5 Ekim 2009 Pazartesi

Yüzde Dört




Bir şeyin yüzde dördü en fazla ne kadar olabilir?

Bu güne kadar fizik hakkında pek yazmadım, yazmamamın sebebi genelde fizikle fazla içli dışlı olmayan insanlarla bu konuyu konuşmaktan kaçınmamdan kaynaklanıyor. Çünkü fiziğin göz boyayıcı tarafı ne kadar açıklayıcı anlatırsanız anlatın bilmeyen kişileri büyülüyor. Bu da insanların kafasında gereksiz bazı yan etkilere sebep oluyor. Oysa hiç de öyle değil.

Fizikte kullandığımız teoriler, aslında kesin değil hiçbir zaman. Yerine daha iyisi daha uygunu geldiği zaman değişebilir. Ama normal insanlar bunu bu şekilde algılamıyor gözlerinde büyütüyorlar. Bir teorinin tutarlılığı önce kendi içinde kuramsal olarak tutarlılığı, neden-sonuç ilişkisine uyması ve gözlemlerle tutarlı olması halinde geçerlidir. Takdir edersiniz ki teknoloji ve imkanlar ilerledikçe bir teorinin geçerliliği kaybolabilir. Buna rağmen teorilere karşıyım gibi bir hava vermek istemem, çok sevdiğim ve inandığım teoriler var. Sadece karşı olduğum "fizik teorisi" deyip de aman aman çok mühim birşey bu kesin doğrudur anlayışına sahip olmayın.

Başka bir yazıda açıkça değinmek istiyorum bu konuya. Mesela kuvantum fiziği ve evrendeki bir çok gizemli olay çeşitli yazarlar tarafından (kuantum düşünceler, bilmem ne teknikleri, paralel evrenler, kozmik enerjiler bla bla ) kullanılıp çoğu zaman çok da doğru olmayan şekilde kullanılıp okuyucuların gözlerini boyamaya bayılıyorlar. Kitabın içinde bu kavramlar geçiyor ya (tabi kimse bilmiyor) sanılıyor ki çok önemli çok değerli şeyler söylüyorlar.

13 yıllık fizikçi olarak hala kuvantum fiziğini biliyorum diyemem, çalışma alanım evren ama birşey söylerken on kere düşünürüm. Ölmeden önce tamamıyla kavrarsam kendimi şanslı sayarım. O kadar geniş kavramlar ve o kadar çok sayıda alt branşları var ki tüm branşları özümseyip birleştiren dünyada sayılı kişiler vardır. Bir de bunlar dine uygulamaya çalışmıyorlar mı kuduruyorum.


Gelelim en baştaki soruya, işte yalansız dolansız bir gerçek. Sorunun cevabı birşeyin yüzde dördü en fazla "görünen evren" kadardır. Yandaki resimde evreni oluşturan maddenin (=enerjinin) oranlarını görüyoruz. Evrende yer alan milyarlarca galaksi ( her birinin içinde milyarlarca yıldız var) evrenin sadece yüzde dördü.

Diğer bileşenler %21 karanlık madde, %75 karanlık enerjidir. Bunların ne olduğunu kimse bilmiyor o yüzden adları karanlık. Tabi bazı teoriler var.

Bu kadar büyük evrenin aslında çok daha büyük bir şeyin çok küçük bir kısmı olduğunu düşünmek insanı ürpertiyor. Karanlık madde bizim Samanyolu galaksimizde bile var, karanlık enerji evrenimizin artan bir hızla genişlemesine sebep oluyor. Bu genişlemeyi anlamak için şişen balon örneği çok kullanılır. Balonu şişirmeden önce üzerine iki işaret koyun kalemle. Sonra şişirince iki nokta arasındaki mesafe artacak, işte bu iki nokta evrendeki iki galaksi (yıldız değil dikkat, galaksi hatta galaksi kümeleri) olarak yorumlanır. Böylece evrenimizin gidişatı eğer bu bilmediğimiz maddeler aniden bir değişiklik yapmazsa sürekli genişleyip araları açılacak, gitgide soğuyacak ve belki de yaşanmaz hale gelecek. Bir sürü teori üretebilirim nasılsa ispatı imkansız.

O kadar büyük bir parçanın çok minik bir üyesiyiz. Kimi zaman kendimizi önemsiz şeylere kaptırmış yaşarken biraz bu kocaman harikayı düşünüp silkinmekte fayda var. Fiziği çok sevmemin nedenlerinden biri de bu aslında. İnsanın acizliğini gözler önüne seriyor. Yaratılışın büyüklüğünü idrak ettiriyor ve sonunda da mütevaziliği getiriyor.

İyi haftalar herkese.

16 yorum:

  1. Sayısalcı olmama rağmen kafam hiçbir zaman fiziğe basmadı.Hatta üniv.sınavında çıkan fizik yanlışları benim istediğim bölüme girmeme engel oldu.Fizik zor bir ders bana göre...
    Konuya gelince okurken bile kafam karıştı.Evren gerçekten alabildiğine büyük ve biz zerre bile değiliz herhalde:)

    YanıtlaSil
  2. ya gececim,ben vizelerde 03 ve 07 almış bi insanım..fizik boyutumu düşün yani :) 1. sınıf dersini 4. sınıfta anca verebldim :) bu sebeple hayranım fizikçilere,ne kafa var vala :)

    YanıtlaSil
  3. CANIM NE GÜZEL BİR YAZIYDI TABİ FİZİKÇİ OLMAYARAK BAZI KELİMELERİ TAM OLARAK ANLAMASAKTA OKUL HAYATIMIZDA GÖRDÜĞÜMÜZ KADARIYLA KELİMELER YABANCI GELMİYOR.AMA DEDİĞİN GİBİ KELİMELER BİZE DEĞİŞİK OLDUĞUNDAN BİZDE ŞAŞIRIYORDUK NE OLDUĞUNU BİLMEDİĞİMİZ İÇİN.
    EVRENİN NE KADAR BÜYÜK OLDUĞUNA VE BİZDE %4 LÜK KIZMI GÖRDÜMÜZE GÖRE GERİ KALANINI HAYAL ETMEMİZ İMKANSIZ.
    TÜYLER ÜRPERTİCİ GERÇEKTEN...

    YanıtlaSil
  4. böyle bilimsel yazılara arada yer vermelisin okumaktan keyif aldım. evren deyince sonsuzluk gelirken aklımıza, o sonzuzluğun da sadece % 4 lük bir yere sahip olduğunu öğrenmek şaşırtıcı geldi. evren bile bu kadarcık yere sahipken, biz insanların yüzde şansı bile yok gözüküyor. kendimizi fazla önemsememeliyiz gerçekten de küçük sorunları büyütmemek gerekir. çok yerinde bir benzetim olmuş aklımdan çıkmaz benimde artık. sevgiler canım. :)

    YanıtlaSil
  5. Çok güzel bir yazıydı. Böyle yazıları daha çok okumak istiyorum:)

    YanıtlaSil
  6. o ürpertiyi evreni her düşünüşümde bende iliklerime kadar hissediyorum, galiba şimdi dark kısımları düşünüp daha da hissedeceğim :)
    tefekkür dolu günler dilerim.....

    not: işinin seni böylesine bir tefekküre sevk etmeside ayrı bir güzellik.

    YanıtlaSil
  7. Bildiğin şeyleri böyle yazman süper...okumayada dinlemeye de bayılan biri olarak çok büyük bir zevkle ve merakla okudum...sen anlat biz öğrenelim...
    devamı gelir umarım.

    YanıtlaSil
  8. Yazının yazılış amacı çok hoşuma gitti. Evrenin minicik bir parçası olan insan ne zaman öleceğini bile bilemezken yarın için çok da fazla hesap kitap yapmamalı..

    YanıtlaSil
  9. Amacına ulaştın Ge-Ce. Ben de silkelendim sayende ve bu akşam için bambaşka bir plan yaptım kendime.Ellerine sağlık canım :)

    YanıtlaSil
  10. mükemmeldi :) fizik hayranlığıma birşeyler de sen kattın . ...

    YanıtlaSil
  11. @içimden geldiği gibi ~~~ fiziği anlamaman senden değil lisede fizik eğitiminin yanlışlığından kaynaklanıyor ben fiziği üniversitede sıfırdan öğrendim gerektiği gibi anlatılmıyor malesef ve de sevdirilmiyor

    @zeynepin sesi, bence her mesleğin zorluğu aşağı yukarı aynı gereği yapılınca olmayacak şey değil

    @paşa, ablam sen nereyi anlamadın ki şaşırdım hep anlatmıyomuyum

    @nestal daha neler neler var bilsen

    @sesiber canım ben yazarım sorun değil ama galiba okuyucu kitlesi pek ilgilenmiyor ama ben yine de arada yazıcam

    @e.t teşekkürler, seviyorum ama ülke şartları bazen insanı bıktırmıyor değil

    @ilk beğenmene sevindim bu blog çok kapsamlı herşey var

    @sğol daisy yapmamalı ama duramıyoruz insanın da yaradılısı böyle

    @wmina ne zamandır seni ziyarete gelemedim canım aslında fen lisesinde okuyan senin gibi birine daha da yardımcı olmak isterdim öğrenmeye istekli kişiler her zaman bulunmuyor

    YanıtlaSil
  12. kardeşcağızım fiziksel kelimeleri anlayamıyoruz demek istedim.:))

    YanıtlaSil
  13. cok guzel bir yazi.. bizlerle paylastigin icin tesekkur ediyorum... Aciz olan bizler herseyi biz yaratmisiz gibi nasil da davranabiliyoruz.. Hicken var olmanin sirlarini cozumlemek lazim.. sevgiler medinem

    YanıtlaSil
  14. öncelikle şunu söylemeliyimki çok keyif aldım.çok açıklayıcı ve yalın bir anlatım tarzıyla çok bilgi içeriyor.bu ve bunun gibi bilgilere mümkün olduğunca yer verirsen şahsım adına sevinirim.
    Bide birşey merak ettim şu kuantumla uğraşan insanların düşünce gücü,herşey sizin elinizde,falan konusuna açıklık getirirmisin.varmı gerçekten öyle birşey.


    3 günlük dünyanın yüzde 4 ünü görüyoruz.Hakikaten acizliğimiz gözler önünde.

    YanıtlaSil
  15. gerçekten çok güzel
    insanoğluda beyninin %4 ünü kullanabiliyomuş

    ne kadar ilginç

    YanıtlaSil
  16. GeCecim,

    Hem bilgili,hem mütevazi oluşun bence inancının büyüklüğünden ve bu da bilimle uğraşmanı kolaylaştırıyor.

    Svg

    YanıtlaSil