27 Ocak 2017 Cuma

Çocuklarla Telepatik İletişim

Daha önce bu konuyu yazmaya birkaç kez niyet ettim ama vazgeçtim. Sonuçta biraz özel alanımı ihlal ediyormuşum hissine kapıldım. Bilmem telepatiye ilginiz var mı? Dahası inanır mısınız? Eşimle ilk tanıştığımızda (18 yıl önce) bu konuya ve benzerlerine ilgimiz vardı (hala da var ama artık fazla tartışamıyoruz). Bir fizikçi nasıl olur da metafiziğe inanır derseniz, yaptığımız uzun araştırmalar sonucu (biyofizik alanında bu konuda çok ciddi çalışmalar var ve hatta yakın zamanda Japon'lar kuantum telekinezi deneyleri başardılar) metafiziğin henüz açıklanamamış bir bilim olduğuna karar verdik. Muhtemelen herkeste bu tip yetenekler var ancak nasıl kullanacağımızı bilmiyoruz ve bu yüzden henüz tesadüfen keşfedip nasıl yapacağını öğrenenler dışında yapabilen insan sayısı çok değil. Bir örnek verecek olursam kolumuzu kaldırma işini düşünelim. Kolu kaldırmak için beynimize bir komut veriyoruz ve kol harekete geçiyor fakat bunu bir diğer kişiye anlat, senin anlattığından itibaren o da yapsın desem kimse anlatamaz. Çünkü kolumuzu bir şekilde kaldırabildiğimizi keşfetmişizdir ve bu arada vücudumuzda olan şeyleri bir düzen içinde tanımlayamıyoruz. Ne olduğunu da bilmiyoruz nasıl anlatacağımızı da. İşte telepati ve diğer benzer yetenekler de böyle olmalı. Nasıl yapıldığı anlatılmaya çalışıldığında bile (çünkü filmlerde falan görüyoruz işte gözünü kapa odaklan vs) bu, her kişide aynı şekilde işe yarayacak mı ve asıl önemlisi beyinde o sırada neler olacak bunu betimlemesi zor.

Herkeste var olduğu kanısına ise nerden vardım derseniz mutlaka hayatınızda şöyle şeyler yaşamışsınızdır. Birini düşünürsün mesela, çok geçmeden onu görür veya telefonunu alırsın; toplulukta iki kişi aynı anda ağzını açıp aynı şeyi söyler; veya çok başımıza gelen dejavu halleri, ben bu anı daha önce yaşamıştım dersiniz. Bütün bunlar metafizik yeteneklerin bizdevar olduğunun ufak belirtileri. Kimilei bunlara önem verip daha çok gelişmesine sebep olmuştur, kimileri ise görmezden gelmiştir.

Kendimden bahsedecek olursam, elbette ki iddialı olamam ama bulduğum her fırsatta telepati yapmaya, altıncı hissimi geliştirmeye, kendime küçük deneyler türetmeye devam ettim. Tam 18 yıl boyunca hep yaptım yapıyorum. Ve anne olduktan sonra çocuklarımda sık sık uyguladım.

Yine araştırmalarıma ve deneyimlerime göre en iyi telepati iletişimi birbiriyle yakın bağ olan kişiler arasında oluyor. Şart değil ama birbirini çok gören çok vakit geçiren kişiler arasında daha yoğun. Kan bağı olması gerekmez fakat çocuklarımız en çok vakit geçirdiğimiz kişiler olduğu için ideal. Bir de telepatiyi düşünce ve duygu telepatisi olarak ikiye ayırabiliriz ki duygu telepatisi kısmen empati olarak da adlandırılabilir fakat bir farkla. Ne hissettiğini anlıyorum (yani idrak ediyorum, düşünce olarak ne anlama geldiğini biliyorum değil), ne hissettiğini hissediyorum şeklinde olanı. Zira açıdan kıvranan birinin acısını kendin yaşamışçasına hissedersin duygu telepatisinde.

Benim en çok yaptığım ve başardığım bu duygu telepatisi. Bunda kaynak kişinin yoğunluğunun etkisi var. Diyelim bir gönderici bir de alıcı olsun. Her ikisinin de konuya iyi odaklanması gerekir. Göndericinin bir düşünceye odaklanması çok uğraş gerektiren bir konu, çünkü düşünceler çok hızlı akıyor ve kontrol edilemiyor. Fakat bir duyguya odaklanmak çok kolay, çünkü insan olarak bazı güçlü duygulara yapışıp kalıyoruz. İstesek de kurtulamıyoruz. Bu durumda gönderen kişinin iyi odaklandığı bir duyguyu, telepatik olarak almak daha kolay oluyor. Çocuklar ise saf duygu demek, tertemiz duygu kaynağı. Dolayısıyla telepati için çok uygun adaylar.

Çocuklarımla telepatiyi en çok kullandığım zaman ise uyku zamanı. Ne zaman uyuyacaklarını anlıyorum. Bu çok faydalı oluyor çünkü boşuna zaman kaybetmemiş oluyorum. Aslında yine zaman kaybediyorum çünkü iki çocukla aynı anda uykuya gidiyoruz birinin uykusu geliyor diğerinin gelmiyor bekliyoruz falan ama, tam uyumadan birkaç dakka önce anlıyorum uyuyacaklarını ve bu yüzden bekleme süresi stresli geçmiyor benim için. Bazen eşime diyorum uğraşma daha o hissi almadım, uyumayacak sadece bekle.

Bunu nasıl yaptığımı anlatmaya çalışayım bendeki haliyle. Farketmem kızımın bebekliğine rastlar. Onu uyuturken benim de çokuykum gelir ve esnerdim, sanki uykuya dalacakmış gibi ama o daldıktan sonra birden herşey biterdi. Sanki o çok uykusu olan ben değildim. Sonradan bu uyku sinyalinin bana ait değil kızımınki olduğunu anladım. Hani uykuya dalmadan önce bir ara hal vardır,dünyadan kopmaya başladığın, uyur-uyanık bir hal. İşte bu sırada beyinde bir takım uyulmalar olur. İşte hissettiğim şey kendi başımda bu uyuşmalardı. Fakat sonradan farkettim ki bu his kendim uykuya geçerken hissettiğim yerde değil. Yani başımın farklı bir bölgesinde hissediyorum aynı hissi. Oğlum olunca da benzeri oldu. Hatta çok ilginç ki onun hissi de başımın farklı bir bölümünde. Şimdi bir yanımda kızım bir yanımda oğlum yatarken ben sadece bu histen kimin önce uyuyacağım anlayabiliyorum.

Bunun dışında onların duygularını anlamada, ne demek istediklerini çözmede daha bebekliktentibaren kullanmaya çalıştım telepatiyi. Çoğunlukla işe yaradı,yarıyor. Belki ilerde daha farklı tecrübelerimiz de olur kim bilir.








11 yorum:

  1. Çok ilginç bir yazı olmuş gece!
    Ben böyle konuları incelemeye, dinlemeye bayılırım :) pek bilimsel bilgim olduğu söylenemez gerçi ama 6. His olayına inanırım mesela. Ve bazı insanların bu yönü kesinlikle güçlü! Bir yerde okumuştum bunun sinyallerinden biri de şeymiş : saati (uzun süredir hiç bakmamış olmana ramen) dakikası dakikasına tahmin edebilmek mesela...
    Ancak anne-çocuk arasında olanı telepati değil içgüdü-sezi olarak açıklıyorum ben kendimce.. Yani uyku, açlık, yorgunluk vs sinyalleri almak; onun canı acıdığında fiziksel olarak kendinde de hissetmek gibi şeyler... Tabi her anne-çocukta da olmuyor bu, ama olduğu vakit de bu 6. His çakra kalp gözü artık neyse adı o algının daha açık olduğu annelerde annelik güdüsüyle birleşiyor olabilir..
    Çocuk dışındaki yakınlarımızla olanlar telepati olabilir.
    Bi ara seninle özelden konuşalım derim, ne hikayeler var bende :)) -yaşanmış gerçek kesit- hehehe

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslinda altinci his sezgi nerede basliyir ne kadari telepati bunlarin sinirlarini cizmek zor, fakat hepsi belki de ayni sey, yada ayni seyin farkli zuhurlari. Simdilik sadece bildigimiz boyle seyleri aciklayamiyiruz ama varlar

      Sil
  2. Kızımla hiç böyle şeyler yaşamadım belki bende dediğiniz gibi görmezden gelenlerdenimdir kimbilir ancak yazdıklarınızdan çok etkilendim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya tabi bunlar illa olacak diye birşey Yok, ama böyle birşey de var belki zamanla siz de farkedersiniz

      Sil
  3. Yine harika bir yazi olmus💕 Her yazinizda daha yakin hissediyorum sizi kendime. Eskiden annemle olurdu simdiyse kizimla. Mesela alakali hic bir sey soylememisken ben, kizim aklimdan gecen seyi soyleyiveriyor. Merak ettim acaba gelecegi gorebildiginiz ruyalariniz da oldu mu? Genelde bunlari insanlara anlattigimda da delirmisim gibi bakiyorlar da :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Oldu ama çok mühim meseleler hakkında değil. Bir de bazen tam uyku değil uyur uyanık hal içindeyken bazı gördüklerim aynen oldu

      Sil
  4. Psikolog olarak parapsikolojiye hobi olarak bakıyorum ve nöropsikoloji uzmanlığım olduğu için biraz da beyni ucundan öğrenebildiğim kadarıyla, sadece 5 his yok. Senin bahsettiğin "keşfedilmemiş dalga boyutlarının varlığı" zaten fizikçilerin ortaya attığı ve popülistlerin içine ettiği bir bilim. Suistimale çok açık.. O nedenle biraz mesafeliyim ben ve şöyle diyeyim, e her anne anlamaz mı? Yani bazı işaretler veriyorlar, mesela iç çeker kızım bir defa sonra 3-4dk sonrasında derin uykuya geçer. Bir de biliyorsun REM'de beyin dalgaları çok farklı, sen iyi bir alıcı olarak o dalgaları okuyabiliyorsun belki de.. Yani 6. his bence bu keşfedilmemiş dalga boyutuyla ilişkili ve ilginç bir konu..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çocuklarla olan iletişimi her anne anlayabilir belki de ama benim söz ettiğim şey anne olduktan önce de vardı. Elbette ki yazdığım gibi tanımlamak, kesinliğinden emin olmak zor

      Sil
  5. Birkaç gündür metafizik olaylar üzerinde o kadar çok düşünüp araştırma yapıyorum ki, bu yazıya rastlamam da bunun bir parçası gibi geldi aniden. :) Çok enteresan ve ilgili çeken bir konuya dair, güzel bir inceleme yazısı olmuş bence. Benim en büyük batıllarımdan biri her şeyin bir sebepten olduğuna inanmam ve enerjinin inkar edilemez belirleyici varlığı herhalde. Hep şey diyorum kendime, bu evrende hipnoz gibi, telepati gibi, enerji dünyası gibi derya deniz bir alan varken az da olsa bu dünyayı tanımadan ölmemeli. Daha çok araştırma isteği uyandı bende bu yazıdan sonra. Başka ufak hisler, çıkarımlar oldukça okumayı çok isteriz. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ne hoş bir tesadüf ya da çekilme mi demeliyim belki. Bu tip şeyler var ama İnanmayan inananlardan daha fazla. Kişi en iyi kendi kendine anlayabiliyor gerçekliğini. Benim en sık yaptığım şeylerden biri bazı şeylerin sonucunu önceden tahmin etme deneyleri. Çok basit şeyler birkaç dakika sonrasına ait bile olabilir. Mesela ördeklere ekmek attın diyelim hangisi kapacak, markette hangi kasa daha önce ilerleyecek vs gibi

      Sil
  6. Varoluşun ilk zamanlarında insanlar bu yolla haberleşebiliyorlar diye okumuştum ama hatırlayamadım kaynağını.. Benim ilgi duyduğum bir konu ve inanıyorumda açıkcası.Eşimle aramda böyle tuhaf bir bağ var benzer rüyalar görmek,en basit örneği o gün düşündüğüm yada çok istediğim birşeyi akşam gelirken alması.. Bir fizikçi olarak bu konuda yazıların olursa merakla takip ederim.

    YanıtlaSil