30 Haziran 2009 Salı

Yazın Ortasında Açan Kasımpatı


Merhabalar yeniden, günlerdir inanılmaz yoğunum yine. Bitmek bilmeyen finallerimiz bugün bitti. Ve son sınav benim dersim okunacak kağıtlarım var malesef. Gerçi çoğunu bitirdim bu akşam da okursam bitireceğim. Blogları okumayı çok özledim. Yarın inşallah okuyacağım hepinizi.

Bir süredir kasımpatım çiçekleriyle bizi neşelendiriyor. Kışın da açmıştı yazın da açıyor. Şu an üzerinde iki tam açmış bir yarım açmış çiçek ve bir sürü tomurcuk var. Bulunduğu yer gün boyu o kadar güneş alıyor ki ben olsam kururdum ama maşallah dayanıyor.

Menekşelerim de bu ara coştu, bir sürü mor çiçek açtı onları da resimlerim bir ara, şimdilik hoşçakalııııın.

28 Haziran 2009 Pazar

Wordless Sunday: Baby Smell



Tam tamına 3 haftalık olan kuzenimin bebeğinin mevlidi vardı dün. İlk çektiğim pozda uyurken bana gülücük verdi.



Minicik elleri ayakları seyretmeye,



Pamuk tenini koklamaya doyamadık.



Bu el de 3 ay daha büyük bir başka bebeğe ait. Dün bol bol bebek sevdik.

25 Haziran 2009 Perşembe

Bedava Hand Craft Teması


Merhaba bir diğer blogger şablonu ile karşınızdayım. Ayrıntılı görmek için buraya (not: bu link kısa bir süre için geçerlidir), indirmek için buraya tıklayın.

Yabancı hand craft blogarının bir çoğu sade bir tasarıma sahiptir. Çünkü yaptıkları ürünlerin harika fotoları gerçekten dikkat çekicidir. Bende ince ve yalın bir banner kullandım. Yan tarafa da düzenlenebilecek etiketler yaptım. Banneri ister özelleştirebilirsiniz isterseniz de aynen kullanabilirsiniz. İndirilen pakette hem baner hem de etiketler boş halde mevcut.

Arkaplanı daha farklı bir kağıt seçerek aynı temayı yine yayınlayacağım. Henüz kağıda karar veremedim.

Bu arada herkesin kandilini kutluyorum.

Sevgiler

24 Haziran 2009 Çarşamba

Tatil Konseptli Bedava Blogger Şablonu



Harika bir site bulmuştum içinde milyonlarca görsel olan. Bunlar hazır paketler halinde olduğu için yanına ne yakışır ne yakışmaz arayışından kurtarıyor insanı. Bu paketlerden birkaç tane bedava tema yapacağım ve sunacağım. İlki plaj terlikli, çiçekli böcekli şıkır şıkır bir tema. Sanıyorum moda güzellik hobi bloglarında kullanılabilir.

Pastacılar için de ayrıca temalarım olacak. Ders çalışırken arada dinlenme çalışmaları bunlar.

Temayı buradan indirebilirsiniz. Buradan bir süre için daha yakından bakabilirsiniz.

İndireceğiniz temanın bannerinde GeCe yazmayacak. Arkaplanı kaydet diyerek bannere isminizi yazın ve kumanda panelinden tekrar yükleyin.

22 Haziran 2009 Pazartesi

Hiç Yazasım Yok

Hiç Yazasım Yok
Sıcaklardan mıdır nedir bilemiyorum. Paylaşmayı bekleyen birçok şey var kafamda, bunun yanı sıra bazı sorular oluyor mail aracılığıyla çeşitli konularda bilgi isteyen, onlar da var yazılacak.. Amma velakin kendi bloguma bakmak dahi istemiyorum.

Öncelikle şablonuma bir değişklik lazım kara kara yaz havasına hiç uymuyor. Oysa ben kolay kolay değişikliği sevmem. Wordless Sunday fotoğraflarımı daha büyük koymak istiyorum , bilmem farkettiniz mi dün onu bile yayınlamadım.

Günün anlam ve önemine uygun resim olsun diye babamın resimlerini koyacaktım, resimleri düzenledim baktım kaldım. Yayınlamadım.

Elbetteki her kız ve babası çok yakındır, ben de öyleyim. Ben ailenin en küçük kızı olduğum ve babam da geç evlenmiş olduğu için babam ile benim ilişkim biraz daha farklı.

Mesela ben babamın siyah saçlı halini bilmem, küçükken okulda herkesin babası genç benimki yaşlı diye düşündüğüm olmuştu. Buna rağmen babam acayip yakışıklıdır ve karizmatiktir, film artislerine benzer. Hele askerliğini bahriye olarak yaptığı zamanlardaki resimlerini görseniz.

Neyse ne diyordum, babam ben küçükken emekli olduğu için (normalden biraz erken olmuş) işten gelen baba figürü yok benim anılarımda. Buna rağmen ancak şimdilerde idrak edebildiğim harika bir nimete sahiptim ki, hem annem hem de babam evde olmuş oluyordu. Bu hiç bir çocuğun elde edemeyeceği bir fırsat ve ben sahiptim. Babamla çok zaman geçirir birçok şey yapardık (hala da yaparız). Küçükken karnına oturur saatlerce göğüs tüylerini tarar toka takmaya çalışırdım :P

Zaman geçtikçe ve özellikle evlendikten sonra babamın yüzüne bakmak bile beni çok duygulandırıyor. Gözlerinde gördüğüm o anlamlar beni can evimden vuruyor. Benim hep yanımda olmamı istiyor biliyorum ama sevdiğim ve iyi biriyle evlendiğim için de mutlu, siz mutlu olun yavrum diyor. Ben ablamlara göre daha uzak oturduğum ve daha seyrek görüşebildiğimiz için, belki de gözbebeği olduğum için.

Ergenlik yıllarımda babamı üzdüm her genç gibi. Ani çıkışlarım, isyanlarım oluyordu. O yıllarda insan kendini nasıl da hemen büyümüş sanıyor. Şimdi ne kadar keşke desem de yaşadığım herşeyin beni olgunlaştırmasında etkisi olduğunu biliyorum. Daha fazla zaman kaybetmemeyi her anı güzel geçirmeyi umuyorum artık.

Okulda ise sınav dönemindeyiz. Tüm üniversiteler tatil oldu bir biz kaldık herhalde. Daha finaller yeni başladı, bütler var sonra bir de afların 3 ve 4 hakları varmış. Eskiden olan ama 10 yıldır olmayan 2. öğretim ise bu yıl açılacakmış. yandık ki ne yandık sormayın. Kadrolarda ise halaa bir gelişme yok, galiba kapı önüne konulacağız öyle görünüyor. Artık olsun ya da olmasın demiyorum usandım. Hayırlısı neyse o olsun farketmez.

Bir de en mükemmel :P asistan olarak birçok görevde yer alıyorum. Şimdilerde mezuniyet şenliği hazırlıklarındayız. Herkes 1-2 alt komisyonda görevliyken en fazla sayıda (4) ve bu durumda olan tek kişi bendeniz. Neyse ki her işin altından kalkıyoruz. Sponsor arayışlarımız vardı, birçok kişi eli boş dönmüşken ben 4 tane buldum, seçemiyoruz şimdi. Zannediyorum blogculuk ikna kabiliyetimi arttırdı, tek maille işi bitirdim. Ama ne mail, görseniz okuyan hemen kabul ederdi, işsiz kalırsam reklamcı olayım bari.

Hiç yazasım yok dedim amma uzun yazmışım, hadi hoşçakalın.

19 Haziran 2009 Cuma

Bir Banner Bir Şablon


Bir süredir tasarım çalışmalarına ara vermiş gözüksem de bitirdiğim ama yayınlamaya fırsat bulamadığım birkaç siteden bahsedeyim. Birincisi yukarıda görülen banner ve sade bir blog şablonu. Genç arkadaşımız Gamze, Amerika'da Texas'da eğitim görüyor ve oradaki yaşamını bizlerle paylaşıyor. Blogu burada. Yan tarafa da şirin bir cowgirl resmi koydum çok sevimli oldu.


Bir diğeri sevgili Özge'nin Cookierella isimli kurabiye blogu. Özge ne istediğini biliyordu ve kafasında tasarlamıştı. Bana sadece birleştirmek kaldı. Bu blogda farklı bir özellik kullandım. Sol yanda kendi yaptığı kurabiye resimlerini daha faklı bir şekilde sundum.
Güzel günlerde kullanmalarını diliyorum.
Notçuk: Şablon oluşturma yazılarım hala popülerliğini koruyor. O yazılardan sonra daha da tecrübelenip bazı püf noktalar edindim. Bu bilgileri de derslere eklemek istiyorum en kısa zamanda.

16 Haziran 2009 Salı

Bir Önceki Postun Devamı

Bir Önceki Postun Devamı
Bir önceki yazımda gelinliğimin fotolarını çekmiş, sizlere göstermiştim. Umarım olumsuz algılanmamıştır çünkü öyle bir amacım yoktu. Genelde gelinlikler kiralanır ve düğünden sonra iade edilir. İnanın gelinliğimi almaya gidene kadar ben de aynı fikirdeydim. Yolda bir anda fikrimi değiştirdim, ne olursa olsun alıcam dedim ve aldım.

Buraya kadar biraz evlilik hazırlığımdan bahsetmek istiyorum. Daha önce bir yazımda da bahsetmiş, özellikle Delfina'ya devamı için söz vermiştim. Sürekli düğün hazırlıklarıyla ilgili yazı aradığımdan ister istemez düşüncelerim bu yönde son zamanlarda.

2006 yılının 9 Eylül'ünde Ce ile evlendik. Öncesinde 8 yıllık birlikteliğimiz bulunuyordu. Daha öğrenciyken başlamıştı sevgimiz. İkimiz de akademisyen olmayı seçmiştik. Yüksek lisansa ardından doktoraya başladık, ben yüksek lisansa başladıktan 2 yıl sonra araştırma görevlisi kadrosuna girmeme rağmen, o 5 yıl sonra hala girememişti. Bölümlerimiz farklıydı. O da 3 kere şansını denedi ancak onun bölümünde olan haksızlıkları buraya yazsam şaşarsınız, hiç bahsetmeyeyim. Ama bölümleri eşim olduğu için demiyorum hayatım boyunca gördüğüm en büyük zekayı kaybetti. Sonunda üniversite eğitiminin ardından 5 yıl sonra hala işsiz olduğu için evlenemiyorduk. Çok stresli anlarımız oldu, çünkü özellikle bir erkek için işsiz olmak daha zor bir durum.

Eşim kendini tamamen farklı bir alana yönlendirdi, 1 yıl boyunca çok çalıştı ve sertifikalar falan aldı. Sonunda 2006 yılının başında bir işe girdi. İlk 5-6 ay maaşı asgari ücretten biraz fazlaydı. İşe girdikten 9 ay sonra da biz evlendik.

İkimiz de ailemizden yardım almak istemiyorduk. Zira bizi yıllarca okuttular, birşey istemeye yüzümüz yoktu. Ben çalışıyor olmama rağmen benim de pek birikimim yoktu çünkü annemin evine neredeyse baştan sona tadilat yaptırmıştım.

İşte bu 9 ay boyunca (nasıl altından kalktığımıza hala şaşarım) evimizi hazırladık ve nikahtan sonra sıfır borçla yeni hayata başladık. Evimiz kayınvalideme ait çok eski küçük bir daireydi. Herkesten farklı olarak yerleşmeden önce A dan Z ye her yeri değişti, üstüne eşyalar ve de düğün masraflarını eklersek, normal bir çifte göre belki 3 kat fazla harcamamız olması gerektiğini düşünüyorum şimdi. ( Bu arada eşimin ailesi bir miktar yardım etti, biz her ne kadar istemesek de. Onlar da ilk çocuklarının evliliğinde yardımcı olmak arzusundaydılar ancak toplamda yine fazla değildi biz izin vermedik.)

Herşeyine ikimiz koşturduk. Eşyaları evimizin büyüklüğüne göre seçtik. Tüm tadilatları, planlamayı ben yaptım. Banyo mutfak fayanslarını dahi kendimiz aldık (bir fimaya komple yaptırmadık), eşyaları kendimiz monte ettik. Ve daha bir sürü şey.

Öyle yoğun günlerdi ki, işten çıkıp geç satlere kadar çalışıyorduk evde. Tüm zamanımız birşey için ayrılmıştı, dinlenecek vakit yoktu bittikten sonra bir boşluğa düşmüştük.

Bunca masrafın altından kalkabilmemiz için tabiki fazla açılmadık. Ben herşeyin daha hesaplı olanını ve gerektiği kadar (asla abartmadık) aldık. Yapabileceklerimizi kendimiz yaptık. Gereksiz şeylere para yatırmadık.

İşte bu sırada çevremde evlenen birçok kişi, geleneksel gelin kaprislerini yapıyor, herşeyin en iyisi olsun diye uğraşıyorlardı. İnsan ne kadar mantıklı olursa olsun böyle durumlardan etkileniyor. Benim de çok gelgitlerim oldu. Toplumuzda geline verilen değer= onun için harcanılan para gibi bir anlayış oluşmuş malesef. Öyle yanlış ve insanı öyle çok gereksiz strese sokan birşey ki bu. İşte böyle bir andı gelinliğimi almaya karar verişim. "Hiç birşeyde abartıya kaçmadım ama gelinliğim benim olsun" dedim.

Ben özellikle şu kadar bilezik, böyle set, bile demedim. Hatta beraber alışverişe bile çıkmadık bu konuda. Nikahımda kayınvalidem takana kadar ne aldıklarından bile haberim yoktu. Ben de gelinliğimi çok şık bir imitasyon kolye ile tamamlamıştım.

Dün evlilik hazırlığı yapan bir öğrencimle konuşuyordum dün. Düğüne az kalmasına rağmen ve olanca ihtiyaç varken, anneleri dantellere dünya para yatırmakla meşgullermiş. Dolayısıyla hem üzgün hem de ne yapacağını bilemez haldeydi. Oysa tüm dantellerin ne kadarı kullanılıyor, alınan tüm tabak çanaklar dolaplarda duruyor.

Diğer yandan biz kadınlar durmadan alışveriş aptığımız için yeni nevresimler yeni fincanlar almadan duramayız. Oysa baştan stoklarımızı dolduruyoruz, ne gerek var.

Çevremdeki insanlardan etkilenip de, kendimi değersiz hissettiğim zamanlarda (az para harcadığımız için) eşimin söylediği bir söz vardır. Kızlarımıza daha ergenlik çağına girer girmez çeyiz oluşturmaya başlanır az çok. Ancak hiç bir anne, baba kızını evliliğe manevi olarak hazırlamaz. İşte der eşim, "bir kıza evlendikten sonra neler yapacağı, nasıl davranması gerektiği, birlikte yaşamanın incelikleri, kocasını başkalarının yanında eleştirmemesi, özel hayatlarını başkalarıyla paylaşmaması gibi konularda dersler verilse bence bir erkeğin alabileceği en güzel çeyiz budur".

Gelinliğim ve Ben


Son zamanlarda bolca Bir Yastıkta için gelinlik resmi aradığımdan pazar günü kendi gelinliğimi giymek geldi içimden. Gelinliğimi satın aldım ve evde saklıyorum, aklıma eser ve üşenmezsem giyip biraz evde dolaşıyorum.



Gerçekten büyülü bir giysi, o ev halimle bile giydiğimde kendiğimi inanılmaz güzel hissetmeme neden oluyor. Ben de birkaç ayrıntısını çektim. Gördüğüm binlerce gelinlikten sonra artık benim için o yada bu arasında fark kalmamasına rağmen, giyince düşündüm de güzelmiş benimkinin modeli. Aklımda yazacak anlatacak çok şey var ama şimdi bir toplantıya gideceğim. Gelince devam ederim.

Sevgiler.

12 Haziran 2009 Cuma

Mutlu Yıllar Güzel Yeğenim


Bugün Virgo ablamın büyük kızının doğum günü. Benim için birçok açıdan özel bir yere sahip. Beni 12 yaşımda teyze yapan, beraber büyüdüğümüz hem örnek hem arkadaş olmam gerektiği için bana çok şey kazandıran, resmine bakınca gözlerimi güldüren, güzel yeğenim...

Nice mutlu yıllara, hep şimdi olduğun gibi kal. Seni hepimiz çok seviyoruz.

Not: Geçenlerde kendisini Bir Yastıkta'da model olarak sunmuştum. Yaprak Dökümü'ndeki Necla'nın saç modeliyle buradan görebilirsiniz.

10 Haziran 2009 Çarşamba

GeCe'nin Bebeği Olursa

Belki bilenler vardır aranızda ben bugün Blah Blah 'da gördüm bunu.

Bir site var, anne ve babanın resmi yüklendiğinde yüz analizlerini yaparak çocuğun nasıl olacağını animasyon olarak gösteriyor. Heyecanla yaptım, çok merak ediyordum. Bu bebekler erkek mi bilmiyorum kız seçeneği yok ama ben kendim için iki farklı fotoğrafı eşim için tek fotoğrafı kullanarak yaptım.

Yukarıdaki biraz kepçe kulaklı oldu fotoğraf yan duruyordu, gerçi var bende biraz kepçelik. 



Bu da daha sarışın ama nedense benim gözlerim gibi kara oysa eşiminkiler yemyeşil.

Birde bir seviye ayarı var anne ve babaya daha çok benzerse nasıl değişecek diye. Ben ortada bıraktım, eşit benzerlik yani. Eğer kendime benzetirsem bebek biraz daha koyu tenli (benim gibi eşim daha beyazdır) ve tombul yanaklı oluyor.

Demekki hala şişmanım ühühü.

Bebeği olan arkadaşlarımın bunu yapıp çıkan sonucun gerçek çocuklarına benzeyip benzemediğini söylemesini rica ediyorum.

Resimler animasyon olduğu için biraz korkutucu görünüyor ama yine de tatlı değil mi?

8 Haziran 2009 Pazartesi

Merhabalar Herkese

Ne zamandır ne bloguma ne de sizlere bakabildim. Bugün inşallah geleceğim. Haftasonu şehir dışındaydım, teyzemin oğlu evlendi. Güzel geçen saatlerin ardından tekrar İstanbuldayız şimdi.

Yine çok güzel resimler çektim, tabi kendimizi de çekmedik değil. En son kendi kına gecemde oynamıştım 2,5 yıl önce. Öyle uzun aradan sonra biraz kurtlarımı döktüm.
Bu resimdeki çiçek ebegümeci. Çoğunuz görmüşsünüzdür her yerde kendiliğinden çıkar. Çok seviyorum ama ben. Çektiğim resimlerle kendisini yeniden keşfettim. İçindeki koyu mor çizgiler bu kadar belirgin miydi?

Babannem ebegümeci çiçeklerini toplayıp kurutarak çay yapar. Yanlış hatırlamıyorsam mide ağrılarına iyi gelirmiş. Ben hiç içmedim ama, böyle güzel bir çiçeğin birçok faydası olabilir.

Mevsimlerden Roma'da renkler ile ilgili yazılar vardı. Mor renkte olduğuna göre bu çiçek, benzer ilişkileri kurarak orada yazan tedavilerde kullanılabileceğini düşünüyorum.

Sevgiyle kalın.

3 Haziran 2009 Çarşamba

Google Arama Sonuçlarına Yorum Eklemek

Üzerine tıklayıp yakından bakabilirsiniz.

Merhabalar herkese, yine fazla ara verdim değil mi? Bu aralar nedense canım pek birşey yazmak istemiyor ama Bir Yastıkta'dan da kopamıyorum. Ziyaretçilermizin memnuniyeti arttıkça ona daha çok ağırlık vermeye başladım.

Bir süredir Bir Yastıkta'nın ziyaretçi sayısı gayet iyi gidiyor. Bir çok aramada ilk sayfada yer alıyor ve haliyle epey popüler oldu. Bu popülerliğinin bir de olumsuz tarafı var tabi, başta forumlar olmak üzere bir çok site araştırmalarımızı çalıyor. Bu konuda bir uyarı da yazdım siteye. Bizi link vermedikleri gibi orjinal siteyi bile vermiyorlar.

Neyse efendim bizim resimleri başka sitelerde görünce haliyle yorum yazıp uyarıyoruz ama dikkate alan, hatta yorumu yayınlayan dahi yok. Bende gördükçe Google dan onlara yorum bırakıyorum.

Google'da oturum açarak girdiğinizde normalde gözükmeyen ilave pencereler çıkıyor. Bu pencerelerde isterseniz beğendiğiniz siteyi aramalarda üst sıralara yerleştirip kaldırabiliyorsunuz ve yorum gönderebiliyorsunuz. Ben de bu sitelere yorum bıraktım. Bu durumda arama sonuçlarında bu siteler için kaç gönderi olduğu yazıyor.

Yalnız çözemediğim birşey var ki bunu herkesin görmesi gerekiyor normalde, ancak farklı bir hesapla oturum açtığımda göremedim. Bu konuda Türkçe kaynak bulamadım ve şu ingilizce siteyi hızlıca okudum ama çözebildiğimi söyleyemem. Yorum yazdığım hesapla oturum açtığımda ise aşağıda SearchWiki notlarını göster diye birşey var ona tıklayınca yorumlar görünüyor. Aşağıdaki resimde gösterdim.


Ve tıklayınca eğer yorum yapılmışsa onları liste halinde gösteriyor. Link verdiğim yabancı sitede memnuniyet belirten yazılar yazılmış, bizde daha çok olumsuz sitelere yazı yazılacağını düşünüyorum. Dediğim gibi farklı hesapla girdiğimde sadece kaç gönderi olduğunu gördüm ama yorumları okuyamadım. Bu konuyu daha sonra çözeceğim.



Evet buraya kadar niye yazdım. En azından kendi emeklerinizi çalan siteleri böylece etiketleyebilirsiniz diye, tabi memnun olduklarımızı da üst sıralara çıkarmalı, gerçi bu biraz doğru sonucu göstermeyebilir ya neyse.

Tabi bu oylamalar sonucu sadece kendi tarayıcımızda mı üst sırada görülmesine sebep oluyor yoksa herkesin arama sonucunda mı üst sırada gözükecek bilemiyorum. Eğer birinci şekildeyse bunun istediğimiz siteleri elimizin altına koymaktan farkı yok, pek bir değeri olmaz yani genel anlamda.

Şimdi arama sonuçlarına bakarken gönderisi bol olan sitelerden kaçmaktayım, demekki bunlar çalan siteler diye düşünüyorum.

Ama tam olarak tüm gönderileri nasıl görücez onu da çözeyim yine gelicem.

Diğer yandan bir site var ki dantel-örgü diye o siteye yorum bırakmış olmamam rağmen gönderi görünmüyor belki de bir yolunu bulup bunun gösterilmesini engellemişlerdir kim bilir? Her şey beklenir.

1 Haziran 2009 Pazartesi

Cevaplar

Cevaplar
Bu yazımdaki resimlerin cevabı sırasıyla
1-Yeşil soğanın tepesindeki çiçek-tohum kısmı burdan elde edilen tohumlar ekilince arpacıklar olur, arpacıklar bir sonraki yıl ekilerek büyük soğanlar olur.
2-Kabak çiçeği , çiçek büzüşüp kabak haline gelir, resimde yanda bir tanesi var büzüşmüş halde.
3-Kiraz
4-Henüz olgunlaşmamış şeftali
5- Henüz olgunlaşmamış ceviz
6-Ayva , ucundaki çiçeğe dikkat
7- Bakla (taze bakla olarak yemek üzere değil, kocaman taneli baklalar olması için)
8- Armut (olmamış tabiki)