13 Eylül 2018 Perşembe

# Helodunya

Binicilik Dersleri



Bugün kızımın hayatında dönüm noktalarından bir diğeri daha gerçekleşti, binicilik kursuna başladı. O kadar uzun zamandır bunu bekliyordu ki (3 yıldan fazla oldu) öncesindeki gece heyecandan, sonrasında ise sevinçten zor uyudu.

Gerçekten atlara olan sevgisi çok fazla. Herhangi bir hayvandan daha fazla ve gelip geçici olmayan bir hevesle seviyor. O kadar çok seviyor ki odasında, tüm kıyafetlerinde at resimleri mevcut. Fakat çoğu çocuğun my little Pony’lerle başlayan at sevdası, kızımda öyle gelişmedi. Direkt kahverengi atlar idi sevdikleri.

Binicilik okullarına genelde 7 yaşından itibaren gidilebiliyor (okuldan okula değişebilir) ve bunlar oldukça yaygın. Mesela bizim eve yürüme mesafesinde bile bir okul var. Ancak çok doluymuş ve uzun bir bekleme listesi varmış. Orada yer bulamayınca birçok okulu aradık, çoğu benzer durumda idi. En son bugün başladığı okulda az kalmış yerlerden birine kayıt yaptırabildik birkaç gün önce. Hiç boş yer olmamasının getirdiği hayal  kırıklığının ardından beklenmedik bir sürpriz oldu onun için.

Hollanda’da kültür/sanat/spor aktiviteleri, hem çocukların hem yetişkinlerin rahatça ulaşabileceği bollukta. Kızım bu yıl da, 2 yıldır aralıksız devam ettiği ritmik jimnastiğe gidecek, yüzme derslerinde B diplomayı tamamlayacak ve bir de binicilik kursunu alacak. İki yıldır gittiği piyano derslerine de bu yıl için ara verdik şimdilik, ileride yine devam edecek, fakat bu sürede babasıyla evde çalışmayı sürdürecek.

Oğlum ise, yüzme derslerinin yanı sıra küçükler için futbol okuluna başladı. Bir de sanatsal bir aktivite arayışındayız. Ocak ayında 4 yaşına girdikten sonra olasılıklar daha da artacak.

Bu yoğun programlar altında, günlerimiz saat saat öyle planlı ki, neredeyse hiç spontane şeyler yapamıyoruz. Sezon başı olduğu için hepimiz bu tatlı telaşı özlemişiz ama sonrasını kestiremiyorum 🙈 Bu süreçte ayaklarımı yerden kesen canım arabama da çok teşekkür ediyorum 😀



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder