29 Nisan 2008 Salı

Amigurumi - Yaramaz Fare / Naughty Mouse

22:25:00 2 Comments
Fare: Hımm ne varmış burda.

Peynir gibi kokuyor.

Çok da açım biraz yesem. Mmmm.

Eyvah biri geliyor, kaçayım.

Ay çıkamıyorum burdan, nerden gelmiştim ben.

Eyvah yakalandım.

İnsan: Demek mutfağıma gizlice girersin ha?

Ben de seni kuyruğundan asarım.
(Fare kuyruğundan buzdolabına asılmıştır.)
Fare: Böyle de ceza mı olur. İçi yiyecek dolu ama ben giremiyorum. Ay burası da çok soğukmuşşş.

28 Nisan 2008 Pazartesi

Uyanma Vakti / Time to wake up

15:51:00 0 Comments
Bir süredir kişisel işlerimi erteliyorum. Onlarla ciddi olarak ilgilenmem ve daha çok çalışmam gerek. Artık uyanma vakti. Aktif günler için hazır olmalıyım. Keşfedilecek çok şey var.

I have postponed my personal works for a while. I have to take care of them seriously and work harder. Time to wake up. I should get ready for active days. There are lots of things to discover.

27 Nisan 2008 Pazar

Örme Civciv / My Amigurumi Chicken

11:32:00 2 Comments
İşte benim örme civcivim. Hamaratanne'nin blog sitesinde çok şeker örme oyuncaklar var.Ben de heves edip dün bir çırpıda yapıverdim. Elimde bulunan renklerle böyle bişey ortaya çıktı. Dün biraz daha araştırdım, bu tip oyuncaklar japonlar tarafından yayılmış ve amigurami diye biliniyor. Oysa ki bizim kültürümüzde de var bu oyuncaklar. Ben ufakken ablamdan kalma bir örme bebekle oynardım. Kimbilir belki çok daha eskilerde de vardır. Çeşitliliğe bakılırsa hem yün hem de dantel örgüsü Türkler'de çok eskilerden beri var.

Böyle bir oyuncak yapınca aklıma başka fikirler de geldi. Yaptığım zaman onları da paylaşırım. Bu civcivi yapmak bir saat kadar zamanımı aldı ve çok zevkliydi. Örmeyi seven ama kolay bitmeyen şeyler örmekten sıkılanlar böyle küçük objeler örebilirler.

Ne zaman çıkacağım ben bu yumurtadan?

26 Nisan 2008 Cumartesi

Fırında Lahana

09:30:00 0 Comments
Beyaz lahana ile fazla çeşit yemek yapılmaz genelde. Ya sarma ya da kapuska tarzı bir yemek. Salata ve turşuyu saymıyorum tabi yemek olarak. Haftanın hergünü mutlaka bir sebze yemeği de olsun diye düşündüğümden, sebze yemeklerinin alışılmışın dışındaki tarifleri ilgimi çeker. Gerçi fırında lahana bir yan yemek değil ana yemek gibi oldu. Tarifi yine nepisirsem.com'dan aldım ama tabi biraz kendime uyarladım.


Resimde görülen bir tepsi yemek, bir ortaboy lahananın yarısının üçte ikisi kullanılarak yapıldı. Kalan üçte birden de coleslaw salata yapmıştım. Diğer yarısı duruyor tabi, ne yapacağım bilmiyorum :(

Önce lahanaları ince şeritler halinde doğrayıp tuzlu suda haşlayın. Diğer yandan domatesleri, yeşil biberleri, kırmızı biberleri ve bir miktar salamı küçük küçük doğrayın. İçine haşlanmış mısır katıp karıştırın. (Ben dolabımda muhakkak dondurulmuş mısır bulunduruyorum. Salatalara bazen pilava katıyorum. Sıcak suda biraz bekletilip içine çeşitli soslar katarak şu dışarda bardakta satılan mısırlar gibi yapılıp yenebilir de). Lahanalar haşlandıktan sonra suyunu süzüp onları da karışıma ekleyin. Bir tepsiye yayın.

Diğer yandan üzeri için sosu hazırlayalım. Tarifte daha farklı bir sostu ama ben beşamel sos yaptım. Süt, un, biraz margarin ve bir tutam tuz ve karabiber ekleyip muhallebi gibi pişirin.

Tepsiye koyduğumuz karşımın üzerine kaşar peyniri rendesi serpip bir kısmını üzeri için ayırın. Sonra beşamel sosu döküp üzerine kalan kaşar peynirini koyun. Fırında üzeri kızarana kadar pişirin. Afiyet olsun.

Tad olarak değişik ve güzel. Bundan sonra lahana ile yapılabilecek yemekler listesinde başta benim için.

25 Nisan 2008 Cuma

Afi

15:05:00 1 Comments
Birkaç gündür bir resim eklemedim. Bazı denemeler yaptım fakat hoşuma gitmedi. Bu resmi biraz önce bitirdim. Daha önce hiç yapmadığım farklı bir çalışma oldu.

I have not added any picture for a few days. I have tried to make some works but I didn't like them. I have just finished this picture. It is a different work that I've never done before.

Not: Bu resim için bir başlık düşündüm ama karar veremedim soyut olduğu için. Başlığı sonra yazarım diye düşünüp, yazdıktan sonra yayınladım. Daha sonra ekranda başlık olarak Afi gördüm. Sanırım kolum çarptı ve bu yazıldı. İsim olarak da hoşuma gitti. Bu resmin adı afi olsun. Resmin de adının da bir anlamı olmadığı için uygun bir isim oldu.

24 Nisan 2008 Perşembe

Do Re Mi

14:30:00 9 Comments
Çocukken TRT de haftada bir yayınlanan çocuk şarkıları programını kaçırmazdım. Bu programda altta altyazı ile şarkı sözleri yazarken, bir yandan da koro tekrar ederdi. Her programda şarkıları yazdığım süslü, benim için çok önemli mavi kaplı bir defterim vardı. Yıllarca sakladım ama şimdi nerde bilmiyorum. O şarkılar içinde en sevdiğim DoReMi adlı şarkıdır. Sözleri ve melodisi ezberimde ama sanırım hiç bir yerde kayıtlı değil. İnternette bulamadım. Keşke TRT arşivden çıkarıp yayınlasa. En azından sözlerini yazayım belki başkaları da vardır bilen. Malesef söz yazarı ve bestecisini bilmiyorum.

Do Re Mi, Do Re Do Re Mi
Re Mi Fa, Re Mi Re Mi Fa
Bu bir şarkı, bu bir dilek.
Seslerden sözlerden bir demet.
Bir özlem, bir niyet.
Sevgiye barışa bir davet.
Çağırıyor kardeşliğe,
Güzele doğruya iyiye
Katılalım istersen bizler de bu sevgiye

Do Re Mi, Do Re Do Re Mi
Re Mi Fa, Re Mi Re Mi Fa
Yükselsin göklere, bu dostluk şarkısı.
Ulaşsın kalplere, barışın çağrısı.
Düşmanlık son bulsa, insanlar kardeştir.
Savaşlar olmasa, dünya cennettir.

Do Re Mi, Do Re Do Re Mi
Mi Do, Do, Do.

20 Nisan 2008 Pazar

Feza Neverd Giriş Resmi / Intro Picture of Feza Neverd

20:18:00 0 Comments
Çok güzel müzikleri olan arkadaşımızın web sitesi için giriş resmini tasarlayıp hazırladım. Feza Neverd eski Türkçe'de uzayda, boşlukta dolaşan anlamına geliyormuş. Arkadaşımız bu isim için gerçekten bayağı araştırmıştı ve bence hem güzel hem de müziğiyle uygun bir isim. Sitenin giriş resmi olarak adıyla uyumlu biraz da mistik bir havası olacak şekilde aşağıdaki resmi yapmak gelmişti. Bir süredir uğraşıyordum. Sonunda istediğim gibi bir izlenimi yakaladım. Umarım beğenilir.

I prepared the intro picture for the web site of one of my friend who writes and plays very nice songs. Feza Neverd means a voyager into space in old Turkish. He investigated this name very much and I think it is appropriate for his music. I thougt the picture must have been related with its name so I decided to make it a mystical concept. I was working for a while then finally I caught the impression which I wanted. I hope people likes it.

Tatlı Ekşi Soslu Tavuk (Çin Usulü)

14:37:00 0 Comments
Arada sırada farklı bulduğum, deneyip beğendiğim yemek tariflerini paylaşacağım. Daha önce bir salata yazmıştım. Şimdi yazacağım yemeği ise nepisirsem.com adresinden öğrenip çok önceleri yapmıştım. Bu yemeği yaptığımı bile unutacak zaman sonra tekrar siteye bakınca ne kadar güzel olduğunu hatırlayıp yeniden yaptım. Tabi bu sefer resmini de çektim. Genelde herkes gibi ben de tariflere sımsıkı bağlı değilimdir. Evde olan malzemeler elverdiği kadar ve bir malzeme yoksa alternatif olarak başka şeyler koyarak yapıyorum. Buraya tarifleri yazmaya karar verdikten sonra ise kafamda ölçüleri aklımda tutmaya çalışıyorum çünkü neredeyse hiç ölçü kullanmadan gözümün kararıyla yapıyorum her yemeği. Şimdi nasıl yazacağım bilemiyorum.

Yemek kabaca üç aşamadan oluşuyor. Sebzeler, tavuklar ve domates sosu.

Sebzeli kısmı yapmak için soğan, dolmalık biber ve havucu iri iri doğrayıp az yağda soteleyin. Sebzelerin diriliği kaybolmayacak kadar ateşte kalmalı. Tabi biraz da tuz eklenmeli.

Fileto şeklindeki tavukları küçük küçük doğrayın. Un, yumurta, kabartma tozu ve su ile yapacağınız boza kıvamlı sosa bulayıp, kızgın yağda kızartın. Kızarmış tavukları sebze karışımının içine atın.

Domates sosu için ise, rendelenmiş (yada robottan geçirilmiş) domatesleri, biraz salçayı bir tencereye koyup pişirin. İçine şeker, biraz sirke ve limon suyu katın. Kaynayana kadar karıştırın.

Tarifi aldığım sitede domates sosu da sebze ve tavuklarla karıştırılıyordu. Ben ayrıca üzerine koydum, herkesin istediği miktar alabilmesi için. Aşağıdaki resim sosu koymadan önceki görünümü, yukarıdaki de soslu olan. Çin yemeklerini sevenler beğenecektir. Biz bayıldık.

Tarifte hiç ölçü vermedim. Ölçüsüz yapamam diyenler yukarıda yazdığım siteye bakabilir. Ben o ölçüleri bire bir kullanmadım. Çünkü iki kişi için çok fazlaydı. Afiyet olsun.

19 Nisan 2008 Cumartesi

Simpsons

10:52:00 2 Comments
Bir süredir Simpsons'ların tüm sezonlarını seyrediyoruz. 18 sezonun yarısını falan bitirdik. Eskiden tv de rasgeldiği zaman seyrederdim ama bu kadar müptelası değildim. Kurgular hikayeler o kadar muhteşem ki, günlerce aralıksız seyredebilirim. Gün boyu tüm karaktelerin seslerini duyuyorum sanki. Ben de heyecanlı bir şey olduğunda içimden D'oh diye bağırıyor, komik birşey olduğunda Bart'ın gülüşüyle gülüyorum. Birşeye kızdığımda Marge'ın sesiyle homurdanıyorum, birine birşey açıklayacaksam Lisa gibi konuşuyorum. Geçen akşam uyumaya çalışırken aklıma Osmanlı versiyonu Simpson'lar yapmak geldi. İnternette bulduğum resimlerden birini değiştirdim. Komik oldu.

We have been watching all seasons of Simpsons for a while. We finished nearly half of 18 seasons. I was watching before on tv if I wasn't busy, but I wasn't much interested in it. Scenarios and characters are fabulous so that I can watch it for days. I hear their voices during all the day. I am screaming D'oh whenever I excite, I am laughing with Bart's voice whenever a funny thing happens. I am murmuring like Marge's when I get angry and if I have to explain something to one , I am doing it like Lisa. It came to my mind to make an Ottoman version of Simpsons while I was trying to sleep last night and I made it at my first spare time.

17 Nisan 2008 Perşembe

Bahar / Spring

16:39:00 0 Comments
Bahar geldi, her yer yemyeşil oldu, ama ben odamda çalışıyorum. Güzel havanın rengarenk çiçeklerin tadını çıkarmak istiyorum.

Finally spring came. Everywhere became green. But unfortunately I am working in my office. I want to enjoy colorful flowers and nice weather.

16 Nisan 2008 Çarşamba

Küskün Kuşlar / Broken Birds

14:30:00 0 Comments
Yine kısa zamanlı çalışmalardan biri. Tablet kullanmaya başladığımdan beri, anladım ki ciddi bir resim gerçekten zaman alıyor. Aynı anda yaptığım birkaç tane resim var, sadece haftasonu yapabildiğim için ne zaman biteceğini bilmiyorum. Buraya daha özenli resimler koymak istiyorum fakat hergün ufak da olsa bişey koymaya karar vermiştim. İşte bu yüzden bir süredir böyle anlık resimeler ekliyorum.

Here is one of simple picture again. Since the time I have used the graphic tablet, I realized that it took a long time to prepare a serious picture. I am making a couple of picture at the same time but they are not finished yet. I haven't enough time for them. Only at weekend. Because I had decided to post everyday, I have added this kind of quick-made pictures for recent times. -Although I want to add more beautiful pictures :( -

15 Nisan 2008 Salı

Rahatlatıcı Çizimler / Relaxing Drawings

15:11:00 0 Comments
Ne zaman sıkılsam, aşağıdaki gibi resimler yapıyorum. Kısa sürüyor ve belki bir sanatsal değeri yok ama beni rahatlatıyor. Bu yüzden bu tarz resimlerimi seviyorum.

Whenever I get bored, I illustrate like the ones below. I made it quickly. Maybe it doesn't have a artistic value but makes me relaxed. So I like this kind of pictures.


14 Nisan 2008 Pazartesi

İngilizce İçerik / English Content

11:50:00 0 Comments
Analitik hesaplarımda yurt dışından bir çok ziyaretçimin olduğunu görünce, bloğu iki dilde yayınlamaya karar verdim. Baştan itibaren bir kaç iletiyi çevirdim. Diğerlerini de en kısa zamanda yapacağım. Teşekkürler.

I decided to write my posts in two languages after I noticed foreign visitors in my Google Analytic account. I translated some older posts and the others will be done soon. Thanks.

12 Nisan 2008 Cumartesi

Şehriyeli Salata

17:24:00 0 Comments
Aslında tarifte arpa şehriye vardı ama evde sadece tel şehriye kalmıştı. Ben de onunla yaptım. Belki çok küçük makarnalar ile de olabilir. Şehriyeleri haşlayıp, içine küçük doğranmış salatalık turşusu, haşlanmış mısır ve garnitür, taze soğan, maydanoz ekledim. Limon, tuz, zeytinyağı ile harmanladım. Doyurucu bir salata oldu. Diyet yapanlar için bir öğün yemeği de olabilir.

Logo Çalışması

12:18:00 0 Comments
Logo tasarımı neredeyse tek başına bir meslek haline geldi. Her firma kendisi için akılda kalıcı, özgün ve çalışma alanını özetleyici bir logoya sahip olmak istiyor. Eski logolar yeniden modernleştiriliyor, en küçük firmalar bile logo sahibi oluyor. O kadar çok sayıda logo kullanılıyor ki, artık tasarımcıların bunları takip etmesi, taklit olmaması için firma konseptinin dışına çıkmadan çok yaratıcı olması gerekmekte. Benim çok beğendiğim logolardan biri cnbc-e nin şeffaf ve renkli logosudur. Bu şeffaf logoların yapımını öğrenmek amacıyla ben de bunu yaptım. Eh fena da olmadı hani.

11 Nisan 2008 Cuma

Uç Uç Kelebek

13:54:00 2 Comments
Hareketli resimleri uzun zamandır yapıyorum. İlk açılış resmim olan civciv de bir gif resmi ama hareketi görünmüyor. Neden derken sonunda anladım. Resimlerin boyutları sitede resmin görüntülendiği pencerenin ebatlarından büyük ise hareket görünmüyor. Ben de daha önce yapmış olduğum bu kelebeğin boyutlarını değiştirdim ve işte size uçan kelebek :)

10 Nisan 2008 Perşembe

İkonlar 1

12:50:00 0 Comments
Son zamanlarda web2 stilinde tasarımlar çok moda, hatta sıkılmaya bile başladık. (Bana göre artık sanatsal özellik taşıyan grafikler -bir kaç gün önce yazdığım desen çalışması tarzında çizimler- daha moda olmaya başladı.) Windows Vista ile gelen parıltılı görseller bir çığ gibi yayıldı. Aslında Apple bu tarzı çok daha önceleri kullanmaya başlamıştı ama, yaygınlaştıran Vista oldu. Bu tip görsellerde, üç boyutlu objeler, yansımalar, yuvarlak kenarlar ve şeffaf görünüm ön plana çıkmakta. Aşağıda da bu stili öğrenmek için yaptığım yıldız ve ay ikonu görülüyor. Böyle web2 stilinde ikonların indirilebileceği bir çok site mevcut. İkonları, web tasarımında yada bilgisayarınızda kullanabilirsiniz. İşte bu tarz sitelerden biri.

9 Nisan 2008 Çarşamba

7 Nisan 2008 Pazartesi

4 Nisan 2008 Cuma

Kuş / Bird

15:50:00 0 Comments
Çocukluğuman ezberimde kalan, hala söylerken hüzünlendiğim bir kuş şarkısı var. Birçok kişi biliyordur ama belki hüzünlü bir şarkı olarak algılamıyordur.

Cik cik cik cik, ötüyor kuşlar
Yepyeni bir güne selam duruyor,
Alemin halini soruyor kuşlar.
Bildiği yerleri bir bir sayıyor
Gördüğü şeyleri övüyor kuşlar.
Kuşlar şen kuşlar
Hep gülşen kuşlar.
Sessiz dalların minik süsleri
Yuvanız nerdedir.
Sonsuz göklerin hür sahipleri
Gönlüm sizlerledir.

Sessiz dalların minik süsleri
Yuvanız nerdedir.
Sonsuz göklerin hür sahipleri
Gönlüm sizlerledir.

3 Nisan 2008 Perşembe

2 Nisan 2008 Çarşamba

Yeni Şablon Yeni Banner / New Looking New Banner

10:38:00 0 Comments
Blog adına uygun bir resmi uzun zamandır yapmaya çalışıyorum. Ne zaman biteceği belli olmayınca geçici olarak şimdiki banneri yaptım. Bu resim mause ile yapıldı ve programın ışıklandırma efektleri kullanıldı. Aslında belki bazılarınıza tanıdık gelebilir. Çizimlerini çok sevdiğim Kagaya resimlerinin bir parçasına benzetmeye çalıştım. Tabi tamamen aynı olmadı ama benzetebildiğim için sevindim. İşte aşağıda Kagaya'nın müthiş resmi. Ayrıntıları muhteşem ve inanılmaz gerçekçi resimleri. Merak edenler buraya bakabilir.

I am trying to paint appropriate for my blog name. It is seen that it will take more times. So I decided to make this banner. I made it with mouse and used lighting effect. Maybe it is familiar for someone. I tried to liken it to one of Kagaya's picture. Of course they are not exactly similar. Here is the awesome picture of Kagaya. More pictures of him are here.

1 Nisan 2008 Salı

Doğum Günüm / My Birthday

12:37:00 4 Comments
Bugün benim doğum günüm. Böyle güzel bir tarihte doğmuş olmak her zaman biraz şımartmıştır beni. Kendime pastacı.net'den beğendiğim aşağıdaki pastayı hediye ediyorum.

It is my birthday. I always be glad to be born in this nice date. I am giving myself the cake below from pastaci.net.