16 Aralık 2008 Salı

Nihayet Girebildim : veee karadeniz

En son yazımı yazdıktan sonra aynı gün resimleri grimeyi planlıyordum ama bir türlü fırsat bulamadım. Okulda odamdan yaparım diye düşündüm ama dün bütün gün internetimizde sorun vardı ve bu gün de geldiğimde kesikti. Biraz önce bir bakayım düzelmiş mi dedim veee düzelmiş sevinçten havalara uçtum. Kaç gündür giremedim neler olup bitti çok merak ettim.

Dün akşam da sinemaya gittik, evden giremedim yani. Haftasonu gidecektik de hadi dedik pazartesi gidelim, şu hiç faydalanamadığımız gençturkcell kampayansından faydalanalım. Hiç oyalanmadan Nautilus'a gittik ama, aman Allah'ım kampanyalı gişeler öyle kalabalık öyle uzun ki, kampanyasız gişeye girdik sıraya. Bize sıra geldi, bizim filmde yer kalmamış. Ne yapsak ne etsek, Capitol'e gittik. Madem kampanyadan faydalanamayacağız gidelim de rahat rahat seyredelim dedik.

Bu yoğunluğun nedeni şu sıralar vizyondaki Türk filmleri olmalı, ama biz onlara değil "Dünyanın Durduğu Gün"e gittik. Filmde bazı havada kalan noktalar olsa da bu film 1950 lerde yapılmış bir filmin yeniden çekilmiş hali imiş ve orjinaline sadık kalınmış. Dolayısıyla o yıllar için muhteşem tabi. Sadece bir sahne bana fizikçi olarak (üstelik de benim konularım) zayıf geldi. Tahta üzerinde bazı denklemler vardı, uzaylı gelip düzeltti. Ama hem var olanlar hem de düzelttikten sonra yazılanlar öyle basit denklemler ki güldüm. Uzaylının daha karmaşık bişey yazmasını beklerdim.

Neyse efendim Karadeniz gezimiz tam anlamıyla harikaydı. O kadar çok anlatılacak şey ve resim var ki bakalım ne kadarını yazabileceğim. Gittiğimiz tur Hey Travel idi. Reklam yapacağım çünkü ilk defa denememize rağmen çok memnun kaldık. 5 günlük turun her bir gününde, Trabzon, Rize ve Artvin sınırları içinde kalarak birçok farklı yere gittik. Aslında biz içeriği daha kapsamlı olan başka bir turu talep etmiştik ama yeterli çoğunluk sağlanmayıca bize sordular buna katılır mıyız diye, biz de kabul ettik. Kafilemiz 26 kişiden oluşuyordu ve başımızda bir rehber vardı. İlk defa rehberli bir tura katıldık, eskiden biraz çekingen davranıyorduk bu konuda çünkü başımıza buyruk olmayı tercih ediyorduk. Ancak gördüm ki (rehberimiz de söyledi) turizmsel olarak fazla gelişmemiş bölgelerde tek başına gezmek çok zor gerçekten. Nerede ne yenir, nasıl gidilir, nerden ne alınır bunları bilen biri olması çok önemli. Günlerimiz dolu dolu geçti, sabah 8 den akşam hava kararıncaya kadar gezdik.

Hava konusunda çok şanslıydık, 5 günün 4 ünde yaz gibi güneşliydi. Mont dahi giymedik. Bir gün biraz yağışlıydı, o gün de tepelere çıktık, kar gördük kar topu oynadık. Süperdi. Yılın ilk karını da gördüm yaşasın.
İlk gün havaalanından çıkıp sahil yolundan Rize'ye geldik. Rize kalesine çıkıp çay içtik (oh ne güzel manzara eşliğinde çay diye düşündük ilk gün ama sonra her bir çay molasında durdukça çayı fazla sevmeyen biz , çay görmeye ve içmeye bıktık, artık evde bir ay demlemeyiz herhalde ) . Rize güzel ama çok yüksek binalardan oluşan bir şehir. Beni korkuttu. Neredeyse tamamı denize doldurulmuş alanın üzerine kurulmuş. Rize'nin düz arazisi kısıtlı olduğu için evler böyle çoooook yüksekmiş.


Rize Kalesi'nden Rize'nin görünümleri.


Kale gezisi ardından Fırtına vadisi boyunca ilerleyip (Fırtına dizisi varmış ben bilmiyorum oralarda çekilmiş) yolda öğle yemeği molası verdik. Bir alabalık restoranında alabalık yedik ve yerel yemekleri ilk defa tattık. Kırmızı benekli alabalık ( çiftliklerde değil doğal yetişiyormuş) ve mısır ekmeği , mıhlama, laz böreği yedik. Resimde görüldüğü gibi Ce kısa kollu dolaştı. Havanın ne kadar sıcak olduğunun ispatı.


Fırtına Vadisi yolu üzerindeki restorandan görünümler.



Ardından Ayder Yaylası'na gittik. Ayder turistik bir yayla imiş ve oteller falan var. Ordaki tüm binalar doğal yapıya uyması için ahşap ya da taştan yapılma zorunluluğu taşıyormuş. Bizim otel tamamen ahşap kaplamaydı, yanından bir dere akıyordu. Çam ağaçları arasında huzur verici bir yerdi. Çok beğendik.

Ayder'e giderken.
Ayder'e vardığımızda hava kararıyordu, aşağıdaki arabadan çektiğim resim sonrasında fazla resim çekmedim
Gelin duvağı deniyormuş bu suya. Kışın en altta yelpaze şeklinde dökülen su donarak tül gibi oluyormuş.

Otelimizin balkonundan

Ertesi sabah ayrılmadan önce.


İlk günü bitirdik. Sanırım bu yazıyı burada keseceğim. Çümkü hem anlatacak çok şey var hem de çok fazla resim. Gitmeden önce tekleyen fotoğraf makinemizi yenilmiştik. Yeni makine saniyede 2-3 foto bile çekmeme izin verdiğinden yığınla resim var. Birleştirsem film bile olur. Arabadan bile titrek olmayan resimler çektim. Gerçekten o kadar güzel doğa resimleri var ki hepsini paylaşmak istiyorum. O yüzden bir sonraki yazıda devam edeceğim.
Resimlerin büyük halleri tıklanınca görülebilir, görüşmek üzere.

12 yorum:

  1. çok güsel ya ben o diziyi seyrediyordum o diziden sanki alıntılarda gördüm
    senin adıına sevindim ruhen dinlenmişsin....

    YanıtlaSil
  2. Hoşbeldin... Fotolar harika, diğerlerinide sabırsızlıkla bekliyorum.

    YanıtlaSil
  3. Hoşbeldin... Fotolar harika, diğerlerinide sabırsızlıkla bekliyorum.

    YanıtlaSil
  4. Ahhhh karadeniz ahhhhhhhhhhhhhhhhh

    :(((

    cok gidesim var cook
    resimler super
    ellerine saglik

    YanıtlaSil
  5. Paylaş lütfen GeCe'cim bekliyoruz harika fotoğraflarını.
    Benim karadeniz gezisi hayalimde gerçek olur inşallah yakın zamanda.

    YanıtlaSil
  6. ben aslen trabzonluyum yani karadenizli ama trabzondan öteye gidememiş bir karadenizli çok güzel gececim harika vallahi iyi ki gidip görmüşsün paylaşım için teşekkürler.

    YanıtlaSil
  7. çok güzel karadeniz bize yakın olduğundan her yaz gidiyoruz.çok harika yerler gerçekten.resimler harika.

    YanıtlaSil
  8. Fotoğraflar şahane. Budan izlemesi bile güzeldi kim bilir senin için ne kadar iyi geldi=)

    YanıtlaSil
  9. Hep içimde kaldı karadeniz gezisi . Bu resimlerden sonra ilk sıraya bunu almalıyım . Daha ne güzellikler vardır kimbilir...
    Teşekkür ederiz.

    YanıtlaSil
  10. öncelikle hoş geldin.fotoğraflardan da belli tatil harika geçmiş.Resmen bayıldım.Eşimin üniveriteden çok arkadaşı var karadenizde hep niyet ediyoruz ama çocuklarla tadını çıkaramayız diye erteliyoruz.sanırım bu yaz kesin gidilecek...

    YanıtlaSil
  11. resimler fevkaladenin fevkinde süper

    YanıtlaSil
  12. Fotoğraftaki kuymak olsa da yesek keşke. Mıhlama da diyorlar galiba ama bizim Trabzonlu akrabalar mıhlama diye öğretti bana.

    Sizin de akademisyen olmanız ne güzel. Ayrıca benim ve eşimin de isimleri GC oluyor, ne tesadüf, ama C olan benim. :)

    YanıtlaSil