2 Kasım 2009 Pazartesi

Hayat İşte

Pazar günü nihayet, artık meşhur olmuş ilk kadınlar günümü gerçekleştirdim. Cuma günü akşamından (hatta perşembe tatilinden) başlayan telaşımın sonucunda, vücudumda ağrımayan yer yok şuan. Popom bile ağrıyor inanın, tabi ben de günlerdir blog okuyamaz durumdayım.

Bu sabah yorgun ama mutlu uyandım. Uzun zamandır görmediğim yakınlarımla görüşmek, bebeklerini sevmek, onları ağırlamak bana çok iyi geldi. Alt kattakiler eminim rahatsız oldu ama 3 yıldır ilk defa olsun o kadar.

Bu sabah kendimi daha bir güzel gördüm aynada, düşündüm... 30 yaşımdayım yıllar sonra belki de diyeceğim ki en güzel göründüğüm yaş 30 lardı. Ne çocuksuluğun saf bakışları var gözlerimde, ne de yaşlanınca oluşan yılların yorgunluğunun izleri var yüzümde. İkisinin tam ortası.

Üstüne üstlük İstanbulda hava hem yağmurlu hem güneşli, nasıl güzel. Tam 2 farklı gökkuşağı gördüm sabah. Resmini de çektim ama cep telefonumla, yine evde kalmış makinem. Birde böyle havalarda deniz yeşil görünüyor, bilmem gördünüz mü, çok başka, maldivlerdeki deniz gibi oluyor.

Bugün öğlen, orta okulda arkalı önlü, lisede yan yana oturduğum, üniversitede aynı üniversite ama başka bölümden arkadaşım bana uğradı. Kendisi dersanede çalıştığı için çok seyrek görüşüyoruz. Nasıl özlemişim, iyi geldi.

Yemekte sohbet ederken, "geçende B. yi gördüm dedi. Sana selam söyledi" dedi. Ve anlattı...

B. benim orta okulda 3 yıl aynı sırayı paylaştığım, en yakın ama aynı zamanda en büyük rakibim olan kız arkadaşım. Sınav öncesinde ben hiç çalışamadım der, sonra 5 leri alırdı. Çocukluk işte.

Mezun olup da diplomalarımızı aldığımız günü hiç unutmuyorum. Benim diploma notumda 4,96 onunkinde 4,94 yazıyordu ki, derin bir oh çekmiştim geçtim diye. O zamanlar 5 ler bol keseden atılmıyordu ve 3 yazılı bir sözlü notu ve hatta dönem ödevi ortalaması karne notu oluyordu. Kursa gitmek falan neredeyse çok nadirdi. Biz gitmedik yani.

O yaz mezun olduktan sonra, herkes hayatına yön verecek liseyi seçme telaşında. Başka bir arkadaşımdan duydum ki, o süper liseye gidecekmiş ve diploma notu da 5 miş, kesin girermiş. O zamanlar süper liselerin sayısı çok az ve diploma notuna göre alıyorlar. 5 notu olanlardan kontenjanını doldurmaya başlıyorlar. Dedim ki olamaz ben gözlerimle gördüm 5 değildi. Yoo dedi bana evde gösterdi, üzerinde 5 yazıyor.

Herhalde bu liseye girebilmek için müdürle görüşmüşlerdi daha sonradan. Neyse.

Bana diğer arkadaşlarım, sen de başvur dediler. Ama o lise uzaktı ve servis parası verebilecek durumda değildi babam. Ben yürüme mesafesinde sıradan bir düz liseye gittim.

Aradan yıllar geçti, liseyi 2,5 yılda bitirdim (kredili sistem sağolsun) ve hemen üniversiteyi kazandım. Yine maddi sebepler yüzünden şehir dışını hiç yazmadım. İstanbul'da kaldım.

Ben üniversite 1 de iken B. ile otobüste karşılaştık. Lise forması giyiyordu ve son sınıftaydı. Bana yine hava attı, hazırlık okuduğu için ingilizcesinin iyi olmasından ve üniversite için hedeflerinin daha iyi olduğundan bahsetti. Ben üniversiteli olduğum halde o yine üste çıkmıştı.

Daha sonra kendisinin Edirne tıbbı kazandığını öğrendim, tıp tercih edeceğim bir bölüm olmasa da benden yüksek puanlı bir yerdi, kıskandım. Tabi o zamanlar düşünmüyorum hiç, aldığım eğitimleri karşılaştırmayı. Ben her seviyeden öğrencinin olduğu bir lisede, o seçilmişlerin olduğu bir lisede idi. Neyse.

Bir daha hiç haber almadım. Google da zaman zaman onu aradım, hiç birşey yok. Ne facebook ne üniversiteye ait birşey (bazı üniversiteler sınav sonuçlarını yayınladığında internetten o kişiler çıkabiliyor). Sadece bir atama listesinde adı geçiyordu. Bir sağlık ocağına atanmış o kadar. Mezun olduğunu anladım, sevindim.

İşte bugün arkadaşım bana selamını getirdi ya, onu tesadüfen, eski mahallemdeki sağlık ocağında görmüş. Orada doktormuş. Konuşmuşlar, beni de sormuş. Çok değişmiş dedi. Görsen tanıyamazsın. Çok kilo almış, belki diyor 48 beden, boyu senden uzundu, sanki kısalmış diyor. Beyinle ilgili bir rahatsızlık geçirmiş. Belki tedavide kilo almıştır o kadar çok. Evlenmemiş, aynı yerde oturuyormuş. Hiç eski B. gibi değil.

Şaşırdım ve üzüldüm. O zamanlar çocuktuk elbet, farkında olmadan yapılıyordu kıskançlıklarımız. Yine de insan sanki en son hatırladığı gibi kaldığını düşünüyor herşeyin.

Bir yandan da biraz kırgınım. Ben o kadar aradım bulamadım ama o benim adımı Google da yazsa özgeçmişimin olduğu site karşısına çıkar ilk sırada, orda telefonum mail adresim iş adresim her şey var. Acaba söylenecek söz mü yok, bir selam maili çok mu bana.

Şimdi yerini biliyorum ya, anneme gittiğimde uğrasam mı, güzel bir çiçek yaptırıp. Ama diyemem ki beğenmediğin okulda hoca oldum ben, hava atmak için uğradım sanar mı? Yoksa beni bulmak çok kolay iken bulmamasından aslında hiç umrunda olmadığımı mı çıkarmalıyım?

Uzun bir yazı oldu biliyorum. Allah nasip ederse yıllar sonra bu yazıyı okuduğumda hangi şartlar altında olacağım kim bilir. Geriye dönüp baktığımda bugünkü hislerimi hatırlamak için yazdım. Hayat böyle bişeymiş.

23 yorum:

  1. B.yi hatırlayamadım ama neyse o da bir doktor ..insan aslında kendinle yarışmada hep dışarda gördüğün kendimizde ne kadar ilginç .....aslında
    bizde lise arkadaşlarımızla tam 20 yıl sonra tekrar biraya geldik yaş olmuş 41 eee tanımada zorluk çekiyosun haliyle ....
    ama yinede ilk adımı sen at ....
    bence emi...
    :)))

    YanıtlaSil
  2. ooo yine yeni bir yazı bende hatırlayamadım B yi nedense yaş oldu 34 derken ah aklıöa geldi tamam. Demek bize yakın yerde sağlık ocağında dr olarak çalışıyor aslında gayet güzel bir meslekmiş.Şimdi onu bende merak ettim ve sen yine de uğra derim belki geçirdiği rahatsızlıklar belkide sana yaptığı nispet yüzünden sana ulaşamamıştır.

    YanıtlaSil
  3. Çok önemli bir hastalık geçirip görünüşünde bir hayli değişiklik olduğuna göre bence sana ulaşmaya cesaret edememiş. Arkadaşınız araclığıyla sana selam gönderdiğine göre onu gidip ziyaret etmelisin. Dediğin gibi o günler geride kaldı ve hepsi çocukluktu.

    YanıtlaSil
  4. günü atlatmışsın geçmiş olsun canım bundan sonra gezme sırası sende :)

    YanıtlaSil
  5. Arkadaşınız aracılığıyla size selam gönderdiğine göre sizi unutmamış.Bence ziyaret etmelisiniz.Ogünler eskide kaldı vede çok gentiniz hangibirimiz öyle şeyler yapmadıkki:))yazınızı okuyunca birden benimde okuldaki anılarım aklıma geliverdi.

    YanıtlaSil
  6. Hayatta böyleleri de oluyor GeCecim ve biz onlar sayesinde kişiliğimize hep + şeyler katma telaşındayız.İyi ki varlar ve bence kocaman bir çiçeği hakediyor.Biliyorum ki sen çoktan hazırlanmışsındır ona gitmek için...

    Sevgiler,

    YanıtlaSil
  7. selamda söylemiş ,hataymış da ,aramıştır adını bence ,cesareti yoktur ilk adım senden olsun bencede ,geçmiş olsun sanada gece

    YanıtlaSil
  8. Her turlu ihtimali goze alarak bi ugra derim.Olumsuz ihtimallere de hazirla ki kendini uzulme.Hastalik veya karakteri sebebiyle gereksiz kaprisler yapabilir sana uzulmeni istemem.
    Sevgiler

    YanıtlaSil
  9. evet şu meşhur gününü görmek bana da kısmet oldu herşey mükemmeldi ellerine sağlık canım. benim içinde farklı ama güzel birgün olmuş oldu. ya bende b. yi hatırlayamadım çatladım meraktan. :) benim de orta okuldayken ona benzer arkadaşım vardı hep yarış halindeydik. birbiribirimizi geçmek için derslerde de başarılı oluyorduk aslında bir yandan iyi olmuş. :) googleda da arama yaptığına göre merak edip, görmek istediğin biri demek bence de git gör. hatta bende göreyim çok merak ettim. :) bitti.

    YanıtlaSil
  10. Güzellikleri farketmeni seviyorum :)
    Hadi günü de atlatmissin :)
    Arkadasinla olan hikayen ayni film gibi, yani okurken böyle bir senaryo düsündüm iki arkadas yollari ayriliyor ara ara ve sonra görüsmeye basliyorlar ki hersey artik cok degismis oluyor, eskisi gibi bulamiyorlar birbirlerini .. falan :)Ama bu senin hayatindan bir kesit, gercek ve degisik. Insanda vardir bir üstün olma duygusu ama bazilarinda cok oluyor demekki bu.
    Sevgiler

    YanıtlaSil
  11. bence sen kesinlikle arkadaşını görmek için yanına uğrayacak ve uzun uzun anlattığın bu güzel anılarını aklına bile getirmeden, sadece eski bir dosta yeniden rastlamış olmanın mutluluğuyla yanından ayrılacaksın...
    çünkü senin böyle güzel bir kalbin var...

    YanıtlaSil
  12. Bence de görüşmeye gitmelisin.Eminim hastalıkla uğraşırken arayamamıştır. Rekabete gelince ne yazık ki sistem bu durumu tetikliyor. Bu da arkadaşlıkların sağlıklı kurulmasını engelliyor.

    Biz otuz sene sonra sınıf arkadaşlarımızla buluşmaya başladık. İlk buluşma olağanüstü güzeldi. O güne kadar hiç görüşmemiştik. Tanıyamadıklarım olmuştu ilk anda, sonra her şey yerli yerine oturdu. Son dört yıldır değişik kentlerde buluşuyoruz. Çok güzel anlar yaşıyoruz. Çoğumuz emekli öğretmeniz, çalışanlar da var.

    Paylaşmak istedim. Sevgilerimle...

    YanıtlaSil
  13. Dürüst olayım mı .. gitme ..

    YanıtlaSil
  14. 30'lu yaşlar ile ilgili yazdıkların, düşüncelere saldı beni...

    B.'yi görmeye git bence. Merakını gidermiş olursun... Ama tekrar iletişime geçme.

    YanıtlaSil
  15. gececim yaş ilerledikçe insan özellikle lise arkadaşlarını daha bir arayıp ,özlüyor.bizde 20 yıl oldu lise biteli bu yıl görüşmeye başladık.garip olanda o yıllarda hiç samimi olmayanlar şimdi kanki kızlar oldular:)bence sizde 2 arkadaş birbirinizi sevdiğiniz için kıskanmışsınız:)yani bence..

    YanıtlaSil
  16. s.a.
    Allah sizden razı olsun sayenizde artık 'bendeniz'in yaptığı bir banner ım var blogumda :))

    selam ve dua ile

    YanıtlaSil
  17. evet, hayat işte.
    o zaman sende çiçek almadan git :P
    ama git mutlaka. yoksa hep aklında kalır,
    gitsem mi?
    gitsemiydim? diye.

    YanıtlaSil
  18. Canım ne güzel yazmışsın
    HAYAT İŞTE..
    sana git yada gitme diyemem
    bence Kalbinin sesini dinle
    En güzel yolu o gösterecek
    Sevgiler

    YanıtlaSil
  19. ne guzel yazmıssın canım .kalbının sesını dınle.

    YanıtlaSil
  20. Gecem bence git,bence dene.Eğer beklediğin tepkiyi alamazsan en azından denedim dersin,aklında kalmaz ve inan sen böyle davrandığın için de hiç bir şey kaybetmezsin.Zaman herşeyin ilacı üstünden yıllar geçmiş,kimin ne yaşadığını ve ne hissettiğini bilemeyiz ki? Belki de bir şekilde sana ihtiyacı var? Sen ve senin dostluğun eksik olan hayatın da olamaz mı? Çok mu uçtum?Neyse son karar senin elbet:)
    Öpüyorum canım.

    YanıtlaSil
  21. bazen çok isteriz görmeyi konuşmayı, özleriz de, dertleşmek eski günleri konuşmak ne hoş gelir ama bir anda durursun ve boş gelir bunlar...yıllar geçmiştir ve istemesende yabancılaşmışsındır, araya bir ton hikaye girmiştir, hangisini anlatsan nerden başlasan derken aslında ne konuşacağını bile bilemessin..o yabancılık varya onun yüzünden işte...ama ilk adımı atmak çok güzel ve bir çiçek almak yıllar sonra,çok mutlu olursun oda olur eminim...gerisi de zaten gelir... :):)

    YanıtlaSil
  22. gececim önce sıranı savdın günde.bundan sonrası sadece gezmeler ve keyifler olarak gececek ne güzel.
    arkadaşın içinde şunu diyebilirimki bence git.sonuçta unutmamış seni.kim bilir neler yaşadı neler oldu bilemeyiz.
    sadece senin hakkında soru sormaya başladıkça cevap ver bence.böylece sen kendiliğinden anlatarak hava atmış durumuna düşmezsin onun gözünde.( öyle hissedecek biri olduğu için)kendi sordu bende cevapladım olayı.ki bence böyle durumlar olmayacak.dene derim

    YanıtlaSil
  23. ne güzel demişsin Hayat işte diye al çiçeğini Gececim git arkadaşının yanına ziyaretler insanı mutlu eder.. selamını da almışsın işte...
    :)

    YanıtlaSil