19 Mayıs 2017 Cuma

Günün Özeti-19 mayıs 2017 cuma


 
Her günümüz bu kadar yoğun değil ama bugün gerçekten çılgın bir gündü. Üstelik daha bitmedi. Biraz önce eşim geldi çocukların akşam yemeği işini ona devrettim (normalde hep beraber yeriz ama ayakta duramıyorum uzanmam lazım) ben odama kaçtım. Biraz soluklanıp gideceğim. Bu saatten sonra yemek ve uyutma faslı oluyor tabi ki ancak en azından onlarda eşimin desteği oluyor. 

Sabah, gece uykum kaçtığı için 7 yerine 7,30 kadar uyudum ve uyanınca hızlı bir duş alıp 7.45 de çocukların yanına gittim. Kahvaltıya oturmuşlardı. Hemen Helo'nun beslenmesini hazırlayıp kendim de birşeyler yedim ve 8 de okul için hazırlanmaya başladık. Kıyafet ve saç faslı 15 dakika sürüyor ama bu sabah oğlumun da gelmek istemesiyle (normalde onu almayıp bir koşu bırakıp geliyorum) onu hazırlayıp çıkmak 8.20 yi buldu. 8.28 de çalan zili okulun bahçesinde karşıladık ve aceleyle içeri gönderdim. Kapıda öğrendim ki kızımın haftaya salı olacak olan okul gösterisinin bir provası bugün herkese açık halde saat 10.30 da olacakmış. Tabi ki gitmeliydim. 

Okuldan çıkınca oğlum ne yöne yürüyeceğine karar verir ve bu sabahki rotası, son dönemdeki takıntısı tavuskuşuna bakmak için çiftlik oldu . Çiftlik 9.30 da açılıyor, tabi ki açık değildi ama civarında dolanıp tavuskuşunu aradık. Bulamadık. Ağır ağır eve döndüğümüzde saat 9 u biraz geçiyordu. Eve dönerken yüzme havuzunun yanından geçiyoruz ve bugün yüzmeye gitmek ister misin diye sordum oğluma (tamam ben kaşındım biliyorum fakat onun yaşındayken ablası o kadar çok aktiviteye gitmişti ki bu konuda biraz vicdan azabım var, bu yüzden fırsatları kaçırmamaya çalışıyorum). İsterim dedi. Birkaç kez gitmiştik daha önce, sonra da uzun bir ara vermiştik. Her hafta soruyordum istemiyordu hiç. En son geçen hafta ablasının dersinde o da havuza atlamak isteyince yeniden başlamalı dedim. Bebek ve toddler saati saat 9-10.30 arası. Hemen gerekli malzemeleri çantaya attım ve 9.20 gibi havuza vardık. Nova bugün çok cesurdu gerçekten, kendi kendine suda durmayı denedi ve başardı. Defalarca yaptı. Ağzını kapatıp suyun içine sokmayı öğrendi. Artık dudakları morardığında hala çıkmak istememesine rağmen zorla çıkardım, hızlıca giyinip hemen gösteriye gittik. (Bunların hepsi yanyana, bir kare otopark alanının bir tarafında Helonun okul, bir tarafında çiftlik bir tarafında yüzme havuzu diğer tarafında Novanın okulunun ve gösteri yapılacak yerin olduğu bina var). Neyse ki bizimkilere sıra gelmemiş, fakat kalabalıktan kıza kendimi gösteremiyorum. Geldiğimi bilmeli, herkesin anneesi oradayken benimki yok diye üzülmesin. En son artık sahnenin yan tarafına geçip epeyce yaklaşıp gözüne girmeye çalışıyordum ki kızım öğretmeniyle bana yürüdü, çişi gelmiş :) Koşa koşa wc ye gittik, o sırada oğlum da sallanıyor biliyorum çişi geldi ancak inadı tuttu ısrarla yapmak istemedi. Tam kızı bıraktım gösteri başlamak üzere oğlum kucağımda başladı işemeye. Haydi koş yine tuvalete. Neyse ki fazla kaçırmadan yakaladık. Kalabalığı defalarca yardığım için belki küfür yedim ama napıyım. Geldiğimde bizimkiler sahnedeydi, neyse ki müzik başlamamıştı. Oh yetiştim.

Gösteriden sonra bir on dakika kadar durup çıktık. Bu sefer sabah göremediğimiz tavuskuşuna bakmaya yine. Baktık ki çiftliğin çitinden atlayıp dışarı çıkmış (arada geziyor öyle serbest bir kuş bizimki) biraz onu izledik ve yine ağır ağır zorla eve geldik. Oğlum bu sabah erken kalktığı (6 dan beri uyanıktı) ve yüzmede yorulduğu için uykusu gelmişti. 10-15 dak kadar evde oyalandıktan sonra 11.45 gibi uyudu (normalde 13 civarı uyur). Hemen makinaya çamaşır attım, ortalığı topladım. Bir çorba ve yemek koydum, bir yemeğin de malzemelerini hazırladım. Yemekler pişerken dağınık oyuncakları topladım, mutfağı masayı falan sildim. Yerdeki kırıntıları süpürdüm. Birka arkadaşımla WhatsApp dan yazıştım ve 1 saat sonra oğlum pıtır pıtır yanıma geldi. Yorgun diye belki iki saat uyur hayallerim suya düştü. O biraz arabalarıyla oynarken çorbayı blenderdan geçirdim yağını tuzunu ekledim ve beraber bir kase çorba içtik. Saat 2 olmuş ve Helo'yu okuldan almak için evden çıkma vaktimiz gelmişti. 14.15 de çıkış zili çalıyor ama sınıflar sırayla çıktığından 5-10 dakka gecikebiliyor çıkışları. Çıkınca yine okulun bahçesinden ayrılamadılar. Saat 15 te yine zorla eve girebildik.

Bir sonraki dışarı çıkış için yarım saatimiz kalmış. Kızımın üstünü çıkardım, çorbasını verdim ve o bu arada biraz dinlenme videosu seyretti. Ben de önceden hazırladığım yarım yemeği pişmeye bıraktım (allahtan saati ayarlanan ocağım var, kurup bırakıyorum) kurumuş çamaşırları katladım, bu sefer de onun yüzme dersi için çantasını hazırladım ve 3.45 deki ders için 3.35 de evden çıkabildik. Koşa koşa gittik başlamasına 2 dakka kala yetişmiştik ama mayosunu unutmuşum. Normalde çantasına hep fazla mayo koyarım var sanıyordum yokmuş. Bir posta ağladı, öğretmene sordum atlet kilotla yüzmesine izin vermedi. Unutulmuş eşyalardan oluşan bir ihtiyaç dolabı varmış ordan bul giydir dedi. Bir koşu gittim aradım tarafım neyse uygun birşey buldum. Eve de giderim ama çocukla git gel en az 15 dak ve ders zaten 45 dakika geriye ne kalacak. 

Neyse kızı postaladıktan sonra yüzme havuzunun cafesine oturduk (ilk defa oturuyorum) ve bir cappucino içtim nihayet. Oğlum da biraz oturdu sağolsun, arabalarıyla falan oynadı masada. Fakat yarım saat çabucak bitti (45 dakikanın bir kısmı mayo arama bir kısmı kahve sipariş ver bekle ile zaten geçmişti). Hemen havuzun kenarına gittik, kızım çıktı duş aldı, giydirdim ve eve gideceğiz ancak her zamanki gibi cafeden birşey alalım sızlanması başladı. Bu sefer açlar diye patates kızartması ve içecek aldım. Birazcık oturup yediler sonra cafenin bahçesine kaçtılar. (Bir sınıf arkadaşı da bahçedeydi) Bahçe de çok büyük ve göl kenarında. Oturduğum yerden gözümle göremiyorum diye mecburen peşlerine gittim. Bunlar bir oyuna başladılar hadi kızım hadi oğlum yok gelmiyorlar. 5.30 da artık oğlanın kakası gelmiş olduğu için (normalde yüzme dersi 4.30 da bitiyor) ben gidiyorum istersen kal diye blöf yaparak eve geldik. Ayağımda bir tırnağım çatlayıp derinden kopmuştu orası acımaya başladı. Eve gelince baktım şişmiş. Hemen oturmak isterdim ama ne mümkün, bahçedeki çalılıkta onlarca buluna tırtıllardan bir kavanoza koyup okula götürme sözü vermiştim önceden. Tutturdu toplayalım diye. Bir kavanoza birkaç tane topladık, eve girdik, oğlum kaka yaptı, biraz fazla batırdı, onu temizledim, kızın üstünü değiştirdim ve tam oturdum ki kapıdan kocam girdi (saat 17.45). Görünce sanki hep oturuyormuşum gibi oldu. He he ne demezsin. Öyle çok oturdum ki kalçam uyuştu  😂 

 
Neyse o da biliyor tabi ne kadar yorulduğumu, dedim üstünü değiştirir değiştirmez gel ben yatacağım. Evet o evden 9 da çıktı geldi rahat ev kıyafetini giydi. Ben 8 de giydiğim kıyafeti (tamam iş kıyafeti değil benimki ama normal ev kıyafeti de değil) an itibariyle hala çıkarmış değilim😣 

Ve şuan karnım acıktı fakat bu günü yazmayı tercih ettim. Çok yoğundu çok yorucuydu ama böyle çok yoğun günlerde bana bir yaşam enerjisi geliyor, keyfim yerinde hatta. Hayret bişey 😀

9 yorum:

  1. sapık gibi bayılıyorum bu tip yazılarına. ayrıca müthiş fırtına yoğunluklu günlerden ben de hep mutlu ayrılıyorum nedense.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanırım zamanı verimli kullandık diye bir tatmin duygusu oluyor bir da tabi koşturmaktan enerji patlaması :)

      Sil
  2. Günün Özeti yazılarınızı zevkle okuyorum belki de kendimi görüyorum bu kosusturmacalarda.bende bugun hic oturmadim geceye kadar neredeyse.daha sık yazin lutfen

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sanki sıradan özel hayatımı yazmanın pek bir can alıcı tarafı yok gibi geliyor ama beğenilmesi de hoşuma gidiyor tesekkürler yazayım o zaman 😋

      Sil
  3. Okurken yoruldum diyebilirim :) Ama müthiş keyifli, benim de bu ara işim başımdan aşkın olduğu için fazlaca aktif bir yaşam sürüyorum ve evet enteresan bir şekilde insanın enerjisi daha yüksek oluyor. Yenilerini okumak için bekliyorum ;) Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Adrenalin bol olunca onun getirdiği bir haz da oluyor tabi. Teşekkür ederim :)

      Sil
  4. Oh valla şahane bir gün olmuş <3
    Böyle günlerde bana yaşam enerjisi demeyeyim de iç huzuru ve tatmin hissi geliyor bana da. Dolu dolu bir gün geçirdik diye...
    Bayıldım yazıya!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet canım en önemlisi o, hergün bu kadar yoğunluğu bünye kaldıramaz ama ara sıra yapmak lazım

      Sil
  5. Ben böyle günlere ''Gün olur yüzyıl olur'' diyorum. Seviyorum ben de ama 9 da bayılabilmek kaydıyla.

    YanıtlaSil