çocuğun güzel anılarına ortak olmak:) Bu okul mevzusunu güzel deneyimlemenize sevindim. Pek çok mutsuz hikaye duyuyoruz. Tabi aynı değil ama ben de ana okulu günlerimi hatırlıyorum hayal meyal, babannemi bekletirdim kapıda gitmesin isterdim, o da beklerdi zavallım napsın. Bazen beni hayatta ne kadar da çok sevmiş olduğunu düşünüyorum mutlu oluyorum. Eğlendiğine eminim okulda arkadaşlarıyla. Her gün biraz daha alışacaktır. 4 güne çıktığında da böyle devam etmesini diliyorum. Okul çok güzel bir yer, ben bile hala seviyorum, keşke her şeye yeniden başlayabilsek diyorum bazen. Onların en güzel zamanları, mutlulukla tadına varsınlar tüm çocuklar. Tatlı prensesi öpüyorum yeni maceralarını dinlemeyi dört gözle bekliyorum. Sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım tesekkürler güzel dileklerine okuyunca bana da uzun gelmiyor ben de senin blogunu her okuduğumda gün gelecek çocuklu hayatı da yazacaksın diye dört gözle bekliyorum

      Sil
  7. merhabalar , yazılarınızı zevkle ve emin olun sıkılmadan okuyorum..okul maceranız cok ilgimi çekti. benimde 3,5 yasında bir Kizim var.. burada yalniz sayılırım. ve gündelik isler sırasında ister istemez ihmal ediyorum kızımı. zaten bir anne aynı zamanda öğretmen ve iyi bir arkadas olamayabilir.ben de kızımı artık bu tür okullara vermek istiyorum, çünkü yalniz bir cocuk olmasına rağmen yaşıtlarına karsı cok girişken. oturdugum muhitte bir yere vermek istemiyorum, istanbulun " varoş" sayılabilecek bir mahallesindeyiz ve markette bile karşılaştığımız cocuklar sacından tutmak suretiyle ittiriyorlar kızımı. ben bu çocuklarla aynı okul ortamda da olsun istemiyorum açıkcası.. aslında söylemek istediğim helocugum cok şanslı. ve cesaretli..insallah hayatı boyunca boyle devam eder.. bir yorumdan cok icdokus oldu sanırım, isterseniz yayinlamayabilirsiniz.. sevgilerimle. Seda.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba kızınızı allah bağışlasın, iç dökmenize de memnun oldum. Bazı şeyler bizim yüzde yüz kontrolümüzde olmuyor. Ve şans veya şansızlık olarak nitelendirdiğimiz şeylerin de gerçekte hayır mı şer mi olduğunu da bilmiyoruz. Kızınıza iyi niyetinizi belli ettiğiniz sürece anlayacaktır meşguliyetinizi ve uzmanlar diyor ki, çevrede kötü örnekler olması bazı açılardan iyi, doğruyu farketmesini sağlıyormuş. Umarım mutlu bir çocukluğu olur en öndmlisi bu

      Sil
  8. hayirli olsun ins okulunuz...sanslisiniz demeliyim sanirim ögretmeni müslüman araplardan gördügüm kadariyla ...biz kati disiplinli alman ögretmenlere birakmistik kizimi ....ilk yili daha 3 yasindaydi ve dogrudürüst göndermedim kizimin psikolojisi bozulmasin diye ...bence sizde dikkat edin ...dil ögrensin aman diye göndermeye calisan annelere kiziyorum ....cocuklarimiz okadar zekilerki okuldada hemen ögreniyorlar ....ama keske cocuklarimiz türkiye de okuyabilse zamanla görüceksiniz aslinda hicbirsey ögretmediklerini ...evde is basa düsüyor ......

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnsallah tüm çocuklar hayırlı okullara ve öğretmenlere düşer. Şimdiden yargıda bulunmak zor bizim için. Bir öğretmenimiz kapalı ikisi hollandalı ama gördüğüm kadarıyla hepsi iyiydi. Bizim semtte müslüman oranı fazla değil ama yine denk gelmiş olması şans. Okullardaki eğitim düzeyini pek bilmiyorum ama fazla öğrenmiyorlardan kastınız akademik başarı ise o konuyu fazla kafama takmıyorum. Zaten biz anne babası olarak da sürekli bir şeyler öğretiyoruz ve istediği her konuyu ona öğretebilirim isterse bu yüzden benim için okulda eğlenme kısmı daha ağır basıyor

      Sil
  9. merhaba ....yukardaki adsiz bahar ...
    kiziniz okula basladiginda eglenceden daha farkli seyler görüceksiniz ...anne veya baba olarak oranin diline tam hakim olmalisiniz ...bende ankara üni . mezunuyum ama almanca derslerinde yetersiz kaliyorum allahtan esim burda yetismis dr. kimyager ...günlük hayatta herseyi bulundugunuz yerin diliyle konusmalisiniz kizinizla ... okulda hersey matematik degil diger derler hep hollandaca olucak , öyle kitaplar varki tam olarak anlamazsaniz kizinizada anlatamazsiniz .....oofff cok olumsuz oldu .... bir arkadasimin yasadigi sikintilardan yola cikarak hep olumsuz yazdim ...kari koca tr den geldiler ..toplantilarda hicbirsey anlamiyorlar gelen mektuplari falanda anlamiyorlar ...kursa gidilse bile yazisma dilini anlamak zor .....gurbette yasamak gzel belki ama zor , cocuklarimiz eksi birle baslyiorla hayata

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Duyarlılığınız için tesekkür ederim söylediğiniz herseyde haklısınız. Bizim gelecekle ilgili kesin tavrımız henüz belli değil ama elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışacağız her daim. İkimizde ingilizce biliyoruz şimdilik eşim artı bir de almanca biliyor dutch öğrenmeye başladık ikiniz de. Kızım öğrenmeden önce ondan daha iyi seviyede öğrenmeye çalışıyorum aynı zamanda. Bu güne kadar mektuplarda falan sıkıntı yaşadık doğrudur, çoğunu çeviriyoruz. Ancak dışarda herkes ingilizcd bildiğinden oek zorlanmadık. Üç yıl slovakyada kalmıştık orda ing pek bilmiyordu insanlar oraya göre çok rahatız.

      İlerde ne olur bilemem, ingilizcd eğitim veren okullar olabilir tr de olabiliriz ama ne olursa olsun dutch öğreneceğiz anne baba olarak. Mesleğim öğrenme üzerine dayalı olduğu için bu konuda çok zorlanmayacağımı umuyorum

      Sil