24 Haziran 2010 Perşembe

Ölmedim Yaşıyorum

Çok şükür elbette ama pek keyfim yok blogcum. Ce'nin gidişi bugün tam 35 gün oldu. İlk haftalar yokluğunu anlamayayım diye aşırı yoğun günler geçirmeye zorladım kendimi. Sonra yoruldum vazgeçtim şimdi ise aşırı gevşek ve her daim ağlak moddayım. Gerçekten yaşamadan anlaşılmıyormuş bu durum.

Ülke gündeminde bir sürü şey oldu, elbet benim de söyleyecek sözlerim var ama malum memur sayılırız. Babam sürekli diyor ki aman birşey yazma, her yerde izleniyorsunuz siz. İzleniyorsam (bilmiyorum öyle midir) izlenecek kadar önemli olduğuma sevinmeli miyim, yoksa yazamadığıma üzülmeli miyim bilemiyorum. Bende içime attım herşeyi napayım. Babacım istedi diye.

Şu an resmen kaplumbağa oldum. Herşeyim her yerde. Birazı annemde birazı evimde. Bir kıyafet getiriyorum haydaaa bir bakıyorum onunla giyeceğim bişey eksik, kafam hep dalgın malesef.

Ce ile her akşam konusuyoruz internetten. Sık sık mesajlaşıyoruz ama yetiyor mu, hayır. Yanyana olmak çok farklıymış. Onu özlemem bir yana tüm rutinlerim bozulduğu için de altüst durumdayım. Eskiden ev işlerim aksadığı zaman, atıyorum çamaşır yıkacağım gün hava kapar ya da bir yere gitmek gerekir vs sinir olurdum, bu hiç birşeymiş. Aman diyorum keşke öyle olsa razıyım.

Bir de hep derler ya insan evine alışınca baba evinde bile rahat edemez. Aslında baba evinde rahatım da, alışkanlıklarımı da özlüyorum. Evimi evde beraber geçirdiğimiz vakitleri.

Ce gittiğinden beri, eğlenmek adına hiç birşey yapmadım, ya da yaptığım şeylerde eğlenmemiş de olabilirim. Herşey onsuz o kadar anlamsızmış ki. Onsuz yarımmışım.

Bazen düşünüyorum insan olarak ne kadar da alışkınız rutinlere. Hem sıkılıyoruz hem de bir değişiklik olacaksa cesaret edemiyoruz. Bizim hayatımızdaki bu büyük değişikliği biz istedik biz seçtik, ve gerçekten şimdi anlıyorum ki ne kadar büyük bir cesaret işiymiş. Bu sürecin üstesinden gelirsek, artık sanıyorum bizi kimse tutamayacak :) Yıllar önce bir sohbet sırasında biri demişti, kendisi öğretmendi. Benim için ev, eşya önemli değil. Bana bir bavul yeter. Kendisi üniversiteyi başka şehirde okumuş ve farklı yerlerde öğretmenlik yapmıştı. O zaman onu duyunca çok şaşırmıştım çünkü evinden, en sevdiğin eşyalardan, kitaplardan, anılardan vs vazgeçmek, onları bir bavula sığdırmak çok zor benim için. Şimdi diyorum ki belki de ilerde ben de öyle olacağım. Bir yandan her seferinde yeni eşyalar yeni ortamlar heyecanlı olsa da, eskilerden vazgeçmeye hazır olmak yeni bir olgu benim için. İşte şu an yaşadığımız süreci bu anlamda atlatabilirsem, değişimlerden korkmadığımı, hazır olduğumu anlayacağım.

Biliyorum ayrı bir yazı konusu olmalı bu ama son yaptığım temalardan Nimo Stylo bitmişti ve Pratik Anne 'de yeni görüntüsüne kavuştu.

12 yorum:

  1. Canım benim, umarım Ce ile kavuşacağınız zaman göz açıp kapayıncaya kadar geçer...

    Serhat da bu öğretmen gibi. Yıllarca yatılı, farklı şehirlerde okumuş. Sırt çantasına sadece 2 t-shirt atarak yola çıkabiliyor. Eşyalar anlamsız. Ben de senin gibiyim. Herşeyin bir anlamı var...

    YanıtlaSil
  2. Sıkıntılarının azalması dilegiyle,havalarda kötü,işallah raharlatsın.Sevgilerrrrr....

    YanıtlaSil
  3. gerçekten yaşayan bilir bu durumu.ben de işim yüzünden bir süre eşimden ayrıldım.seni çok iyi anlıyorum.Allah yardımcın olsun

    YanıtlaSil
  4. Sizin duygularınızla aynı duygulardayım.Sizi en çok ben anlarım.Ben evleneli 7 ay oldu ve eşimden ayrı kalalı da 5 ay oldu.Bazen bende de aynı durumlar oluyor. Hele ilk zamanlar her şeye ağlıyosunuz.Bi de ev sorunu var açıkcası. Kendi evin varken bazen annenlerde bazen kayınvalidelerde kalıyosun ama evini çok özlüyosun. Benim eşimin gelmesine artık 1 ay kaldı çok şükür. Ve onu çok özledim. Sizinle aynı duygulardayım.Üzülmeyin sayılı gün çabuk geçer.

    YanıtlaSil
  5. Aaa neler olmuş nereye gitti Ce? Hiç haberim olmadı. Anlayabiliyorum hislerini eşim de evden seyirlere gidince öyle oluyorum ama ben kendi evimde kalıyorum hiç olmazsa. Kendine iyi bak sayılı günler çok çabuk geçer umarım...

    YanıtlaSil
  6. iyi geceler...Biz değil miyiz hergün monotonluktan uzak durmak için çabalayan ve hatta şikayet eden. Ama bir o kadar da değişime ayak direyen. Bazen nefes almak için yalnızlığı arzulayan ancak yalnız kaldığında da tepsiye bir bardak fazla çay koyan biz değil miyiz? Tezatlar..... Özlemek.....
    Ben de hayatımın en değerli varlığından tam 13 gündür ayrıyım ve sanırım 1 hafta daha sürecek. minik oğlumdan. Zor bir durum. Her yerde bir anısını bırakmış, sesini, cıvıltısını, kokusunu,...sabırla vuslatı bekliyorum. O zaman anlıyorum ki o yanımdayken bana yaptığı nazlar ve yaşattığı yorgunluklar ve bazen de beni aşırı derecede sinirimi zorlamalar...Hepsi katlanılabilir şeylermiş. Yeter ki o olsun. Size de en kısa zamanda vuslatı diliyorum. Gecenize ben de bir yıldız eklemek istedim. Umarım pırıl pırıl bir Semanız olur...:)

    YanıtlaSil
  7. İyi geceler,sizlerden çok uzak kaldım.Bazı olayları kaçırdım.Ama Ce ile bir an önce kavuşmanı gönülden diliyorum.Öğretmen arkadaşınızın dediğine katılıyorum.Bir bavul yetiyor inan.Bunu benden başkası bilemez sanırım.Öyle anlarım oldu ki,bulunduğum yeri terk ederken bavulumun bile olmadığı anlar yaşadım.Sevgilerimle

    YanıtlaSil
  8. geçen sene bu zamanlar ne kadar da üzgündüm esim askere gidecek diye. halbuki 3 hafta(cikti)... ama sevdigin insandan ayri olunca günler geçmiyor, her zamankinden daha uzun oluyor. tez zamanda kavusursunuz insallah ve çabucak geçer bu zaman dilimi sizin için!

    YanıtlaSil
  9. Ayrılık kolay değil,bir an önce kavuşmanızı diliyorum..Sıkıntıların bir an önce geçsin inşallah..

    Sevgiler..

    YanıtlaSil
  10. yalnız kalmayasın diye elimizden geleni yapıyoruz ama tabiki sıkıntını farkındayız.
    zaman su gibi akıyor bak 36 gün oldu bile.
    umarım herşey gönlünce olur.allah kalbine göre versin...
    PAŞA.

    YanıtlaSil
  11. Allah hayırlısıyla, sağlıkla çabucak kavuştursun.

    YanıtlaSil
  12. canım yaaa.ne desem bilemedim..

    YanıtlaSil