7 Kasım 2010 Pazar

Aklımdan Çıkmadan...

Bugün Szeged'e geldim, bildiğiniz üzere, Szeged üniversitesinden bir hocayla çalışmaya başlayacağız. Yarından itibaren. Öyle heyecanlıyım ki... Öncesinde çalışsam iyi olur dediğim şeylerin tamamını biteremedim, şimdi bakacağım ama aklım sürüyle düşünceler tarafından işgal altında. Çok fazla kafamda senaryolar yazıyorum ve eşime göre çok abartıyorum ama durmuyor beynim. Yarın sabah dananın kuyruğu kopacak, kafamdaki senaryoların gerçek olup olmayacağını göreceğiz.

Buraya Ce ile beraber geldik, Kosice'de iki kere trene binerek. O, 1 saat bile duramadan döndü ne yazık ki. Yoksa treni kaçırırsa yarına kalması gerekecekti ve buradaki odam da tek kişilik.

Macaristan Bilimsel Akademisi gibi bir kurumun misafir evinde kalıyorum. Otel gibi. Oldukça eski bir bina ama temiz ve şirin. Odanın tavanı çok yüksek ve eşyalar öyle eski ki kendimi Einstein zamanındaki fizikçiler gibi hisettim. Böyle ortamları andıran küçük bir odada ahşap masa üzerinde çalışırken figüre edilmiş resimler görmüştüm. İşte burası da öyle. Tek farkı kucağımda laptop olması.

Şehir hakkında görüşlerimi resimlerle birlikte daha sonra anlatırım, ancak ne zamandır unutmadan yazmak istediğim birkaç ilginç olay var.

Geçenlerde Budapeste'ye gittiğimizde (hala o resimleri de eklemedim tabi) güzel bir alışveriş merkezinin güzel bir kahvecisinde oturuyorduk. Yan masada 20'li yaşlarda bir çift, belli ki ciddi şekilde ilgileniyorlar birirleriyle, kız süslü püslü mini etekli, erkek gayet şık ve kıza romantizim ayaklarında. Biz yan masadayız ama benim hafif arkam dönük tam göremiyorum. Birden bir sesle irkildim aman o ne. Bu beyefendi çocuğumuz, kızın yanında gayet gürültülü şekilde, borazan gibi öttürerek burnunu siliyor. 10 mt den bile duyulur o kadar yani. Ana şok oldum. Eşim gülmeye başladı. O, 5 aydır bu coğrafyada alışmış meğersem, bu öksürmek gibi doğal birşeymiş burda, ve diyor ki benim işyerinde neler çektiğimi bir bilsen (büyük bir ofiste bulunuyor). İşin tuhafı sadece erkekler değil kızlar da böyleymiş.

Kızların da böyle olduğunu bugün trende anladım. Trene bindik daha hareket etmeden ben gelen kızları göz ucuyla süzüyorum, güya kafamda kıyaslıcam, hangi ülkenin kızları güzel diye. Bir kız geçti çok ama çok beğendim. Yüzünü giyimini kuşamını... İki üç sıra arkamıza oturdu, eşyalarını yerleştirdi montunu falan çıkardı ve 5dak. sonra ondan da aynı ses. Yine şok. Üstelik erkeklerle aynı derecede kuvvetli bir sesle. İnanamıyorum. Ben de kendi kendime denedim daha sonra, yok benden çıkmıyor o ses, nasıl iş ya. Demek ki ciğeri sağlam bu insanların.

Bu olay öksürmek gibi doğal onlar için diyor eşim, ama bence, öksürürken başka seçeneğin yok, daha az sesli yada sessiz, engel olunamıyor ama bu öyle değil. İnsan burnunu nasıl sileceğini seçebilir.

Bugün de biraz gördükten sonra karar verdim ki Macar kızları güzel değil (bunu derken ortalama alıyorum, mesela 10 kişiden 2 güzele raslarsınız bunun gibi) ama Slovak kızları şahane (10 da 8-9). Ve ilgiç ki slovakyada (yada Kosice desem daha doğru tabi) etraf fıngır fıngır kız kaynıyor. Otobüsler yollar , ufak çocuklar... Her yerde daha fazla kadın var. Gerçekten de istatistiksel olarak kadın nüfusu daha fazlaymış, artık erkekleri şanslı mıdır, kadınlar şanssız mıdır bilemem. Düşünüyorum; erkekler az diye güzelim kızlar, artık ne bulurlarsa (güzel çirkin) yetinecekler, tabi diğer yandan erkekler, çok fazla kadın olunca birden fazla isteyebilirler yada kadınlar erkekleri kaptırmasın diye savaşabilir, belki de bu yüzden süslüler ne biliyim. Anam çok zor öylesi de yaaa.

Yalnız bence bir güzel tarafı var ki burada kadınlar gecenin her saatinde sokakta. Biz kimi yerlerde sokağa çıkamıyoruz mesela kadın başımıza, ama onlar öyle değil, ohh rahatlar, ortada erkek yok, olsa da gözleri doymuştur herhalde.

Bugün şahit olduğum bir diğer ilginç şey ise, Szeged'den. Yemek yemek için Burger King'deydim. İki bayan girdi, biri bebek arabalı biri hamile. Kapıya gayet yakın bir yere oturdular, eşyaları ve bebek arabasını bırakıp yiyecek almak için gittiler. Arası da bayağı var öyle birkaç adımda ulaşabileceğin bir masa değil. Ben yine şok oldum nasıl bebeği bıraktılar diye. İçimden diyorum belki bebek yoktur, eşya falan vardır ne bileyim hiç düşünmezler mi bişey olcak diye. Sonra kalkarken özellikle baktım, minicik bir bebek, bir aylık belki, öyle uyuyor yavrum. Ya bu ülke gayet güvenli (ki hiçsanmıyorum) ya bu kadınlar gayet geniş yürekli idi, cık cık cık. Bakalım daha neler göreceğim.

4 yorum:

  1. Yarın güzel geçer inşallah hiç heyecanlanma rahat ol.
    Belçikalılarda öyle. Yemek masasında burunlarını sesli bir şekilde silincce bende şok olmuştum. Bir müddet sonra alışıyorsun ama bebek olayı irkitti benide
    Sevgiler canım kendine iyi bak

    YanıtlaSil
  2. Şimdiden başarılar dilerim, heyecan varsa başarıda mutlaka gelecektir inanın :)

    YanıtlaSil
  3. slovakya kızlarının daha çirkin olmasını isterdin gibime geldi. :) bugün yeni yerde başlangıç yaptın hadi hayırlısı, başarılar canımcığım. merakla gördüklerini, yaptıklarını öğrenmek için bekliyoruz.

    YanıtlaSil
  4. ay ne rahat insanlar ıyyk ben olsam ters ters bakardım herhalde bu ne ya görgüsüzlük yemek yerken hele....
    bebiş olayına benimde canım sıkıldı allahım o kadarcık bebek bırakılırmı ben emreyi hala gözümden ayıramıyorum biliyorsun:(((
    bu arada en önemlisi işinde kolaylıklar diliyorum alah yardımcın olsun sürekli aklımızdasın bugun ilk günün ne yaptı nasıl geçti diye endişeleniyoruz:(((en kısa zamanda görüşmek ümidiyle...

    YanıtlaSil