11 Ağustos 2011 Perşembe

Çığ Gibi Büyüyen İşlerimin Sebebiyim

Bugün Deli Anne'nin yazısını okuyunca, duygulandım ve ona yazdığım yorumdan itibaren bazı şeyler yazmak istedim. Nasıl bu kadar çok şeyle meşgul olduğumdan ve nasıl bunlara yetişebildiğimden. Sabah da kendi kendime düşünüyordum, anne değilim ama anne olsam sadece ev işleri ve çocukla uğraşabilir miyim, hayatımdan diğer işleri çıkarabilir miyim diye düşündüm. Elbette ki mecbur kalırsam bazı dönemler böyle davranmam gerekebilir ama sanırım sürekli yapmam gereken şeyler olacak hayatımda, bundan vazgeçemem.

Akşam yemeklerinde eşimle sıkça, off sıkıldım bu hayattan, sürekli birşeylere yetiş dur, sürekli bir heyecan, diyorum. Mesela gönderdiğim bir makalenin kabul edilip edilmediğine bile bakarken her gün, kalbim güm güm atıyor. Stresi beni yiyip bitiriyor. Ama sonra konuşurken anladım ki, rutin bir iş beni daha çok sıkacaktı. Hani her gün işe gidersin belli şeyleri yaparsın, akşam aklında işe dair hiç birşey olmadan dönersin. İnanın böyle biri olmayı ne çok isterdim. Üniversiteden servisle eve giderken, memur personelin şen şakrak konuşmaları arasında, diğer akademisyen personelin hepsi gibi ben de yolda bile okumak zorunda kalırken onlara imrenerek bakardım. Böyle durumlarda yıllar önce seyrettiğim Ally McBeal dizisinden bir sahne aklıma gelir. Ally çok çalışmak zorunda kalan bir avukat ve sekreterleri olan kıza böyle düşük bir mesleği olduğu için acır. Kız her gün işinden arta kalan zamanda eğlenmekte, güzellik dertleriyle uğraşmakta vs. Ally'e göre bunlar boş işler ve yaptıklarının anlamı yok. Kız ona cevap verir, "neden bunun benim seçimim olduğunu, hayatımı böyle yaşamayı sevdiğimi aklına getirmiyorsun?" O zaman Ally anlar, aslında önemli işler yapıyorum derken hayatının kayıp gittiğini farkeder.

İşte ben de öyle biri olmaya çok özeniyorum ama olamıyorum. Biliyorum ki o zaman da kendime yeni meşgaleler çıkaracağım sürekli. Boş duramıyorum, bir ara ciddi ciddi boş zaman geçirebilmek üzerine çalışmıştım. Birşey yapmadan durabilmek, hayatın keyfini çıkarmak. Şimdi daha kontrollüyüm ama yine de çok başarılı olduğum söylenemez. Sürekli birşeyler yapmanın, birşey yapmamaya göre beni daha çok memnun ettiğine ve edeceğine inanıyorum artık, suyun akışının tersine zorlamanın zor olduğu gibi, ben de ruhumu akışına bıraktım, böylesi bana daha uygun.

Malesef bazı insanlar böyledir, o yüzden onları mutlu eden şey durmadan yeni şeylerle meşgul olmak olacaktır, çocuklarınız da böyle olabilir, ona göre gözlemleyip yönlendirmelisniz.

Şahsen ben mesleğimi seçerken zor olacağını bile bile beni daha azının tatmin etmeyeceğine inanıyordum, şimdi diğer meslekleri denemediğim için bilemem ama rutin bir işte çalışsam bile onu geliştirmeye çalışacağımı biliyorum. Hobi olarak yaptığım işte bile böyle, Nisan ayında öğrenmeye başladığım wordpressde şu an oldukça ilerledim, birkaç ayda kodların neredeyse tamamını çözümledim, farklı temaların kodlarını karıştırabilir duruma geldim. Neyse eşim de böyle ve sürekli yeni şeylerle uğraşır. Burdaki işinde yapması gereken işlerin dışında zaman yaratıp belli bir fonksiyonu nasıl daha verimli kullanabileceklerine dair kafa yorup bunun için scriptler yazıyor, ve bu yüzden ekstra övgüler alıyor.

Ha bu çabalarının maddi getirisi var mı, şu anda yok, ama kişisel gelişime yapılan yatırım her zaman en büyük yatırımdır ve Allah bence karşılığını veriyor. (Tabi burda kişisel gelişimi sadece mesleki gelişim ile sınırlamamak lazım, insani özellikleri de katabiliriz). Neyse biz de zaman zaman çok şaşırarak bu gayretlerin karşılığını aldığımızı görüyoruz.

Lafı çok uzattım ama diyeceğim o ki kendinizi nasıl mutlu hissediyorsanız onu yapın, hedefler koyup denemekten vazgeçmeyin. Bunu her zaman söylerim, bazı şeyler bize zor gelir, bana da zor gelen şeyler var. Ancak o şeyin neden zor geldiğini düşünürseniz aslında onun yeni birşey olduğunu farkedersiniz. Mesela sizden bildiğiniz birşey istense hemen yapabilirsiniz çok kolay ama bilmediğiniz birşey zordur ve insan ondan kaçar, öğrenmek zor gelir, yapamayacağından endişe duyar. Mesela bir çok kişiye göre daha fazla matematik fizik biliyor olabilirim ama bana zor gelen öyle çok şey var ki, ama artık ne yapmam gerektiğini biliyorum. Öğrenmek. En alt aşamadan itibaren oturup tek tek araştırır öğrenmeye çalışırım.

Yeğenlerim bana soruyor, teyzeee 4.sınıf zor diyorlar öylemi, teyzeee 6. sınıfta dersler çok zormuş. Cevabım şu: eğer birinci sınıf sana kolay geldiyse hepsi kolay, çünkü birinci sınıfta hiç bilmediğin bir dünyaya giriyorsun, sözel dünyadan yazılı dünyaya, yazmayı, okumayı öğreniyorsun ki onlar en zor şeydir. Onları da yaptığına göre, geri kalan herşey okuyup öğrenmene kalıyor.

Günümüzdeki imkanları düşününce araştırıp öğrenmek için o kadar çok kaynak var ki, isteyen her işi, her beceriyi düzenli bir çalışma öğrenme programı ile başarabilir.

3 yorum:

  1. Ben de boş duramayanlardanım. Her an kafamın içinde yapmam gereken yığınla iş dolanıp durur. Konuşurken bile beni takip etmek zordur, konudan konuya zıplarım ama o konuya nasıl geldiğimi asla unutmaz, sonra tekrar başa dönerim. Yanımda devamlı not defterim vardır, gazete-kitap-blog okurken mutlaka araştırılacak şeyleri not alırım. Bir arkadaşım sen bilgisayar başındada aynı anda yığınla pencere açıyorsundur hop ona hop buna bakıyorsundur demişti. İşte aynen öyleyim. Bazen o kadar yoruluyorum ki, ama bu sefer yorulmama sinirleniyorum. İşten eve yürürken bile o 10 dakikalık yolu boş boş geçirmeye tahammülüm yok, hemen telefonla birilerini arıyorum bazen özellikle öteliyorum, iş çıkışı ararım diyorum. Boş kaldığım anda elim ayağım titriyor, moralim bozuluyor, sıkkın oluyorum dertler geliyor aklıma sonra hemen ilgimi çekecek bir şey buluyorum etrafta... Bir kaç belkide... ama yorucuda.. (Yazmak bile yordu:) )

    YanıtlaSil
  2. Günaydın Gececim bahsettiğin hayat koşuşturmasına çocukta katıldığı zaman işler hayli değişiyor.Yani bende öyle oldu.Bir kere öncelik sıramız değişiyor,bu arada kendime zaman ayıramamak istediğim şeyleri yapamamak ya da ertelemek en büyük mutsuzluğum oluyor.:((

    Bu arada gitmeden sormak istedim kanonun ismi ne anlama geliyor?İngilizce sözlükte karşılığını bulamadım da:)

    YanıtlaSil