19 Mayıs 2017 Cuma

Daldan Dala Düşünceler





Ergenlikte fazla sivilce problemi yaşamadım, görenlerin beğendiği ama bence çok kuru olan bir cildim var. Fakat her defasında hayrete düştüğüm bir durum var ki, her ay adet döneminden bir iki gün önce tek bir tane minicik (çoğunlukla farkedilmeyen) bir sivilcem oluyor. Heh diyorum mektup geldi hazır ol Gece. Bundan başka (eskiden böye miydi hatırlamıyorum) son 6-7 aydır tam adet döneminden bir gün önce tüm gün boyunca sinirlerim feci gergin oluyor. Her zamanki tahammüllü anne gidiyor yerine çocuklara her fırsatta kızan anne geliyor. Halbuki biliyorum ertesi gün olacak şeyin habercisi bu fakat kontrol edebilmem çok zor. O gün kendimi çocuklardan uzak tutuyorum resmen, her an burnumdan dumanlar ağzımdan ateşler çıkabilir çünkü. Sonra bir daha hayret ediyorum. Vay be şu hormon denen moleküllerin yaptığı işe bak. Dağ gibi iradeyi yerle bir ediyor (evet iradem fena değil bence) ve kendimi tanıyhamaz hale getiriyor pes. Yine de bu habercilerin varlığından şikayet edemem. Duyduğum diğer pm hikayelerine göre benimki devede kulak :)

Bir de bazen şuna hayret ederim. Bir sabah uyanırsınız, genelde boyunda veya yanakta, bazen kolda ensede falan şöyle 2-3cm uzunluğunda bembeyaz ince bir kıl çıkıvermiştir. Bildiniz mi? Bir gün önce yoktur, nasıl bir gecede bu kadar uzamıştır. Üstelik neden beyazdır (yaş genç olsa dahi). Eline gelince birden bire utanır şaşırırsın. Pıt diye çeker koparırsın, pek acımaz ama tuhaftır. Neden olmuştur? Bir hastalık belirtisi mi yoksa stresin vücuttan atılış şekli mi. Hani stres olunca uçuk çıkar ya, bu da stres kılı mı?

Bazen böyle aklıma cevabı bilinmeyen sorular takılıyor. Mesela şimdi de geldi bir tane. "İnsanlar enginarın yenen birşey olduğunu nasıl anlamışlar acaba?" gibi. Dışardan bakınca gayet dikenli sert birşey, içinde yenen kısmın olduğunu anlamak kolay değil. Yoksa bir nesil her önüne geleni yiyordu da, sağ kalanlar mı bu bilgiyi aktardı. Evet enginar yenir devedikeni yenmez diye...

Yemekle ilgili kafama takılanlar pek bitmez aslında. Hollandaca yemek dergisinde salatalık çorbası tarifi vardı. Bildiğimiz salatalık. Hatta ızgara falan da yapıyorlar. İlk tepkim ıyyy olsa da olay tamamen alışkanlık sanırım. Salatalık pişirerek mi yenir pişirmeyerek mi? Bu gelenek nasıl oluşmuş acaba?

En iyisi ben hayret ediyorum etiketi açayım da aklıma geldikçe yazayım sorularımı. Benim gibi merak eden, edip de çözüme ulaşan vardır belki?

4 yorum:

  1. Ben de adet dönemi öncesi aşırı sinirli bir de üstüne had safhada depresif oluyorum. Biyolojik nedenini bilmem de bir işe yaramıyor kontrol altına alamıyorum. Sonra düşünüyorum kişiliğimiz vücud kimyasıysa biz neyiz ki?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen ben de öyle düşünüyorum o kadar aciz miyiz gerçekten diye

      Sil
  2. Maya'da 18 ay regl olmamıştım, şimdi de 8 ay oldu inşallah daha da olmam çünkü aynen dediğin gibi ben gidiyorum yerime tahammülsüz, her ufacık şeye sinirlenen, depresif, paranoyak biri geliyor ve de daha komiği normalde hiç aklıma takmadığım teee 1999'da biten ilk sevgilimle ilişkimi irdeleyip duruyorum! Manyak mıyım neyim?! :D Ay acaba 10 sene falan emzirsem ve direkt regl olmadan menopoza geçiş yapsam böyle pammuk gibi... :P regl olmamak çok güzel ya, erkekler bu nedenle basit ve inişsiz çıkışsız duygular yaşıyorlar, ne büyük lüks!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğrusu ben de isterdim fiziksel zahmetini geçtim duygusal zahmeti çok yorucu 😞

      Sil