20 Temmuz 2009 Pazartesi

Ben Geldim

Merhabalar herkese öncelikle geçmiş kandilini kutluyorum hekesin birazdan tek tek misafirliğe gelicem.

Kaç gündür yazamadım en son çarşamba imiş. Geçen haftam yoğun geçti ama bir miktar işe çizgi çekildi.

Cuma günü derslerimden birinin sınavı vardı. Sınava 15 dakka kala telefonum çaldı baktım Ayça'm gelmiş. 15 dakkacık da olsa görüştük. Çok iyi geldi. Keşke daha çok vaktimiz olsaydı ama o da çok yoğunmuş o gün. Onca yoğunluğu arasında bana uğramasına da ayrıca memnun oldum tabi. Gerçi uğrayamasaydı da kızmazdım biliyorum o da az zamanda çok şey yapma telaşında.

Aynı gün bir kongre için başvuru tarihinin son günüydü. Birkaç gündür sunum yapacağım konuyu kafamda belirlemeye çalışmıştım. O gün de özetimi gönderdim. Eylül sonunda Bodrum'da olacağım bu sunum için.

Cumartesi günü annemleri görmek için Tekirdağ'a gittim. Neredeyse 1 aydır orda olan annemler Paşa'nın annesi, diğer yeğenlerimi gördüm. Hepsi çikolata gibi olmuşlar ama bir günde de olsa bende yandım. Haftaya Cumartesi bizde Ce ile tatile gideceğiz bir daha onları görme şansım olmayacaktı uzunca bir süre.

Dün akşam geldikten sonra aşağıdaki birkaç resmi ekledim. Bir de Tarifsiz Bir Gece'ye eskiden kalma bir tarif, sonra vurdum kafamı yattım sanırım güneşte fazla kaldım.

Ama bu yaz ilk kez denize girdiğim için nasıl özlemişim, şansıma deniz de güzeldi. Sahi aklıma gelmişken Barbaros'un hikayesini anlatayım. (Bu arada annemler şu an Barbaros'da, biz oralıyız ayrıca)

Neyse Barbaros sahili boyunca uzanan kayalardan oluşan bir yol vardır. Bu yol bir yerde aniden kesilir. Bunun hikayesini rahmetli Barış Manço'da 7 den 77 ye programında görüntüleyip anlatmıştı. Bu yol denizden bir iki metre içerde olup suyun dizlere geldiği bölümdedir, hemen ardından kumluk kısım başlar. Kayalardan kıyıya kadar olan bölüme ise "küçük deniz" deriz biz, özellikle küçük çocuklar için doğal bir havuz şeklindedir. Deniz dalgalı ise kayalar dalgayı kırar orası hep sakin ve sıcak olur.

Bu yolun tarihi hikayesi ise şöyle. Tekirdağ tekfurunun (beyinin) bir kızı varmış ve bu kızı almak isteyen mert bir delikanlı (galiba bu Barbaros Beyi oluyor). Babası kızı vermemek için delikanlıdan çok zor birşey istemiş, eğer denizin içinden bir yol yapar ve gelin arabasının tekerlekleri şapur şupur ederek giderse kızını vereceğini söylemiş. Hikayenin sonunu tam bilmiyorum ama o yol yapılmış, ta Tekirdağ'dan Barbarosa kadar (ancak şimdi Tekirdağ sahili doldurulduğu için bu yol sadece bizim oralarda kalmış). Ya gerçekten yol bitmiş ancak gelin arabayla giderken denizin içinden araba devrilmiş ve ölmüş, ya da bu yol hiç tamamlanamamış şeklinde hazin bir sonu var.

Aşağıdaki resimde görülen kayalık ve yosunlu yerler işte bu yolun resimleri. Keşke uazktan da çekseydim. Ancak bir olumsuz yanı var, kayalardaki midyeler yüzünden öbür tarafa geçmek biraz zahmetli oluyor, neyse ki ben bir kesikle kurtarmışım dün :)

14 yıldız parladı. Sen de GeCe'yi aydınlat.:

SMİLENA 20 Temmuz 2009 Pazartesi 10:52  

hoş geldin.sıcaklar fena bastı.demek ayçayla görüştünüz.ne güzel yaaaa...

hayırlı kandiller

Dolunay 20 Temmuz 2009 Pazartesi 11:24  

bu ne guzel dopdolu bır yazıdır...

VOLKAN - KALDERA 20 Temmuz 2009 Pazartesi 11:54  

Ailen ne güzel br yerdeymiş.
Biz de kısacık bir tatil planlıyoruz ama bakalım...

Kolaylıklar...

Delfina ; 20 Temmuz 2009 Pazartesi 12:20  

Barbaros'un dalgasız bir yerinin olması hikayeyi ilginç kılıyor,gelin orada öldüyse saygısından da dalgalanamıyordur :)

ayça uğrayacağım demişti yorumlarda afferim ona,gerçek arkadaşlık böyle olur işte..

seni tatil telaşı almıştır şimdi,keyifli hazırlıklar gececim..

Yelda 20 Temmuz 2009 Pazartesi 12:41  

Hoşgeldin sefalar getirdim
Güzel bir haftasonu geçirmene sevindim
Bu cuma bende izne çıkıyorum tahmin ediyorum şu anki durumunu
Öpüyorum
Sevgiler

sesiber 20 Temmuz 2009 Pazartesi 19:39  

Hoşgeldin Gececim. Geldiğin belli, yorum bombardımanına tutmuşsun beni. Bayıla bayıla okudum. Çok teşekkür ederim.
Sevgiler...

aysece 21 Temmuz 2009 Salı 00:55  

Gececiğim hoşgeldin. Ama bende tatil yapmak istiyorum yaaa:(( Tatilin t'si bile yok bize. Neyse ya, ben Türkiye'ye geleyimde,seneye inşallah. Sevgiyle ve hep böyle kal....

svl 21 Temmuz 2009 Salı 10:30  

GECE hos geldin canım....
çok güzel anlatmışsın bizde öğrenmiş olduk öpüyorum

cicibici bişeyler 21 Temmuz 2009 Salı 23:42  

Hoşgeldin!seninde geçmiş kandilin mubarek olsun,Barbarosun hikayesi ilginçmiş,hazin gerçekten!çok da güzel bir yer,sevgiler.

havva,  22 Temmuz 2009 Çarşamba 12:29  

hoşgeldinn:)
çok güzel bir yazı
mutluluk veren resimler
barbarosun sonunda ölmesi hüzünlü tabii :(

SerpiL 22 Temmuz 2009 Çarşamba 20:20  

hikaye ne enteresan değilmi.oyerin büyüsü sanki.bende yeni tatilden geldim hadi banada ziyarete gel:)

lemanice 23 Temmuz 2009 Perşembe 13:20  

trojan da ne :))cahilliğime ver anam ne anlarım ben ondan.))))))))))))))))))resimler yayala resimleri sürmene ye ait eşimin memeleketi.aşağıdaki köy ve göl resimleri gümüşhane zigana ...benim memleket.

Bir Yastıkta

Bir Yastıkda

El Ürünlerine Destek

Bir Yastıkta sitesi evlilik hazırlıkları konseptli el emeğinizi tanıtıyor, sizlere ulaştırıyor.

Eğer evde, nikah şekeri, bohçalar, taçlar, tokalar, yüzük minderleri, nişan sepetleri, kına keseleri, çeyiz ürünleri, gelin takıları vs. ürünler yapıyorsanız bize e-mail atın. Sizleri tanıtalım.

Yaptığınız ürünlerin örneklerini yayınlayıp, sitenize ya da e-posta adresinize link verelim. Sizlere destek olalım.

biryastikta@gmail.com
Blog Widget by LinkWithin

arkadaşlar

Destek Olalım

Destek Olalım

  ©designed by GeCe

Back to TOP