10 Şubat 2011 Perşembe

Türkan

Türkan'ı seyrediyor musunuz? Yıllardır (beş yıl falan) seyrettiğim ve sürekli takip ettiğim tek Türk dizisi oldu. Ben buraya gelmeden önce başlamıştı, şimdi ise internetten devam etmeye çalışıyorum. Annem de dizikolik değildir ama çevremde Türkan'ı konuşabileceğim bir o kaldı. Diğer yakınlarım hepsi bir sürü dizi seyrediyor ama Türkan'ı seyretmiyor. Nasıl üzülüyorum. O kadar beğeniyorum ki, insanlara bazı dersler veriyor. Belki de Türkan'ın karakterinde bazı benzerlikler buluyorum kendimle. Ben de biraz kafama koyduğunu yapan bir tipim. Onun kadar cesur muyum bilmiyorum ama kafamdakini yapmadan rahat edemem. Hatta eşim bile zaman zaman bir konuda ona danışmamın aslında formalite olduğunu ima eder. Ama onun onayını almadan yapmam genelde :p

Eğer seyretmiyorsanız bir devrin Türkiyesini de kaçırmış oluyorsunuz. Ayrıntılar o kadar hoş ki. Tamam ilk başta çok geç saatte oynuyordu, şimdi ise Pazar gününe alınmış. Gerçi bu Pazar gününe alınması seyredilsin diye mi seyredilmesin diye mi yapıldı anlamış değilim. Belki de bazı gerçekleri halk görmesin diye. Bilmiyorum ben internetten seyrediyorum ve dün de sizin Pazar günü seyrettiğiniz bölümü seyrettim. Bu bölümde çok hızlı ilerlemiş olaylar ama kaç kere ağladığım için tüm günüm başağrısıyla geçti.

Birkaç bölüm önce Gündüz (en ufak kardeş) akşam yemeğini beğenmemiş "banane ben yağlı ekmek istiyorum" demişti. Yağlı ekmek, nasıl da unutmuşum. Bir dönemin çocuklarının başlıca aburcuburu. Okuldan gelince,yada yemeği beğenmeyince kurtarıcımız yağlı ekmek. Gerçi ben yağlı ekmeği pek yiyemezdim, ağzıma yağın gelmesinden pek hoşlanmazdım ancak ekmek kızarmış ve yağlar tamamen erimişse yiyordum. Fakat sokakta oynarken tüm arkadaşlarım yağlı ekmek yada yağlı peynir sürülmüş ekmek isterken annelerinden (yağlı peyniri de sevmezdim o zamanlar) ben de onlardan ayrı gayrı düşmemek için annemden yoğurtlu ekmek isterdim. Napıyım sürülebilen ve sevdiğim tek şey o. Eşime bunu anlatınca gülüyor, ama şaşırmayın çok güzel oluyor valla bak. Üzerine de biraz tuz serpin (tatlıdan çok tuzluya düşkünlüğüm ta o zamanlardan)

Dizide bazen bir kütüphane gösteriliyor. İşte o kütüphane İ.Ü'nün Fizik bölümü kütüphanesi, yani bizim kütüphane. Ay ilk görünce ne kadar şaşırdım. Zira olay tıp fakültesinde geçiyor. Tıp fakültesi neresi, fizik bölümü neresiii. Bir de son bölümde Türkan kütüphanede çalışıyor, Güngör kütüphaneden geçerken onu görüyor. Kütüphaneden geçme olayı doğru, bizim kütüphanenin iki kapısı var ve bir kestirme yol aynı zamanda, geçişler oluyor normalde. Ama Güngör'ün odası Çapa'da, o ise Veznecilerde odasından başka bir yere geçiyor, işte burası bana komik geliyor. Bu arada kütüphane gerçekten çok eski, muhteşem kocaman masaları var, sandalyeler yenilenmişti bir süre önce, eski stil yapıldı ama dikkat edin hala biraz farklı. Özlemişim kütüphanemizi, ne kadar zaman geçirmiştik.

Bir de yemek yenilen mekan İ.Ü merkez kampüsünde yer alan Profosörler Evi. Biz de orada yemek yiyoruz zaman zaman. Düşünüyorum da bu diziyi çekmek gerçekten zor olmalı. Bir sahne orda diğeri başka yerde.

Bir daha izlerken dikkat edin bakalım, farkedecek misiniz?

7 yorum:

  1. mekanları tanıyanlar için komik oluyor değilmi böyle detaylar! ama biz bilmediğimiz için anlamıyoruz :))

    by filmler sayesinde sadece tarihimizi değil varlıklarımızıda görüyoruz tanıyoruz!

    ayrıca türkanın pazar gününe alınmasına üzüldüm mü bende bilemedim reytingi düşenleri alıyorlar galiba pazara bildiğim kadarı ile ama türkan izleyicisi hiç azalmadı!

    YanıtlaSil
  2. Ne kadar dıkkatlısınız... Ben de cok severek ızlıyorum ama en coK yandıgım keske olmeden once bu fılm olsaydı Turkan Hanımda gorseydı ne gurur duyardı...

    YanıtlaSil
  3. bende zevkle takip ediyordum ama birkaç bölümdür seyredemiyorum. hepsini kaydettim topluca seyredeceğim.Günleriyle çok oynuyorlar.seyredilmemesi için elinden geleni yapıyorlar.

    YanıtlaSil
  4. Sevgili GeCe, zevkle takip ettiğimiz harika bir dizi. Günleriyle oynamasına genç saate yayınlanmasına kızıyoruz.Bizzat yapılıyormu diye de düşünmüyor değilim....
    Sevgiyle kalın....

    YanıtlaSil
  5. Gercekten guzel bir dizi. Bana cok romantik ve nostaljik geliyor eskiden konaklarda yasanan o hayatlar, ada, kiyafetler, konusmalar.. Buyuk keyif veriyor o eski asklari ve ahlaki degerleri izlemek. Sanki eskiden insanlar cok terbiyeli, saygili ve duzgunmus de simdilerde herkes kirlenmis gibi geliyor diziyi seyredince..
    Bu arada yagli ekmek dediniz de, cocuklugum gozumun onunden soyle bir gecti.. Bunun uzerine bir yazi yazasim geldi hatta..
    Sevgiler,
    ipek

    YanıtlaSil
  6. Dizinin geç saatlerde yayınlanması bilinçli yapılıyor. Zaten bizim millet uyanmasın, aklı çalışmasın, azıcık ibret almasın diye ellerinden ne gelirse yapıyorlar. Bizimkileri de ancak ayşegüller fatmagüller paklar. Eğer gerçekten yoğun istek alsa, insanlar bunu erken saatte izlemek istiyorum deseler tepkisiz kalacaklarını sanmıyorum.

    YanıtlaSil
  7. Ben de seyrediyorum Türkan ı GeCe'cim, bizim millete entrika lazım, vurdu kırdı lazım, gerçekleri, saflıkları güzellikleri görmek pek keyif vermiyor galiba,sevgiler.

    YanıtlaSil