17 Mayıs 2013 Cuma

Amsterdam'da İlk Günler

Şöyle bol fotolu bir post yazmak isterdim blogcum ama yok. Çoğunlukla evde çekilmiş fotolar var. Geldiğimizden beri hava kapalı ve yağmurlu. Doğru düzgün gezemedik. Yine dışarı çıktık elbette ama ya mecburi resmi işlemler için ya da market için.

Kaldığımız yer genelde iş plazalarının olduğu bir bölgede yüksek bir apartman. Yüzlerce rezidans dairesi var. Bölge olarak Amsterdam'ın güneyinde, Amsterdam Zuid metro istasyonu çok yakın. Plazaların arasından fazla güneş girmediğinden olsa gerek acayip soğuk ve rüzgarlı. 10 dakika yürüme mesafesindeki markete giderken daha alçak binaların olduğu bir yerleşimden geçiyoruz, orası daha ılık ve güneşli. Havalar ortalama 10 derece geldiğimizden beri, pazar günü 20'nin üstüne çıkacakmış o zaman gezeriz inşallah.

Yanımıza fazla kalın kıyafet almamıştık,  Slovakyadan ev eşyalarıyla birlikte kargolanan tüm diğer kıyafetler bir depoda bekletiliyor. Ev tuttuğumuzda oraya teslim edecekler. Eşim incecik bir montla işe gidip geliyor garibim. Dışarda insanlar hala kışlık mont ve atkı giyiyorlar. Dila'yı da kat kat giydirmek zorunda kalıyorum çıkarken.

İki eve baktık, ikisi de bahçeliydi. Kızım için öncelikli tercihimiz bu yöndeydi çünkü. İki ev de birbirinden güzeldi ama ilki biraz daha ufak ve sınırlı süre için kiralıkmış. İlanda belirtselerdi hiç gitmezdik ama yazmamışlar. O evde ön kapıdan çıkar çıkmaz çocuk parkı vardı. Öyle yakındı ki. Bir sürü evin ortasında bir avlu olduğunu düşünün kapıdan iki adım. Dila bayıldı. Çocuklar vardı parkta oynayan hemen peşlerine takıldı. Buradaki çocuklar slovakyadaki gibi soğuk değil, hepsi Dila'yı seviyor, elini tutuyor, öpmek istiyor. Yani bu güne kadar böyle oldu. O evden ve parktan ayrılmak istemedi, bayağı ağladı giderken. Aslında evi tutabilirdik ama bir süre sonra iyice alışmışken nasıl ayrılırız diye düşündüm, 10 dakika için bile bu kadar tantanadan sonra.

İkinci ev yine bahçeli ve çok şirin bir semtte yer alıyor. Konumu yine Amsterdam'ın güneyinde sayılır. Eşimin iş yeri havaalanına yakın dolayısıyla o civarda baktık. Bu evin yeri havaalanının kuzeyinde 15-20 dakikalık mesafede. Evi görmeye giderken (çok kısa sürede gitmemize rağmen) geniş yeşil alanlar, otlayan inekler, atlar falan gördük. Şehir içinde bunları görmek bana inanılmaz geliyor.

Bu evi de çok sevdi Dila, çünkü kocaman bahçesi var. Hem önde hem arkada, arka bahçesi kapalı, ön bahçesi avlu gibi. İlandan aldığım resimler aşağıda.

arka bahce

oda

banyodan bir görünüm, penceresi kocaman genelde burda banyolar aydınlık

çatı katı, biz gittiğimizde biraz daha topluydu langırtı falan bırakacaklar mı bilmiyorum, ama şahane oyuncaklar vardı dila oynadı

çocuk odası, bu odadaki eşyalar istersek kalabilirmiş. Ben kalsın istedim. 
Kızıma romantik beyaz bir oda yapmak istiyordum ama olmayacak galiba. Bu odadaki eşyaları inceledim çok kullanışlı. İnternette yatak bakıyordum ama ne beşik ne de karyolayı uygun bulmuyordum. Kızım çok deli yatıyor, genelde enlemesine, karyoladan düşmesi muhtemel. Beşik de artık büyüyeceği için istemiyordum (zira bir tane var zaten). İçimden geçen şöyle kocaman kare bir yatak olsa, fazla yüksek olmasa (kendi inip çıksın), kenarları da hafif yüksek olsa şeklindeydi. Bunu bir marangoza özel yaptırırım diye düşünüyordum. İnanamadım ama bu yatak tam da öyle. Kocaman ve neredeyse kare, yanda kapı gibi bölümü var. Biraz süslemeler yapıp kızsal bir havaya büründürürüm ben bu odayı :) Dolap da alçak, çocuğun kendi başına kullanabileceği gibi. Masa ve sandalyeler mutfağa inmişti. Dila oturdu, tepesine çıktı falan. Ev sahibi de onu çok sevdi, sonradan öğrendik bizi de kiracı olarak sevmiş ve evi vermek istemiş.


Genelde bütün ev ilanlarında aşırı modern mutfaklar görüyordum. Çok sevmeme rağmen takıntılı değildim ama şansıma bu mutfak country stilde :) Çok güzel, açık mutfak şeklinde (yine açık olmasını istiyordum, Dila gezinirken mutfakta işimi yapayım diye), ön bahçeye bakıyor.


Salondan bir görünüm. İlave eşyalar gelecek. Tv ünitesi, tv ve kanepe istedik, ev sahibi de kabul etti  alıyorlar. Ayrıca yatak odası da boştu onlar da alınıyor. Yine şansımıza kullanılmamış eşyalı bir ev oluyor.

Ne anlatıyordum nereye geldim. Daha anlatacak çok şeyim vardı ama diğer yazıya kalsın onlar da. Sevgiler.

18 yorum:

  1. İnşallah çok çok mutlu anılarınız olur yeni eviniz mutluluğunuza mutluluk katar

    YanıtlaSil
  2. yeni evinze bayildim. gule gule oturun, dila sultanla da bol gunesli bol neseli gunler gecirirsiniz insallah. hayirli olsun :)

    YanıtlaSil
  3. Aydınlık banyo hahaylimdir hayırlı olsun

    YanıtlaSil
  4. Çok güzelmiş ev canım.Mutfak ve salona bayıldım ben:)))
    Bahçeli olmasıda çok güzel bir avantaj..Havalar ısınınca süper olur.
    Tekrar hayırlı olsun yeni yaşam yeriniz diyeyim.
    Sevgiler

    YanıtlaSil
  5. Süper, güle güle kullanın, bahçeli olması harika olmuş, sağlıkla mutlulukla yaşayın orada:))

    YanıtlaSil
  6. ev harika...güle güle oturun...çok güzel günleriniz olsun..

    YanıtlaSil
  7. Vay vay vayyy cok guzel hele dilanin odasi supermis mutfsk ve esyalarda haika gule gule oturun mis gibi...bahcexide var oh bol bol toprakla oynayin...

    YanıtlaSil
  8. Vay vay vayyy cok guzel hele dilanin odasi supermis mutfsk ve esyalarda haika gule gule oturun mis gibi...bahcexide var oh bol bol toprakla oynayin...

    YanıtlaSil
  9. cok guzelmis gercekten , insallah cok guzel gunleriniz olur bu evde :) burada da evler genelde beyaz esyali bu insanlar rahatlaraiana biz turklerden daha duskunler :) sen gercekten kullanilmamis esyalara denk geldigin icin ayrica kismetlisin masallah :)

    YanıtlaSil
  10. Merhabaa;
    Evinize bayıldım. Hem söylediğin gibi aydınlık, ferah, bahçeli ve kocaman:) Keşke burada bizim de öyle bir evimiz olsaydı. Çocuk odası için eşyaları almakta iyi etmişsin gayet kullanışlı görünüyorlar. Mutfağı ben de çok sevdim tam benim istediğim gibi. Medeniyet ayrı birşey tabi baksana eşyalardan şunu şunu al diyorsun alıyorlar ev sahipleri, biz burada bir klimayı yalvar yakar aldırmıştık Türkiye'de de öyle olur hep bin dereden su getirtirler. Biz nasıl bir dünyada yaşıyoruz bazen algılayamıyorum, bunu algılamak için illa Türkiye'den uzaklaşmak icap ediyor herhalde:)Güle güle oturun mutlulukla keyifle. Yeni fotoları bekliyorum:)

    YanıtlaSil
  11. Ev güzel :) umarım orada yaşanacak anlar da güzel olur

    YanıtlaSil
  12. çok guzel bır ev , gul gule oturun ınsallah ,sanrım sizin için çok daha ıyı oldu gibi gözüküyor.hele ki bahçe olması fevkalade...
    sevgıler

    YanıtlaSil
  13. Ben gormeyeli neler olmus boyle;-) Yeni sehriniz hayirli olsun, umarim cok guzel gunler gecirirsiniz;-) Eve de bayildim, gule gule oturun;-)

    YanıtlaSil
  14. Ben de evi çok beğendim, iki katlı sanırım. İn-çık zor olsa da bahçeli evler çok daha yaşanılır ve keyifli oluyor. Hele çocuklar için en ideali. Eskiden evler hep tek katlı bahçeli bir avlu içindeydi ve öyle oynamak için parka gitmeye gerek yoktu.. inşallah bizim çocuklarımızın çocukluğu da böyle yerlerde geçer. Yeni evinizde mutlu, sağlıklı neşeli günler dilerim..

    YanıtlaSil
  15. blogun açılış 4 fotosuna nasıl bayıldım, nasıl içim açıldı anlatamam. her gün bahar gibi olsun dilerim :)

    YanıtlaSil
  16. Yeni eviniz harika gözüküyor,hayırlı olsun ^.^
    Eğer ben Amsterdam'da olsam ilk günler yazım torbacılarla,otla ve hangover'la dolu olurdu (tam kötü yola düşecek insanmışım,yazık la bana :D )

    YanıtlaSil
  17. GeCe çok sevimli ve pozitif gözüküyor ev, hem de güneş ışığının bol bol girmesi çok harika! Umarım içinde çok mutlu günleriniz olur ailecek.. Sevgiler!

    YanıtlaSil
  18. GeCe çok sevimli ve pozitif gözüküyor ev, hem de güneş ışığının bol bol girmesi çok harika! Umarım içinde çok mutlu günleriniz olur ailecek.. Sevgiler!

    YanıtlaSil