24 Mart 2010 Çarşamba

22 Mart 2010 Pazartesi

17 Mart 2010 Çarşamba

Mart Ayı Blog Teması Hediyesi / Free Personalized Blogger Theme Contest

Mart 17, 2010 32 Comments

Merhabalar, bu aya ait tema hediyemi gerçekten titizlikle hazırladım ve çok hoşuma da gitti. Doğrusu bir çok yeni teknik de kullandım.

Genel özelliklerine bakacak olursak, arkaplanda zigzag bir desen ki son zamanlarda her alanda moda olmaya başladı bu desen.

Bannerde sizin blog adınız resimdeki stilde yazılacak ve blog tanımı varsa o da ilave edilecek.

Postun üzerinde pembe ve mavi şeritler, postun altındaki yeşilimtrak şeritle birleşip post aralarında 3 lü şerit kombinleri oluşturacak.

Sidebarın arkaplanı desenli ve her bir widget ayrı kutuyla belirtilmiş şekilde düzenli karmaşasız bir görüntü verecek. Sidebarda desenli iki resimde logo veya resminiz yer alabilecek.

Ve en büyük yenilik (kendi icadım) resimlerin her biri aynı sitilde olacak. Bordürleri aynı renkte ve her resmin altında blogunuzun urlsi yada nickiniz otomatikmen yazılı olarak çıkacak.

Bu temayı kazanmak için bir hafta süreyle bu posta yorum gönderebilirsiniz. Yorum gönderenler içinden yapılacak çekilişle talihli belirlenecek ve ona özel uyarlanacak. Yarışmayı istediğiniz şekilde duyurabilirsiniz. Bloga daha yakından bakmak isterseniz bu adrese bakabilirsiniz.

****
This is a contest which gives you a chance to get a free personalized blogger theme pictured above. The only thing you have to do is just to make a comment. The contest will be closed after a week, then a lucky person will win by using random number generator.  Click here to look the theme closer. Good luck everyone.

16 Mart 2010 Salı

Düğün Hikayesi'ne Yeni Tema

Mart 16, 2010 12 Comments

Yine pembe ama napıyım:)

Sevgili Ayça'ya daha onun geçen seneki doğum gününden, doğum günü hediyesi sana bir tema yapacağım demiştim. Kaç ay geçti yıl olacak nerdeyse ben yapmamıştım. Aslında bunun nedeni kafamda onun için tasarladığım tema için istediğim arkaplana raslayamamdı. Bu pembe fona rasladığımda düşündüğüm şeyi bulduğumu anladım (ben kırmızı düşünüyordum ama pembe daha romantik böyle olsun dedim) sonrası kendiliğinden ortaya çıkıverdi.

Blogumun son yazıları tema, örgü, tema örgü şeklinde gidiyor. Ben bile sıkılmaya başladım. Artık eskisi kadar zaman ayırmıyorum ama bunu kasıtlı yapıyorum, çünkü işime odaklanmalıyım. Sanıyorum birkaç ay sonra daha normale dönebilirim. İşlerimin arasında dinlenme molalarında ise tema ve örgüye zaman ayırdığım için haliyle bunlar çıkıyor ortaya.

Bu arada bir de çok fazla kitap okumaya devam ediyorum. Okuduğum son iki kitapla ilgili bir şeyler de yazıcam ama ne zaman bakalım.

Sizleri de zaman zaman okusam da düzenli değil, ama arada göz atıyorum bilesiniz.

Bu yıl benim için çok yoğun geçecek biliyorum. Aynı zamanda çok da heyecanlı. Hayatımı kontrol etmeyi ne kadar sevsem de, bu belirsizlikler beni hem sıkıyor, hem heyecanlandırıyor. Garip bir hallerdeyim yani. Her an kalbimde bir pıt pıt, hayır olsun bakalım.

9 Mart 2010 Salı

Meşhur Oldum :p

Mart 09, 2010 30 Comments

Daha önce de yazmıştım, sağolsun İçimden Geldiği Gibi 'nin sayesinde haberim olmuştu, yine kendisi bana fotoğrafını çekip göndermiş. Yayınlandığı tarihten dolayı bu yazımın çıkmış olabileceğini tahmin ediyordum ama resim koyacaklarından emin değildim. İnsan seviniyor tabi. Bir çok arkadaşım daha önce basında yer almışlardı, onlara imreniyordum doğrusu, şimdi en azından benim de, küçük de olsa bir yerim oldu.

7 Mart 2010 Pazar

Bebelere Takke

Mart 07, 2010 23 Comments
Arkadaşıma beyaz atkı bere ördükten sonra, aralıksız örmeye devam ettim. Aşağıda resimlerini göstereceklerimin bir çoğunu ocak ayı içinde örmüştüm.


Beyaz delikli ve çiçekli bereden kendime de yapmalıydım ve daha Uludağ'a gitmeden önce örüp bitirmiştim zaten. Bazı kış fotoğraflarımda da eldivenler görülüyordu. tamamen tığla yaptım. Amigurumi yapanlar kolayca yapabilir.


Ardından Ce'ye bir atkı ve bere ördüm. Atkı ve bere renklerini beraberce seçtik montlarına uyacak şekilde. Ce'nin alışılmışın dışında bir renk uyumu anlayışı var ve çoğunlukla benim hayal gücümün ötesinde kombinasyonlar yapıyor. Mesela bu ördüklerimin kahve tonlarında bir montla giyildiğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Eskitme görünümlü lacivert montu için. Krem tonlarındaki montu için ise geçen yıl yeşil-turkuaz açık kahve renkli bir bere örmüştüm. Şapka modelini bayağı araştırdık Etsy'den, en sonunda böyle bir modeli kendim yarattım.


Uludağ'a gittiğimde yanımda örgülerimi de götürmüştüm. Döndüğüm zaman gideceğim günümde, kuzenlerimin çocuklarına hediye şapkalar örmek istiyordum. Resimde görülen dino modelini uydurup yaptım.. Bu şapkaları hem atkı hem şapka olarak kullanılması için, kar şapkası şeklinde tasarladım. Böyle bir şapkanın ağzını atkı ile kapatmak istemeyen ve de şapka yukarıya çıkıp da ensesi açılan kıpırtılı bebekler için tasarladım. Resimdeki şapkayı aslında daha büyük bir bebe içindi ama kendisi gözlü bir şapkadan korkunca yeğenine giydirdim.

Malesef resimleri yok ama resimdeki bebeğe de bir benzerini balık şeklinde ördüm. Onun da kuyruğu ve yüzgeçleri vardı. Bu arada bebek resimleri çekmek ne zormuş onu anladım.

Hah sahi o gün toplantısında otururken o zamanlar yakında Kıbrıs'a gidecek olan ablama kendi delikli şapkamdan bir de beyaz ördüm ve siyah beyaz çiçek yaptım.


Üçüncü kar şapkası modelim bir kız bebe için. Sağdaki resim korkunç bir canavarı anımsatsa da, aslında o noktalar göz değil :p Cupcake üstünü andıracak şekilde, puantiyeli bir görünüm yaratmak istemiştim. Tabi yanlarda da tokalı örgü saçlar.

Bu şapkaları bitirdikten sonra benim yeğenlerim Eda ve Emre de dinazorlu ve balıklı şapka istediler. Onlara da birer tane ördüm.


Bu kadar çok kar maskesi şeklinde şapka ördükten sonra (buraya kadar 5 oldu) yetişkinler için nasıl olur diye denemek istedim. Bu sefer önden yarık olacak şekilde (buraya düğme dikeceğim daha dikemedim) boynu saran bir bere daha ördüm.



Bir süredir bere atkı örmelerine ara vermiştim, sadece halımı ve motifleri yapıyordum. Geçen hafta blogları gezerken mavi kuş örgü etkinliğini görmüştüm. E bu kadar örüyorum ve üstelik bir çok etkinlik ben katılamadan bitiveriyor yada geç görüyorum, dedim bu sefer yapayım bari. İşte yukarıdaki bu amaçla yapılmış ilk örgü. Yelek ve ev beresi. Bunlar çok kısa sürede bitti.


Ardından bu iki bereyi daha ördüm. Evde kalan ipleri değerlendirmek adına benim için iyi olacaktı. Daha 5-6 tane böyle yünüm var, hepsinin yeteceği bir şeyler öreceğim. Krem rengi olanı biraz işleme tekniği ile süsleyeceğim.

Eğer duymayan kaldıysa sizlere de bu etkinliği duyurmak istedim.


2 Mart 2010 Salı

İki Yeni Blog Teması

Mart 02, 2010 21 Comments
Eskiden deselerdi pembeyi sevmeye başlayacaksın inanmazdım. Kız çocuklarının her şeylerinin pembe olmasından fenalık gelmişti. Gerçi bizim çocukluğumuzda öyle değildi ama yeğenlerimin çocukluklarından yeteri kadar nasibimi aldım. Hele bir ilk okul öğretmenlerinin nasıl buna katlanabildiklerini düşündükçe içime baygınlık çökerdi. Düşünsenize sınıftaki tüm kızlar pembeli, barbi ve winx karakterli, erkekler mavi örümcek adamlı. Allah sabır versin.


Tasarımların ilki Karamelam'a ait. Yine pasta ve kurabiye blogu. Genel renkler konusunda beğenisini sunduktan sonra, tasarım stilini benim zevkime bıraktı Güzin Hanım. Özellikle yazı karakteri çok iyi oturdu,  bu tasarımda en çok zaman ayırdığım bu yazı karakterinde karar kılmak oldu zaten.


Bu da çok önceleri yaptığım bir tasarım, yayınlamak için zaman kolluyorudum. Annesi sevimli, şeker kızının maceralarını yazıyor. Annesinin Ballısı. Sizin de farkettiğiniz üzere artık sade tasarımlardan hoşlanıyorum. Çünkü çokça blog gezdiğim için, genelde sade blogların daha talep gördüğünü farkediyorum. zaten bloglar içerikle zenginleştiği için, bir de aşırı yoğun görsel tasarım, okunabilirliği azaltıyor.

28 Şubat 2010 Pazar

Bu Pazar

Şubat 28, 2010 18 Comments

Evet bu pazar evde dinlenerek geçirdim nihayet. Evde beni bekleyen yığınla iş olduğu halde bir türlü iyileşemeyen bünyeme biraz torpil geçtim. Acaba bu torpilin sonunda daha iyi olacak mıyım yarın anlayacağız.

 
Bu resimleri geçen haftalarda çekmiştim, ne zamandı hatırlamıyorum, ki sümbülümün zamanı geçti bile. Bir süre banyomda bıraktım, mis koksun diye. Ördüğüm motiflerle de resimledim ki, eskiden banyolarda mutfaklarda ne çok olurdu örgü bezler, onu hatırladım.



Bu gün nihayet yattığım yerden birçok blog okudum ama hepsini bitiremedim, 5 saat aralıksız okuduktan sonra beynim sulandı, bu postu bitirip bilgisayarı kapayacağım artık.



İçimden Geldiği Gibi, Habertürk gazetesinde çıkan web günlüğünü haftalık olarak yayınlamış. Hep gazetede kendimi arardı gözlerim, acaba nasıl seçiyorlar diye düşünürdüm. Onun listesinde gördüm ki 6 Şubat'ta ben de çıkmışım. Çok sevindim ama göremedim tabi :)

Ha bir de dün ablamın duası vardı oraya gitmiştim, hatun haldır haldır örmüş halısını, buradakinden daha çok olmuş.  Ama ben gittim söktüm onu bir güzel, niye mi 130 cm lik halının eni olmuş 175 cm, yapma etme dediler. Olmaz dedim olmuşken tam olsun :P Hain GeCe  hihihi

26 Şubat 2010 Cuma

Arkadaşıma Yaptığım Tema

Şubat 26, 2010 13 Comments

Merhabalar herkese, güya ben hepinizi ziyaret edecektim, bir de üzerine sık sık yazacaktım değil mi? Bu aralar herşey ters gidiyor. Salı gününden beri hastayım, bademciklerim cevizcik oldu. Çarşambadan beri acıları geçti ama öksürük tıksırık, bir ateş bir üşüme aldı başını gidiyor.

Bu gün de bir ara ilham geldi, işimin arasında bir tema yapayım dedim. Yarım saatte yaptım bitirdim. Bu sefer tüm malzemeleri kendim tasarladım, çizdim biçtim, civcivi bile kendim yaptım. Arkadaşıma çok zamandır sözüm vardı, gerçi o siyah bir tema istiyordu ama dedim al bunu kullan için açılsın biraz :P


Bu resimde onun bloguna yüklenmiş hali, yine aniden gelen ilhamlarda ürettiğim temaları hediye olarak sunacağım.

Ay sahi kandilinizi kutlayacaktım geçti ama, inşallah akşam yaptığımız dularımız kabul olur hepimizin.

Bir de ne diyecektim. İzleyici sayım geçen 493 dü bugün yine 491 e inmiş, şaşırdım. Bakıyorlar ben izlemeye almıyorum vazgeçiyorlar herhalde. Malesef üzülerek söylüyorum ama herkesi takip edemiyorum ve bu fiziksel gücümün biraz ötesinde birşey. Zaten eminim onlar da yeniler ve bir süre sonra anlayacaklardır. Keşke tüm günümü blog okumak için ayırabilsem ama mümkün değil benim için. Belki beni fazla tanımıyorlardır tekrar söyleyeyim, ben çalışan, evli (koca-yemek-temizlik üçgeninde), aynı zamanda bir sürü bloguna yetişen, tasarımlar yapan, arkadaşlarıma akrabalarıma vakit ayırmaya çalışan e biraz da tabi kendime, geriye kalan az zamanında da birşeyler yapmaya çalışan bir bayanım.

İnşallah hafta sonu gelicem ziyaretlerinize

Sevgiler.

22 Şubat 2010 Pazartesi

Halı Hikayesi

Şubat 22, 2010 38 Comments
27 yıllık ev kızlığının ardından yeteri kadar halı ve koltuk silmeye doyduktan sonra, evlenince evimde kolay temizlenebilir eşyalar almaya karar vermiştim. Ikea'dan aldığım kanepeler bu amaca gayet güzel hizmet ediyor yıllardır. Yine aynı resimde görülen açık kahve rengi halımdan da çok memnunum.

Biz öğrencilik zamanlarımızda Ce ile çarşı pazar gezer ileride olacak evimize kendi harçlıklarımızla alışveriş yapardık. Mesela eskiden nadiren bulunan bir tahta içine yerleştirilmiş bıçak takımımızı almak için Ce vapurda işportacı adamı uzun zaman yakalamaya çalıştı. Onun dışında Japon pazarından aldığımız kupaları ve tabakları hala kullanıyoruz. Halımızı da çarşamba pazarından yine beraber almıştık.

Halılarım peluş ama tüyleri fazla uzun değil. Bir diğer artı yönü de alt tarfının deri olması böylece hiç kaymıyor. Hatırlarmısınız bir ara deri yada kumaş olup da dikiş yerleri bir parmak tüylü (kolları cepleri vs) mantolar vardı. İşte o zamanlarda bu kumaşlar o tip şeylerin dikimi için satılıyordu. Ben makinada yıkanabilir birşey olmasını istediğimden böyle birşey aldık ve şimdi sık sık yıkayabiliyorum.

Doğrusu güzel bir halının ev dekorasyonundaki yeri doldurulamaz. Ama öyle halılara da sürekli oturulan yemek yenilen bir yerde tahammül etmek zor.


Bir süredir Bir Yastıkta için yayınladığım dekorasyon resimlerine içim gidiyor. Birçok şey oluştu kafamda ve bazı fikirlere ise dayanamıyorum. Mesela yukarıdakiler West Elm isimli mağazadan. Gözlemlediğim o ki, kolay değişmeyecek halı mobilya gibi unsurlarda düz sade ve her modaya uyabilecek tarzlar tercih ediliyor. Evin dekorasyonundan sıkıldığınızda ise perdeler kırlentler örtüler vs gibi daha düşük bütçeli değişiklikler yapılıyor.

Bu örgü görünümlü halılara bitmiştim. Bir kaç ay içinde ablam yeni evine taşınacak ve beraberce yeni evi için dekorasyon hazırlıklarına başladık. Yine Bir Yastıkta için zigzag halılardan oluşan bir koleksiyon hazırlamıştım. Onu hazırlarken ablamın mutfağı için olması gereken halı kafamda oluşmuştu zaten ona göstermek için araştırmıştım. Benden sonra Decor8 de benzer bir post hazırladı (bu siteye bayılıyorum ama bir konuda önce davranmış olmama sevindiğimi itiraf etmeliyim). Neyse Decor8 de aşağıdaki resmi görünce abla işte tam olarak düşündüğüm bu dedim ki ordaki halı da West Elm'den alınmış.


Ama tabiki ben örecektim. İşte bu yüzden geçen hafta içi iş çıkışı Kürkçü Han' a gidip de zar zor taşıdığım 9 kiloluk yünlerle eve döndüm. İstediğim kalınlıkta siyah beyaz ip bulamadım ama buna rağmen  ben de incesinden aldım, istediği katlı yapabilmek umuduyla.


İşte bu da bizimki. 3 sıra beyaz 3 sıra siyah olacak, eşit kalınlıkta. Ben başlayıp birkaç sıra örerek ablama verdim,duyduğuma göre 8-9 renk dönüşü yapmış. Yeğenim Ezgi de hiç örgü örmez genelde bu halıyı bir miktar da o ördü. O kadar zevkli ki o bile sevdiyse herkes sevecektir diye düşünüyorum. Resimde biraz kabarık duruyor ama ütü ile düzeltilecek ve büyüdükçe daha da yerleşecek örgüsü. Bunu 5 numara tığ ile örüyoruz.

Ablama bu ipleri alınca gözüm başka bir yüne takıldı ve onu da kendime aldım. Aşağıdaki resimde de o görülüyor.


Bu da oldukça kalın bir ip ve 8 numara şiş ile örüyorum. Bu resmi çektiğim sırada kısa şişlerle örüyordum ve dikişle birleştirecektim. 70 ilmek atmıştım ve baktım ki 75 cm olmuş, benim istediğim 120 cm olmasıydı. Birleşim yeri tam ortaya gelmeyeceği için içime sinmedi ve uzun şişlerden aldım. Bu ördüğümün miktarın iki katını örmüş iken sökerek yeniden başladım. Şimdi tek seferde eni kadar örüyorum ama büyük şişlerle örerken bayağı kas yapacağım sanırım.


Yünün markası Kartopu Merinos, 9 numara ile örün diye tavsiye etmiş ama çok salık bir örgü olmasını istemediğim için 8 no ile örüyorum. Büyük şişlere 110 ilmek attım sanırım 125 cm genişliğinde olacak hesapladığım kadarıyla. Ve 100 gramlık bir ipten 10 cm yükseklik örüldü. Buna göre 150 cm uzunluk için 15 yün dolayısıyla 1,5 kg gidecek ve bir halı için gayet hafif olacak. Örgünün sonunda o kadar da ince bir halı olmadı. Şimdilik büyük bir hevesle örüyor sonucunu merak ediyorum.


Bir yandan da böyle bebek renklerinde motifler örüyorum. Bundan da bir bebek battaniyesi yapacağım hediye olarak. Bakalım nasıl birşey çıkacak ortaya daha tam oluşturmadım kafamda.

Halı için yünleri alırken bir çok kişinin kirpi iplerden aldığına tanık oldum. Zevk meselesi elbet ama bana kalırsa onların suyu çıktı artık hala almalarına şaştım. Artık doğal, hasır görünümlü ve mümkün olduğu kadar natürel renkler moda. Üstelik böyle bir modanın etkileri uzun süre geçmeyecek. benden söylemesi :p