3 Haziran 2014 Salı

Baby Steps

Okuduğum blog yazılarında, konuştuğum kişilerde zaman zaman kafa karışıklığı ve genelde bundan doğan üzüntü/gel-gitli ruh halleri/acıklı haller farkediyorum. Hele hele kalemi güçlü biriyse okuduğunuzda ahh ne de güzel yazmış, nasıl da duygusal, nasıl duyarlı bir insan diye düşünürken bulabilirsiniz kendinizi. Böyle kişileri kınamıyorum, aksine arayışta olmaları gerçekten güzel. Ancak bir değil iki değil on seferden sonra hala aynı haller devam ediyorsa, bunları gördüğümde üzülüyorum ne yalan söyleyeyim. Çünkü özellikle kendiyle ilgili yapmadığından veya olmadığından şikayet ettiği şeyleri yapmak için hala bir girişimde bulunmamıştır. Sanki bu ruh halini seviyordur ve ne kadar şikayetçi olsa da bunu değiştirmeye çalışmıyorsa, o değerli zamanı kendini kandırarak geçip gidiyordur. Bu insanları silkeleyip kendine gel demek istiyorum, farkederek yaşayacak öyle çok şey var ki kaçırıyorsun. Yıllardır okuduğum ve aynı kısır döngüyü hala devam ettiren insanlar var. Asla acıyı küçümsediğimden değil, içe dönmek, acı çekmek de gerekli zaman zaman. Fakat bir yerde dur deyip acının getirdiği öğretiyi almak, bu sınava bir tick atıp, biraz daha güçlenip yola devam etmek gerekir, en azından benim yaptığım bu.

Övünmek için söylemiyorum ben kafa karışıklığını nadiren yaşarım. Aklımda bir şey varsa ertelemem. Ha büyük işler başarmıyorum belki ama en büyük kârım iç huzurum ve neşem oluyor ki bence en büyük ödül. Bahsettiğim haller içinden çıkamayanların derdi nerden başlayacağını bilememek / o girişimi yaparsa kayda değer bir sonuç elde edemeyeceğini düşünmek / ben hiç bir şeyi başaramam ki gibi sebepler oluyor genelde.

Akademik hayata yeni başladığımda hiç kimse tarafından bulunmamış fikirleri bulup makale yazmanın çok olağanüstü birşey olduğunu düşünürdüm. Hocalarım gözüme Einstein gibi gelirdi :) çok sevdiğim yaşlı bir hocam, bunları sen de yapacaksın, okudukça, aklına ya böyle olsa ne olur şeklinde fikirler gelecek, sonra deneyip bulacaksın demişti. Yani yavaş yavaş zamanla olacaktı. Ondan başka benim bu hayattaki en büyük yol göstericim olan eşim (80 yaşın bilgeliğini 20 yaşında edinmişti) bana hep ufak adımlarla başlamamı söyler. Yıllardır onun tavsiyesiyle bunu bir yaşam biçimi haline getirdiğimi farkettim: Ufak adımlar-baby steps.

İki gün önce what about bob? filmini seyredince zaten alışkanlık edindiğim şeyi filmde görmek hoşuma gitti. Psikolog hastasına baby steps tavsiye ediyor. Uzun vadeyi değil sadece bir sonraki anı düşün, bir sonraki an için ufak adımlar at, sürecin karmaşıklığının seni yalayıp yutmasına izin verme.

Hafta sonu misafirimle konuşurken, hayatta yapmak isteyip de yapamadıklarına dair duyduğu pişmanlığı, elinde olmadığını düşünüp çaresizce kabullenişini görünce üzüldüm. Avuntu olarak hep başkalarını suçluyordu, kızken bamam izin vermezdi şimdi de kocam diyordu. Hayatının elinden kayıp gitmesi ve bir şey yapamamak çok üzücü.

Oysa bence ufak adımlar sayesinde hiç anlamadan değiştirilebilir hoşnutsuzluklar. Sadece hoşnutsuzluklar değil elbet, gayet mutlusundur ama daha da fazlasını istiyorsundur mesela, yaşam kaliteni arttırabilirsin.

Şimdi hep beraber düşünelim, kilo vermek istiyor ama diyetlere uyamıyor musun, sadece günde bir öğün ekmek yeme mesela. Kitap mı okuyamıyorsun, günde iki sayfa okumaya çalış, sinirlerine hakim mi olamıyorsun, haftada bir kez sinirlendiğinde onu tutmaya çalış, hiç bir işe yetişemediğimi mi düşünüyorsun, gün içinde yaptıklarına bir tick at: kahvaltı hazırladım, çamaşır astım... gibi ne çok iş yaptığını o gün için yettiğini göreceksin. Kendine zaman ayıramıyor musun, günlük işlerinden birini ihmal et haftada bir onu yap. Daha hafif mi beslenmek istiyorsun önce yağını değiştirmekten başla. Bir süre uyguladığın bu bebek adımı alışkanlık halini alacak, sonra yeni bir bebek adımı sen daha üzerinde kafa yormadan gelip seni bulacak.

Bu yöntem çocuk yetiştirirken de uygulanmalı, onlara yeni alışkanlıklar kazandırmak, onlara karşı tavırlarımızı daha iyi hale getirmek gibi konularda hep ufak adımlarla başlayıp ilerlemek gerekir.

Benim de mesela yaşam kalitemi arttırmak için hayatıma dahil etmek istediğim şeyler var, buraya yazayım ki bir ay sonunda yaptım diyebileyim.

1- en az beş kere kahkalarımı çıkarmaya korkmadan göbeğimi hoplata hoplata güleceğim

2- en az iki yeni yemek tarifi deneyeceğim

3- her gün en az 2dk cross trainerda çalışacağım (salonda duruyor ama hep ihmal ediyorum)

4- bu ay en az 30 hollandaca kelime öğrenmiş olacağım

Yeniliklerle dolu bir ay olsun.


24 yorum:

  1. ne güzel ne motive edici bir yazı:) çok teşekkürler öperiz:)

    YanıtlaSil
  2. Şu doktorlara gidip, sağlığımdan yakınmayı keseceğim.
    Her gün yabancı dilde bir iki sayfa kitap okuyacağım.
    Seneye spor salonuna yazılacağım.
    Hâlâ yapmanın beni heyecanlandırdığı bir şeyler var mı onu bulacağım.
    :)

    YanıtlaSil
  3. şahane bi çimdik ve motive edici yazı olmuş:)
    ellerine sağlık,yemek tariflerini paylaşsan beraber yenileniriz:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :) iyi fikir bakalım neler bulacağım

      Sil
  4. şahanesin yine.. insanın mutluluğu da mutsuzluğu içindedir der ablam.. seçim kişiye ait.. kendini sevmesi, güvenmesi, kendisi için bişiyler yapması mutluluğu da beraberinde getirir.. yaptığın aylık plana bayıldım..
    her akşam 100 mekik çekeceğim..
    3 kilo fazlamdan kurtulacağım..
    kızıma keçeden saray ve prenses yapacağım..
    sevgiler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yüz mekik çok sonra yapamadım diye üzülme 50 yeter başlangıç için

      Sil
  5. Olmuyor diye oturup sızlanmak kolay ama istediğin şeye ulaşmak için küçük bir adım atmak ondan daha kolay. Farkındalık yaratacak güzel yazı için teşekkürler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Adım atmak genelde hep zor gelir ama baby stepler zor değil büyük adımlar zor aslında

      Sil
  6. tşk ler çok faydalandım rahatladım

    YanıtlaSil
  7. Bana da bir çare bulsana :)
    Kocam Şırnak'a gidiyor diye ağlamayayım mesela. Allahım bu tezden nefret ettim diye yakınmayayım. Tıpkı senin tarif ettiğin gibi heyecanla ne müthiş fikir diye başlamıştım oysa ki...
    Ya da dur bak ne güzel işim var diye kendimi avutayım.. 1 saat falan idare ediyor bu avutma beni.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çare yazının içinde açıklanıyır :) uzun vadeli süreci, sonuçlarının neler olabileceğini düşünmeyeceksin en kısa ana odaklanacaksın. Şimdi çözmen gereken çocuğunun açlığı bir sonraki anda başka birsey. Tüm sorunları birden düşündüğünde, tek tek ele aldığından daha karmaşık hale gelir

      Sil
  8. Hay Ağzınıza sağlık yine uzun uzun yaşmışsınız asla sıkılmam ve uzun uzun okurum :)çok güzel yaşmışsınız .küçük adımlar ile başlamaya üşenen insanlar var halbuki esas olanın hız olduğunu bilseler ne yaparlar acaba ? Bir fizikçi olarak bilirsiniz ''hız ivme kazandırır''hız daha fazla yol kat etmemimizi sağlar İngilizce öğrenirken bu tekniği öğrenmiştim kuzenim bu bir sır demişti hergün 4 saat yada 8 saat İngilizce çalışırsan hızlanırsın hızlandıkça daha çok bilgin olur ve birgün bilgi patlaması yaşarsın ve İngilizceyi anladığını ve çözdüğünü göreceksin dedi çocuklarda dili böyle öğrenir 2 yaşında tek tük kelimeleri çıkarmaya çalışırken 2,5- 3 yaşında deli gibi konuşmaya başlarlar buna dil patlaması deniliyormuş tabii o bir dilbilimci ve doğru söylüyor şimdi negatif insanlara bakıyorum hergün bir yerden başlayacaklarını söylüyorlar halbuki esas yapmaları gerekenin hemen yapmaları gerektiğini bilseler ne yaparlardı acaba .Esra-Clean

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hemen harekete geçmek işin başka bir boyutu o biraz daha güç ama sebebi büyük hedefler koymak. Küçük hedefler koyarsan harekete geçmek bir sorun olmuyor

      Sil
  9. Gece, gene döktürmüşsün, ne diyebilirim ki başka:)

    YanıtlaSil
  10. Aman benim gibi yapma; yani mehter marşı adımlarıyla yürüme şekerim :D İlk maddeye yalnız şaşırdım, ay boyu mu sadece 5 kez göbek şaklatarak güleceksin, günde mi??? Günde de lütfeeeeen!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Günde bes kere gülüyorum ama komsuların duyacağı kadar yüksek kahkalarla gülmeyi ayda bes kere yapsam yeter biraz çekingenim bu konuda bir de kahkaha çalışmam lazım çok komik gülüyorum ya. Bir komşumuz vardı küçükken adile naşit gibi ne de güzel gülerdi

      Sil
  11. Okurken bi an bu nasıl olabilir ki desem de..Aslında çok basit..Eline, yüreğine, aklına, fikrine sağlık..Kızımı senin deneyimlerinle büyütürken kendimde seninle büyüyorum sanırım ;)

    YanıtlaSil
  12. Ne desem ki.. Cok haklisin.! Kim bilir ne kadar uzun zaman oldu plan yapmayali.Cocuk beni o kadar cok yordu ki hic bir seye vakit ayirmaz oldum.Bir baktim surekli her seyden sikayet ediyorum.Ama asil sikayet ettigim kendimmisim.Degistirmek.istedigim de kendimdim. Bunu cozdukten sonra geriye sadece ne yapmak istedigimi bulmak kaldi. Su an dusunmedeyim. Belki de bunun temelinde ilkel bir durtu olan ac gozlulugumuz yatiyordur.Off GeCe GeCe ne yazmisim. :D Anlatsam destan olur. Su degisimi bulursam haber veririm. :D Sevgiler..

    YanıtlaSil