24 Şubat 2009 Salı

Bir Önceki Yazımdan Sonra

Arkadaşlar o kadar sevindim ki anlatamam yorumlarınıza. Bugün daha iyi hissediyorum, çünkü işlerin birkaç tanesi bitti. Eşime göre ben kendi kendime sıkıntı yapıyorum. Planladığım işler planladığım zamanda olmayınca beni afakanlar basıyor. Oysa daha rahat olmalıyım.

Çoğu kişi tezini bitir dön demiş, ancak tez öyle şıp diye bitmiyor ki anacım. Keşke bitse. O yüzden hem yapacağım hem de yazacağım, sıklığı değişebilir elbet.

Sevgili Karen Hanım benim tez konumu merak etmiş. Güya ben burada kimliğimi saklayacaktım. Şu ana kadar verdiğim bilgilerle kimliğim kolayca bulunabilir. Özgeçmişim ve (dolayısıyla resmim görülebilir). Ama adımı soyadımı burda yazmayacağım. Çünkü ad-soyad aramalarında öğrencilerimin burayı bulmasını istemiyorum.

Dün Anne Kaz'ın hayat hikayesini okudunuz mu? Annekaz'la bloglar aracılığıyla tanıştık. Çokça her gün e-postalarla birbirimizi anlattık ve arkadaş olduk. Doğrusu onun azmine ve yaptıklarına hayranım. Dün de konuştuk. Genelde anlık beklentiler içinde oluyoruz bir işi yaparken, ancak o işin, iyiliğin ileride bize nasıl dönebileceğini, neler kazandırabileceğini kimse tahmin edemez. Allah büyük.

Yazdığımız bu bloglara epey zaman harcıyoruz. Eminim bunlar bize maddi yada manevi geri dönecek. Manevi geri dönüşümler başladı bile. Arkadaşlık, destek, moral, yardımlaşma...

Ben de biraz hayat hikayemi anlatayım. Uzunca bir yazı olabilir. İsteyen burada bıraksın.

Orta halli (belki daha da altında) bir ailenin 3. kızı olarak dünyaya geldim. İki ablam var: Virgo, büyük olan, Paşa'nın annesi küçük olan. Sıcak bir aile ortamında, çocukluğumu doya doya yaşayarak büyüdüm. Evde şımarık olsam da, dışarda okulda çekingen, konuşmayan utangaç bir kızdım. Annem terzi olarak yıllarca evden çalıştı. Babam ise erken emekli olmuş biraz rahatına düşkün bir adamdır (annem haklı olarak bu durumdan şikayet etse de, ben kıyamıyorum babacığıma). Babam 31 yaşında evlenmiş ben doğduğumda ise 45 yaşında olduğundan ve birkaç sene sonra emekli olduğundan ben babamın sabah işe gidip akşam geldiğini hiç hatırlamıyorum. Babam hep evdeydi. Dolayısıyla eşimle bana göre asıl ideal olan aile ortamı kendiliğinden oluşmuştu. Bizce hem anne hem baba evde olmalı ve çocukla eşit miktarda ilgilenmeli. Tabi ki bu mükemmel durum neredeyse mümkün değil ama benim için mümkün olmuştu şans eseri.

Evde okula giden ablalarım olduğundan okula gitmeye hevesli ve meraklı bir çocuktum. Tüm okul dönemimde çok başarılıydım. İlkokulda tüm notlarım 5 (o zamanlar normaldi) ortaokulda yine tüm notlarım 5 (yoksa 10 muydu bir ara 10 luktu notlar ama neyse) ve okul birinciliği, lisede de çoğu notlarım 5 ve dereceli mezuniyet aldım. Hatta o yıllardaki kredili sistem nedeniyle liseyi 2,5 yılda bitirdim. Üniversiteyi ilk yılımda kazandım ancak hayal kırıklığı ile.

Neden derseniz bizim gibi çalışkanların mühendislik yada tıp kazanması gerekiyordu ben fen fakültesi kazandım. ÖYS'nin son kurbanlarından olarak (eskiden sınavdan önce tercihler yapılıyordu, puanı bilmeden) Fen Fakültesi Fizik Bölümü'nü kazandım. İstanbul dışı tercih maddi durumumuz nedeniyle hiç yapılmadı (belki başka şehirlerin tıbbı olurdu ama ben tıp istemiyordum, hayalim endüstri mühendisliği, mimarlık yada çevre mühendisliği idi)

Fiziği kazanmam ise tam bir kader bence. Çünkü onun üstündeki tercihlerim o yıl birkaç puan artması nedeniyle kaçırılmış, hemen üstündeki Biyoloji'nin de kodunu yanlış yazmıştım. Dolayısıyla fizik beni çağırmış zaten.

İlk yıl pek sevmeyerek girdim, çünkü hala çevreye karşı mahçuptum, daha iyi bir bölüm olmalıydı. Tekrar sınava girdim öss yi geçtim öys'ye geldiğimde fikrim değişti. Girmedim.

Gitgide sevmeye aşladım. İkinci sınıfta da vasat bir öğrenci olarak devam ettim. Üçüncü sınıfın başında eşimle tanıştık, çıkmaya başladık. O da okula bir süre ara vermiş sonra büyük bir dönüş yapmıştı. Bir sürü ders aldı hepsini başardı. Tüm okulu resmi olarak 5 yılda gözükse de (bir süre devam etmemişti) devam ettiği süre 2,5 yılda bitirdi. Ben de onun hızıyla daha da çalıştım ve 4 senede bitirdim fiziği, tüm derslerimi bütünlemeye dahi bırakmamıştım. Bu arada söyleyeyim bu bölümden 4 yılda mezun olmak büyüüüük başarıdır.

Ardından Ce ile yüksek lisans yapmaya ve hayatımızı bilime adamaya karar verdik. Yüksek lisansımın 2. yılında ben kadroya girdim. Onun bölümü farklı Astronomi ve Uzay Bilimleri, o da kadroya girecekti ama bir sürü haksızlıklar, olumsuzluklar oldu. 5 yıl kadro bekledi. Olmayınca şimdiki işine girdi. Şimdi doktorası bitecek ama bilim dünyası (ve özellikle de onların bölümü) bir daha zor bulacakları bir beyni kaybetti.

Neyse kendimden bahsediyordum. Ben kadroya girdim ama bizim bölümde biraz farklı işler. Fizik Bölümü Anabilim Dallarına ayrılmış ve her anabilim dalı kendi öğrencisini alıyor. Benim Anabilim Dalımda bana rakip olacak kişiler yoktu o yıllarda. Bir tek ben vardım. Dolayısıyla girmem sorun olmadı.

Eşimle 8 yıl sonra evlenebildik, sırf bu yüzden. O işini bulduktan 9 ay sonra, tüm masrafları kendimiz üstlenerek (sadece eşya ve düğün değil komple ev tadilatı da) başardık çok şükür.

Çalışma konuma gelince, teorik kozmoloji diyeyim. Ce'nin astronom olması nedeniyle evrene olan ilgim daha da canlanmıştı. Çünkü konuşuyorduk ve tartışıyorduk bol bol. Bizim bölümde ise bu konuda çalışan birkaç hoca vardı. Einstein'ın teorileri, Genel Rölativite Teorisi, evren modelleri, kozmoloji ... vs konularında dersler aldım. Yüksek lisans tezi özel bir kozmolojik modelin inşası üzerine idi. Şimdiki tezim ise ekstra boyutları içeren bir model.

Çalışmalarım matematiksel ve hesap ağırlıklı. Şunu söylesem daha iyi anlaşılabilir. Yüksek lisans tezimin hesapları için, paketli satılan A4 kağıtları var ya, onların iki paketi kadar kağıdı sadece hesap yapmak için harcadığımı söyleyeyim. Sonuçta ortaya çıkan tez 100-120 sayfa civarı.

Tezimin insanlığa doğrudan faydası yok. Kabul etmesi zor ama malesef öyle. Bizim çalışmalarımız biraz fantastik ve ileriki bilimsel araştırmalara ışık olmasını umuyoruz. Diğer yandan bir deney aletine bağlı değilim. Tüm çalışma beynime ve benim hevesime bağlı ilerliyor. Yaparsam olur, yapmazsam olmaz. Bolca kitap, makale okumam, biraz hayal kurmam ve oturup hesap yapmam gerekiyor.

Hesaplarda kullandığım matematiğin lise yada üniversite matematiği ile alakası yok fazla. Tansörler ağırlıklı olarak yer alıyor. Hesaplar sayılardan değil harfler ve simgelerden oluşuyor.

Tezimin şu anda en can alıcı ama en önemli noktasındayım. Bir miktar hesap yapıcağım ama tezin asıl özgün kısmını oluşturacak. O yüzden korkuyorum biraz da olumsuz olursa diye. İnşallah bu yıl içinde bitirip vermek istiyorum, ancak iş problemleri de var daha önce bahsetmiştim.

Yıllar sonra en iyi öğrendiğim şey, bir problemi çözmek. Artık ezberlemek veya bilmek değil önemli olan, nasıl bulabileceğini öğrenmek. Tek bir denklemin ne anlama geldiğini bulmak için iki ay araştırdığımı biliyorum. Ancak bir şekilde bulunuyor. Püf nokta ise zihnine o problemi yüklemek. Başka meşguliyetler olsa da bir şekilde zihin arkaplanda o problemi araştırıyor, çözmeye çalışıyor ve bir sabah bakmışsın boom cevap aklına geliyor.

Bu yönteme hem benim hem de eşimin kullandığı birşey, her konuda kullanabilirsiniz, tavsiye ederim.

Ufuk beni mimlemişti ancak yazı çok uzadı. Madem kendimi tanıtmaya başladım onu da yarın yazarım.

Son olarak şunu söylemeliyim. Bu yazıyı okuyunca beni gözünüzde büyütmüş, biraz çekingenlik hissine kapılmış olabilirsiniz. Üniversite çalışanları toplumda böyle karşılansa da bu benim en sevmediğim ve kaçındığım şey. Zira biz de insanız sadece fazla yaygın olmayan birşeyle meşgulüz. Ancak burada sürekli aynı türde insanlar bir arada ve bunun övünülecek, abartılacak bir yanı yok. Ben bu işi bir statü için değil heves ettiğim için yapıyorum. Sıfatını toplumda çıkar amacıyla kullananlar olsa da, buna hep karşı oldum ve hiç öncelik kazanmak için bunu kullanmadım. Zira sadece bizde bu tutum var, yurt dışında insanlar kapılarına ünvanlarını dahi yazmıyorlar, sadece adları ve soyadları.

Görüşmek üzere.

31 yorum:

  1. Gece bence insan kendine güveniyorsa,başkasının eksi düşüncelerinden etkilenmemeli.
    Kötülüğe en güzel cevap iyiliktir.
    Boşver arkadaşım yola devam diyorum.

    YanıtlaSil
  2. hayat insana neler getirir... neler götürür bilinmez her getirilen hayır değildir her giden de şer değildir kalbin in gittiği yere git eminimki zaman ve mekanla sınırlı değilsin ......

    YanıtlaSil
  3. tam tahmin ettiğim gibi parçaları birleştirip bir tahmin yürütmüştüm zaten ama aramızda olman en güzeli.küçük kızıma benzettim seni.oda babasının erken emekli olmasından işe gitmek nasıl olur bilmiyor.

    YanıtlaSil
  4. gececim, büyük ilgi ve keyifle okudum, mütevaziliğini ve hayata bakış açını çok seviyorum. Seni daha detaylı tanımak güzeldi, sevgilerimle.

    YanıtlaSil
  5. çalışmalarında başarılar diliyorum..sorunsuz ve kolayca bitirirsin inşallah tezini :)

    YanıtlaSil
  6. ehe çalışkan arkadaşım benim hepsini becerirsin sen burası da zihin boşlatma içini dökme hatta ferahlama yeri olsun. Ben blogun ciddiye alınması taraftarıyım zira insana çok şey öğretiyor çok şey kazandırıyor. Allah tan şer gelmeyeceğine inanıyorum başımıza gelen kötü şeyler olumsuzluklar bile en kötü ihtimalle bize ders tecrübe olarak dönüyor..Allahım çalışmalarınızı boşa çıkarmasın ..

    YanıtlaSil
  7. severek okudum...Tez süreci uzun ve sıkıntılı bir dönem.Ancak yeteneklerini,prensipli oluşunu ve de olgunluğunu düşünecek olursak bununda üstesinden gelebileceğini söyliyebilirim.
    başarılarının devam etmesini diliyorum GeCe.

    YanıtlaSil
  8. Tüm akademisyenlere sabır ve Allah'tan akıl fikir diliyorum :)

    YanıtlaSil
  9. Biz sizi her halinizle seviyoruz..çok iş yapmak marifet ister o da sizde var haksızlık etmeyelim şimdi size..hayırlı mutlu yaşamlar diliyorum..

    Not:İnşallah bu kadar işin arasına birde minik ge-ce eklersiniz daha da güzel bir aile olur eminim..:)

    YanıtlaSil
  10. GeCecim,bir solukta okudum seni...Hırs değil de başarma azminin sende yer kapladığını gördüm.Bazen hırs nedeniyle insanlar kişiliklerinden ödün verip o bahsettiğin statü kazanma meraklısı olup çıkıyorlar.Zor bir bölümü başarıyla bitirmiş ve iyi bir süreçte hızla ilerliyorsun.Eee ben de hayatını okuduğuma göre,nice başarı ve mutlulukların seninle olmaya devam etmesini diliyorum...

    Sevgiler,

    YanıtlaSil
  11. Dün de yazdım işin çok zor ama sen bunların üstesinden gelebilecek bir karaktersin. Her cümlende o pozitif enerjini hissettiriyorsun. Biz buradayız, ihtiyacın olsa da olmasa da :) Hep başarılı olacağını da biliyorum...

    YanıtlaSil
  12. Gececim senin tırnağın bile olamayacak olanlar yükseklik kompleksine girip bloglarında ulaşılmaz insan rollerine giyinip soyunurken, sen bu kadar mütevazi olma gerçek sanırlar. Dünya öyle bir dünya, daha doğrusu insanlar öyle şişkin egolarla geziyorlar ki; bazen tepeden bakmayı gerektiriyor bu had bilmezlere. Senin tüm yazılarından seviye, düzgünlük, kültür ve bir o kadar da mütevazilik damlıyor. Bu özellikler sonradan edinilmez, senin ruhun güzel, duru. Hep kendin gibi olanlarla karşılaşmanı dilerim Allah'tan. Tezin için de Allah kolaylık versin. Herşey gönlünce olsun. Biz seni bekleriz, sen kendini işine ver. Arada isteyince bir cee de. Öpüyorum çok. Sevgiler.

    YanıtlaSil
  13. Canım okadar güzel anlatmışın ki bir çırpıda okudum
    Hayatta ideallerin varsa onları gerçekleştirmek güzel. Bu tezi bitirip teslim ettiğinde kuş gibi olacaksın eminim.
    En son cümle çok doğru.
    En son buna Acu Ilıcalı'nın programında şahit oldum
    Amerikan Konsolosluğunda çalışan bir bey vardı o yarışıyor Amerikan Baş Konsolosu geldi konuk olarak. Kadın okumuş Gelmiş Türkiye'de Başkonsolos olmuş yarışmacı beyden mesai arkadaşım diye bahsediyor. Bizim Türkiye'da dayısının amcasının sayesinde biryerlere gelen bi amir sorumlu olduğu kişiler hakkında benim eleman diyor. Konu saptı galiba ama yazmak istedim.
    Allah kolaylık versin sana
    Sevgiler canım

    YanıtlaSil
  14. Sevgili Gece, bir solukta okudum yazdıklarını Fizik gibi zor bir bölümde akademik çalışma gerçekten takdir ettim seni:)Önceleri Grafiker olduğunu sanmıştım:)
    En çokta içinden bal akan sayfalarını bırakmadığın için sevindim. İnşallah sen de, bıkkınlık geçiren eşimde kolaylıkla verirsiniz tezlerinizi :)

    YanıtlaSil
  15. Merhabalar Gece. İnsanların ne yapıp ettiği konusunda çok meraklı değilimdir ama senin yazdıklarını keyifle okudum belki de bilimle ilgilenmen çekti beni. Sevgiyle kal.

    YanıtlaSil
  16. Gece, zevkle okudum yazını.benim alanımla çok farklı olsada anlattığın şeyler ilgimi çekti ve mesleğini bu denli seviyor olman çok hoşuma gitti.
    Fizik bölümünün çok zor olduğunu biliyorum.kuzenimde fizik mezunu.
    hep hayranımdır ona.çok fazla şey bilir.ve bilimsel açıklamaları beni hep büyüler.
    o nedenle kendime çok yakın hissettim seni.
    dilerim başarılarına daha nice başarılar katarsın.
    tebrikler..
    sevgiler...

    YanıtlaSil
  17. Aklıma takıldı öss ye iki kere girmişsin o fizik bölümünü önce istemediğini biliyordum da bak unutmuşum 2.öss olayını ( yaşlandık mı ne!). bende öncelikle tez diyenlerdendim ama tekrar burada görmek seni güzel sevindik :) hoşgeldin yine. zaten bırakamamıştın bizleri. senin mütevaziliğini tüm blog arkadaşları da öğrendi. bu kadar çok şey başarıp da kendini üstün görmeyecek daha kaç kişi var dünyada?

    YanıtlaSil
  18. Tezin için sana kolaylıklar diliyorum. Tez yazmanın çok zor olduğunu başıma gelince anladım. Kelime kısa ama uğraşısı çok malesef :)

    YanıtlaSil
  19. kendini ne kadar güzel anlatmışsın bu arada tezinde başarılar..

    YanıtlaSil
  20. Yazını ilgiyle okudum,hayat felsefen çok etkileyici,statü düşkünü insanlardan olmayıp işini ilgi ve merakla yapmanı çok taktir ettim!hesap işlerinden hiç anlamam:)çok kafa yorucu Allah kolaylık versin canım!

    YanıtlaSil
  21. Sevgili GeCe, seni tanımak gerçekten çok güzel. Fakat bende akademik çalışmanı önce halletmen gerektiğini düşünenlerdenim. O insanın sırtında bir yük oluyor, ondan kurtulman demeyeceğim ama onu halletmen seni çok rahatlatacaktır. Çünkü eline ne alırsan al aklına hep tezin takılacak. Tabiki burada olman çok güzel ama tez bitipte buraya kocaman bir "ohhhh bitti" yazman şahsım adına beni çok mutlu edecekir. Çok bilirmişim gibi bende ahkam kesiyorum, bizi boşver sen kafana göre takıl:)) Zaten sevgi dolusun hep böyle kal...

    YanıtlaSil
  22. Çok keyifle okudum hakkında yazdığın kısmı. yaptığın işi sevmen en önemlisi, biraz tesadüflerle girdiğin bölümü sevdiğin de belli oluyor. Şu zihne problem yükleme işini anladığım kadarı ile zaman zaman uyguluyorum daha sık yapmalıyım sanırım.

    YanıtlaSil
  23. Büyük keyf alarak okudum, bahsedilecek, yazılacak bir yaşamınız varmış gerçekten. Bunca başarının ardında akademik destek olduğunu düşünmek gerek aslında ama bu kadar aktif birinin bir de internette bunca zaman harcaması ulaşılamaz geliyorken başarn birinden canlı okumak şaşırtıcı ve keyilfi oldu. Sizi çok yormadığı sürece devam etmeniz taraftarıyım ben de...

    YanıtlaSil
  24. çok güzel anlatmışsın. tez özen ister, sonra da çocuğun gibi seversin onuı. allah kolaylık versin...

    YanıtlaSil
  25. Sevgili Gece iyi kş yazmışsın hikayeni ben çok sevdim:)Tezinde başarılar...

    YanıtlaSil
  26. Mütavaziliğine hayran kaldım.ayrıca geçmiş olsun dileğin için çoook teşekkür ederim.yakında inşallah tekrar yazışmak dileğiyle
    öpüyorum.

    YanıtlaSil
  27. ayyyy ben daha yeni gördüm yazını:(( seni sevenlerin ne kadar çok...bu mütevazi kişiliğini blogunda yansımalarla farketmişler..birde seni şahsen tanısalar ooo kardeşçazımızı kaybedermiyiz ne:?:))) şaka bir yana hakikatli canım kardeşimle gurur duyuyyorum dualarımızı eksik etmiyoruz tüm kolaylıklar senin olsun...

    YanıtlaSil
  28. sevgili ge-ce seni daha yakından tanımak zevkti..buna bağlı olarak saygımda arttı.titrinden ziyade azmin ve bakış açın çok güzel.tebrik ederim..
    bende dün 17 yıl ara verdikten sonra yeniden bölümüme dönüp kaydımı yaptırdım))affedildim yani))şimdi içim bozbulanık..nasıl olacak vs tarzında düşünmekteyim..ablanın yorumunu görünce işte bu dedim...ne olacaksa olsun)sana kolaylıklar diliyorum.hııı dolmayı varyaaa aslında 1,5 kilo kıymayla yaptım)))daha makul olsun için ölçüleri azalttım))ve şu an tencere yarıya inmiş vaziyette))oburmuyuz neyiz))

    YanıtlaSil
  29. Sevgili GeCe ,benim düşünceme göre sen paylaşmayı seven,yaptığı işi en iyi şekilde yapmaya çalışan titiz ve bir o kadar da azimlisin.Ama bence hayatta bazı şeylerin sırası önemli.Sen amacı akademik kariyer olan ve bu yolda uzun bir mesafeyide kateden bir genc bayan olarak,Türkiye de akademik kariyerin ne kadar zor olduğunu biliyorsun.Önceliğin ne ,arkana baktığında ne seni üzecek keşke dedirtecek onu düşünmelisin.Buradan uzaklaşınca unutulacağını falan düşünüyorsan aklından hemen çıkart.İyiler hep varolur.Emeğin ve harcadığın zamanı düşünerek bu konuda tecrübeli biri olarak.TEZİNE ÖNCELİK VERMENİ ama seni mutlu eden blog yazarlığı olayına ise ara vermeden ama daha seyrek yazarak devam etmeni önereceğim.Hayatın merkezi sensin unutma ,düşünceler önemli ama hayatımıza yön vermemeli.Bu arada eğer ara verirsen ,üzüleceğimi sana bütün samimiyetimle iletmek istiyorum.Sayfa düzenleme ile ilgili yazdıklarından yararlanırken sormak istediğim o kadar şey var dı ki.Yolun açık olsun İSTEYİN O SİZE VERİLECEKTİR!

    YanıtlaSil
  30. Gece, hep hangi bölümde okuduğunu merak ediyordum, statcounter dan i.ü de olduğunu biliyordum ama mühendisliktesindir diye düşünüyordum, hatta aynı kampüsün havasını tatmışız demiştim ya bu yüzden... meğerse fendeymişsin... biliyormusun nasıl imrendim sana... çünkü bende şimdi keşke keşke keşke üniversitede kalsaymışım diye dövünüp duruyorum ozamanlar biran önce mezun olup para kazanma telaşım vardı, ondan özel sektöre atıldım ve kaldım öylece... ama anlattığın şeylere inan aklım gitti... hesaplamalar, gecenin bi vakti problem çözmeler, okumak okumak okumak... ve ne mutlu ki eşinde senin gibi... insanın eşininde aynı veya benzer bir meslekten olması harika bişey bence.. paylaşımları daha da fazla arttırıyor bu...başarılar gece...

    YanıtlaSil