9 Aralık 2015 Çarşamba

Helodünya'nın Okul ve Dil Gelişimi




-Okulda sinter klaastan hediyesini aldıktan sonra, birlikte yaptığımız özel şapkayla-

Öğrenen Anne'nin dille ilgili yazılarına yorum yaparken kızımın dil gelişimine dair hiç yazı yazmadığımı farkettim. Hem ilerleyen zamanlarda karşılaştırmak hem de benzer durumda olanlara fikir vermek açısından not edeyim.

Eski aylık yazılarında söylediği kelimeleri not ettiğim ve defterine de kaydettiğim için biliyorum, kızım bir yaşında 20 civarı kelimeyi bilinçli olarak söyleyebiliyordu. O zamanlar bana bu rakam pek birşey ifade etmiyordu pek tabi. Şimdi neredeyse 11 aylık oğlumun söylediği 3-5 kelime ile kıyaslayınca çokmuş gerçekten. 1,5 yaşında iki kelimelik temel cümleler kuruyordu ama kalıp halinde. Yani anne gel, mama ver gibi.

Çocukların konuşmaya başlaması bence böyle kalıp halinde değil de, bildiği herhangi iki kelimeyi yeri geldiğinde mantıklı ve bilinçli olarak birleştirmeye başlaması ile başlıyor. Yani yine iki kelimelik cümleler kuracak ama varyasyonları çeşit çeşit olacak ve artık her kelime için bunu yapabilecek. Anne ver gibi kalıp şeklinde değil. İşte bu zihinsel sıçrayış Helo'da 20 aylıkken oldu, birden bire her kelimeyi cümlelerde kullanır hale geldi ve tam 1 hafta sonra cümledeki kelimeleri üçledi, özne nesne ve yüklem formuna dönüştürdü. Ondan sonra da ver elini bağlaçlar uzun uzun cümleler.

Kızımla doğduğundan beri Türkçe konuştuk. Ancak arada sırada dışarda bizim ingilizce konuşmalarımızı duyuyordu tabi bebeklikten beri. İlk bir yıl slovakyada yaşadığımız için dışarda slovakça da duyuyordu. Hatta bir dönem slovakça tarzında söylüyordu kelimelerini, babasına babeçka diyordu mesela.

Şimdi doğrudan kaynak veremeyeceğim ama bir dili öğrenmenin ilk tohumlarının ilk altı ay içinde duyarak atıldığını anlatan bir makale okumuştum. Bu durumda kızım bu dönemde üç dilin sinyallerini almış oldu.

Bebeklik döneminden sanırım iki yaş civarına kadar ingilizce şarkılar çizgi filmler falan dinledi, dili döndüğünce söyledi. İngilizce sayıları ve renkleri, hayvanların neredeyse tamamını, bazı temel eşyaları öğrendi (benden veya izlediklerinden, tabletteki peakaboo oyunlarından). Sonra ben üzerine düşmedim ama kendi kendine öğrenmeye devam etti. İngilizce videolar izlerken yeni bir çok kelime öğrendi ve dahası anlamaya başladı. Çünkü bazen ben de soruyorum ne dedi diye doğru cevap veriyor. Pek tabi ki onunla direkt konuşmadığımız için ingilizce konuşamıyor fakat konuşurken bazı kavramlar onun için sadece ingilizce var. Mesela sarı rengini gördüğünde ne sarı ne de geel(hollandaca) der, direkt yellow der. Süngere sponge, dondurmaya ice cream gibi. İstanbul'da annem ablam ve kızım asansöre binmişlerdi (ben diğer asansördeydim oğlumla), Helo zero'ya mı basıcam diyormuş anneme. Annem de sıfıra bas kızım diyormuş anlamadan, ablam olaya el koymuş :)) Türkçe konuşurken arada ingilizce ve hollandaca kelimeler katsa da bazen bu çok değil yüzde 95 düzgün konuşuyor diyebilirim. Sorulduğu zaman da o yabancı sözcüklerin türkçelerini söyleyebiliyor. Şu an 44 aylıkken Türkçe'de geldiği nokta oldukça iyi. Akıcı, uzun, bol edat ve zarflı (aslında, sonuçta gibi kelimelerle) tüm zamanları ve kipleri doğru şekilde kullanabiliyor.

Hollandaca ne durumda derseniz, Hollandaya taşındığımız 14. aydan 18 aya kadar taşınma, adaptasyon, arayışlar derken pek Hollandaca'ya maruz kalmadı, ancak parkta falan ne kadar duyduysa. Sonra haftada bir saatlik özel oyun gruplarına başladık 18 aydan itibaren. Orada ben de eşlik ediyordum ama öğretmenler hem ingilizce hem de hollandaca konuşuyordu. Bu dönemde beden diliyle anlaştıklarından iletişim sorunu yaşamadı.

İki yaşını biraz geçince ( tam olarak 2 yaş 2 hafta gibi) burada oyun okulu olarak çevirebileceğimiz peuterspeelzaal'a başladı. Bu okul 2-4 yaş arasını kapsıyor, sabahtan öğlene kadar 3 saat sürüyor. Bekleme listesine ve semte bağlı olarak gittiği gün sayısı değişebiliyor. İlk başladığında haftada bir gün gidiyordu (nisan ayında başladı), sonra araya paskalya tatili falan girdi. Temmuzda yaz tatili başlamadan kısa bir süre önce haftada iki güne çıkmıştı. Bu sürede okuldan dile dair kazanımı çok fazla olamadı zaten ilk başlarda oryantasyon vs süreci yaşamıştık.

Tatilden döndüğümüzde (normalde okul ağustosta açılıyordu ama biz türkiyedeydik eylül sonu dönmüştük) haftada üç gün gitmeye başladı. Bu arada tam iki buçuk yaşında olmuştu. Ekim ayında hem diline yardımcı olsun hem de hamileliğimde bana kolaylık sağlasın diye haftada üç gün üçer saatten bir babysitter ile anlaştık. Okul + babysitter desteği ile (ki ben babysitterın etkisinin daha çok olduğuna inanıyorum çünkü birebir ilgileniyor okulda bu kadar çok birebir konuşma yok) tam üç ay sonra hollandaca konuşmaya başladı. O zamana kadar aralarındaki iletişime yardımcı oluyordum ondan sonra tamamen devre dışı kaldım.

Bu arada yıl bitmiş ve ocak ayı gelmişti (2015'in başı oğlumun doğduğu zamanlar) okulda VVE programından faydalanmaya başladı ve gün sayısı 4'e çıktı, hala da böyle devam ediyor. Expat çocuklara özel okul öncesi eğitim olarak tanımlayabiliriz bu programı. Okula haftada bir gün özel bir öğretmen geliyor, expat çocukları başka odaya alıp kartlarla, oyunlarla dil öğretiyor ve arada sınavlar yapıp seviyelerini ölçüyor. Kızım bu aşamaları iyiye yakın bir performansla geçti ve hala programa tabi olsa da eskisi kadar ciddi çalışmıyorlar onunla sanırım, çünkü yaşı gelip de bir sonraki okula yetişmesi gereken başka expat çocuklar da var. Son iki aydır da program kapsamında bize aktiviteler veriliyor ve evde yapmamızı istiyorlar.

Helo'nun dil açısından okula hazır olduğunu söylüyor öğretmenleri ama elbette ki mükemmel değil. Anlıyor, anlatıyor, şarkıları ezberliyor, bana çeviriyor, tv programlarını takip edebiliyor sanırım yeterli düzeyde biliyor. Ve hollandaca bilenler bilir bize göre çok zor olan bir telaffuzu vardır G harfinin onu bike doğru söylüyor :))

Önümüzdeki yıl, 23 martta doğum günü olduğundan, doğum gününün hemen ertesi günü basisschool (elementary school/ilk okul) a başlayacak. Hollanda'da 4 yaşını dolduran her çocuk bu okula gidiyor. Oyun okulu mecburi değil ama bu okul zorunlu ve haftanın 5 günü 8,30-14,30 arası okulda olacak (bir gün biraz daha erken çıkacaklarmış). İlk iki yıl anaokulu formunda, sonra ilk okul şeklinde gelişiyor ama burda tam ayırmıyorlar sanırım, azar azar eğitime başlıyorlar. 4 yaşını doldurmuş ve okula giden arkadaşları harfleri sayıları öğreniyorlar yine de bol oyun oluyor tabi. Aslında kızımın gideceği okul dalton okulu olduğundan işleyiş biraz farklı olacak galiba, mesela arkadaşımın kızı montessori okuluna gidiyor arada kurabiye, yemek falan da yapıp pişiriyorlarmış. Ne olacağını yaşayınca göreceğiz artık.

Kızım onun deyişiyle büyük okul için çok hevesli ve heyecanlı. Doğum gününü sabırsızlıkla bekliyor bu yüzden. Bu hevesinde şimdiki devam ettiği okulun da etkisi var. Yaşı gelen arkadaşları bir veda partisiyle ayrılıp basisschoola başladılar ve onlara tanık oldu. Günlük konuşmalarımızda da basisschool öncesi sonrası çok yer ediyor. Bazı şeyleri o zaman yapabilecek, onun için bir nevi büyüme göstergesi. E büyümek için de çok sabırsız zaten. Fakat yine onun deyişiyle, o anne olmak istemiyormuş büyük çocuk olmak istiyormuş ve hep öyle kalmak istiyormuş.

16 yorum:

  1. Merhaba,
    Masallah Dila'ya.. ben de tabletten video gostermeye baslamak istiyorum. Siz kacinci ayda video gostermeye basladiniz?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bunu detaylı bir post olarak yazayım olur mu

      Sil
    2. Gece bu tablet ve app'ler konusunu ben de istiyorum. M. şu an 2,5 yaşında tam ve ben 3'e kadar ekransız büyütmeye devam etmek istiyorum (uçak ve hastalık dışında tabii) ama ne izleteceğimi ne oynatacağımı bilmiyorum! Valla geçen gün 4 yaşında bir kız çocuğu ş çizgi filmi biliyor musun yoook, bunu biliyor musun hayııır diyince utandım :D

      Sil
    3. Yaklaşımına saygı duyuyorum ama dilada ekranın (tabi ki kontrollü) getirilerini inkar edemem. O olmasaydı yine aynı olur muydu hiç bilmiyorum. Belki olurdu ama gerçekten eğleniyor ve bazen de benim gerçekten ihtiyacım oluyor :))

      Sil
  2. Dalton okulu ne oluyor?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Daha önce bu yazında anlatmıltım http://ge-ce.blogspot.nl/2014/11/dalton-okullar.html

      Sil
  3. Büyüdü de okula mı başlayacak şimdi bu:)
    Kim ne derse desin kızların dile yatkınlığı belli.
    Oğuzalp 21 aylık oldu, 7-8 kelime anca söylüyor o kelimelerden biri de çığlık atarak söylenen hayıııııııırrrr :) (oy ben başımı alıp nerelere gideeemm )

    Her şeyi işaretle anlatmayı tercih ediyor, zamanı gelince olur herhalde bir anda açılır belki diye bekliyoruz :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de erenden aynı peeformansı beklemiyorum zamanı gelince olacak :)

      Sil
  4. Büyük çocuk olmak :) ne tatlı bir ifade.. dil gelişimi için öncelikle maşallah diyeyim :)
    Eğitim sistemi ne kadar güzel, mart sonundan itibaren yazacaklarını merakla beklemekteyim o halde
    sevgiler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet ben de okul sonrası dalton okulu güncesi tutayım diye düşündüm aylık olarak, ben de çok merak ediyorum

      Sil
  5. Çok ilginç geldi bana bu sistem, benim yazıma ilk yorum yaptığında ben resmen ilkokul falan gibi algılayıp ne yalan söyleyeyim üzülmüştüm ama şimdi bakıyorum aslında çok şey fark etmeyecek yine oyun ağırlıklı hafif alıştırma programı olacak. Bence de Dila hem sever hem de başarır :) G'yi söylüyorsa tamamdır bu iş :D Anladığım kadarıyla Hollanda'nın sistemi Almanya'dan farklı biraz, burada daha oyun ve spor ağırlıklı bir sistem var, benim de hoşuma gidiyor.. Fakat okul çok erken bitiyor ve öğleden sonra hep spor falan olduğu için anneler çalışma durumunda biraz zorlanıyor. Hatta sohbetlerde güleriz en uzun kreş, anaokulu biraz daha kısa, ilkokul lise daha kısa en kısası ise üniversite diye :D
    Dil konusu ise çok ilginç, ben mesela 1 yaşımda 5-6 kelimeli bağlaçlı cümle kurarmışım, eşim 3 yaşında konuşmaya başlamış :D Bizim kız tam ortada başladı, ikisini eşit anlıyordu ama ilk İngilizce başladı ve kelime kelime bağladı sonra Almanca başladı ve birden kalıp kalıp konuşmaya başladı, çok acaip, belki konuşulan dile de bağlı bilemiyorum.. Bir de işine gelince mesela "anne, pembe ponny'yi şimdi istiyorum, lütfen" gibi inci taneleri yumurtlayabiliyor, işine gelmeyince "ııııh ıh ıh" :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Spor burda da ağırlıklı, mesela şimdi dilanın gittiği okulda ara karnelerde bisiklet kullanma becerisine de not veriliyor. Gideceği okulu gezdiğimizde spor odasını gördük tam bir jimnastik salonu orada (tam hatırlamıyorum saati) belli bir zaman geçiriyor tüm çocuklar (bu okul 4-12 yaş kapsıyor, ufak çocuklar biraz daha uzakta). Bir de okulun hemen yanında yüzme havuzu var. Çocuklar sınıf halinde oraya gidiyor ders olarak, yolda görüyorum ıslak saçlar falan napıcam bilmem. Neyse bir de okul sonrası kısmına değinecek olursam, neredeyse her çocuk 4 yaşında başlayan (dila da başlayacak) ve yüzücü sertifikası veren yüzme okullarına gidiyor. Mesela başka otellerde ve yüzme havuzlarına eğlenmeye gittiğinde sertifikası olmayan çocukları anne baba desteği olsa dahi almıyorlar derin havuza. Çalışan anne babalar okul sonrası hemen okulun yanında bulunan afterschool llara veriyorlar. Çocuğu okuldan alıyor bir uzman öğretmen ve annesi gelene kadar resim craft artık neyse grup halinde oyalıyor. Bu afterschool lar şu an kızımın gittiği okulla aynı koridorda bu yüzden takip ediyorum. Yine bunların içinde piyano okulu da var. Bundan başka okulun hemen arkasında gayet popüler olan (baska yerlerden de geliyormus insanlar özellikle buraya) tenis kortları var. Bir çok çocuk okul sonrasnda tenis oynuyor bu soğuk havada bile cıbıldak giyiniyorlar. Kayak çok yaygın değil sanırım ama buz hokeyi epey yaygın daha çok ortaokul civarındaki güzel ve uzun kızlar görüyorum minicik şort ve hokey sopasıyla yine bisikletle gidip geliyorlar. Kayağı da ben öğreticem inşallah. Paten kaymayı da bakıcısından bana öğret sözü aldı ;))

      Sil
  6. Yurt dışında yaşamayı sırf kızımda böyle ortamında dil öğrensin diye çok isterdim. Şimdi aklıma hep acaba yazın İngilizce için bir aupair mi tutsam diye geçiyor. Kızlar genel olarak dil ve konuşma konusunda çok daha ileri seviyede oluyor. Maşallah sizinkine de.

    YanıtlaSil
  7. Merhabalar,
    Yazilarinizi buyuk ilgiyle takip ediyorum. Kucuk oglunuz Erenin dil gelisimi icin neler yapiyorsunuz acaba? Bununla ilgili yazabilirseniz cok yol gosterici olacagini dusunuyorum. Cevabinizi sabirsizlikla bekliyorm

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba doğrusu henüz sadece konuşmak dışında özel birşey yapmıyorum. Ama şu var bebeklerle birebir oynarken

      Sil
    2. Ve kitap okurken falan nesneleri baskın şekilde ve tekrar ederek söylemek gerekiyor. Biliyorsunuz aç- kapa, inek, kedi gibi tek tek. Bunun dışında hollandaca duyuyor evde tabi. Mart ayından itibaren kızım okula başlayınca babysitterın geldiği bir günü erenle birebir oyun olarak değiştireceğim o zaman doğrudan hollandacaya başlamış olacak 14 aylık olacak. Şu an fazla konuşamasa da bir çok dediğimi anlıyor ve yapıyor.

      Sil