Ben Burdayım
GeCe
Şubat 19, 2009
20 Comments
Biliyorum yine kayboldum bazı dönemler olduğu gibi. Birkaç satır yazıp selam edeyim dedim. İstediğim gibi düzenli olmasa da ara sıra sizleri ziyaret ettim. Bazen yorum yazdım bazen yazamadım.
Bunun dışında Bir Yastıkta'ya ve Tarifsiz Bir Gece'ye yazılarım devam ediyor.
Sebebine gelince herhalde anlaşılmıştır. Bütünleme dönemi ve benim derslerimin sınavları vardı. Soru hazırla, diğer sınav görevlerini yap ve bir de kağıt oku (af ve tek ders sınavları olaacak diye hızlıca okumam gerekiyor), işleri arasında kaybolmuş durumdayım.
Sınav sorusu hazırlama olayına ayrıca değinmek istiyorum. Fizik sözkonusu olduğunda sınav sorusu hazırlarken bir çok noktaya dikkat etmek gerekiyor. Kendi içinde tutarlı olmalı, bir fiziksel durumu yansıtmalı, bu fiziksel durum matematiksel olarak çözülebilir olmalı ve en önemlisi değişik orjinal bir soru olmalı.
Orjinal soru üretme konusunda oldukça yol katettim. Hatta son sınavda öğrenciler bana nefret dolu gözlerle baktılar, soruları görünce. Ancak çalışan kişinin yapamayacağı sorular değiller , buna çok dikkat ediyorum. Fakat öğrenciler defterdekinden azıcık da farklı olsa afallıyorlar.
İki üç sınav sorusu hazırlamak belki 7-8 saatimi alıyor. Onlarca kitap inceliyorum, dünyanın ünlü üniversitelerin arşivlerini inceliyorum. Bunları bizimkilere ilişkilendirip değiştiriyorum. bazen ise tamamen kafamdan uyduruyorum. Bu kadar zaman harcadıktan sonra 1,5 saatlik sınav süresine en fazla 4 yada 5 soru soruyoruz.
Hafta başından ortasına kadar sınav sorusu hazırladım, yaklaşık 10 yada daha fazla soru. İçinden bazılarını hoca seçiyor. Bazen ise o kadar çaba harcadığınız sorular uygun bulunmuyor. İşte o zaman anlayın benim halimi.
Şimdi ise yetişecek kağıtlar, geçirilmeye uğraşılacak öğrenciler...
Bir de bittiğim birşey var ki sınav kağıdı mektupları. x'inci yıldayım şu notu almam gerekiyor, lütfen yardım edin. Geçmek için en az 40 alınmalı ama kağıt 10 etmiyor. Ne yapacağımı şaşırıyorum. İnsanı baskı altında bırakıyorlar. Bunun dışında durumlarının kritikliğini dile getirmek için kapıyı çalanlar ise cabası.
Şahsen ben öğrenciyken, not istemeye tenezzül etmeyecek kadar gururluydum. Hatta saçma ama soru bile sormazdım (cevabı kendim bulabileceğimi düşünürdüm). Sınavın sonunda her öğrenci ne alacağını az çok bilmesine rağmen, bu tavırlar içine girmelerine şaşıyorum.
Ayh çok uzattım, görüşmek üzere, Sevgiler.
Bunun dışında Bir Yastıkta'ya ve Tarifsiz Bir Gece'ye yazılarım devam ediyor.
Sebebine gelince herhalde anlaşılmıştır. Bütünleme dönemi ve benim derslerimin sınavları vardı. Soru hazırla, diğer sınav görevlerini yap ve bir de kağıt oku (af ve tek ders sınavları olaacak diye hızlıca okumam gerekiyor), işleri arasında kaybolmuş durumdayım.
Sınav sorusu hazırlama olayına ayrıca değinmek istiyorum. Fizik sözkonusu olduğunda sınav sorusu hazırlarken bir çok noktaya dikkat etmek gerekiyor. Kendi içinde tutarlı olmalı, bir fiziksel durumu yansıtmalı, bu fiziksel durum matematiksel olarak çözülebilir olmalı ve en önemlisi değişik orjinal bir soru olmalı.
Orjinal soru üretme konusunda oldukça yol katettim. Hatta son sınavda öğrenciler bana nefret dolu gözlerle baktılar, soruları görünce. Ancak çalışan kişinin yapamayacağı sorular değiller , buna çok dikkat ediyorum. Fakat öğrenciler defterdekinden azıcık da farklı olsa afallıyorlar.
İki üç sınav sorusu hazırlamak belki 7-8 saatimi alıyor. Onlarca kitap inceliyorum, dünyanın ünlü üniversitelerin arşivlerini inceliyorum. Bunları bizimkilere ilişkilendirip değiştiriyorum. bazen ise tamamen kafamdan uyduruyorum. Bu kadar zaman harcadıktan sonra 1,5 saatlik sınav süresine en fazla 4 yada 5 soru soruyoruz.
Hafta başından ortasına kadar sınav sorusu hazırladım, yaklaşık 10 yada daha fazla soru. İçinden bazılarını hoca seçiyor. Bazen ise o kadar çaba harcadığınız sorular uygun bulunmuyor. İşte o zaman anlayın benim halimi.
Şimdi ise yetişecek kağıtlar, geçirilmeye uğraşılacak öğrenciler...
Bir de bittiğim birşey var ki sınav kağıdı mektupları. x'inci yıldayım şu notu almam gerekiyor, lütfen yardım edin. Geçmek için en az 40 alınmalı ama kağıt 10 etmiyor. Ne yapacağımı şaşırıyorum. İnsanı baskı altında bırakıyorlar. Bunun dışında durumlarının kritikliğini dile getirmek için kapıyı çalanlar ise cabası.
Şahsen ben öğrenciyken, not istemeye tenezzül etmeyecek kadar gururluydum. Hatta saçma ama soru bile sormazdım (cevabı kendim bulabileceğimi düşünürdüm). Sınavın sonunda her öğrenci ne alacağını az çok bilmesine rağmen, bu tavırlar içine girmelerine şaşıyorum.
Ayh çok uzattım, görüşmek üzere, Sevgiler.







