Merhabalar herkese, genelde buraya sıkıntılarımı yazmaktan yana değilim. Çünkü kayıt altına alındığında unutmak daha zorlaşır diye düşünenlerdenim. Ama bu sefer dayanamayacağım, anlatacak kimsem de yok zaten.
Annnemler ablamlar herkes Tekirdağ'da tatildeler. Bir ben kaldım buralarda. Bir önceki posttan sınavların bittiği sanılmış ama nerdeeee. Pazartesi günü iki hafta sürecek bütünlemeler başlıyor. Ondan sonra afların dınavları var Eylül'e kadar sürecek ama Temmuz sonunda izin alacağım sanırım daha fazla dayanamayacağım.
İstanbul'da yaşayanlar bilirler, sıcak ayrı bir dert. Şikayet etmekten kaçınırım ama gerçekten bunalıyoruz. Üniversitede çalışan kişilerin çok modern şartlarda çalıştığı gibi birşey oluşabilir kafanızda ama asla öyle değil. Camı bile olmayan odamda sıcaktan bunalmamak için kapım sürekli açık. Klima değil vantilatör bile yok. Tabi kapım açık olunca tüm öğrenciler içeri dalıyor, zırt pırt hocam sınavlar ne zaman açıklanıcak, şu nasıl olacak, bu ne gibi en gereksiz soruları bile soruyor hatta sırf muhabbet olsun diye geliyorlar.
Sınavlar bitti kağıtlarım bitti biraz kendi işlerime yoğunlaşayım dedim, benim antika huylarım depreşti. Yaklaşık son 10 yıldır şaşmaz şekilde bir acayip düzenim var. Bu aylarda 3-4 gece hiç uyuyamam sabaha doğru sızarım. Ama alarm çalar ve işe gitmem gerekir. O süreç geçince de hayatıma hiçbirşey olmamış gibi devam ederim. Ama bu şey illa ki olur. Gece boyunca uyuma çalışmaları başımı ağrıtır ve uykusuz olduğum için de gün boyu verimim düşer. İşte bu hafta başından beri bu süreci yaşadım. Bir tek dün akşam 10 saat uyudum ve kendime geldim. Ve bir iki günlük boş zamanım da verimsiz geçti. Uff.
Sonracıma, benim bir kan tahlili yaptırmam gerekiyordu. Diyet haberlerimi yazmadım ne zamandır ama geçen gidişimde pek kilo verememiştim ve diyetisyen benden bazı tahliller istemişti. İşte o tahlilleri, fiyat almak için iki yere gösterdim toplam 9 tahlil için bir yerden 180 (yarısı sgk ödeyecek), bir yerden 125 (tamamını ben ödeyeceğim) fiyat verdiler. Ben de yarısını ödeyeceğim seçeneği seçecekken, bizim üniversite hastanelerinden fazlaca yararlanmış olan hocalarım, doğrudan cerrahpaşaya gitmemi önerdi. Genelde ben bizim üniversite hastanelerine gitmekten kaçınıyorum çünkü bana çok kaotik geliyor. Ancak şimdi personel olduğunu söyleyince işlerin çok kolay olduğunu söyleyerek beni ikna ettiler.
Bugün o işi yaptım. Hiç para vermedim ama bol stres kazandım. Personel olduğum için ayrıcalıklıydım, sıra beklemedim falan ama, ordaki kalabalığı, memurların ve doktorların tavırlarını görünce tepem attı. Herkes farklı birşey söylüyor, hiç bir yerde doğru düzgün yönlendirme tabelaları yok.
Benim elimde diyetisyenin verdiği tahlil istek formu vardı. Normalde bana kalırsa cerrahpaşadaki bir doktordan onaylı yeni bir form almam gerekirdi. Personel olduğum için ne istersem verecekler diye ayrıca form almam için yönlendirmediler memurlar. Sonra bir imza için bir doktora gittim, bu form olmaz başka lazım diyor. Beni tersleyip imza atıyor. Allahım sanki ben dedim böyle diye. Birinin uyguladığından diğerinin haberi yok. Doktor olup da saygısızlığı da cabası.
Sonracıma labaratuvara gittim. Zaten gerilmiş sinirlerim burada çatladı. Personel kayıt ayrı bir yerdeymiş. Bir koridordaki odayı bulmak için 4 kişiye sordum. Kimi bilmiyor bile. Neyse bulduktan sonra gittim veznede duruyorum, bomboş. İki kadın muhabbet ediyor beni görüyor ama takmıyor. Neyse sonra aldı. İçeri geçin dedi. Geçtim başka bir odaya geldim, bomboş bekliyorum kan alacak kimse yok. Konuşanlardan diğeri imiş kadın geldi. Kanı aldı binbir uyuşuklukla, ve ben kalkınca kan alma koltuğuna uzandı. Gitmemi bile beklemeden.
İçimden lanetler okudum, bir tarafta yüzlerce kişiden oluşan kuyruk, diğer tarafta boşluktan tembelleşmiş memurlar. Yazık diğer bekleyen insanlara.
Bu arada bu tahliller için para ödemedim elbette. Ancak faturadaki toplam fiyat 30 lira, 180 nerde 30 nerde.
Allah hastanede işleri olanların yardımcısı olsun ayrı bir güç gerektiriyor gerçekten.
Leia mais...