14 Şubat 2012 Salı

Yoksunum...

Bir süredir melankolik haller üzerimde bir çok blogcu gibi. Gamze Anne'den hepimiz çok etkilendik ben de öyle. Hamileliğimde üzüntülerden kaçınmak için ne kadar kendimi kapatmaya çalışsam da olmuyor. Bu gece yine düşüncelere daldım.

Dün arkadaşımla gtalktan yazışıyorduk. O da hamile ve annesinde idi. Sonra annesi çağırdı onu, çay yanına birşeyler hazırlamış, konuşmayı kestik. Bu durum bir çok kişi için normalken, hatta o an ben bile bunu gayet sıradan karşıladığım halde gece bana olanlar oldu. Nasıl da içime işlemiş bu minicik bir olay. Öyle çok hissettim ki yoksunluğunu, yemek falan değil özendiğim , annenin çağırması, ilgilenmesi, sonrasında sohbet edip çay içecek olmaları...

Sonrasında başladım saymaya, hamileliğim çok şükür çok iyi geçti ama birçok şeyden de yoksundum.

-Annemin, ablalarımın, sevdiklerimin ilgisini hiç göremedim, herkesin çok şikayet ettiği, yolda tanımadığı insanların karnına dokunmasını hiç yaşamadım, o ilgiyi bile görmeyi bile öyle isterdim ki..

-Yakınlarımın sevdiğim şeyleri hazırlayıp bana süpriz yapmalarını hiç yaşamadım, canım birşey istediğinde çoğunlukla kendim yapmak zorundaydım ve genelde de üşendim.

-Doktordan geldiğimde, bebekle ilgili birşey aldığımızda, yapacağımız hazırlıklarda konuşacak, bıcır bıcır anlatacak biri olmadı yanımda. Dün doktor muaynehanesinde beklerken, dilini anlamasam da yanında arkadaşı ile gelen, sevinçle ultrason resimlerini gösterip, birşeyler anlatan hamile bayana baktııım baktım

-Bazen üzerime tembellik çöküp de yemek pişirmek istemediğim zamanlar, dışardan sipariş verme (neredeyse hiç yok) veya hadi anneme gidelim de orda yiyelim deme şansım da hiç olmadı

-Yine yorgun hissettiğim zamanlar evi temizlemeye yardım edecek kimse yok yanımda, orda olsaydım yeğenim ablam kesin imdadıma koşardı

- Çevremdeki tüm hamilelere bebek şekeri, baby shower gibi şeyleri hazırlama sorumluluğunu keyifle üstlenirdim, bana böyle birşeyi yapacak ne arkadaşım ne de katılacak kimse yok burada.

-Kendimi naza çekmek istediğimde nazımı dinleyecek, beni; aman iyi giyin, üşüme, kaldırma, soğukta dışarı çıkma diye azarlayacak annem de yok yanımda

Bu liste uzar gider ama daha fazla uzatmayacağım. Bütün bu yoksunlukların bana kazandırdığı tek şey güçlü olmak zorunda olmam. Biraz ağlarım sızlarım sonra daha da dirayetli hale gelirim. Burada eşimin yanında olmaktan, onun ilgi ve sevgisinden asla şikayetçi değilim fakat herşey dört dörtlük olmuyor tabi ki. Bu hislerim birkaç saat sonra geçer gider ama hamilelik günlüğümde kalmasını, ilerde okuduğumda hatırlamayı istiyorum.

Bu yazıyı kimseden yorum,empati,sempati, öğüt, almak için yazmadım. Zaten yorumlara da kapalı.