20 Şubat 2009 Cuma

Yedi Tepe Anadolu

Bu yazımda hayran kaldığım bir kitabı tanıtmak istiyorum. Genelde elimde sürekli okuduğum bir kitap vardır ve şu ana kadar o kadar çok kitap okudum ki herhalde sayamam. Kimi zaman haftada iki kitap bitiriyorum, bu kitabı bir haftada bitirdim ama oldukça kalındı. Daha hızlı da okunabilir elbette. Yalnız kitaplarımı sadece işe gelip giderken okuduğumu düşünürseniz (ortalama 35 dakkalık yolum bir kısmı yürümeyle geçiyor) normal bir süre.

Bu kitap ilk çağlardan itibaren Anadolu'nun medeniyetlerini anlatıyor. Anadolu efsaneleri, Anadolu felsefesi ve Anadolu mimarisini ele alıyor. O kadar çok bilmediğim şey varmış ki şaştım şaştım ve tabi gurur duydum.

Kitaptan örnekler vermek istiyorum, ama o kadar çok ilginç mevzu var ki hepsini yazamayacağım. Bazı aklımda kalanlar şöyle.

İlk çağ medeniyetlerinde Anadolu devletlerinde yaşayanlar kültürel ve yaşam standartları olarak çok ileriymişler. Hatta filozoflar tek tanrı düşüncesinde birleşmiş ki, yunanistanda çok tanrıların olduğu döneme (zeus, eros, ...) denk geliyor. Halk entellektüel anlamda gelişmiş, bilimsel çalışmalar yapılıyormuş. Bu çağlarda yunanistan sefalet ve cehalet içindeymiş.

İlk bilimsel fikirler anadoludan yayılmış, Thales, Heraklitos gibi önemli düşünürler yetişmiş. Ancak nedense bunlar Yunanlıların Sokrates ve Platonu kadar ünlenmemiş. Kitapta bu düşünürlerin fikirleri karşılaştırılıyor ki bunlar Anadolulu düşünürlerin oldukça gerisindeymiş.

Yine ünlü düşünür Diojen Sinop'luymuş. Şu cümleleri aynen yazıyorum " Doğup büyüdüğü Sinop'ta tek mal varlığı olan elinde tası ile dolaşan Diojen günlerden bir gün bir çeşmenin başına gelir. Kendisinden önce bir çocuğun ağzını çeşmenin kurnasına dayayıp su içtiğine şahit olunca elindeki tasını, buna ihtiyacım yok diyerek atıp uzun seyahatlere çıkan bir Anadoluludur..... Atina'ya vardığında sükutu hayale uğrar. Kendi memleketinde bulamadığı kimi şeyleri bulma ümidiyle geldiği bu çorak şehirde konuşabileceği tek bir adam bile yoktur......Yaşlı Diojen yurduna, güzelim evine ve dostlarına sabırsızlıkla kavuşmayı beklerken bir gün elinde fenerle kendisini hiç anlayamamış olan Atina halkının arasına girer. Gündüz vakti elinde fenerle dolaşan bu Anadolulu garip adamın davranışının manasını soran Atinalı'lara Diojen'in cevabı "adam arıyorum adam " şeklinde olur....

Kitapta paylaşmak istediğim o kadar çok bilgi var ki, yazının çok uzamasını da istemiyorum. Mimari zenginliklerimiz, kültürel zenginliklerimiz ne kadar da çokmuş ve hiç kıymet bilmemişiz. Yazar da insanların bu konuda duyarlı olmasını istiyor haklı olarak, ancak bence yeteri kadar tanıtmak devletin işi. Hangi mimari eserin önünde ayrıntılı bilgi yazıyor ya da medyada yer alıyor. Yakın tarihimizde o kadar çok eser katledilmiş ki...

Diğer yandan bu kitabın üzerinde yazan fiyat 17.5 tl (ben orjinalini bir yerde tesadüfen gördüm ve 3 tl ye aldım) bana göre pahalı. İnsanların haberdar olması için okuması, okuyabilmesi için de alabilmesi gerekir.

Son olarak şuna değinmeden geçemeyeceğim. Gazanfer Özcan'ın vefatı beni de üzdü ve etkiledi. Bugün gazetede tören sırasında diğer ünlülerin (!) borcu olduğu için hasta hasta çalışmak zorunda kaldığına dair demeçleri yazıyordu. Sözde devlete sitem ediyorlar. Devlet de üzerine düşeni yapmalı ama bence şu anda birçok ünlümüz o masrafları birkaç geceyle öderdi. Ya da bir yardım organizasyonu düzenleyebilirlerdi. Birşeyler yapabilirlerdi işte. Malesef sonradan konuşmak daha kolay.

Tabi çalışıp kazanmak varken karşılıksız böyle bir yardımı kabul eder miydi bilinmez ama ... Allah rahmet eylesin.

25 yorum:

  1. sevgili gece..öncelikle iyi dileklerin için çok teşekkürler.
    kendimi daha iyi hissedip yavaştan gezmelere başladım:))
    kültürümüzün tanıtımı konusunda çok haklısın.daha çok duyurulmalı ..ilgiyle okunacak bir kitap olduğundan eminim.
    sevgilerimi bırakıyorum.

    YanıtlaSil
  2. Kitap gerçekten çok ilgi çekici geldi , bilmediğimiz öyle çok şey var ki... Adını kaydettim teşekürler...

    YanıtlaSil
  3. o kadar güzel bir konuya değinmişsin ki tam bir yürek yangını.ben gördüğüm ve yaşadığım bir olaylardan şunu anladım devletin elinin değmesi demek oraya kültür bakanlığının gişesini koymak bilet kesmek.Van akdamar adasında tarihi bir kilise var bir zamanlara adaya girmek ücretsizdi ama şimdi kültür bakanlığını koruması altında yani girişte bilet kesen gişe var artık.aynısı dünyanın ilk üniversitesi olan Harran daki kalıntıular içinde geçerli .
    devletimizin koruma anlayışı çok farklı.
    Gerçekten önemli olan birşey ise anadoluda zamanında kültür ve edebiyat çok üst noktalardaymış ama bizler şimdi farkındamıyız orasışüpheli.
    uzattım ama bu konuda dertliyim biraz.

    YanıtlaSil
  4. sevgili neşeli günler bahsettiğin yerlerin hepsi kitapta vardı ancak ben daha çok azına değinebildim o kadar çok zenginliklerimiz varmış ki

    YanıtlaSil
  5. hiç inanmadım ilk insanın bir maymun olduguna))geçmiş medeniyetlerin bilimsel çalışmalarının temelleri üzerinde oturuyor yaşam sürüyor isek onların maymun olmasına ihtimal yok bence..yine okudugum bir kitapta ilk insanın adem peygamber oldugunu ,onun da çok yakışıklı bir adam oldugunu hatırlıyorum))neden bu kadar vurgu dersen medeniyet ilk insanla başladı diyorum ben.
    kültürel mirasımıza sahip çıkma konusundaki politikaları maalesef yeterli bulmuyorum ben de senin gibi..ama ilerleme de yok değil..
    verdigin linki inceledim gececim gerçekten çok hoş çantalar ama bayagı bir ekipman gerektiriyor gibiler..kalıplar kesme aletleri vs..ilgine gerçekten çok tşk ediyorum.bu arada yazılarımı on marifette yayınlatmayı başaramadım herhalde biryerde yanlış yapıyorum))bu durumda yayınlamayı uygun buldugun bütüüün yazılarımı yayınlamayı sana havale etsem??çok mu yormuş olurum seni acaba?selam ve sevgilerimle...

    YanıtlaSil
  6. Etkileyici bir kitap sanırım,zaten Diyojen diyince orda kalırım!müthiş bir insan yaaaa!hayatın anlamını çözmüş,hayatının sonuna kadar bir fıçının içinde yaşamış,şimdi olsa deli derler ayrı bir konu ama:)onun şu sözü çok etkilemiştir beni''eğer üstünüze giyecek bir kıyafetiniz yiyecek bir dilim ekmeğiniz varsa ve sağlıklıysanız mutlu olmalısınız''ne güzel dimi yarını düşünmeden bu günü yaşamak ve elindekilerle mutlu olmak!kim yapabilirki bunu bu zaman içinde?gerçi o zaman farklı bir zaman ama bencede en önemli şey sağlık ve yine sağlık.Gazenfer Özcan'a bende çok üzüldüm,söylediklerin çok doğru sana katılıyorum,sevgiler.

    YanıtlaSil
  7. fıçı içinde yaşaması konusuna kitapta ayrıca değinilmiş, o durumda olan sadece o değilmiş zaten insanlar mağara oyuntularında yaşıyormuş o dönemde. fıcıdan farkı yokmuş yani.

    YanıtlaSil
  8. Aklımda olsun bukitap, severim bu tarz kitapları

    YanıtlaSil
  9. ben de edinmeliyim....
    turkiyeye geldigimde nisan sonu mayis basi gibi GAP turuna da cikacagim..belki beraber??...:))

    YanıtlaSil
  10. cicibici ye katılıyorum Diojen dedin mi durıcan şöyle bir...Kitabı bende beğendim paylaşımın için teşekkürler GeCe

    YanıtlaSil
  11. Sevgili Gece evlenmeden önce okudu
    ğum kitap o kadar çoktu ki ama artık vakit bulamıyorum okumayı çok
    sevdiğim halde.İnşallah emekli olursam tekrar dönerim kitaplara.Bu
    güzel kitabın adını aldım notlarıma
    paylaşımın için teşekkürler.Mutlu haftasonları dilerim,sevgiler...

    YanıtlaSil
  12. Sevgili Gece
    Diojen'in sorduğu soru bugün de geçerli olan bir soru gerçekten.
    Bu kitap almaya değer,çok teşekkürler...
    Sevgiler.

    YanıtlaSil
  13. Kitap benimde ilgimi çekti. elimdeki kitaplar bitince alacağım kitaplardan biri de o olabilir. kendimi kitapçılarda kaybediyorum bir girişte en az 3 kitap alıyorum ve hepside kalın. Diojen'i şimdi tekrar hatırladım. Gazanfer Özcan'a da Allah'dan rahmet diliyorum.

    YanıtlaSil
  14. çok güzelmiş.dediğin gibi biraz pahalı ama bence almaya değer.sanırım parama kıyıp alacağım.paylaşımın için teşekkürler...

    YanıtlaSil
  15. mesela benim köyüm elmadağ da bile oymalar mezarlar taş eserler var tabi çok tahrip edilmiş nereyi kazsanız bir hazine bir gizem çıkıyor ..geçende samsun da el değmemeiş bir hazine çıktı çok zen gin bir geçmişimiz var vesselam ama geleceğe taşıyamamak da üzücü

    YanıtlaSil
  16. kitabı tanıttıgın için saol bende kitap okumayı çok seviyorum özelliklede tarihimize ışık tutan kitapları daha çok seviyorum çünkü tarih kitaplarından ögrenebileceklerimiz meger çok azmış okudukça anlıyoruz ve gurur duyuyoruz sevgiler.en kısa zamanda okumaya çalışıcam

    YanıtlaSil
  17. sevgili gece anlattığın kitap çok ilgince benziyor ,en kısa zamanda alıp okuma isteği uyandırdın bende.

    senden bir konuda yardım istemeye gelmiştim ben.şablonumu senin ''kendi şablonumu kendim yaptım''yazılarına göre düzenleniştim.ancak şu anda yorum gönderme linki ,formu herneyse görünmüyo.belki yaptığım başka bir değişiklikten oldu bilmiyorum.senin yardımın ,önerin olabilir mi bu konuda.yardım edersen sevinirim.

    YanıtlaSil
  18. geri dönüp yorum yazacaktım ama zaten yorum yazılmıyor aklıma gelen tek şey yazı girişi altında yorum yazmalarını engellemek için bir tuş var onu etkinleştirmiş olabilirsiniz, bir de yorum ayarlarını gözden geçirin

    YanıtlaSil
  19. Kitap çok değişik ve hoş geldi tavsiye ettiğin için teşekkürler,hemen kitabı edinip okumak isterim.
    bu aradaaa pazar pazar bu da nerden çıktı deme ama seni mimliyorum..:) bakalım ne çocukluk anıların varmış:)

    YanıtlaSil
  20. okunacak kitaplar listeme ekledim, tavsiye için teşekkürler.

    YanıtlaSil
  21. çok teşekkür ederim.çok basit bir çözümü varmış ama bilmeyince çok zor oluyormuş.acemilik deyim artık.
    gece dediğin gibi o ''izin verme'' seçeneğini etkinleştirmişim.
    yardımın için sağol.

    YanıtlaSil
  22. ilginç bir kitap gerçekten ben de okumak istiyorum.paylaşımına teşekkürler gece:)

    YanıtlaSil
  23. Merakla bekliyordum kitabı bitirip bizimle izlenimlerini paylaşmanı. Hemen alıp okuyacağım. Kolay gelsin sınav okumalarında, işin gerçekten çok zor. Hocaya iş beğendirmek, çocuklar ders verebilsin diye didinmek. 4-5 soruyu hazırlamak için o kadar zaman harcamak. Allah yardımcın olsun. Çok zor. Odtü'de bir arkadaşım var fizik bölümünde o da. Sürekli çalışıyor. O kadar zor görüşüyoruz ki, seni çok iyi anlıyorum :) Öpüyorum çok.

    YanıtlaSil
  24. Bu kitabı okumadım ama seninle aynı fikirdeyim;Anadoluyu hiç tanımıyoruz,tanımaya da bir ömür yetmez.Ben dün akşam ünlü fotoğraf sanatçımız Ersin Alok'un Anadolu Medeniyetleri diya söyleşisine katıldım.Ersin bey'in Anadolu hakkında bilgisi sonsuz.Bir örnek vereyim;Van Akdamar Adası'ndaki tarihi kilise'nin üzerindeki rölyefler sabah güneşin doğuşu ile birlikte İncil'i akşam güneşin batışına kadar anlatacak şekilde resmedilmiş.İsa Peygamber incir ağacının üzerine uzanmış şekilde gösterilmiş.Bir de çok enteresan;biz Havva ile Adem'in elma yediğini biliriz oysa bu resimlerde İncir ağacından İNCİR yediklerini gösteriyor,çünkü elmanın içinde 8 çekirdek var ama incir meyvasının içinde binlerce çekirdek var sembolik olarak insanların üreme olayını anlatıyormuş.İşte bizim Anadolumuzda daha keşfedilmeyi bekleyen ne cevherler var!İsterseniz Ersin Alok'a www.alokphoto.com.tr den veya 0212 249 13 09 dan ulaşabilirsiniz etkinliklerinden haberdar olmak isterseniz .Gece'ye sevgiler

    YanıtlaSil