Dario Moreno ve Müzik
GeCe
Nisan 13, 2009
19 Comments
Dün bahsettiğim kişi wordless olacak biri değil söylenecek çok sözü hakediyor. Sanırım yorumlarda da hastalığıma yoğunlaşıldı bu gözden kaçtı (tabi buna çok memnun oldum o ayrı, bugün iyileştim ve işime gittim çok şükür)
Ancak bu müzisyen hakkında daha fazla sözler edilmeli. Verdiğim vikipedia linkinde hayatı anlatılıyor ama bence önemi eksik. Ben de bu konudaki düşüncelerimi paylaşmak istiyorum.
Öncelikle bizim evde sürekli radyo oxi-gen dinlenir, başkası dinlenmez. Orada normalde pek alışıldık olmayan yabancı parçalar çalar ve kalitesiz müziğe yer yoktur. Eşim Moreno'yu orda dinlemiş ve haberi olmuş. Sonra ben severim diye indirip bana verdi albümünü.
Türkiye aşığı demiştim bir önceki yazımın yorumunda, İzmir'de doğup büyümüş ve Türk olarak görüyordu herhalde kendini bilemiyorum. Ülkemizde yaşayan azınlıkların hepsi Türk'üm demiyor malesef. 50 li 60 lı yıllarda çok meşhurmuş, anne babalarımız kesin tanıyor ama biz tanımıyoruz.
Şarkıya dikkat ettiniz mi bilmiyorum sözler tanıdık ama müzik çok farklı ve biraz da söyleyiş farklı. Bizim türkülerimizi samba, latin jazz tarzında yorumlamış. Kullandığı ensturmanlar farklı ve oldukça kaliteli bir müzik altyapısı var. Eğer şarkıyı bilmiyor olsaydınız, anlamazdınız bizim olduğunu.
Yurt dışında bizim şarkılarımızı bazen farklı dilde bazen karışık söylediğini varsayarsanız, harika bir tanıtım ama neden bizim ensturmanlarla değil diyebilirsiniz.
Bence çok akıllık etmiş müziklerini değiştirmekle. Bu iki açıdan çok önemli.Birincisi batı kulağına uygun hale getirerek onların dinlemesini sağlamış, ikincisi ise ülkemizde bu tarz bir müzik türünün dinlenebilir olmasını sağlamış. Ve halkımızın o yıllarda bu kadar kaliteli bir müzik dinlerken şimdi düştüğü durum ise acı.
Bizim kültürümüzdeki sesler (notalar) batı kültüründen tamamen farklıdır. Bu kısmı bir kitaptan alıntı yapacağım, Türk köylüsü üzerine araştırma yapan Amerikalı bir antropoloğun kitabından. (Bir Türk Köyünde Yaşam-J.E. Pierce)
"Bir arkadaşım, bir Türk'le duyduğu bir nota hakkında konuşurken, o notanın Fa mı Fa diyez mi olduğunu sormuş. İkisi arasında bir nota olduğu cevabını almış. Her zaman kendi kültürünün etnolojik özelliklerine öncelik veren arkadaşım bunu kabul etmemiş ve 'fa ile fa diyez arasında nota yoktur' demiş. Buna karşılık Türk, 'Yok mu?' diyerek sazını almış, Önce fa sonra fa diyez sesi vermiş. Daha sonra parmağını bu iki nota arasındaki bir noktaya götürüp sazın tellerine vurmuş. Amerikalı ' Ama bu nota değil ki' demiş. Türk yanıtlamış. 'Nedir o halde?'
Aradaki fark bu müzik için kullandıkları skalada, Batı skalasına hiç uymayan , icat edilmiş aralıklar kullanmalarıdır. Sonuç olarak bu müzik batılılara ilk başta kulak tırmalayıcı ve melodisiz gibi gelir."
Nasıl biz bize yabancı müziklere hemen ısınamıyorsak, onlar da öyle ki daha da zor. Türk müziği daha yeni yeni dünyada keşfedilmeye başlandı ki o yıllarda Moreno'nun yaptığının ne kadar doğru olduğunu ispatlıyor.
Şu şarkı ise ne kadar güzel bir sesi olduğunu ortaya çıkarıyor, resmen bu şarkıya bayıldım.
Dario Moreno- Mesut Ol Sen
Ancak bu müzisyen hakkında daha fazla sözler edilmeli. Verdiğim vikipedia linkinde hayatı anlatılıyor ama bence önemi eksik. Ben de bu konudaki düşüncelerimi paylaşmak istiyorum.
Öncelikle bizim evde sürekli radyo oxi-gen dinlenir, başkası dinlenmez. Orada normalde pek alışıldık olmayan yabancı parçalar çalar ve kalitesiz müziğe yer yoktur. Eşim Moreno'yu orda dinlemiş ve haberi olmuş. Sonra ben severim diye indirip bana verdi albümünü.
Türkiye aşığı demiştim bir önceki yazımın yorumunda, İzmir'de doğup büyümüş ve Türk olarak görüyordu herhalde kendini bilemiyorum. Ülkemizde yaşayan azınlıkların hepsi Türk'üm demiyor malesef. 50 li 60 lı yıllarda çok meşhurmuş, anne babalarımız kesin tanıyor ama biz tanımıyoruz.
Şarkıya dikkat ettiniz mi bilmiyorum sözler tanıdık ama müzik çok farklı ve biraz da söyleyiş farklı. Bizim türkülerimizi samba, latin jazz tarzında yorumlamış. Kullandığı ensturmanlar farklı ve oldukça kaliteli bir müzik altyapısı var. Eğer şarkıyı bilmiyor olsaydınız, anlamazdınız bizim olduğunu.
Yurt dışında bizim şarkılarımızı bazen farklı dilde bazen karışık söylediğini varsayarsanız, harika bir tanıtım ama neden bizim ensturmanlarla değil diyebilirsiniz.
Bence çok akıllık etmiş müziklerini değiştirmekle. Bu iki açıdan çok önemli.Birincisi batı kulağına uygun hale getirerek onların dinlemesini sağlamış, ikincisi ise ülkemizde bu tarz bir müzik türünün dinlenebilir olmasını sağlamış. Ve halkımızın o yıllarda bu kadar kaliteli bir müzik dinlerken şimdi düştüğü durum ise acı.
Bizim kültürümüzdeki sesler (notalar) batı kültüründen tamamen farklıdır. Bu kısmı bir kitaptan alıntı yapacağım, Türk köylüsü üzerine araştırma yapan Amerikalı bir antropoloğun kitabından. (Bir Türk Köyünde Yaşam-J.E. Pierce)
"Bir arkadaşım, bir Türk'le duyduğu bir nota hakkında konuşurken, o notanın Fa mı Fa diyez mi olduğunu sormuş. İkisi arasında bir nota olduğu cevabını almış. Her zaman kendi kültürünün etnolojik özelliklerine öncelik veren arkadaşım bunu kabul etmemiş ve 'fa ile fa diyez arasında nota yoktur' demiş. Buna karşılık Türk, 'Yok mu?' diyerek sazını almış, Önce fa sonra fa diyez sesi vermiş. Daha sonra parmağını bu iki nota arasındaki bir noktaya götürüp sazın tellerine vurmuş. Amerikalı ' Ama bu nota değil ki' demiş. Türk yanıtlamış. 'Nedir o halde?'
Aradaki fark bu müzik için kullandıkları skalada, Batı skalasına hiç uymayan , icat edilmiş aralıklar kullanmalarıdır. Sonuç olarak bu müzik batılılara ilk başta kulak tırmalayıcı ve melodisiz gibi gelir."
Nasıl biz bize yabancı müziklere hemen ısınamıyorsak, onlar da öyle ki daha da zor. Türk müziği daha yeni yeni dünyada keşfedilmeye başlandı ki o yıllarda Moreno'nun yaptığının ne kadar doğru olduğunu ispatlıyor.
Şu şarkı ise ne kadar güzel bir sesi olduğunu ortaya çıkarıyor, resmen bu şarkıya bayıldım.
Dario Moreno- Mesut Ol Sen



