3 kilo ver 3 kilo al nereye kadar?
GeCe
Ocak 18, 2016
11 Comments
Dikkat bu bi zayıflama yazısıdır:)
Kilo hikayemi daha önce birkaç kere yazmıştım, kısaca özetlemek gerekirse aşırı kilolu değilim ama son on yıldır belki hep 10kg fazlam var. Kilom değiştiğinde de fazlalık oranı değişmedi bana göre çünkü 60kg iken de bence 10kg fazlam vardı 70kg iken de :)
En son hamile kalmadan önce diyetisyene gittiğimde (o zaman 68kg dım), vücudumun yağ/kas oranına bakılarak 58kg'ın ideal kilom olduğu hesaplanmıştı. Şimdi zannediyorum ki 60 ideal kilom olmuştur çünkü daha kaslıyım ve kaslar daha ağır çeker. Dolayısıyla kendimce belirlediğim hedefim 60kg dı.
Her iki hamileliğimin başında 70'tim yaklaşık 10-11 aldım, hepsini doğumdan sonra verdim, emzirme dönemlerinde aldım verdim falan derken, uzun zamandır 70 de sabitlenmiştim. Bir türlü bir kilocuk dahi veremiyordum. Oğlum doğduktan sonra yine bir süre 70 de takıldım kaldım ama birkaç ay geçince -3kg vermiştim. Sonra İstanbul ziyareti yine 70 (hatta biraz geçmiş) sonra yine ver yine istanbul vs derken ben bu son bir yıl içinde (dur hatta bir yıl değil 7-8 ay içinde) üç kere falan 3 kilo verip aldım.
En son ekim sonu İstanbul'dan dönüp yine almış olduğumu görünce usandım. Kafamda da bir şimşek çaktı. Ben zaten 10 kilo vermek istiyorum, geri almalar olmasaydı şimdiye kadar iş birmişti ki üç kere üç kilodan. Napıyosun sen yaa dedim kendime. Ama bir yandan da kendime inancım geldi. Vay be hiç almasaydım vermiş olacaktım, demek ki verebiliyormuşum diye :))
Kasım başımdan itibaren kendime söz verdim, madem evdeki hareket beni zayıflatıyor, fazla abartmayayım, aşırıya kaçmayayım bakalım ne olacak. Şimdi 2,5 ay olmuş ve ben 6 kilo vermişim. 64 oldum ki neredeyse hedefime yaklaşmışım. Ne yaptım derseniz hiç birşey bol bol yedim.
Artık vücudumu tanıyorum eğer az yiyeyim kilo almayayım dersem benim metabolizmam yavaşlıyor, ancak sık sık ve her acıktığımda yersem kilo veriyorum. Ben de sadece açlığımı dinledim, sık sık yemeye çalıştım. Tatlı kurabiye vs de tabi ki yedim ama fazla abartmamaya çalıştım o kadar.
Yalnız şunun da faydası olduğuna inanıyorum, Hollanda'da dışarıda yemek seçenekleri çok cazip değil. Bizim yakınlarımızda fazla yok, dolayısıyla İstanbul'da iken olduğu gibi aklına gelen, canının çektiği herşeyi hemen bulamıyorsun. Öğünlerimin neredeyse yüzde 99,9 u ev yemekleri oluyordu. Bu zorunlu kısıtlama da insanı çok etkiliyor. Zaten kendim yapınca da yoğunluktan canının çektiği her tatlıyı böreği de pişiremiyorsun, günü nasıl kotarırsak artık ona eyvallah ediyorsun.
Spor olarak da hayatımın çok daha hareketli olduğunu söylememe gerek yok. Fakat bu hareketlilik kasım ayından önce de vardı, sadece ekstra bazı şeyler oldu ki biri bisiklet kullanımımın (mecburen) artması, diğeri de burada yine sizlere akıl danıştıktan sonra yapmaya başladığım Tibet egzersizleri. Onu da çok düzenli yapamadım ama gerçekten tam aradığım şeymiş kendisi. Yaptığım günler daha zinde hissediyorum ve genelde gece abuk subuk yatmaktan oluşan bel ağrılarıma çok iyi geliyor.
Bakalım geri kalan 4 kilo ne zaman nasıl gidecek?