9 Ocak 2016 Cumartesi

Cağnım Paracetamol

Yeni yılın ilk yazısının paracetamole olması ne kadar ironik değil mi? Ama n'apalım bu blog hayatımızdan kesitler içeriyor ve şimdi sahnenin başrolünde o var. Son iki gündür kendisiyle büyük aşk yaşıyoruz. Resmen bağımlısı oldum diyebilirim.

Geleneksel hastalanma şenlikleri kapsamında, üzerinize afiyet, ben bu defa fena paçayı kaptırdım. Aslında pek sık hasta olmam -daha doğrusu oluyorum da  bir annenin hasta olmaya hakkı yok zaten, öyle ayaktan ayaktan atlatırım- olduğum zaman da feci olur, yorgan döşek yatarım. İşte en son kaç yıl önce olmuştu hatırlamadığım bu hastalık, birkaç gün önce başladı, hala etkileri devam ediyor, bakalım kendisiyle ne zaman vedalaşacağız.

Bademciklerim şişti. Ama öyle böyle değil, ileri derecede. Mideniz bulababilir ama anlatmam lazım. İlk gün bir kulağımdan öbürüne uzanan bir acı, boğazımda sarı sarı iltihaplar, hiç yutkunamıyor ve 24 saat boyunca hiç birşey yemeden, hiç uyumadan, titreyip terliyordum. İkinci gün kulaklarımdaki acı geçti, boğaz aynı, yara ağzımın tavanından boğazımın aşağılarına doğru yönlenmişti. Sadece bir saatlik mucizevi gece uykusu ve zorla birşeyler yeme içme derken günün sonrasında paracetamole kavuşmanın ardından sürüngenlikten insanlığa terfi ettim. 

Dağ başında mıydın bi doktora gideydin diyeceksiniz ama gerçekten dağ başındaydık 😁 ve ah valizi hazırlama aşamasında, çocukların paracetamolünü çantaya atarken göz kırpan benimkinin jestini görmezden gelen kafam ahh. Gerçi hapları da yutamazdım ya şimdi yetişkin fitili ile tanıştım 😀

Ağzımın içinde yangınlar, vücudumun istisnasız her yerinde ağrılar eserken (bu arada yorgunluktan dolayı akşam hissettiğim ağrıların gözünü seveyim, insanı mışıl mışıl uyutur, yatmaktan oluşan ağrılar tutulmalar ise insanı uyutmaz, kemiklerin batar, şaşar kalırsın, Allah kimseyi düşürmesin), birden aklıma çocukların paracetamolünü kullanmak geldi. Gramajı azdı ama olsun. Denize düşen yılana sarılır misali, nitekim yılan değil deniz kızıymış. Hakikaten çok kısa süre sonra etki ediyormuş (15 dk kadar) ve bu kadar yoğun ağrılar içindeyken gözlemlemek daha kolay oldu. Vücudumdaki bütün o ağrılar, uykusuzluktan gelen feci baş ağrısı, ense tutulması, boyun, popo, kol ağrıları birer birer hissedilmez oluyordu. Ve tabi en mucizevi olan da şu koca ağız ağrısının sonucu. 

Boğaz ağrısı tamamen geçmedi benim ama, makul boyutlara indi. Hani bazen sabah kalkarız biraz boğazımız acıyordur, sıcak birşey içeriz de geçer ya hani, işte o boyutlara. Bu da yeniden yaşam fonksiyonlarının gelmesi anlamına geliyor, yeniden su içmek, yeniden yemek yemek ve yeniden anne olmak, yay! 

Burada yaşayan Türk arkadaşlarla da tartışırız hep, Hollandalı doktorlar ne zaman giderseniz gidin, birşey yok git paracetamol al, yat dinlen geçer derler. Pimpirikli analar olarak biz bakakalırız, bi test yapaydınız bari, ya çocuuumun bişeyi varsa diye kudurur dururuz. Tabi acil durumlarda başka ilaçlar da veriliyormuş ne yazık ki tecrübe ettik (bknz oğlumun aylık yazılarında almak zorunda kaldığı antibiyotik) ama o zamana kadar biz de her gidişimizde sadece paracetamol duymuştuk ve hatta ben de dahil biliyorum bir sürü anne artık doğrudan doktora gitmeden bunu yapıyor. Bu ağrı kesiciler marketlerde, drug storelarda her yerde satılıyor ( Türkiye'deki karşılığı bebekler için paranox da yetişkinler için Aferin mi bilemiyorum şimdi).

Benim şu anki durumum kesinlikle antibiyotiklik. Daha önce benzer vakayı İstanbul'da yaşadığımda iğnelerle düzelmiştim. Bu kadar ağır olmasa da benzer vakaları ilaçsız geçirmişliğim de var. En azından kendim için kesinlikle söyleyebilirim ki, antibiyotik alsam da almasam da üç gün yoğun boğaz ağrısı devam ederken ortalama bir haftada iyileşiyorum. Antibiyotik aldığım halde ben niye iyi hissetmiyorum dediğimi ise çok iyi hatırlıyorum ve "eeh hiç bir işe yaramıyor bu meret, antibiyotikle de aynı antibiyotiksiz de" kanısına çoktan varmıştım. Şimdi düşününce acaba antibiyotiğin yanında ağrı kesici birşey vermiyorlar mıydı emin olamıyorum. 

Geçenlerde bir çizelgede görmüştüm sosyal medyada, Türkiye en çok antibiyotik kullanan ülkelerden biriyken, Hollanda en az kullananlar seviyesinde. Tabi gerektiğinde ilaçlar, aşılar kullanılmasına karşı değilim, tıbbın bilimin gücüne inanıyorum ama mecburen yaşadığım bu süreçten sonra resmen aydınlandım. Hollandalı doktor diyor ki; paracetamolü al ağrılarını dindir, vücuduna gereken enerjiyi sağla, dinlen ve işi savunma sistemine bırak. İşte budur. Tabi ben dinlenme kısmını gündüz yapamadım ama gece yaptım ( yazıyı şimdi gecenin 4'ünde yazıyorum, bitirince kaldığım yerden devam edicem, biraz boğaz temizliği ve paracetamol takviyesi için uyanmıştım iyi hissediyorum şuan).

Gündüz tatilden dönüş yolunda paracetamol olmasaydı yapamazdım. Etkisini nasıl hızlı gösteriyorsa bitişini anlamak da o kadar barizdi. Resmen "anaa şimdi ayvayı yedim" haline geldim. Nasıl bir durum anlatamam. Boğazında o unuttuğun acı birden hücum ediyor, bütün vücudun dökülüyor, sanki birden dizlerimin üzerine düşecek gibi oldum iki büklüm, sonra anladım ki her 4,5 saatte bir yenilemem gerekiyor ve sonra yine takviye yine bir ohhhh. (500 mg bende bu kadar dayandı, 6 saat yazıyor üstünde belki yatarken öyledir)

Yani uzun lafın kısası, bu güne kadar burun kıvırdığım paracetamol ❤️ ben :))
Sonradan Not: tıp doktoru olmadığım için yazımı bir referans olarak kullanmayınız. O anki şartlar altında elimdeki imkanlar dahilinde yapabildiğim buydu ve sanıyorum toplam 5 seferde bitti. Bu sabah iyi uyandım, paracetamol almadım ve çok iyiyim


12 yorum:

  1. yaw ben bunun aynısından oldum:)) geçen pazarı acilde serumla geçirdim. Bu hayatımda 2. ya da 3. antibiyotik kullanışım. Direnemedim daha fazla. ay o pis beyazlık neydi boğazımda yahu. aman geçmiş olsun çok. Ben daha iyileştim sayılmaz. Burnumun derinliklerinde yaralar var. eşime de bulaştırdım. Daha hafif atlatmakla birlikte o da acı çekiyor. Ha adını unuttum söylemeyi streptokok adı, pis mikrop. Çocuklarıma geçmemiştir umarım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet çok geçmiş olsun sana da, gerçekten epey yıpratıcı. Çocuklara geçecek diye ödüm patlıyor

      Sil
  2. Geçmiş olsun. Bizde de herkes sıra sıra yatıyor çıkamadı evden bir türlü hastalık.

    (Bu arada yine yorum yapabilmek için birilerinin yorum yazmasını bekledim, ondan önce telefonumda hâlâ çıkmıyor yorum yeri.)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım biliyorum aklımda o mevzu hala çözemedim çok tesekkürler

      Sil
  3. Gece'cim ya çok geçmiş olsun!
    Ben ufak bir not düşmek istedim bu yazına. Paracetamol Almanya'da çocuklara artık verilmiyor, özellikle böbrek hastalıkları, karaciğer sorunları ile ilişkilendirildiğinden beri eskiden 1 ibuprofen 1 paracetamol derlerken şimdi kesinlikle paracetamol vermiyorlar direkt ibuprofen öneriyorlar. Bizim doktor bu konuda çok takıntılı, o nedenle belirtmek istedim. Genelde bloglarda ilaç ismi yazarken çok dikkatli olmak lazım bence.. Ne olur ne olmaz..
    Kısa sürede iyileşmeler dilerim! <3

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ay inan o da aklıma geldi yazarken bi not düşeyim en iyisi. Ve dediğin konuyu burda bilmiyorlar mı acaba bi araştırayım bakalım

      Sil
    2. Cerencim bir de şuna bakar mısın http://www.anneoluncaanladim.com/forum/forum_posts.asp?TID=40979

      Sil
    3. Bir de benim anlamadığım bu ilaçlar sadece ateş için değil ki ağrı da kesiyor, çocuk benim gibi boğaz ağrısından kıvransa mesela, ateş yok vermicez mi sizin doktorlar ne yapıyor bu durumda

      Sil
    4. Linke baktım, 30 senelik doktorum demiş ya :) Sanırım sorun orda. Burada da 2 sene öncesine dek paracetamolle ibuprofen dönüşümlü veriliyordu ama sanırım yeni araştırma sonuçları gelmiş artık paracetamol kesinlikle verilmiyor. Ama biliyorsun ilaç sektörünü belki 5 sene sonra yine ilah edilir bilinmez :)
      Ateş konusunda ben burdaki doktorun bana önerdiği şekilde şöyle davranıyorum: eğer ateş 39-40 olursa ve burun akıntısı vs gibi tabloyla gidiyorsa 8 saatte bir ibuprofen veriyorum ve gözlemliyorum eğer 3 günü geçiyorsa ya da ibuprofen vermeme rağmen düşmüyorsa doktoru arıyorum. Ama ateş yanında başka hiç bir bulgu yoksa o zaman huylanıyorum hemen arıyorum doktoru çünkü altından enfeksiyon çıkabilir. Ateş olmadan ağrı vs olması durumunda ilaç vermiyorum ama zaten 2 yaşından önce kendi dile getiremiyordu yazık anca halsizlik huysuzluk oluyordu, şimdi ağrısını söylüyor ama ateş yoksa hayır ilaç vermiyorum. Alabilen çocuklar için tavuk suyuna çorba, zencefilli ballı limonlu karışımlar iyi oluyor ama benimki biliyorsun huylu, onları asla yemez :) Yani ateşi bekliyoruz..

      Sil
  4. İki hafta önce ben de gidiciydim :) İşin şakası tabi. Anne olunca sürüne sürüne yaşıyorsun :) Ben de bir öneri verebilirmiyim? Ben ilaç kullanmak yerine sarmısak yutuyorum. Evet bildiğiniz sarmısak. İlaç gibi iki üç parçaya bölüp yutuyorum. Günde iki üç kere ve antibiyotiğe gerek kalmıyor :) Alternatif tıp ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O bilmem mi tabi ki ben de yapıyorum ama bu sefer hem uygulanabilir değildi hem yetersiz kalırdı. Yine sarımsak ve soğanlı çorbalar, ballı karabiberli sütler de çok iyi geliyor bana

      Sil
  5. çok geçmiş olsun, aynı zamanlarda hepimiz hastayız sanırım. sıra ile dedesi, ege, babanne, ben, annane... hepimiz hastayız...

    egeye aferin şurup ve rhinfant fıs fıs kullanıyoruz. hala bi gelişme yok :( bense 1 haftadır ağrı kesicilerle idare ediyorum...

    görüşmek üzere...
    allah sağlık sıhhat versin hepimize :)

    YanıtlaSil