19 Eylül 2012 Çarşamba

Ek Gıda Serüvenimiz

Ek gıdaya geçişimiz yaklaşık bir ay olacak. Çok şükür hiç sorunsuz geçtik ek gıdaya ve çok da seviyor kızım. Neyi nasıl yaptığımı paylaşmak istiyorum bu yazıda.

Bir çok kişiden tepki aldım ama ben tattırma işlemine biraz erken başladım. 1,5 aylıktı ilk tattırmaya başladığımda. Tabi bu tattırma çok ama çok az. Mesela parmağımı meyveye bulayıp ağzına sürüyordum sadece. Yani midesine hiç birşey gitmiyordu. Biliyoruz ki bebeklerin sindirim sitemi zamanla gelişiyor, ancak sadece ağzında aroma bırakacak kadar verdiğim için tereddüt etmedim. Zaten ilk verdiğim zamanlarda haftada bir yeni tat gibiydi. İkinci ve üçüncü aylarda da aynı şekilde vermeye devam ettim ancak biraz daha zenginleşti. Tabi hala verdiğim tatlar bebek için uygun yiyeceklerdi. Meyveler, yoğurt, bazı hafif çorbalar vs. Bir de kızım bebek reflüsü sebebiyle çok fazla kusuyor, genzi yanıyor, gözleri kızarıyordu. Bu zamanlarda biraz rahatlasın diye parmağımı yine tatlı birşeylere daldırıp ağzına sürüyordum. Kimi zaman su da veriyordum ama su tekrar kusmasına sebep oluyor. Çünkü zaten midesi fazla dolduğu için kusuyor, yeniden su içince mide yine dolmuş oluyor, onu da çıkarma ihtiyacı hissediyor sonra. Bebeğe su verme konusunda daha 1. ay kontrolümüzde sormuştum. Doktor bebek aldığı kadar verebilirsin demişti. Genelde pek içmiyordu, günde belki bir iki damla falandı ama, 6 aya kadar su vermeyin kuralına uymadım ben.

3. ayın sonlarında ve 4. ayda bizimle birlikte sofrada oturduğunda ona uygun şeylerden azar azar vermeye başladım. Toplamda verdiğim miktar bir çay kaşığını geçmiyordu. Çok ufak parçalar halinde elimle veriyordum. Ezilmiş ekmek, peynir, domates suyuna banılmış ekmek, çaya banılmış ekmek, çorba, sebze yemeklerini ezerek parmağımla veriyordum. Misal bezelyenin içi, havuç, patates vs.

Bizimle birlikte sofrada bulunup yemek yemeği çok seviyordu. Elimi kendi ağzıma götürürken ona vereceğim zannedip ağzını açıyor, sonra kızıyordu. Bu dönemde verdiklerimi çok güzel çiğnemeye başladı. Ağzını öyle kıvırıyor ki çok tatlı oluyor çiğnerken :)

5. ayda yine bizimle beraber yemeğe devam etti. Yine miktarlar çok azdı ama bu sefer biraz daha sıktı. Her gün mutlaka bir şeyler yemiş oluyordu. Bu süreçte yeni tatlara alışıp anne sütünden vazgeçer diye hiç korkmadım. Çünkü verdiğim yiyecekler çok az olduğu için, mutlaka karnını doyurmak amacıyla emecekti. Böylece yeni tatları öğrenirken, anne sütünün varlığını, gerekliliğini unutmayacağını düşündüm. Öyle de oldu.

5. ayı doldurduğu gün gittiğimiz doktor kontrolünde doktorumuz ek gıdaya başlayabileceğimizi söyledi. Meyve püresi ve sebze çorbaları olabilir dedi.  O gün kızım kontrolde pek bir ağladığından (aşı olmuştu) çok uzun konuşamadık ama ben de oldukça hevesli olduğumdan gelince bir sebze çorbası ile başladım. Ablama danışıp, pirinç, havuç ve patates ile bir lapa yaptım, çatalla ezip verdim . Çok sevdi ve çabucak yedi.

Bundan sonra ise bolca araştırma yaptım. Henüz daha altı ayını doldurmadığı için ek gıdaya tam anlamıyla geçmek istemiyordum. Günde iki öğün az miktarda vermeye karar verdim. Kızım toplamda günde 7 kez meme emiyor (bazen artı eksi bir olabiliyor). İki kere gece emiyor. Sabah kalkar kalmaz anne sütü almasının uygun olacağını düşündüm, yatmadan önceki öğünün ise yine anne sütü olmasına karar verdim çünkü henüz diğer gıdalardan nasıl etkileneceğini bilmiyordum. Belki hazımsızlık vs olur da uykusu bölünsün istemedim. Geriye kalan üç öğünün ikisinde (öğleden önce ve öğleden sonra) ek gıda vermeye, ikisinin arasında yine anne sütü vermeye (dolan memeleri de boşaltmak için) karar verdim.

Fakat bu plana pek uyamadık. Bunda 5 ay 5 günlükken çıkardığı dişin getirdiği huysuzluk da rol oynuyor. Şimdi dişlerin etkisi geçince (ilk dişten 10 gün sonra ikincisi de çıktı) düzenimiz daha bir oturdu. Yine günde iki kez veriyorum ama emme sayısı değişmedi. Sanki hiç ek gıda almamış gibi emme düzeni devam ediyor. Daha aylar önce Before we get too old'un yazlarında ek gıda vermeden önce ve sonra emzirdiğini okumuş ve ben de öyle yaparım demiştim. Normalde Helo 3 saatte bir emiyorken, ek gıdayı bu üç saatin sonuna değil emdikten 1 saat falan sonra vermeye başladım. Böylece emmeyi de unutmayacaktı. Fakat şaşırarak gördüm ki, ek gıdayı alsa da yine süt saati geldiğinde emmek istiyor. Hatta bazen hemen önce yemiş olsa bile emdi. Acaba doyurmuyor mu diye işkillenmedim değil ama yediği miktarlar da fena değildi. (3 ila 5 çorba kaşığı, neredeyse yarım kase ediyor ve doyduğu zaman emerken olduğu gibi yine kendisi bırakıyor). Sonra bunun normal olduğuna karar verdim çünkü kızım artık çok daha aktif, algıları sürekli açık ve dolayısıyla daha çok beslenme ihtiyacı duyuyor. Böylece ek gıdanın gerçekten anne sütüne ek olduğunu anladım. Bazı günler ek gıda veremediğim yada aksattığımda emme sıklığı artmıştı. Yani eğer ek gıdaya hiç geçmeseydim, bu ay boyunca daha sık emmek isteyecekti muhtemelen. Yakında miktar ve ek gıda sayısını arttırmalıyım belki de.

Son olarak bu zamana kadar neler verdiğimden bahsedeyim. Bizimle birlikte sofraya oturmaya devam ediyor. Daha zengin çeşitler sunuyorum artık ona. Bizim yediğimiz yemekleri de eskiden beri tuzsuz ya da az tuzlu ve baharatsız yaptığım, sadece zeytinyağı kullandığım için ona uygun yiyecekler oluyor çoğunlukla. Heloya özel hazırladıklarım ise, sebze püresi (genelde pirinç, havuç, patates ile bazen bezelye), pirinç unlu muhallebi (bazen devam sütü veya kendi sütümle desteklenmiş, pekmezle tatlandırılmış, bazen de ezilmiş badem katılmış halde), yoğurt (birkez mayaladım harika oldu, sonra tutturamadım, minik kavanozda hazır doğal br yoğurt buldum onu veriyorum şimdilik, yine denemelerim devam ediyor), yoğurt çorbası (pirinçli naneli), tavuk çorbası (tavuk daha ileriki aylarda veriliyor ama deneyip bir etki yapmadığını görünce başladım), patates püresi, tarhana çorbası, bir kere tavuklu pilav ve cacık. Meyve olarak da elma, armut, şeftali ve kayısıyı denedik, bazen tek başına bazen karıştırıp verdim.

Sabah sütünü emdikten sonra genelde ben kahvaltı ederken o da istekli oluyor ve beraber ediyoruz. Ona da parmağımla ezip yumurta sarısı, peynir, ekmek, zeytin, biraz tereyağ ve reçel veriyorum. Aynı bizim yediğimiz gibi karıştırmadan ayrı ayrı. Bir de benim süt olsun diye içtiğim bitki çayından kaşıkla veriyorum bayılıyor. Toplamda verdiğim miktar yine çok az ama kahvaltılık lezzetlere de alıştı.

Tabi bütün bu verdiklerimin alerji olup olmayacağına dikkat ettim. Şu ana kadar neredeyse hiç bir yiyeceğe alerjisi yok. Sadece domatesi eğer yalayıp dudaklarına ve yanaklarına sürerse, değdiği kısımlar bir kaç saatliğine kızarıyor. Onun dışında, ona doğrudan vermedim ama benim sütümden geçerek alerji yaptığına emin olduğum tek şey var ki fıstık ve fıstık ezmesi. Amerikan filmlerinde duyardım fıstık ezmesi alerjisi diye, işte bizde ondan çıktı galiba :)

3 yorum:

  1. Beklediğim yazı canım,( maşallah Dila ya ) ben resmen ek gıdaya başlamaya korkanlardanım..Sanki emmeyi bırakacak , aramızda ki o bağ kopacak diye.Bugün yaptım uzun bir aradan sonra.Patates, kabak ve pirinç.Yedi Ada bir güzel:) Bende yazacağım bakalım:) Sevgiler,

    YanıtlaSil
  2. aman ben onu yerim hep gözümün önünde şapur şupur yemek yiyişi anam çok tatlı ooo çok çok çokkk:)

    YanıtlaSil
  3. babanem hep halalarıma öyle söylemiş. o anne sütü bir damla bile olsa onun vitaminidir.sütüm az, yetmez, aman bir damladan ne olacak demeyin mutlaka emzirin dermiş. benim de öyle kaldı aklımda.sütümle doymasada emziriyorum.artık yetmiyor zaten.

    herşeyi denetmekle en güzelini yapıyorsun bence.biraz rahatlık en önemlisi.hem anne hem bebek için.
    sonuçta biberonuna şerbet doldurup içirmiyorsun. 'tat almasını' sağlıyorsun sadece. doyurmuyorsun.

    YanıtlaSil