21 Şubat 2011 Pazartesi

Başsız

Başlığı düşündüm düşündüm ama hiç bir şey uyduramadım, o da başsız oldu. Daha önce depresif hallerimde daha da üretken olduğumu söylemiştim dimi, geçen haftaki temalar ondan çıktı.

Çok karmakarışığım yine. Bu hafta sonu dönüyorum Istanbul'a. Ardından tez savunmasının ikinci raundu olacak. Son üç gündür sabahtan akşama aralıksız tezimle meşgulüm. Hep derler tez asla bitmez diye, son dakkada aklıma yeni ilhamlar gelip durmadan ilave yapıyorum, nerede kessem karmaşası bir yandan, bir yandan da tezden sonrası. Ha kocamdan en az iki ay ayrı kalacağımı (belki de daha uzun ama iki ayı kesin gibi) bilmek de cabası.

Tez savunmasının nasıl geçeceğinden hiç mi hiç endişe duymuyorum, elimden geleni yapacağım artık bir süre sonra o kadar düşünmekten, sıkılmaktan bıkıp ne olursa olsun diyor insan, sağlığından hayatından önemli değil hiç birşey. İyi geçmemesi için bir neden yok da, olur da her hangi bir arıza olur, herşey boşa gider, eyvallah o da kabulüm, kendimi ölürcesine üzmeme değmez hiç birşey. Elbet bir çare bulunur her zaman.

Beni asıl endişelendiren, yedi küsür yılımı geçirdiğim ortama dönme korkusu. Buraya gelince değiştim ben, ha şimdi böyle diyorum belki oraya gidince bir ay sonra yine alışırım ama alışmayacağım. Kendime söz verdim. Unutup miskinleşmeyeceğim, hayallerimi ertelemeyeceğim. Çalışma tempomu düşürmeyip, aksine yükselteceğim. Buraya yazıyorum ki daima hatırlayayım. İnsanın avrupaya gelince gözü açılırmış, benim de açıldı. Bu açılma öyle kendini beğenmişlik değil, farkı görmek sanırım. İstanbul'da en çok beni oyalayan şeylerden birinin, kişisel meseleler olduğunu anladım buraya gelince. Üniversitedeki hiyerarşi, o ne der bu ne düşünür sıkıntıları, en ufak bir hareketinin bile onaylanmasını beklemek, nobel ödülü almadığın sürece kimseden takdir görmemek, başkası şunu bunu yapmış, kimisi şuraya gitmiş, bu yaklaşım yakışık almaz, en iyisi böyle yapmak vs. İnanır mısınız tek korkum bu karmaşaya yeniden girecek olmak. Burada kimse böyle şeyler yapmıyor. Öğrenci hocasına adıyla hitap ediyor (fakat bizim üniversitede çok yakın ilişkileri olan öğrenci-hoca kadar cıvık değil), ama saygısız değil. Benim bir mesaj atmak için bile acaba nasıl yazsam, acaba sormam uygun mu diye düşündüğüm konularda gayet rahatlar, tek dertleri işleri. Burdaki hocayla mesajlarımı bile o kadar resmi dille yazıyorum ki adam şaşırıyor, çünkü diğer öğrencileri öyle değil.

Dönüp dolaşıp yine aynı mevzuya geldik, diğer mevzu kadro meselesi hala devam ediyor. yakın zamanda biyoloji bölümünden iki asistanın kadrosu düşmüş, aynısı benim de başıma gelebilir. Bunu öğrendiğim zaman bütün gün ağladım, sonra eşimle konuştuk, şimdi iyiyim elbet. Aynı anda çok şeyi düşününce olayları birbirine karıştırıyor beynim. Benim istediğimin ne olduğunu anlamam yardımcı oluyor Ce, asıl istediğinin ne olduğunu anlayınca ise, diğer ayrıntılara o kadar üzülmüyor insan. Bu kadroyu gerçekten istiyor muyum, istiyorsam niye istiyorum, kadro olmazsa herşey bitecek mi?

Hayır bitmeyecek, kadrom devam etsin veya etmesin, fiziği asla bırakmayacağım. Hayal kurmakta herkes serbesttir, benim de hayalim daha büyük şeyler. Son günlerde şu şarkı duygularımı çok iyi yansıtıyor. Ve içinde geçen bir sözü de kendime tekrarlayıp duruyorum

‎" They say that we're dreaming too big
I say this town's too small "

(onlar diyorlar ki, çok büyük hayaller kuruyorsun
bense diyorum ki bu şehir çok ufak)

Ve her söylediğimde içime büyük bir enerji doluyor, eğer hayatımda bir şeyler değişecekse bunu göğülsemeye hazırım. İnanıyorum ki bir sonraki basamak alçakta değil yüksekte olacak.

Sonradan ilave, biraz önce okuduğum Cafe Pepela'nın mailini gördükten sonra durumum o kadar absürd geldi ki gözüme, ama yine de silmek istemiyorum çünkü kendime hatırlatma oluyor blogumdaki yazılar ilerde. Eşimin de amcası Libya'da (Trablusgarp) yaşıyor ve eşi Libyalı. Biz de ondan haber almıştık ama bugün Trablusgarp'da karışmış diyor Pepela, Allah yardımcıları olsun hepsinin. Dualarım onlarla

14 yorum:

  1. canım benim öncelikle seni tekrar görebileceğim için ce' den ayrı kalman her nekadar üzücü de olsa kendi adıma seviniyorum.

    tezin için de ne kadar çok çalıştığını ben de biliyorum. hayırlısıyla herşey çok güzel olacak inşallah...

    YanıtlaSil
  2. Kararlılık herşeydir. Sen gayret ettiğin, zorladığın için kendi kapılarını kendin açacaksın. Yaptıkların dışarıdan görünmüyor zannetme. Sen bilmeden, seni izleyenler vardır. Bazı kapılar kendiliğinden açılınca onların varlığını farkedersin. İyi gidiyorsun maşallah. Devam. Sevgiler.

    YanıtlaSil
  3. Hayallerinizin peşini asla bırakmayın :):)

    Sevgiler..

    YanıtlaSil
  4. İnşaALLaH gönlünden geçen herşey yanında elinde olur. Allah yardımcın olsun

    YanıtlaSil
  5. İnşallah herşey gönlünce olur. Hiçbirşey senin sağlığından ve eşinle mutluluğundan önemli değil.
    Allah yardımcın olsun.

    YanıtlaSil
  6. Sen bütün bu karmaşıklığın üstesinden geleceksin biliyorum bunu canım. Rabbim işlerini kolaylaştırsın inşallah..

    YanıtlaSil
  7. Sevgili Gece belliki icinde bulundugum durum degisikleri senin kafani karistiran. Insanin dedigin gibi gözü aciliyor, rahalikla kiyasliyor. Ben Tr ye gidince ister istemez biz böyle yapiyoruz diyorum hatta, daha kolayliklar aklima geliyor bir bir ordayken..
    Tez konusunda basarilar, eminim basaracaksindir.Emeginin karsiligini elbet alacaksindir.
    Ama dedigin gibi en önemlisi saglik ve senin hayatta olman, gerisi bos, can sikmaya degmez hicbirsey inan. Bunu demesi kolay ama öyle degil mi ki..Bir kisi ölünce hayati ne bos buluyoruz bazen ve ne cok seye canimizi siktigimizi düsünüyoruz..
    Sen moralini yüksek tut ve tadini cikar herseyin, hatta tezinin bile.
    Allah kolaylik versin, sevgiler.

    YanıtlaSil
  8. bizim akademisyenler kendilerini ne kadar önemsiyorlar,üniv.hastanelerinde bir nebze şahit oluyoruz buna.
    tamam çok okumuşsun ,uğraşmışsın ama neticede insansın bizim gibi.
    insan çevresinde nasıl insanlar oluyorsa kendini ortama uyduruveriyor,ufkun açılması için dediğiniz gibi mekan değişimi şart.
    size kolay gelsin,çıktığınız yolda.

    YanıtlaSil
  9. @neval, inanıyorum ki yorumun rencide amaçlı yazılmadı, kendimi çok önemsediğimi düşünüyorsun belki. ama ben akademisyen olduğum için değil başka bir işte de olsam kendimi önemserdim, sonuçta eğer emek verdiğim herhangi birşey varsa, emeğin karşılığını almayı bekliyor insan. ve daha önce de sık sık belirttiğim gibi, bir nebze olsun gururlu bir insan olsaydım sıkıntılarımın hiç birini yazmaz, herşey harikaymış gibi davranırdım, üniversite ortamında da var öyle arkadaşlarım ordan biliyorum

    YanıtlaSil
  10. sevgili ge ; cevabına ne kadar şaşırdım ama kendi yazdığımı okuyunca sebebini anladım.izah edeyim ; sen diye hitap ettiğim üniv. hastanelerinde başları yukarda gezen burunlarından kıl aldırmayan bazı akademisyen, prof vs. idi, tabiiki sen değil.zaten satırlarıma iyi dileklerle son vermişim. kimsenin içinden geçenleri döktüğü satırlara böyle karşılık verecek biri değilim şükür ve tepkili yorum yazmadım kimseye de şimdiye kadar. ama sen blog aleminde daha uzun zamandır bulunduğundan her çeşit insanla karşılaşmışsındır tabii.
    yanlış anlaşılmaya müsait satırlarım için içten özrümü kabul et lütfen,cevabını merakla bekliyorum

    YanıtlaSil
  11. sevgili neval zaten ben de son satırlarından bu anlamı çıkarmadım, ayni olumsuz düşünmedim ama açıklamak istedm beki başka okuyanlar öyle sanar diye. dediğin gibi insanlar çok var bilmez olur muyum ben inan ben bunlarla fokurdayan kazanın içindeyim, hatta inanırmısın bir yıl önce öğrencim olup bana siz diyen,üstelik her sıkıştığında kapımı çalan ama bir yıl sonra asistan olunca birden bire senli benli konuşmaya başlayan onu bırak selam vermeye bile tenezzül etmeyen kişiler oldu çevremde,

    ydışına çıkmadan buraları övenlerden nefret ederdim, bizim neyimiz eksik diye ama haklılarmış ne diyim, böyle saçma sapan haller yok burda

    YanıtlaSil
  12. sevgili ge ,hassasiyet gösterip hemen cevap yazdığın için teşekkürler,içimi rahatlattın,ayrıca faullü yorumumu açıklamak için cevap yazmana da memnun oldum. ne kadar ince düşünmüşsün.
    kontrol ,tahlil vs gibi sebeplerle bulunduğumuz kısa zamanlarda bile zor tahammül edebildiğimiz ortam ve davranışlar sizi elbetteki zorluyordur .
    tekrar kolay gelsin diyorum.

    YanıtlaSil
  13. Olmayacaksa ,olmuyor bazen...Olmuyorsa mutlaka hayırlı nedeni vardır, bazen bunu bilemeyiz..Göremeyiz yıllar sonrasını...Ama bu kadar çaba boşa gitmez , Allah çalışana mutlaka bi şekilde verir..Allah utandırmasın sizi...

    YanıtlaSil
  14. yine karışık düşünceler:(senide bu durumlara iten var bunu çok iyi biliyorsun...allah buyuk sıkıntının ardından buyuk ferahlık verecektir sabırlı ol...

    YanıtlaSil