21 Şubat 2010 Pazar

Biraz Daha Kayıp GeCe

Merhaba herkese, bir süredir yazamadım ve okuyamadım da. Asında bu hafta sonu yazmayı ve okuyamadığım tüm blogları okumayı düşünüyordum ama malesef planladığım gibi olmadı. Bu günümü bu işe ayırmıştım ancak internetle ilgili bir sorunumuz oluştu.

Beni maille soran arkadaşlara çok teşekkür ediyorum. Ben de uzun zamandır yazmayanları merak ediyorum, nasıl bir his olduğunu çok iyi anlıyorum. Bu maillerden birine cevap olarak dedim ki, o kadar uzun zamandır okuyamıyorum ve okunacak o kadar çok yazı birikti ki, ben okuyamazken yazı yazıp da hadi beni okuyun diyemiyorum. Gerçekten böyle hissediyorum.

Bugün önce herkesi okuyacak sonra postumu yazacaktım fakat olamadı. Yarın günümün bir kısmını sizleri ziyarete ayırmayı planlayarak yazmaya karar verdim.

Biliyorsunuz tez için sürem azalıyor. Bir yandan da Ce' de tezini verecek, az zaman kaldı. Tezini vermesinin ardından bize bir ayrılık gözüktüğü için bu zamanlar birlikteliğimizi daha dolu dolu geçirmeye çalışıyoruz. Ben de gündüzleri internete çok az girmeye karar verdiğim (hoş istesem de giremiyorum, okulda internetin yavaşlığından fıtık oluyorum) için, akşamları da beraber birşeyler yapmadan geçirdiğimiz zaman çok az olduğu için böyle oldu.

Bu arada tabi bazı sıkıldığım zamanlar da oldu, bir süre de bu yüzden yazamamıştım. Gerçi tez ve ayrılık sebebiyle içimde sürekli titreşen bir sıkıntı var, artık ona alıştım. Diğer sıkıcı olay iş arkadaşlarımdan birinin aslında arkadaşım olmadığını öğrenmemdi ki, kişilerin nasıl insanlar oldukları, seçimleri düşünceleri genelde umrumda değildir. Canımı asıl sıkan, bunları hakedecek hiç bir şey yapmadığım halde aksine o kişiye karşı belki herkesten daha iyi davrandığım halde benden hoşlanmayan, belki de düşman olan birinin olması. Bu süreçte biraz Allah'a da sitem ettim ama tabi sonra tövbe ettim. Bazen iyi insan olmak, doğru yoldan ayrılmamak gibi meziyetlerime bu kadar sadık kaldığım halde, Allah'tan beklediğim kayırmayı alamamak beni üzüyor. Tabi inanıyorum ve umuyorum ki O her şeyi görüyor ve kime ne hakediyorsa onu verecek.

Söz ettiğim sıkıntım şimdi geçti elbette. Bunun dışında çok şükür hiç bir aksilik yok. Sağlığımız, işlerimiz, huzurumuz yerinde. Önemli olan da bu.

Bir süredir sürekli örgü örüyorum. O kadar çok şey yaptım ve burada yayınlamadım ki... Ama malesef bazılarının resimlerini dahi çekemedim. Daha önce yazdığım yazılarda da belirttiğim gibi, örgü örmek kafamı toplamaya, içimdeki dalgaları durultmaya çok yardımcı oluyor.

İnşallah bundan sonra daha düzgün yazacağım ve en önemlisi sizleri okuyacağım, sizlerde neler oldu neler bitti diye ülkemizin gündeminden daha çok merak ediyorum desem yeridir. Arada girip okudum ama yorum yazmadım. Şimdi tekrar aktive olacağım.

Görüşeceğiz.

Sevgiler.

14 yorum:

  1. gececim,
    insanın sıkıntısı hiç bitmiyor.. yaşadıkça yeni aksilikler, tatsızlıklar gelip buluyor seni, tıpkı neşe dolu güzellikler gibi...

    umarım kendini çok çok iyi hissederek dönersin... yazılarını, yaptıklarını çok özledim...
    sevgiler.

    YanıtlaSil
  2. Ah Gececiğim!
    Yaramı deştin.Dost bildiklerinden yediğin kazık insana daha acı geliyor.Aslında neden oluyor biliyormusun hep iyi niyetten.Ama bilemiyosun ki karşındakinin senin hakkındaki düşüncelerini.En güzelini yaparak allaha havale etmişsin. Boşveeer! Bu arada inşallah ce'yle ayrılığınız uzun sürmez ama zaman dediğin su gibi akıp geçiyor. Bak benim oğlum 15 ay askerliğini bitirdi. Kısmetse 2 hafta sonra burda.Sen de eşin gitmeden dolu dolu yaşa günlerini.Artık kendini özletme bekliyoruz.

    YanıtlaSil
  3. "Allah'dan beklediğim kayırmayı alamamak"
    ne güzel söylemişsin Gececim yaaa
    tamam isyana giriyor belki ama offff demeyeceğim hiçbirşey bir şekilde bizler de sonunda mükafatımızı göreceğiz sabır sadece demek ki...
    İşlerinde kolaylıklar canım...

    YanıtlaSil
  4. Olsun senden bir ses almakta güzeldi:))

    YanıtlaSil
  5. Gece'cim biz buradayız nasıl olsa. Bekliyoruz seni...

    YanıtlaSil
  6. Ben de yarın seni aramayı düşünüyordum. Sürekli aklımdasın, Rabbik ikinizin de yardımcısı olsun tatlım.

    Rabbim sevdiği kullarını sık sık mitihan eder ki sevapları çoğalsın. Sabrın sonu selamet üzülme v ecanını sıkma olur mu canımın içi.

    Örgülerini merakla bekliyorum..

    YanıtlaSil
  7. insan bi süre bloglardan uzak kalınca nasıl da rahatsız hissediyor kendini. önemli olan hayatındaki işleri yoluna koyman. sonra nasılsa bi yerden yakalıyorsun ipin ucunu. kolaylıklar dilerim işlerinde.. sevgiler...

    YanıtlaSil
  8. ''Kayırma'' diye birşeyin var olmadıgını, hatta sanki; egoist, kötü niyetli, eli maşalı, bencil, dediğim dedik vb olanların, sonuçlara bakıldıgında kayırıldıgına inanıyorum. Bunu ilk hissetmeye başladıgımda bana da isyan gibi geliyordu ve açıkçası kötü hissediyordum ve Allah'ın gazabından korkuyordum. Artık kötü hissetmiyor ve korkmuyorum. Çünkü bunun da o aklımızın ermediği büyük oyunun bir parçası oldugunu düşünüyorum. Dünyada adalet oldugunu kim, ne zaman söyledi ki? (adalet olsa idi lösemili doğan çocuklar olmazdı) Çok mu ağır yazdım? Hayatımın son 3 yılını özetleyen duygular bunlar... Kabul et ve yaşa, yeni mottom bu, naçizane tavsiye ederim...

    YanıtlaSil
  9. canım ben de başıma kötü bişeyler gelince neden ben diye düşünüyordum. ama artık diyorumki Allah aslında sıkıntı ve sınavla bizi kendine yakınlaştırıyor. hiç sıkıntısı derdi olmayan insan zaten onu anmıyor. öyle düşün. cefası hoş olmasa nice peygamberler bu kadar acı çekermiydi? Ge cim sen doğru yoldasın devam et böyle:))

    YanıtlaSil
  10. Sıkma canını ufak şeyler için :) ben bile yetişemiyorum blogculara biz seni bekleriz :)

    YanıtlaSil
  11. canım benim hoşgeldin inş. cumburlop döneriz çükü bende gelemedim:)
    canını sıkma tatlım...

    YanıtlaSil
  12. Hiç birşey için üzülme..
    Her gün batımı bir sonraki günün habercisidir..

    YanıtlaSil
  13. Hiçbirşey için sıkma canını. Sen güçlü birisin. Üstesinden geleceksin. Ben inanıyorum. Yola devam..

    YanıtlaSil
  14. hiç birşey için üzülmeye değmez gececim...sevgiyle sağlıkla kal

    YanıtlaSil